bugün
- togg13
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- togg gören sikik çapulcu4
- gilded hanım5
- hiç bir bayanla seksting yaptınız mı6
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış25
- her gün ne yapıyorsunuz9
- mercimek çorbası4
- mutlu ama uzak olsun12
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
- kuşkaş3
- trabzonspor7
- galatasaray4
- ne kadar dikkatlisin2
- beşiktaş ın şampiyon olacağı gerçeği2
- özel sektörde çalışmak4
- sözlükte tayyip erdoğan ı savunmak8
- mevlid kandili9
- peygamberim diyenin şizofreni damgası yemesi5
- beşiktaş11
- bırakın bu işleri hayat güzel2
- fenerbahçe13
- boşanma sebepleri4
- islam barış dinidir22
- sanat5
- solomun3
- evlenilmeyecek erkekler listesi7
- sözlük kızlarının kombinleri10
- 0 0 74
- askerde çarşıya çıkmak5
- ekrem imamoğlu rumdur diyince seri eksilenmek7
- aşkım pyongyang'a gidelim7
- eski arkadaşların eski tadı vermemesi4
- sarapci koala12
- kahve10
- anı yaşa3
- egosuz doktorlar7
- eurovision izleyenin dışlanıp dövüldüğü ülkeler2
- ah belinda2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı11
- palamut5
- önemli olan boyu değil işlevi2
- genç yazarlara el öptürmek2
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- pornoya fiziki katılım5
- bizim eylemlerimiz de allah'tan mıdır2
- kitap okumaya geç başlamak8
- laik teyzelerin fenotipi34
- yazarların kilo aldırmasa yiyecekleri şeyler2
- geçmişte yaşamak3
ekonomik olarak orta ve alt kategoride yer alan ve işbu bulunduğu kategori itibariyle; çocuklarına refah sağlamak şöyle dursun, yılda bir kez güzel bir tatil yaptırma, yeni çıkan teknoloji ürünlerini alabilme gibi temel insani ihtiyaçlarını bile karşılayabilme yetisine sahip olmayan, salt bir çocukla olan biyolojik bağından dolayı baba sıfatını kazanmış alt bireylerin varlık amaçlarını ve kullanım yerlerini irdeleyen söz öbeğidir.
hiçbir zaman çok inançlı biri değildim lakin yine de god'a şükrettiğim bir husustur ki, örneklerine birkaç defa arstladığım bir fakir baba sendromu yaşamadım.
ama yıllar önce babamın yaşadığı kısa süreli banka kredileri kaynaklı bir ekonomik darboğaz hasebiyle, adını zikretmeyi bile istemeyeceğim ve orta sınıfa ait bir yaşam alanında 1-1,5 yıl kadar ikamet etmek durumunda kalmıştık. aramızdaki engin kültür ve ekonomik kalite farkından dolayı pek arkadaş edinememiştim o muhitten ama her insanın ihtiyaç duyabileceği bir sırdaş veya günümüz deyimiyle panpa ihtiyacından dolayı merve isimli bir alt gelirliyle arkadaşlık, sırdaşlık kurmuştum.
merve ile kurduğumuz arkadaşlık süresince alt sınıflar hakkında çeiştli gözlemler yapma fırsatı bulmuştum. örneğin o yaz merve ve ailesi tatile çıkmamıştı, bulundukları apartmanın merdivenlerini daire sahipleri belirli bir sıralamaya göre kendileri temizliyorlar, sürekli aynı kıyafetleri giyiyor, sinemaya, tiyatroya, eğlence aktivitelerine pek iştirak etmiyorlardı. başta bu nedenlerden ötürü merve'den de biraz tiksinsem zamanla bunun merve'nin suçu olmadığını, tek nedeninin fakir babası olduğunu öğrenmiştim. zati bir defasında merve'ye neden sürekli 3-5 kıyafeti döndürüp giydiğini sorduğumda biraz duraksamış "aslında ceren, geçen gün bir şeyler alıcaktım ama babam gelecek aya ertelememi istedi" demişti.
babasının bu fakirliği mervenin suçu olmasa da, merve'nin de bu duruma hiç ses çıkarmaması, hesap sormaması, sorgulamaması onun suçuydu. bir defasında "ya merve sen neden babana neden fakir olduğunu sormuyorsun, onun yüzünden hep aynı kıyafetleri giyiyor, eğlence ve kültür aktivitelerine katılmıyorsun, ezikleşiyorsun" demiştim. ertesi gün geldiğinde babasıyla konuştuğunu, babasının başta bir şeyler izah etmeye çalıştığını ama ısrarlı soruları neticesinde babasının gözlerinin yaşardığını ve konuyu kapatıp, içeri geçip dalgın dalgın tv izlediğini söyledi. bu olaydan sonra merve de babasından tiksinmeye başlamıştı, hele zor durumda kalınca ağlak olması ondan hepten soğutmuştu.
ilerleyen haftalarda merve defalarca babasıyla tartışmış, çeşitli sorunlar yaşamıştı. hatta babası artık benimle görüşmemesini istemiş bir de "seni hep o kadıköy orospusu bu triple soktu" gibisinden küfürlü nezaketsiz ithamlarda bulunmuştu.
bir süre sonra biz tekrar eski mahallemize dönmüş, eski kültürlü arkadaşlarımıza dönmüştük. Mahalleme geri döndükten sonra bir daha ne merveyle ne de o fakir muhitin kalitesiz bir sakiniyle görüşmemiştim, görüşme isteği hissetmemiştim. merve'yi ise fakir babası ve fakir bir babayla yapılabilecekler sorusuyla başbaşa bırakmıştım.
hiçbir zaman çok inançlı biri değildim lakin yine de god'a şükrettiğim bir husustur ki, örneklerine birkaç defa arstladığım bir fakir baba sendromu yaşamadım.
ama yıllar önce babamın yaşadığı kısa süreli banka kredileri kaynaklı bir ekonomik darboğaz hasebiyle, adını zikretmeyi bile istemeyeceğim ve orta sınıfa ait bir yaşam alanında 1-1,5 yıl kadar ikamet etmek durumunda kalmıştık. aramızdaki engin kültür ve ekonomik kalite farkından dolayı pek arkadaş edinememiştim o muhitten ama her insanın ihtiyaç duyabileceği bir sırdaş veya günümüz deyimiyle panpa ihtiyacından dolayı merve isimli bir alt gelirliyle arkadaşlık, sırdaşlık kurmuştum.
merve ile kurduğumuz arkadaşlık süresince alt sınıflar hakkında çeiştli gözlemler yapma fırsatı bulmuştum. örneğin o yaz merve ve ailesi tatile çıkmamıştı, bulundukları apartmanın merdivenlerini daire sahipleri belirli bir sıralamaya göre kendileri temizliyorlar, sürekli aynı kıyafetleri giyiyor, sinemaya, tiyatroya, eğlence aktivitelerine pek iştirak etmiyorlardı. başta bu nedenlerden ötürü merve'den de biraz tiksinsem zamanla bunun merve'nin suçu olmadığını, tek nedeninin fakir babası olduğunu öğrenmiştim. zati bir defasında merve'ye neden sürekli 3-5 kıyafeti döndürüp giydiğini sorduğumda biraz duraksamış "aslında ceren, geçen gün bir şeyler alıcaktım ama babam gelecek aya ertelememi istedi" demişti.
babasının bu fakirliği mervenin suçu olmasa da, merve'nin de bu duruma hiç ses çıkarmaması, hesap sormaması, sorgulamaması onun suçuydu. bir defasında "ya merve sen neden babana neden fakir olduğunu sormuyorsun, onun yüzünden hep aynı kıyafetleri giyiyor, eğlence ve kültür aktivitelerine katılmıyorsun, ezikleşiyorsun" demiştim. ertesi gün geldiğinde babasıyla konuştuğunu, babasının başta bir şeyler izah etmeye çalıştığını ama ısrarlı soruları neticesinde babasının gözlerinin yaşardığını ve konuyu kapatıp, içeri geçip dalgın dalgın tv izlediğini söyledi. bu olaydan sonra merve de babasından tiksinmeye başlamıştı, hele zor durumda kalınca ağlak olması ondan hepten soğutmuştu.
ilerleyen haftalarda merve defalarca babasıyla tartışmış, çeşitli sorunlar yaşamıştı. hatta babası artık benimle görüşmemesini istemiş bir de "seni hep o kadıköy orospusu bu triple soktu" gibisinden küfürlü nezaketsiz ithamlarda bulunmuştu.
bir süre sonra biz tekrar eski mahallemize dönmüş, eski kültürlü arkadaşlarımıza dönmüştük. Mahalleme geri döndükten sonra bir daha ne merveyle ne de o fakir muhitin kalitesiz bir sakiniyle görüşmemiştim, görüşme isteği hissetmemiştim. merve'yi ise fakir babası ve fakir bir babayla yapılabilecekler sorusuyla başbaşa bırakmıştım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar