ettehiyyatu

her namazda, "ettahiyyatü lillahi" diye başlayan duanın okunduğu namazın oturma bölümü.

miraç gecesi peygamber efendimiz(asm) ile cenab-ı hakk'ın karşılıklı konuşmasını ve sonunda bu konuşmayı dinleyen cebrailin şehadet getirmesini içerir. * *

Evet, nasıl ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ettahiyyatü" kelimesiyle bütün zîhayatın* ibâdât-ı fıtrîyelerini* niyet edip takdim ediyor.

Öyle de, tahiyyatın hülâsası olan "elmubarakatü" kelimesiyle de, bütün medar-ı bereket ve tebrik ve bârekâllah dediren ve mübarek denilen ve hayatın ve zîhayatın hülâsası olan mahlûklar, hususan tohumların ve çekirdeklerin, danelerin, yumurtaların fıtrî mübarekiyetlerini ve bereketlerini ve ubudiyetlerini temsil ederek, o geniş mânâ ile söylüyor.

Ve mübarekâtın hülâsası olan "essalavatü" kelimesiyle de, zîhayatın hülâsası olan bütün zîruhun* ibâdât-ı mahsusalarını* tasavvur edip dergâh-ı ilâhîye o ihâtalı* mânasıyla arzediyor.

Ve "vettayibatü" kelimesiyle de, zîruhun hülâsaları* olan kâmil insanların ve melâike-i mukarrebînin*, salâvatın hülâsası olan "tayyibatü" ile nuranî ve yüksek ibadetlerini irade ederek Mâbuduna* tahsis ve takdim eder.

Hem nasıl ki o gecede Cenâb-ı Hak tarafından
"esselamu aleyke ya eyyuhennebiyyu"*
demesi, istikbâlde yüzer milyon insanların her biri, her gün, hiç olmazsa on defa
"esselamu aleyke ya eyyuhennebiyyu"*
demelerini âmirâne* iş'ar eder* ve o selâm-ı ilâhî, o kelimeye geniş bir nur ve yüksek bir mânâ verir.

Öyle de, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın, o selâma mukabil
"esselamu aleyna ve ala ibadillahis-salihin" *
demesi istikbalde muazzam ümmeti ve ümmetinin salihleri, selâm-ı ilâhîyi* temsil eden islâmiyete mazhar olmasını ve islâmiyetin umumî bir şiarı** olan mü'minler ortasındaki
"esselamu aleyke ve aleykesselamu" *
umum ümmet demesini râciyâne*, dâîyâne* Halıkından istediğini ifade ve ihtar eder.

Ve o sohbette hissedâr olan Hazret-i Cebrail Aleyhisselâm, emr-i ilâhî* ile o gece

"eşhedüellailaheillallah* ve eşhedüenne muhammeden rasulullah*"

demesi, bütün ümmet kıyamete kadar böyle şehadet edeceğini ve böyle diyeceklerini mübeşşirâne* haber verir. Ve bu mükâleme-i kudsiyeyi* tahattur* ile kelimelerin mânâları parlar, genişlenir.

Şualar | Altıncı Şuâ | 88
© copyright 2005 - 2026