bugün
- flörtöz erkek iticiliği11
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- pazarcıların seçtirmemesi2
- ben üşümem6
- kızıldeniz sonrası hürmüz de tansiyon2
- sakar şakir'in gardrop fuat'ın karısına basması2
- bol tereyağlı iskender7
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- sarman kedi beslemek2
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde3
- küçük şeylerle mutlu olabilen kadın2
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- anasonlu nargile5
- bir şeyler söyle5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- okan buruk13
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- sabahları nefret edilen şeyler4
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- gecenin şarkısı10
- boyumun 2 cm kısalması28
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- robert pattinson3
- whynot3
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe3
- kızlar bakar mısınız13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- tereyağı bal ikilisi2
- her ilde üniversite kurulması6
- zengin erkek vs fakir kız4
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- islamda namaz yoktur13
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- ankara echoes2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- tutunamayanlar8
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- chatgpt ile dertleşmek7
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- gece açlığı6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- delulu2
- güne bir söz bırak3
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
eninde sonunda bir gişe filmi ve eğlenceli. yapımcı firma die hard yada amerikan aksiyon sineması klişelerini bir bir uygulamaktan çekinmemiş ve bence takdir edilesi bir davranış göstermiş eğlendirmiştir. klişeler hakkında kendi yorumuma gelince;
daha bir kere görmedim ki bu tip filmlerin son sahnesinde kahraman yediği kurşunlara dayaklara rağmen birden ortaya çıkıveren ambulansla hafif yaralı bi şekilde hastaneye giderken ekran kararmasın, ambulansa bindirilirken karizmatik sözler söylemesin.
fbi neden hep geç gelir onu hiç anlamam mesela. tüm aksiyon biter son çatışma yaşanır ya polis sirenlerini duyarsınız ya da helikopter sesini. miskin herifler ya.
fbi'ın veritabanına nasıl herkes elini kolunu sallaya sallaya girebiliyo onu da anlamıyorum. firewall falan kimse öğretmiyomu bu adamlara acaba?* sonra, o fbi karargahlarında, o dev monitörler olan kriz yönetim merkezlerinde onca adam çalışıyor hepsi mi angut bunların bi tane akıllı adam yok mu? bu arada daha bi tane windows kullanan görmedim bu filmlerde, her filmde ayrı bi sistem, siyah bi ekran abuk subuk veriler akıp gidiyor. tek animasyonu şifre falan girerken kullanıyorlar. kırmızı zaaaaaaart diye çıkan access denied yazıları da bi türlü değişmedi.
burdan bütün film kahramanlarına sesleniyorum dövüş sahnelerinde silah çekmeyin kardeşim. öğrenemediniz çekik gözlü olanın bi uzak doğu hareketiyle onu tekmeleyeceğini, iki metre öteye atıcağını. hadi çekiyorsunuz, silah iki metre uzaktayken yada düştüğü demir parmaklıkların arasındayken her seferinde niye tekrar almaya uğraşırsınız? hanginiz ulaşıpta alabildiniz onu? hep bi karış kala ya tepenize biri atlar, ya üçüncü bir kişi size silah çeker. zaten o silah çekeni pısırık ortağınız vurur sonunda. ha bide kızınız yada ortağınızın kızı varsa, henüz boka bulaşmamışken onları isviçre alplerine falan tatile gönderin. yoksa rehine alıyorlar. son olarak, artık lütfen lanet olsun demeyin ya anuna koyim falan diyin.
her filmde o beyaz sarayı patlatıyosunuz, bi gün harbiden patlıcak o zaman görücem ben sizi.
özel olarak die hard 4.0 ile ilgili;
o f35 uçağını on metrelik viyadüğün altına sokabilen, soktuktan sonra ne var ne yok boşaltıp bruce willis'i ıskalamayı başaran pilot, olmayan pilottur.
bruce'a lafımız yok da senaryo yazan bey, havada yakaladığı f35'in kuyruğunda debelenip jet motorun üstünde buharlaşmayacak bir süperkahraman yaratarak bir beni değil bütün dünyayı yardınız, tebrikler.
bütün bunlara rağmen hala heyecanlanan ben dahil bütün sinema izleyicileri de dolby surround'a duacıdır.
dediğim gibi klişelerle dolu bir filmdir die hard 4.0 eninde sonunda. ama klişelerden kaçmamış hatta seyircinin gözünün içine sokmuş ve bu şekilde eğlendirmiştir seyirciyi. matrix'i aşan actionlarıyla başarılı bir filmdir die hard 4.0.
daha bir kere görmedim ki bu tip filmlerin son sahnesinde kahraman yediği kurşunlara dayaklara rağmen birden ortaya çıkıveren ambulansla hafif yaralı bi şekilde hastaneye giderken ekran kararmasın, ambulansa bindirilirken karizmatik sözler söylemesin.
fbi neden hep geç gelir onu hiç anlamam mesela. tüm aksiyon biter son çatışma yaşanır ya polis sirenlerini duyarsınız ya da helikopter sesini. miskin herifler ya.
fbi'ın veritabanına nasıl herkes elini kolunu sallaya sallaya girebiliyo onu da anlamıyorum. firewall falan kimse öğretmiyomu bu adamlara acaba?* sonra, o fbi karargahlarında, o dev monitörler olan kriz yönetim merkezlerinde onca adam çalışıyor hepsi mi angut bunların bi tane akıllı adam yok mu? bu arada daha bi tane windows kullanan görmedim bu filmlerde, her filmde ayrı bi sistem, siyah bi ekran abuk subuk veriler akıp gidiyor. tek animasyonu şifre falan girerken kullanıyorlar. kırmızı zaaaaaaart diye çıkan access denied yazıları da bi türlü değişmedi.
burdan bütün film kahramanlarına sesleniyorum dövüş sahnelerinde silah çekmeyin kardeşim. öğrenemediniz çekik gözlü olanın bi uzak doğu hareketiyle onu tekmeleyeceğini, iki metre öteye atıcağını. hadi çekiyorsunuz, silah iki metre uzaktayken yada düştüğü demir parmaklıkların arasındayken her seferinde niye tekrar almaya uğraşırsınız? hanginiz ulaşıpta alabildiniz onu? hep bi karış kala ya tepenize biri atlar, ya üçüncü bir kişi size silah çeker. zaten o silah çekeni pısırık ortağınız vurur sonunda. ha bide kızınız yada ortağınızın kızı varsa, henüz boka bulaşmamışken onları isviçre alplerine falan tatile gönderin. yoksa rehine alıyorlar. son olarak, artık lütfen lanet olsun demeyin ya anuna koyim falan diyin.
her filmde o beyaz sarayı patlatıyosunuz, bi gün harbiden patlıcak o zaman görücem ben sizi.
özel olarak die hard 4.0 ile ilgili;
o f35 uçağını on metrelik viyadüğün altına sokabilen, soktuktan sonra ne var ne yok boşaltıp bruce willis'i ıskalamayı başaran pilot, olmayan pilottur.
bruce'a lafımız yok da senaryo yazan bey, havada yakaladığı f35'in kuyruğunda debelenip jet motorun üstünde buharlaşmayacak bir süperkahraman yaratarak bir beni değil bütün dünyayı yardınız, tebrikler.
bütün bunlara rağmen hala heyecanlanan ben dahil bütün sinema izleyicileri de dolby surround'a duacıdır.
dediğim gibi klişelerle dolu bir filmdir die hard 4.0 eninde sonunda. ama klişelerden kaçmamış hatta seyircinin gözünün içine sokmuş ve bu şekilde eğlendirmiştir seyirciyi. matrix'i aşan actionlarıyla başarılı bir filmdir die hard 4.0.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar