bugün
- jaws filmindeki sikko balik19
- atatürk ün hataları12
- horny meydan4
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi5
- yemene asker gönderilme meselesi8
- duşa giriyorum kimi düşüneyim4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- nervio tarzı entry girmek3
- arda güler10
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- yetkisi alınan yetkili8
- kaynana karı pipimi istiyin miiiii2
- oktay saral'ın görevden alınması4
- iltica20
- hayatı günahkarlarla uğraşma boş işi2
- insan sevmemek6
- oktay saral9
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru3
- audi vs bmw vs mercedes2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- sözlüğün kralı9
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- köri kokulu esmer vatandaş2
- ritmik cimnastik yarışması3
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- fon vurgunu50
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- gs fb derbisinde unutulmayan goller2
- asansörde konuşmama kuralı4
- galatasaray fenerbahçe derbisi3
- irana gelin gitmek4
- israil seçimleri5
- moralin çok bozuk olması6
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- yalnız yaşamak6
- evlenmek4
- anthropic'e elvis presley davası2
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- fetöcü ünlüler3
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- betray me7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- aç uyumak10
insanın kalbindedir.
ömrümün büyük çoğunu inançlı, müslüman bir insan olarak geçirdim. fakat son yıllarda kafamda bazı sorular, açıklayamadığım noktalar vardı. geçen senenin mayısıyla beraber inancımı kaybettim.
bu kaybediş allah inancını kaybediş mi, yoksa dine inancı kaybediş mi hala ayrımına varamıyorum. hala aklıma kötü bir şey gelince "allah korusun" diyorum, yemeğime besmeleyle başlıyorum. güzel şeyler bunlar, insana huzur da veriyor. ateist oldum ama değişmedim, kimi inançlı insanların düşündüğü gibi kötü, vicdansız, bencil biri olmadım. zaten bu insanın fıtratıyla alakalı bir şeydir, inançlı veya değil, farketmez.
üç gündür çok kötü hissediyorum kendimi. mahvolmuş gibiyim, ruh halim çok büyük yara aldı. dünyayı yaşamaya değer bulmuyordum zaten, ama "yaşamasam daha iyi olurdu" hissiyatını bu kadar derinden hissetmedim uzun zamandır. bir sevdiğim var, deliler gibi aşığım ona (tam da bunu yazarken mesaj attı, mutlu oldum böyle zamanda. * annemi çok seviyorum, ona çok bağlıyım; babamı çok seviyorum, başımdan eksik olmasın; biri en yakın olmak üzere üç dostum var kalbimin içini bilen, ayrılmayalım inşallah, içlerinden biri de burada yeni yazar oldu. ben bir aile kurmak istiyorum, sevdiklerimle omuz omuza olayım istiyorum. fakat aklıma üç gündür gelecekte ya işimde mutsuz olursam da kıpırdayacak yer bulamazsam, ya param yeterli gelmezse, ya mesleki ünvan ve mevkimden tatmin olamazsam gibisinden düşünceler çullanıyor nedensiz yere. ikinci üniversitemdeyim, notlar çok şükür iyi, kendime bir gelecek kurmaya çalışıyorum. ama bu inançsız olma durumu da insanı kimi zaman pusulasız bırakabiliyor. hayatı yaşamaya değer görmemek ve yokolmayı kabullenmek bu dünyada yapılan ve yapılacak herşeyi anlamsızlaştırıp hayatı katlanılmaz kılıyor. sanırım ben bunu yaşıyorum şimdilerde. her şey o kadar anlamsız ki.
öte yandan bunun inançla veya inançsızlıkla hiçbir ilgisi de olmayabilir. depresyondayken inancımı yitirdim ve hiç bir dalgalanma yaşamadım hayata karşı direcimde, atlattım depresyonu hatta. bunu bilemiyorum, anlayamıyorum, fakat ben dine mi, allah'a mı inancımı yitirdim, şu halimle anlayamıyorum. tekrar inanmak bir lambayı açmak kadar basit değil, kalpten gelmeli evet.
kur'an'ın tanıttığı allah'la tasavvuf'un tanıttığı allah arasında neden bir gönül farkı var, anlayamıyorum. açıklayamıyorum. konuşamıyorum. belki ben yanlış okuyorum, belki doğru okuyorum, onu da bilemiyorum.
allah var mıdır, yok mudur bilemiyorum. (hayır, bunlar benim hissiyatlarım, kimsenin kutsalını rahatsız etmek niyetinde değilim elbet.) ben gerçekten inanmakla inanmamak arasında tekrar kaldım sanırım ve neye inanacağımı da bilmiyorum. fakat allah'ın ne olduğunu da biliyorum: herşeye kadir, herşeye hakim, gönüllerin ferahı, zalimlerin düşmanı, iyinin destekçisi, amelin karşılığını veren; merhameti sonsuz, sevgisi uçsuz bucaksız...
kötü biri değilim ben. vicdansız, zalim değilim. iyilik yapmaya çalıştım ve çalışıyorum hep. kârdan, haksız rekabetten çekindim. inançlı veya inançsız olabilirim, bu beni değiştirmez fakat eğer bir gün tekrar inanacaksam, yukarıda tanıttığım allah'a ve gönle inanmakla olacaktır bu.
ömrümün büyük çoğunu inançlı, müslüman bir insan olarak geçirdim. fakat son yıllarda kafamda bazı sorular, açıklayamadığım noktalar vardı. geçen senenin mayısıyla beraber inancımı kaybettim.
bu kaybediş allah inancını kaybediş mi, yoksa dine inancı kaybediş mi hala ayrımına varamıyorum. hala aklıma kötü bir şey gelince "allah korusun" diyorum, yemeğime besmeleyle başlıyorum. güzel şeyler bunlar, insana huzur da veriyor. ateist oldum ama değişmedim, kimi inançlı insanların düşündüğü gibi kötü, vicdansız, bencil biri olmadım. zaten bu insanın fıtratıyla alakalı bir şeydir, inançlı veya değil, farketmez.
üç gündür çok kötü hissediyorum kendimi. mahvolmuş gibiyim, ruh halim çok büyük yara aldı. dünyayı yaşamaya değer bulmuyordum zaten, ama "yaşamasam daha iyi olurdu" hissiyatını bu kadar derinden hissetmedim uzun zamandır. bir sevdiğim var, deliler gibi aşığım ona (tam da bunu yazarken mesaj attı, mutlu oldum böyle zamanda. * annemi çok seviyorum, ona çok bağlıyım; babamı çok seviyorum, başımdan eksik olmasın; biri en yakın olmak üzere üç dostum var kalbimin içini bilen, ayrılmayalım inşallah, içlerinden biri de burada yeni yazar oldu. ben bir aile kurmak istiyorum, sevdiklerimle omuz omuza olayım istiyorum. fakat aklıma üç gündür gelecekte ya işimde mutsuz olursam da kıpırdayacak yer bulamazsam, ya param yeterli gelmezse, ya mesleki ünvan ve mevkimden tatmin olamazsam gibisinden düşünceler çullanıyor nedensiz yere. ikinci üniversitemdeyim, notlar çok şükür iyi, kendime bir gelecek kurmaya çalışıyorum. ama bu inançsız olma durumu da insanı kimi zaman pusulasız bırakabiliyor. hayatı yaşamaya değer görmemek ve yokolmayı kabullenmek bu dünyada yapılan ve yapılacak herşeyi anlamsızlaştırıp hayatı katlanılmaz kılıyor. sanırım ben bunu yaşıyorum şimdilerde. her şey o kadar anlamsız ki.
öte yandan bunun inançla veya inançsızlıkla hiçbir ilgisi de olmayabilir. depresyondayken inancımı yitirdim ve hiç bir dalgalanma yaşamadım hayata karşı direcimde, atlattım depresyonu hatta. bunu bilemiyorum, anlayamıyorum, fakat ben dine mi, allah'a mı inancımı yitirdim, şu halimle anlayamıyorum. tekrar inanmak bir lambayı açmak kadar basit değil, kalpten gelmeli evet.
kur'an'ın tanıttığı allah'la tasavvuf'un tanıttığı allah arasında neden bir gönül farkı var, anlayamıyorum. açıklayamıyorum. konuşamıyorum. belki ben yanlış okuyorum, belki doğru okuyorum, onu da bilemiyorum.
allah var mıdır, yok mudur bilemiyorum. (hayır, bunlar benim hissiyatlarım, kimsenin kutsalını rahatsız etmek niyetinde değilim elbet.) ben gerçekten inanmakla inanmamak arasında tekrar kaldım sanırım ve neye inanacağımı da bilmiyorum. fakat allah'ın ne olduğunu da biliyorum: herşeye kadir, herşeye hakim, gönüllerin ferahı, zalimlerin düşmanı, iyinin destekçisi, amelin karşılığını veren; merhameti sonsuz, sevgisi uçsuz bucaksız...
kötü biri değilim ben. vicdansız, zalim değilim. iyilik yapmaya çalıştım ve çalışıyorum hep. kârdan, haksız rekabetten çekindim. inançlı veya inançsız olabilirim, bu beni değiştirmez fakat eğer bir gün tekrar inanacaksam, yukarıda tanıttığım allah'a ve gönle inanmakla olacaktır bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar