galatasaray

şampiyonlar liginde son 16 takım içerisinde ceza sahası dışından golü bulunmayan 3 takımdan biri. psg ve porto' nun da ceza sahası dışından golü yok. ceza sahası dışından en çok golü olan takım ise 7 gol ile real madrid.

yine 1.14' lük ortalamasıyla, gol ortalaması en düşük takım galatasaray son 16 takım arasında, ancak attığı 4 kafa golüyle de celtic ve manchester ile birlikte şampiyonlar liginin en iyisi galatasaray bu alanda.

yine son 16 takım arasında pas girişiminde ve isabetli pas yüzdesinde 11. sırada galatasaray. öyle büyük farklar yok ama, barcelona' yı bir kenara bırakırsak 2. sıradaki bayern' in pas yüzdesi %78 iken galatasray' ın %70.

istatistikler her şeyi açıklamaz elbette ama bana göre çok şeyi açıklar.

şimdi galatasaraylı arkadaşlarım, renktaşlarım bana kızsalar da bazı değerlendirmelerde bulunacağım;

öncelikle öyle bir iki oyuncu geldi diye şampiyonlar ligi şampiyonu olunmaz. olunmaması da iyidir zaten, yoksa bu kadar değerli olmaz o kupa. drogba, sneijder var nasıl yenemeyiz schalke' yi diyenlere hatırlatmak isterim ki manchester city gruptan çıkamadı! burası; iyi, kaliteli kadro kadar tecrübe, olgunluk, alışkanlık isteyen bir arena. uefa' nın sitesine girerek benim buraya yazdığım istatistiklerden çok daha fazlasını bulabilirsiniz ve incelediğinizde görürsünüz ki o istatistik verilere göre schalke senden daha iyidir şampiyonlar liginde. şampiyonlar liginin favorisi ise pek çok veride başlarda olan barcelona, real madrid, bayern munih, psg' dir.

etrafıma bakıyorum da millet fatih hoca' ya ve galatasaray' a kızıp duruyor schalke' yi yenemedik, kötü oynadık diye. öncelikle o schalke' yi zaten kimse yenemedi şu ana kadar. sen seneler sonra ilk kez bu arenadasın ve üzerine bir de gruptan çıkmışsın. açık konuşmak gerek; istatistiksel verilere göre son 16 takım arasındaki en zayıf 2 3 takımdan biri galatasaray ki bu da normal. başta dediğim gibi sadece 2 oyuncu alıp -ki daha 2' si de hazır değilken- bu arenada başarılı olunacaksa bunu herkes yapar. ligde dökülen, kadrosundaki önemli oyunculardan vazgeçen milan şampiyonlar liginde başarılı oluyor. schalke de öyle, ama yıldızlar topluluğu manchester city eleniyor. elbette hoca faktörü, şans faktörü de etkilidir ama hiç mi tecrübenin, alışkanlıkların etkisi yok? ben maçı izlerken heyecandan titrerken hayatında ilk defa (hoca için bile ilk) şampiyonlar liginde 2. tur oynayan oyuncuların heyecan, telaş, hata yapma lüksleri yok mu?

çok uzun yazılar okunmadığından kısa tutmak istiyor ve söylemek istediğim daha pek çok şeyi içimde bırakıyorum. galatasaray bana göre bu sene avrupa' da başarılıdır, yapması gerekeni yapmıştır. schalke' yi eleyebilir ama elenirse de lige odaklanmalı, tekrar şampiyon olmalı ve seneye bu arena da tekrar yer almalıdır. 4 sene üst üste gidilsin bu lige, 4. sene sonunda schalke ile eşleşelim o zaman görün takımı. belki yine eleniriz o ayrı ama hem siz hem de oyuncular çok daha olgun davranır, ne yaptığını bilerek davranır. sonuçta futbol bu, barcelona bile yenilebiliyor ama seneye yine favorisi bu kupanın barcelona. bu sene oynanacak bir yarı final yerine 4 sene çeyrek finalde elenmeyi tercih ederim ben, çünkü 5. sene yine en büyük adaylarından birisi olursun yarı finalin. semih bu ligin forvetlerine karşı tecrübe kazanamaz istisnalar hariç -mesela sow- schalke, manchester gibi takımlarla oynamalı, forvetler onu fizikleriyle ezmeli, hatalar yapmalı; yapmalı ki, eksiklerini görmeli onları gidermeli ve kusursuz bir stopere dönüşmeli.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026