bugün
- filistin37
- antipanik'e bir şey söyle21
- silvermist'e iki şey söyle16
- sözlük kızlarının kombinleri13
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- 44 yaşında psikolog olmak6
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır5
- muşlettin amca7
- tarhana çorbası5
- azerbaycan8
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması4
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması5
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel5
- alttaki yazara bir şey söyle24
- sarapci koala ile el ele parklarda koşmak2
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması4
- akp'ye geçersem anam evlatlıktan reddeder3
- ehliyet sınavının kurallarını kim koyuyor ya2
- florentia village istanbul2
- cenazede gülmek8
- abazan yazarlar4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- su bardağında çay içmek10
- antipatik'e iki şey söyle3
- abd'nin en iyi üniversiteleri2
- egay sucukcu'ya bir şey söyle3
- bosna hersek2
- ürdün9
- tuvalette ilham gelmesi5
- vincenzo montella5
- whatsapp grubundan atılmak2
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- altın fiyatları2
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- şükretmeyen insan7
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- sahaflık tecrübem5
- slovakya2
- almanya3
- bulgaristan2
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- fransa6
- trump'ın rus dizeli anlaşması3
- insanın düşüncelerinden utanması6
- hafta sonu ayakları uzatıp evde oturmak3
- kars 36 spor antalyaspor maçı2
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
6 Temmuz 2012 Cuma
Anlaşılmayan şeyler yazmayı hep seviyordum.Ve genelde hep mutsuzken yazıyordum.bunun sebebini mutsuzluğumu aldığı içine bağlamak fazla basit geliyor sanki mutsuzluk beni içine çeken bi hortum gibi.Dibin dibini istiyordum yani.
ilginç olduğunu düşündüğüm tesadüfleri nedense çok büyütüyordum.ilişkilendirdiğim kişinin sikinde bile değildi oysa.bunu biliyor olmak tesadüflerden de fazla ağzıma sıçıyor.
Sanki planlayıp yapmadığım şeyler benden öc alır gibi uykumu bölüyorlar.tahammül etmek zorlaştıkça da ağlıyorum üstelik sebep olarak bilekliğimin kopmasını bulacak kadar vasıfsızım.
Antidepresanlara bağlı olmak sana yakışıyor mu?
böyle söyleyen arkadaşlarıma verdiğim cevabın tedavi süresi 6 ay yalnız demekse en çok inciten.intihar ettiğim günü hatırlıyorum.ambulansta kırmızı konverslerime baktığım günü. henüz yola çıkmamışken polisin durdurup kimlik numaramı istemesini hatırlıyorum.sanırım içtiğim 25 paxil sebebiyle telefon numaramı vermiştim.ikinci denemem sanırım başarılıydı.oflayarak doktora 'şunu başımdan alın' mesajı vermiş olacağım ki doktor polisi aşağı indirdi.
'Her hangi bir şeye alerjin var mı?'
'bildiğim kadarıyla yok.Ama babamın penisiline alerjisi vardı.Alerjiler genetik olur mu?'
doktor,on dakika sonra burnundan midesine ölüm tadında hortum sokulacak olan bi kızın bu soruyu sormasına şaşırmış olmalı; hemşire kadına gülümserek baktı.
'genelde olmuyor' demekle yetindi ama.
Gerisini hatırlamak istemiyorum.
3 gün boyunca içmeden sarhoştum.
2 gün yemek yemedim ve o sikim serumları yemek diye kakaladılar.belki de sürekli seruma kan karıştığı için doymuyordum bilemiyorum.Her şeyden öte o hemşirelere şunu birisi öğretmeliydi; intihar teşebbüsünde bulunmuş birisi hala yaşıyordur.
ve pişman olmamız için hayvan muamelesi görmemiz gerekmiyor.
Her neyse
hastaneden çıktıntan sonra aylarca aklıma aynı odada kaldığım yaşlı doğulu kadın ve ona refakatçı olan gelini aklıma geliyordu.Yaşlı kadın bir keresinde şöyle bir hikaye anlattı ve bu hikayeyi yaklaşık bir ay her gözlerimi kapattığım da duydum;
Genç bir kız ve bir oğlan birbirlerini çok seviyorlarmış.Oğlan kızı istemeye gelmiş ancak vermemişler (tam böyle miydi hatırlamıyorum ama sonuç olarak kavuşamıyorlardı).Genç kızın felçli bir kız kardeşi varmış bir de.Kız bu acıya dayanamayıp kendini evin mutfağına asıyor ancak ölmek yerine felç kalıyor.Oğlansa evleniyor çocukları oluyor.Genç kız ve kardeşi ailenin iki felçli kızı olarak yaşıyorlar.
Kadın bu hikayeyi çaresiz bir aşk yüzünden intihar ettiğimi düşünerek anlatmıştı.Kim bilir belki gerçekten komşusu değildir efsane falan bile olabilir.ama o zaman tek gözü açık biçimde dinlemiştim.Tramva etkisi yaratacak ki her ambulans sesinde her uykuma dalış esnasında aklıma geliyor.
Şimdiyse tek kalan bu hikaye ve tonlarca içmiş olduğum Prozaclar..
Anlaşılmayan şeyler yazmayı hep seviyordum.Ve genelde hep mutsuzken yazıyordum.bunun sebebini mutsuzluğumu aldığı içine bağlamak fazla basit geliyor sanki mutsuzluk beni içine çeken bi hortum gibi.Dibin dibini istiyordum yani.
ilginç olduğunu düşündüğüm tesadüfleri nedense çok büyütüyordum.ilişkilendirdiğim kişinin sikinde bile değildi oysa.bunu biliyor olmak tesadüflerden de fazla ağzıma sıçıyor.
Sanki planlayıp yapmadığım şeyler benden öc alır gibi uykumu bölüyorlar.tahammül etmek zorlaştıkça da ağlıyorum üstelik sebep olarak bilekliğimin kopmasını bulacak kadar vasıfsızım.
Antidepresanlara bağlı olmak sana yakışıyor mu?
böyle söyleyen arkadaşlarıma verdiğim cevabın tedavi süresi 6 ay yalnız demekse en çok inciten.intihar ettiğim günü hatırlıyorum.ambulansta kırmızı konverslerime baktığım günü. henüz yola çıkmamışken polisin durdurup kimlik numaramı istemesini hatırlıyorum.sanırım içtiğim 25 paxil sebebiyle telefon numaramı vermiştim.ikinci denemem sanırım başarılıydı.oflayarak doktora 'şunu başımdan alın' mesajı vermiş olacağım ki doktor polisi aşağı indirdi.
'Her hangi bir şeye alerjin var mı?'
'bildiğim kadarıyla yok.Ama babamın penisiline alerjisi vardı.Alerjiler genetik olur mu?'
doktor,on dakika sonra burnundan midesine ölüm tadında hortum sokulacak olan bi kızın bu soruyu sormasına şaşırmış olmalı; hemşire kadına gülümserek baktı.
'genelde olmuyor' demekle yetindi ama.
Gerisini hatırlamak istemiyorum.
3 gün boyunca içmeden sarhoştum.
2 gün yemek yemedim ve o sikim serumları yemek diye kakaladılar.belki de sürekli seruma kan karıştığı için doymuyordum bilemiyorum.Her şeyden öte o hemşirelere şunu birisi öğretmeliydi; intihar teşebbüsünde bulunmuş birisi hala yaşıyordur.
ve pişman olmamız için hayvan muamelesi görmemiz gerekmiyor.
Her neyse
hastaneden çıktıntan sonra aylarca aklıma aynı odada kaldığım yaşlı doğulu kadın ve ona refakatçı olan gelini aklıma geliyordu.Yaşlı kadın bir keresinde şöyle bir hikaye anlattı ve bu hikayeyi yaklaşık bir ay her gözlerimi kapattığım da duydum;
Genç bir kız ve bir oğlan birbirlerini çok seviyorlarmış.Oğlan kızı istemeye gelmiş ancak vermemişler (tam böyle miydi hatırlamıyorum ama sonuç olarak kavuşamıyorlardı).Genç kızın felçli bir kız kardeşi varmış bir de.Kız bu acıya dayanamayıp kendini evin mutfağına asıyor ancak ölmek yerine felç kalıyor.Oğlansa evleniyor çocukları oluyor.Genç kız ve kardeşi ailenin iki felçli kızı olarak yaşıyorlar.
Kadın bu hikayeyi çaresiz bir aşk yüzünden intihar ettiğimi düşünerek anlatmıştı.Kim bilir belki gerçekten komşusu değildir efsane falan bile olabilir.ama o zaman tek gözü açık biçimde dinlemiştim.Tramva etkisi yaratacak ki her ambulans sesinde her uykuma dalış esnasında aklıma geliyor.
Şimdiyse tek kalan bu hikaye ve tonlarca içmiş olduğum Prozaclar..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar