bugün
- hikayeyi devam ettir55
- çekirge6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- üç harflilerden korkmak6
- enteresan neden kavga yok7
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- sedef adası4
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- 28 temmuz 2026 depremi5
- mezoterapi10
- arkadaşlar bakar mısınız28
- adalarda bisiklet sürmek4
- tai lung25
- 5 yıl sonra2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük yazarlarının saatleri9
- arkadaşlar iyi geceler2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- kürk giyen erkek6
- kavganın kazananı yoktur5
- pilot bir erkekle sevgili olmak10
- devlet aklı2
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- sigara 1000 tl olsa bile içerim3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- uysaljakoben17
- house of the dragon3
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- sokakta kavga teknikleri13
- zaman baba10
- traş olamamak3
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- nickten isim tahmini yapmak72
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- bisiklete velespit diyen insan2
- bu suyun esansı eksik ağam2
- köy evinde sex yapmak4
- birayla patates kızartması2
- esaslı bira2
- özür dileyip kusura bakma diyen insan3
- ilk buluşma2
- ikea2
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- vakıf üniversiteleri2
eninde sonunda bir gişe filmi ve eğlenceli. yapımcı firma die hard yada amerikan aksiyon sineması klişelerini bir bir uygulamaktan çekinmemiş ve bence takdir edilesi bir davranış göstermiş eğlendirmiştir. klişeler hakkında kendi yorumuma gelince;
daha bir kere görmedim ki bu tip filmlerin son sahnesinde kahraman yediği kurşunlara dayaklara rağmen birden ortaya çıkıveren ambulansla hafif yaralı bi şekilde hastaneye giderken ekran kararmasın, ambulansa bindirilirken karizmatik sözler söylemesin.
fbi neden hep geç gelir onu hiç anlamam mesela. tüm aksiyon biter son çatışma yaşanır ya polis sirenlerini duyarsınız ya da helikopter sesini. miskin herifler ya.
fbi'ın veritabanına nasıl herkes elini kolunu sallaya sallaya girebiliyo onu da anlamıyorum. firewall falan kimse öğretmiyomu bu adamlara acaba?* sonra, o fbi karargahlarında, o dev monitörler olan kriz yönetim merkezlerinde onca adam çalışıyor hepsi mi angut bunların bi tane akıllı adam yok mu? bu arada daha bi tane windows kullanan görmedim bu filmlerde, her filmde ayrı bi sistem, siyah bi ekran abuk subuk veriler akıp gidiyor. tek animasyonu şifre falan girerken kullanıyorlar. kırmızı zaaaaaaart diye çıkan access denied yazıları da bi türlü değişmedi.
burdan bütün film kahramanlarına sesleniyorum dövüş sahnelerinde silah çekmeyin kardeşim. öğrenemediniz çekik gözlü olanın bi uzak doğu hareketiyle onu tekmeleyeceğini, iki metre öteye atıcağını. hadi çekiyorsunuz, silah iki metre uzaktayken yada düştüğü demir parmaklıkların arasındayken her seferinde niye tekrar almaya uğraşırsınız? hanginiz ulaşıpta alabildiniz onu? hep bi karış kala ya tepenize biri atlar, ya üçüncü bir kişi size silah çeker. zaten o silah çekeni pısırık ortağınız vurur sonunda. ha bide kızınız yada ortağınızın kızı varsa, henüz boka bulaşmamışken onları isviçre alplerine falan tatile gönderin. yoksa rehine alıyorlar. son olarak, artık lütfen lanet olsun demeyin ya anuna koyim falan diyin.
her filmde o beyaz sarayı patlatıyosunuz, bi gün harbiden patlıcak o zaman görücem ben sizi.
özel olarak die hard 4.0 ile ilgili;
o f35 uçağını on metrelik viyadüğün altına sokabilen, soktuktan sonra ne var ne yok boşaltıp bruce willis'i ıskalamayı başaran pilot, olmayan pilottur.
bruce'a lafımız yok da senaryo yazan bey, havada yakaladığı f35'in kuyruğunda debelenip jet motorun üstünde buharlaşmayacak bir süperkahraman yaratarak bir beni değil bütün dünyayı yardınız, tebrikler.
bütün bunlara rağmen hala heyecanlanan ben dahil bütün sinema izleyicileri de dolby surround'a duacıdır.
dediğim gibi klişelerle dolu bir filmdir die hard 4.0 eninde sonunda. ama klişelerden kaçmamış hatta seyircinin gözünün içine sokmuş ve bu şekilde eğlendirmiştir seyirciyi. matrix'i aşan actionlarıyla başarılı bir filmdir die hard 4.0.
daha bir kere görmedim ki bu tip filmlerin son sahnesinde kahraman yediği kurşunlara dayaklara rağmen birden ortaya çıkıveren ambulansla hafif yaralı bi şekilde hastaneye giderken ekran kararmasın, ambulansa bindirilirken karizmatik sözler söylemesin.
fbi neden hep geç gelir onu hiç anlamam mesela. tüm aksiyon biter son çatışma yaşanır ya polis sirenlerini duyarsınız ya da helikopter sesini. miskin herifler ya.
fbi'ın veritabanına nasıl herkes elini kolunu sallaya sallaya girebiliyo onu da anlamıyorum. firewall falan kimse öğretmiyomu bu adamlara acaba?* sonra, o fbi karargahlarında, o dev monitörler olan kriz yönetim merkezlerinde onca adam çalışıyor hepsi mi angut bunların bi tane akıllı adam yok mu? bu arada daha bi tane windows kullanan görmedim bu filmlerde, her filmde ayrı bi sistem, siyah bi ekran abuk subuk veriler akıp gidiyor. tek animasyonu şifre falan girerken kullanıyorlar. kırmızı zaaaaaaart diye çıkan access denied yazıları da bi türlü değişmedi.
burdan bütün film kahramanlarına sesleniyorum dövüş sahnelerinde silah çekmeyin kardeşim. öğrenemediniz çekik gözlü olanın bi uzak doğu hareketiyle onu tekmeleyeceğini, iki metre öteye atıcağını. hadi çekiyorsunuz, silah iki metre uzaktayken yada düştüğü demir parmaklıkların arasındayken her seferinde niye tekrar almaya uğraşırsınız? hanginiz ulaşıpta alabildiniz onu? hep bi karış kala ya tepenize biri atlar, ya üçüncü bir kişi size silah çeker. zaten o silah çekeni pısırık ortağınız vurur sonunda. ha bide kızınız yada ortağınızın kızı varsa, henüz boka bulaşmamışken onları isviçre alplerine falan tatile gönderin. yoksa rehine alıyorlar. son olarak, artık lütfen lanet olsun demeyin ya anuna koyim falan diyin.
her filmde o beyaz sarayı patlatıyosunuz, bi gün harbiden patlıcak o zaman görücem ben sizi.
özel olarak die hard 4.0 ile ilgili;
o f35 uçağını on metrelik viyadüğün altına sokabilen, soktuktan sonra ne var ne yok boşaltıp bruce willis'i ıskalamayı başaran pilot, olmayan pilottur.
bruce'a lafımız yok da senaryo yazan bey, havada yakaladığı f35'in kuyruğunda debelenip jet motorun üstünde buharlaşmayacak bir süperkahraman yaratarak bir beni değil bütün dünyayı yardınız, tebrikler.
bütün bunlara rağmen hala heyecanlanan ben dahil bütün sinema izleyicileri de dolby surround'a duacıdır.
dediğim gibi klişelerle dolu bir filmdir die hard 4.0 eninde sonunda. ama klişelerden kaçmamış hatta seyircinin gözünün içine sokmuş ve bu şekilde eğlendirmiştir seyirciyi. matrix'i aşan actionlarıyla başarılı bir filmdir die hard 4.0.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar