bugün
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak11
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek6
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- disco disco gezen insan5
- nemlendirici krem16
- nev18
- sophie dee'nin memeleri4
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın2
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- askerde özlenen şeyler8
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- süs bitkisi2
- katatespizartmasi13
- birbirine benzeyen ünlüler4
- ağzı kokan arkadaş5
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- mokv yaşıyor mu6
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- platonik aşık olduğum sözlük yazarının reddetmesi3
- teleferik6
- sedef kaplama2
- nissan micra kullanan erkek3
- aşk acısının 1 saat sürmesi2
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- bakın ne geldi6
- iri memeler6
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- kedi tırnağı kesmek4
- fransızlar yeni bir çağ açacak mı3
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- babaların babası5
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- mustafa sarıgül4
- tom skerritt2
- tiktok4
- erlik4
- eskileri özlemek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- çok acıkmak ama bu saatte ne yemek2
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela3
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- azrail'in görüldüğü an6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- aziz yıldırım5
- yaşlılarla musiki korosunda şarkı söylemek2
- elenor müzik2
--spoiler--
önemli bir toplantıda cep telefonu ile bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.
örneğin; trende giderken, bir baba, üç evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susu, demeden yolculuğa devam ettiğinde; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
stephen r coveyin konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan iki kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek de üzülmüş. yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. oğlu; "anne o adam finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk" demiş.
Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının iki saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.
Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
Covey bu örnekleri ; "aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler" diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve Einstein'in bir sözünü anımsatıyor:
Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, "sorunların içinde kaybolmak" yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
ÇÖZÜMSÜZ gibi gördüğünüz sorunlar konusunda PARADiGMA değiştirmenin önemi çok büyüktür. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır.
Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır.
--spoiler--
(bkz: stephen r covey)
(bkz: etkili insanların 7 alışkanlığı)
önemli bir toplantıda cep telefonu ile bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.
örneğin; trende giderken, bir baba, üç evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susu, demeden yolculuğa devam ettiğinde; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
stephen r coveyin konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan iki kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek de üzülmüş. yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. oğlu; "anne o adam finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk" demiş.
Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının iki saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.
Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
Covey bu örnekleri ; "aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler" diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve Einstein'in bir sözünü anımsatıyor:
Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, "sorunların içinde kaybolmak" yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
ÇÖZÜMSÜZ gibi gördüğünüz sorunlar konusunda PARADiGMA değiştirmenin önemi çok büyüktür. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır.
Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır.
--spoiler--
(bkz: stephen r covey)
(bkz: etkili insanların 7 alışkanlığı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar