bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- badelenmiş sözlük yazarları6
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler6
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- namus takıntısı olan erkek17
- evli kadınlara asılmak4
- hangi manifest kızısın7
- kadınların en büyük düşmanı5
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- ruhu iyileştiren şeyler6
- kurdun dişine alkol değmesi5
- kızımın adı 15 temmuz olsun4
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- aktroller7
- en büyük pişmanlığınız7
- dunyanin en guvenli ulkesi3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı3
- panik atak olan psikolog3
- yanık tekerlek kokusu3
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi3
- aylık 350 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi6
- kavurmalı yumurta7
- hala çok güzelsin2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- ece irtem6
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek12
- nesrin cavadzade4
- türkiye avustralya maçı8
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar7
- şirin babanın sakalı rahmani mi şeytani mi sorunu3
- sözlük yazarlarının suları5
- futbol8
- şu an en yakınınızda bulunan cinayet aleti2
- kadınsı erkek4
- dizilerde devamlılık sorunu2
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- namus5
- avokadoya yumuşaması için yalvarmak2
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- güzel kızların isimleri9
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı3
- buddy dude21
- insan değişmez ortaya çıkar3
- regl dönemi çirkinliği5
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
Evet eylemlerin yoğunluğu, direnişe desteğimiz derken anca fırsatım oldu. gerçi yaklaşık 1 senedir çok yazamıyorum sözlüğe ya neyse o başka konu...
Olay, ak partinin toplumun her olayını en ince ayrıntısına kadar dizayn etme, iktidarı elinde bulundurma sarhoşluğunun 11 yıllık bir tepkisi sonucu başladı. Evet yıllar sonra yaşarsam eğer kendi evlatlarıma söyleyeceğim ilk cümle bu.
Taksim yaklaşık 6 aydır bir yayalaştırma projesi içersinde idi. Meydanın içinde ki araç trafiği yerin altına alınacaktı ve insanlar daha rahat hareket edebilecekti. Projeye başlandıktan sonra (ki bence çok acele ve gene oradaki insanları fikri alınmadan bi gece de "hop" diye başlandı) taksim in yanında , harbiye tarafına doğru bulunan gezi parkına da bir proje yapılmak istendi. Daha önce Osmanlı devletinde kışla olarak kullanılan , 30 mart olaylarında zarar gören 1918 yılında fransız şirketine satılan daha sonra cumhuriyet in ilk zamanlarında geri alınıp, kışlanın yıkılmasıyla gezi parkı yapılan yeşillik alana tekrar kışla projesi altında avm ve lüks konut yapılmak istendi. çok uzun yıllardır ülke nin yeşili , tarihi eserleri için mücadele eden insanlar bu projeye karşı çıktı. fakat ne bugun eyleme katılanlar ne katılmayanlar tarafından pek önemsenmedi. Daha önce yıkılan bir çok tarihi bina (emek sineması, beyoğlu tarihi taşarı v.b. maalesef bir çok olay) ormanlık yeşil alanlarda(acarkent villaları, akdenizde otel yapımı için kesilen ağaçlar, hesler için yok olan doğa) olduğu gibi insanların ilgisizliğinden en fazla yıkar yaparlar ya kim ne diyecek tepkisinden öte gidemedi. Doğasına ve yeşiline sahip çıkan, taksim de yeni bir avm istemeyen , özellikle taksimde çalışan , yaşayan, sahiplenen kitle (ki başlangıçta dışarıdan da destek alsada sayıca çok azlardı) belediye nin yol çalışmaları için sökmeye çalıştığı ağaçları kurtarmak adına park ın içine kamplar kurup işçilerin çalışmasını engelledi ve orada kalmaya başladı. ilk günler orada bulunan gruplar şarkılar söyleyerek, kitap okuyarak, slogan atarak, ağaçları sökmek isteyen insanların önüne geçerek karşı durdu. Sonrasında polis sabah ın 5 inde orantısız şiddet kullanarak insanlara gaz bombaları atarak, çadırlarını yakarak çok sert bir şekilde müdahale etti. Tabi bu durum sosyal medya da çok büyük bir yankı uyandırdı. Oradaki eylemcilere yapılan haksızlık bir duyarlılığa dönüştü ve binlerce inan taksime bu insanlara yardıma geldi. Bu duyarlılık karşısında polis in tavtı maalesef gene müdahale oldu. Öyle ki insanlar atılan gaz kapsülleri yüzünden yaralandı, boğulma tehlikesi yaşadı, şiddete mağruz kaldı. Oraya Bunun sonucunda maalesef bazı yerlerde eylemcilerde sert tepki vermek durumunda kaldı. Oraya kesinlikle taş atma, yolda ateş yakma, araçlara zarar verme gibi niyeti olmayan insanlar dahi bir anlık öfke patlamalarıyla olaylara sert cevapllar verdi. Tabi bu sertliği bilerek yapmak isteyenler sadece provakatörler değil canı yandığı için galeyana gelenler, ergenliğinden yapanlar da oldu. Ama orada bu taşkınlıkları yapanlar ( ki asla bir yağma yada camiyi talan etme yada bütün heryeri yakıp yıkma gibi değildi ama yinede olaması tercih edilen zararlardı) oradaki büyük grubun sadece çok küçük bir parçasıydı. Genel hava özgürlükçü barışçıl , birbirine dayanışma ruhu içersinde lan öğretmeni, doktoru, tıp öğrencisi, emeklisi,işçiisi , memuru, öğrencisi, işsizi, patronu, akp li, chp li,bdp li, mhp li, tkp li, ödp li, partisi olmayanı, kürt ü, türk ü, ermenisi, müslümanı , ateist i, desit i, yani her kesimden az ya da çok insan bulabileceğiniz bilinçli bir kalabalık, örgütlü bir halk vardı. gezi parkıyla başlayan eylem tepkiyle beraber bir dayanışmaya bazen gereksiz de olsa öfkeye ama en nihayetinde hep dayanışmaya doğru yol aldı ve alıyor. Aslında iktidar, medya , muhalefet açısında da bir çok söylenmesi gerekilen şeyler var ama onlar başka bir zaman itina ile tekrar yazılacak.
Olay, ak partinin toplumun her olayını en ince ayrıntısına kadar dizayn etme, iktidarı elinde bulundurma sarhoşluğunun 11 yıllık bir tepkisi sonucu başladı. Evet yıllar sonra yaşarsam eğer kendi evlatlarıma söyleyeceğim ilk cümle bu.
Taksim yaklaşık 6 aydır bir yayalaştırma projesi içersinde idi. Meydanın içinde ki araç trafiği yerin altına alınacaktı ve insanlar daha rahat hareket edebilecekti. Projeye başlandıktan sonra (ki bence çok acele ve gene oradaki insanları fikri alınmadan bi gece de "hop" diye başlandı) taksim in yanında , harbiye tarafına doğru bulunan gezi parkına da bir proje yapılmak istendi. Daha önce Osmanlı devletinde kışla olarak kullanılan , 30 mart olaylarında zarar gören 1918 yılında fransız şirketine satılan daha sonra cumhuriyet in ilk zamanlarında geri alınıp, kışlanın yıkılmasıyla gezi parkı yapılan yeşillik alana tekrar kışla projesi altında avm ve lüks konut yapılmak istendi. çok uzun yıllardır ülke nin yeşili , tarihi eserleri için mücadele eden insanlar bu projeye karşı çıktı. fakat ne bugun eyleme katılanlar ne katılmayanlar tarafından pek önemsenmedi. Daha önce yıkılan bir çok tarihi bina (emek sineması, beyoğlu tarihi taşarı v.b. maalesef bir çok olay) ormanlık yeşil alanlarda(acarkent villaları, akdenizde otel yapımı için kesilen ağaçlar, hesler için yok olan doğa) olduğu gibi insanların ilgisizliğinden en fazla yıkar yaparlar ya kim ne diyecek tepkisinden öte gidemedi. Doğasına ve yeşiline sahip çıkan, taksim de yeni bir avm istemeyen , özellikle taksimde çalışan , yaşayan, sahiplenen kitle (ki başlangıçta dışarıdan da destek alsada sayıca çok azlardı) belediye nin yol çalışmaları için sökmeye çalıştığı ağaçları kurtarmak adına park ın içine kamplar kurup işçilerin çalışmasını engelledi ve orada kalmaya başladı. ilk günler orada bulunan gruplar şarkılar söyleyerek, kitap okuyarak, slogan atarak, ağaçları sökmek isteyen insanların önüne geçerek karşı durdu. Sonrasında polis sabah ın 5 inde orantısız şiddet kullanarak insanlara gaz bombaları atarak, çadırlarını yakarak çok sert bir şekilde müdahale etti. Tabi bu durum sosyal medya da çok büyük bir yankı uyandırdı. Oradaki eylemcilere yapılan haksızlık bir duyarlılığa dönüştü ve binlerce inan taksime bu insanlara yardıma geldi. Bu duyarlılık karşısında polis in tavtı maalesef gene müdahale oldu. Öyle ki insanlar atılan gaz kapsülleri yüzünden yaralandı, boğulma tehlikesi yaşadı, şiddete mağruz kaldı. Oraya Bunun sonucunda maalesef bazı yerlerde eylemcilerde sert tepki vermek durumunda kaldı. Oraya kesinlikle taş atma, yolda ateş yakma, araçlara zarar verme gibi niyeti olmayan insanlar dahi bir anlık öfke patlamalarıyla olaylara sert cevapllar verdi. Tabi bu sertliği bilerek yapmak isteyenler sadece provakatörler değil canı yandığı için galeyana gelenler, ergenliğinden yapanlar da oldu. Ama orada bu taşkınlıkları yapanlar ( ki asla bir yağma yada camiyi talan etme yada bütün heryeri yakıp yıkma gibi değildi ama yinede olaması tercih edilen zararlardı) oradaki büyük grubun sadece çok küçük bir parçasıydı. Genel hava özgürlükçü barışçıl , birbirine dayanışma ruhu içersinde lan öğretmeni, doktoru, tıp öğrencisi, emeklisi,işçiisi , memuru, öğrencisi, işsizi, patronu, akp li, chp li,bdp li, mhp li, tkp li, ödp li, partisi olmayanı, kürt ü, türk ü, ermenisi, müslümanı , ateist i, desit i, yani her kesimden az ya da çok insan bulabileceğiniz bilinçli bir kalabalık, örgütlü bir halk vardı. gezi parkıyla başlayan eylem tepkiyle beraber bir dayanışmaya bazen gereksiz de olsa öfkeye ama en nihayetinde hep dayanışmaya doğru yol aldı ve alıyor. Aslında iktidar, medya , muhalefet açısında da bir çok söylenmesi gerekilen şeyler var ama onlar başka bir zaman itina ile tekrar yazılacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar