bugün
- sen farklısın diyen erkek15
- said nursi denilince akla gelen şeyler17
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı15
- sözlük ablası10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- japonlar4
- beni seviyor musun sözlük9
- ikinci kez sünnet olmak11
- iltica26
- napıyosun bakiyim gece gece9
- gün 40 saat olsaydı7
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- queen ravenna ve gücü7
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek6
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- ayrıldık36
- abd israil vs türkiye farkı18
- ağlıyorum sözlük4
- aquila bicipite5
- beşiktaş6
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- dündar ziya gültekin9
- istanbul mahvoldu19
- annenin tüm gün trt haber seyretmesi4
- affedersiniz ama kartoncu12
- reptilyanlarla savaşmak3
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- türkçe4
- dünyanın altı günde yaratılması4
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- 623 000 bin asker kaçağı10
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- game of thrones taki kerhaneci12
- annenin ölmesi5
- gecenin şarkısı6
- queen ravenna hanım10
- osmanlı dönemiyle gurur duymak2
- sözcü ve now tv de kapatılır mı6
- cevheri güven9
- fenerbahçeli yazarlar19
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
Bu Ağlamayı Dindirmek için Yavru
Senin uğruna bu yola atıldık. Acılarına ortak olmak, ızdıraplarını dindirmek, gönlünü âbâd etmek için... Bize gönül koyma! "Ağırdan aldık"; vaktinde imdadına yetişemedik. Ama inan; sînemizde hep Yakub'un âh u efgânını(1), içimizde Zelîha'nın aşk u hicranını taşıdık durduk.
O âb-endâm(2) kâmetinin iki büklüm olduğunu her gördükçe, perişan kâkül'ün gibi kalbim de dağılıp gitti. Buruk boynun ve mahzun bakışların karşısında kaç defa kaddim büküldü, gözlerim doldu. Her feryadıma senin türkünden bir nağme katıp destanını dile getirmek istedi isem de, iniltin içimi yaktı; derdin gözümde büyüdü, içim burkuldu...
Hem de sana el uzatmaya utanıyordum... Âbâ-ı kenâisiyyeyi(3) hatırlatan yapmacık şefkatimle karşına çıkmaya ar ediyordum. Zira sana, gözümün önünde kıydılar. Zülüflerini târumâr edip, bu hâle koydular. Beynini söndürürken, kalbini kursağına yedirirken, görmüştüm olup bitenleri ve uzatamamıştım günahkâr ellerimi... Sızlanışına rağmen uzatamamıştım... Kader'in Faust'un kaderi, ama Mefiston kim..? Kim revâ gördü bunları sana...?
Emin bir ülkede idin. Sıcak bir yuvan vardı. Rızkın başının ucunda ve işin yolundaydı. Sonra şu vahşetzâra geldin ve geldiğine bin pişman oldun. Ama gelmemek elinde değildi. Geldin ve etrafını büsbütün boş bulup hâline âşina kimse göremedin. Âh u efgânını, sadece sen duyuyordun.
Ve sana koşanlar, sadece midenin arzu ve isteklerine koşuyorlardı. Senin bugünkü yürekler yakan feryatların, tâ o zaman başlamıştı. Tâ o zaman terk edilmiştin. Hem de "en sevimli" iken. Sen, başkalarının keyf ve eğlencesi olarak elde idin, kucakta idin; bir gül gibi göğüste idin, dudakta idin. Ama senin için yapılan şeylerde sana ait olanı bulmak mümkün değildi. Gariptin, yalnızdın ve sahipsizdin...!
Dünün bugününü doğurdu ve bugünün, ne olacağı belirsiz yarınlarını hazırlamakta. Yolların ayırımındasın yavrucuk...!
Şimdi bana müsaade et de, şu bâdirede Bahadır'ın olayım. Mızrabımı senin için vurup, feryâdımı rûhuna duyurayım. Bu fırtına ve bu yangında, gerektiği an imdâdına koşamadığım için de, kaldırım taşı gibi şu mücrim başımı ayaklarının altına koyayım ve bütün mücrimler adına senden özür dileyeyim: Bir keyf uğruna varlığına sebebiyet verenleri, etine kemiğine bağlanıp gönlünü unutanları, bir geçici dem için ebediyetine kıyanları, ruhuna hoyratlık aşılayıp sefâletini hazırlayanları affeyle yavrucuk!..
Fethullah Gülen
Sızıntı, Şubat 1979, Cilt 1, Sayı 1
[1] Efgân: Acı ile bağırmalar, feryatlar ve istimdat.
[2] Âb-endam: Mütenasip, ölçülü endam.
[3] Abâ-i kenâisiyye: Kilise pederleri, papazları.
Senin uğruna bu yola atıldık. Acılarına ortak olmak, ızdıraplarını dindirmek, gönlünü âbâd etmek için... Bize gönül koyma! "Ağırdan aldık"; vaktinde imdadına yetişemedik. Ama inan; sînemizde hep Yakub'un âh u efgânını(1), içimizde Zelîha'nın aşk u hicranını taşıdık durduk.
O âb-endâm(2) kâmetinin iki büklüm olduğunu her gördükçe, perişan kâkül'ün gibi kalbim de dağılıp gitti. Buruk boynun ve mahzun bakışların karşısında kaç defa kaddim büküldü, gözlerim doldu. Her feryadıma senin türkünden bir nağme katıp destanını dile getirmek istedi isem de, iniltin içimi yaktı; derdin gözümde büyüdü, içim burkuldu...
Hem de sana el uzatmaya utanıyordum... Âbâ-ı kenâisiyyeyi(3) hatırlatan yapmacık şefkatimle karşına çıkmaya ar ediyordum. Zira sana, gözümün önünde kıydılar. Zülüflerini târumâr edip, bu hâle koydular. Beynini söndürürken, kalbini kursağına yedirirken, görmüştüm olup bitenleri ve uzatamamıştım günahkâr ellerimi... Sızlanışına rağmen uzatamamıştım... Kader'in Faust'un kaderi, ama Mefiston kim..? Kim revâ gördü bunları sana...?
Emin bir ülkede idin. Sıcak bir yuvan vardı. Rızkın başının ucunda ve işin yolundaydı. Sonra şu vahşetzâra geldin ve geldiğine bin pişman oldun. Ama gelmemek elinde değildi. Geldin ve etrafını büsbütün boş bulup hâline âşina kimse göremedin. Âh u efgânını, sadece sen duyuyordun.
Ve sana koşanlar, sadece midenin arzu ve isteklerine koşuyorlardı. Senin bugünkü yürekler yakan feryatların, tâ o zaman başlamıştı. Tâ o zaman terk edilmiştin. Hem de "en sevimli" iken. Sen, başkalarının keyf ve eğlencesi olarak elde idin, kucakta idin; bir gül gibi göğüste idin, dudakta idin. Ama senin için yapılan şeylerde sana ait olanı bulmak mümkün değildi. Gariptin, yalnızdın ve sahipsizdin...!
Dünün bugününü doğurdu ve bugünün, ne olacağı belirsiz yarınlarını hazırlamakta. Yolların ayırımındasın yavrucuk...!
Şimdi bana müsaade et de, şu bâdirede Bahadır'ın olayım. Mızrabımı senin için vurup, feryâdımı rûhuna duyurayım. Bu fırtına ve bu yangında, gerektiği an imdâdına koşamadığım için de, kaldırım taşı gibi şu mücrim başımı ayaklarının altına koyayım ve bütün mücrimler adına senden özür dileyeyim: Bir keyf uğruna varlığına sebebiyet verenleri, etine kemiğine bağlanıp gönlünü unutanları, bir geçici dem için ebediyetine kıyanları, ruhuna hoyratlık aşılayıp sefâletini hazırlayanları affeyle yavrucuk!..
Fethullah Gülen
Sızıntı, Şubat 1979, Cilt 1, Sayı 1
[1] Efgân: Acı ile bağırmalar, feryatlar ve istimdat.
[2] Âb-endam: Mütenasip, ölçülü endam.
[3] Abâ-i kenâisiyye: Kilise pederleri, papazları.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar