bugün
- izmirde bok kokusunun kaybolması8
- sneijderın kaşar karısının nafaka talebinin reddi3
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği5
- ismet gürbüz ile almanya da sosisli yemek3
- öleceğin günü bilmek4
- nervioya talip olmak5
- istanbul da cirit atmak5
- hilafetin türklere faydası18
- kayseri ceosu olan yazarlar4
- kız sanılan yazarlar11
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması4
- azerbaycan da öğretmenlere başörtüsü yasağı3
- yuvarlak masa şövalyelerinin meeting set etmesi2
- çorapla ıslak bir yere basmak2
- ürdün2
- çerkezköy kapıkule tren hattı4
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- kibarhergele14
- güllü davası nda tuğyan'ın savunması2
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- iki elin doluyken burnun kaşınması3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- libertaryen öğretmenin zümre toplantısı2
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- george washington7
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı3
- gocu8
- sözlüğün kırbacı10
- sorusormayin7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- elektrik süpürgesinin kafasının güzel olması2
- masum sözlük kızları3
- ucan tekme atan hipopotam45
- rahmi koç2
- hangi yazarla çift olursunuz28
- fenerbahçe adası4
- pavyonları dönüştürmek5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- cehennemde sigara içme yasağı5
- laptop a notebook ya da dizustu demek2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- alman mezarlığı2
- pforzheim2
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- ismet gurbuz bey bey3
- kuz3
ekonomik olarak orta ve alt kategoride yer alan ve işbu bulunduğu kategori itibariyle; çocuklarına refah sağlamak şöyle dursun, yılda bir kez güzel bir tatil yaptırma, yeni çıkan teknoloji ürünlerini alabilme gibi temel insani ihtiyaçlarını bile karşılayabilme yetisine sahip olmayan, salt bir çocukla olan biyolojik bağından dolayı baba sıfatını kazanmış alt bireylerin varlık amaçlarını ve kullanım yerlerini irdeleyen söz öbeğidir.
hiçbir zaman çok inançlı biri değildim lakin yine de god'a şükrettiğim bir husustur ki, örneklerine birkaç defa arstladığım bir fakir baba sendromu yaşamadım.
ama yıllar önce babamın yaşadığı kısa süreli banka kredileri kaynaklı bir ekonomik darboğaz hasebiyle, adını zikretmeyi bile istemeyeceğim ve orta sınıfa ait bir yaşam alanında 1-1,5 yıl kadar ikamet etmek durumunda kalmıştık. aramızdaki engin kültür ve ekonomik kalite farkından dolayı pek arkadaş edinememiştim o muhitten ama her insanın ihtiyaç duyabileceği bir sırdaş veya günümüz deyimiyle panpa ihtiyacından dolayı merve isimli bir alt gelirliyle arkadaşlık, sırdaşlık kurmuştum.
merve ile kurduğumuz arkadaşlık süresince alt sınıflar hakkında çeiştli gözlemler yapma fırsatı bulmuştum. örneğin o yaz merve ve ailesi tatile çıkmamıştı, bulundukları apartmanın merdivenlerini daire sahipleri belirli bir sıralamaya göre kendileri temizliyorlar, sürekli aynı kıyafetleri giyiyor, sinemaya, tiyatroya, eğlence aktivitelerine pek iştirak etmiyorlardı. başta bu nedenlerden ötürü merve'den de biraz tiksinsem zamanla bunun merve'nin suçu olmadığını, tek nedeninin fakir babası olduğunu öğrenmiştim. zati bir defasında merve'ye neden sürekli 3-5 kıyafeti döndürüp giydiğini sorduğumda biraz duraksamış "aslında ceren, geçen gün bir şeyler alıcaktım ama babam gelecek aya ertelememi istedi" demişti.
babasının bu fakirliği mervenin suçu olmasa da, merve'nin de bu duruma hiç ses çıkarmaması, hesap sormaması, sorgulamaması onun suçuydu. bir defasında "ya merve sen neden babana neden fakir olduğunu sormuyorsun, onun yüzünden hep aynı kıyafetleri giyiyor, eğlence ve kültür aktivitelerine katılmıyorsun, ezikleşiyorsun" demiştim. ertesi gün geldiğinde babasıyla konuştuğunu, babasının başta bir şeyler izah etmeye çalıştığını ama ısrarlı soruları neticesinde babasının gözlerinin yaşardığını ve konuyu kapatıp, içeri geçip dalgın dalgın tv izlediğini söyledi. bu olaydan sonra merve de babasından tiksinmeye başlamıştı, hele zor durumda kalınca ağlak olması ondan hepten soğutmuştu.
ilerleyen haftalarda merve defalarca babasıyla tartışmış, çeşitli sorunlar yaşamıştı. hatta babası artık benimle görüşmemesini istemiş bir de "seni hep o kadıköy orospusu bu triple soktu" gibisinden küfürlü nezaketsiz ithamlarda bulunmuştu.
bir süre sonra biz tekrar eski mahallemize dönmüş, eski kültürlü arkadaşlarımıza dönmüştük. Mahalleme geri döndükten sonra bir daha ne merveyle ne de o fakir muhitin kalitesiz bir sakiniyle görüşmemiştim, görüşme isteği hissetmemiştim. merve'yi ise fakir babası ve fakir bir babayla yapılabilecekler sorusuyla başbaşa bırakmıştım.
hiçbir zaman çok inançlı biri değildim lakin yine de god'a şükrettiğim bir husustur ki, örneklerine birkaç defa arstladığım bir fakir baba sendromu yaşamadım.
ama yıllar önce babamın yaşadığı kısa süreli banka kredileri kaynaklı bir ekonomik darboğaz hasebiyle, adını zikretmeyi bile istemeyeceğim ve orta sınıfa ait bir yaşam alanında 1-1,5 yıl kadar ikamet etmek durumunda kalmıştık. aramızdaki engin kültür ve ekonomik kalite farkından dolayı pek arkadaş edinememiştim o muhitten ama her insanın ihtiyaç duyabileceği bir sırdaş veya günümüz deyimiyle panpa ihtiyacından dolayı merve isimli bir alt gelirliyle arkadaşlık, sırdaşlık kurmuştum.
merve ile kurduğumuz arkadaşlık süresince alt sınıflar hakkında çeiştli gözlemler yapma fırsatı bulmuştum. örneğin o yaz merve ve ailesi tatile çıkmamıştı, bulundukları apartmanın merdivenlerini daire sahipleri belirli bir sıralamaya göre kendileri temizliyorlar, sürekli aynı kıyafetleri giyiyor, sinemaya, tiyatroya, eğlence aktivitelerine pek iştirak etmiyorlardı. başta bu nedenlerden ötürü merve'den de biraz tiksinsem zamanla bunun merve'nin suçu olmadığını, tek nedeninin fakir babası olduğunu öğrenmiştim. zati bir defasında merve'ye neden sürekli 3-5 kıyafeti döndürüp giydiğini sorduğumda biraz duraksamış "aslında ceren, geçen gün bir şeyler alıcaktım ama babam gelecek aya ertelememi istedi" demişti.
babasının bu fakirliği mervenin suçu olmasa da, merve'nin de bu duruma hiç ses çıkarmaması, hesap sormaması, sorgulamaması onun suçuydu. bir defasında "ya merve sen neden babana neden fakir olduğunu sormuyorsun, onun yüzünden hep aynı kıyafetleri giyiyor, eğlence ve kültür aktivitelerine katılmıyorsun, ezikleşiyorsun" demiştim. ertesi gün geldiğinde babasıyla konuştuğunu, babasının başta bir şeyler izah etmeye çalıştığını ama ısrarlı soruları neticesinde babasının gözlerinin yaşardığını ve konuyu kapatıp, içeri geçip dalgın dalgın tv izlediğini söyledi. bu olaydan sonra merve de babasından tiksinmeye başlamıştı, hele zor durumda kalınca ağlak olması ondan hepten soğutmuştu.
ilerleyen haftalarda merve defalarca babasıyla tartışmış, çeşitli sorunlar yaşamıştı. hatta babası artık benimle görüşmemesini istemiş bir de "seni hep o kadıköy orospusu bu triple soktu" gibisinden küfürlü nezaketsiz ithamlarda bulunmuştu.
bir süre sonra biz tekrar eski mahallemize dönmüş, eski kültürlü arkadaşlarımıza dönmüştük. Mahalleme geri döndükten sonra bir daha ne merveyle ne de o fakir muhitin kalitesiz bir sakiniyle görüşmemiştim, görüşme isteği hissetmemiştim. merve'yi ise fakir babası ve fakir bir babayla yapılabilecekler sorusuyla başbaşa bırakmıştım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar