bugün
- dünya38
- amerika birleşik devletleri29
- israil7
- telegram5
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı27
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak3
- akaretler3
- taş gibi kalçası olan kadın8
- norveç9
- fransa6
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek2
- avrupa5
- 25 eylül 2026 macaristan ukrayna maçı3
- mustafa kemal atatürk10
- isveç5
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- bilime güvenmek bir inanç mıdır2
- sözlüğün en güzel kadını11
- uğurcan çakır5
- seçilmiş topluluk2
- ecevit denince akla gelen şeyler25
- cuma akşam evde kalan yazarlar4
- türk rock grupları8
- maddi dünyanın kazanımıyla övünmek2
- şuan dinlediğin şarkı4
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli8
- ukrayna3
- macaristan2
- almanya4
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- orospu çocuğu abdullah öcalan8
- finlandiya3
- 25 eylül 2026 isveç romanya maçı2
- evanjelist8
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
- hewal ebo12
- mekke ortak savunma anlaşması nda kritik toplantı3
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- hava durumu4
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- türkçe vs arapça vs farsça4
- dikili bir ağacının olmaması6
- allah bize salat etti5
- simko314
- orkun kökçü2
- türkiye6
- danimarka3
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
Tina Modotti, bacım, uyumuyorsun, hayır, uyumuyorsun,
belki duyuyor yüreğin dünkü gülün büyüdüğünü,
önceki günün son gülünü, o yeni gülü.
Bacım, rahat uyu.
O yeni gül senindir, o yeni toprak senin:
o derin mısır tohumundan yeni bir giysi giydin
ve uysal bakışın dolar köklerle.
Bacım, boşuna değil artık uyuyuşun.
Paktır şirin adın, kırılgan hayatın pak.
Gölgelerden, deniz köpüğünden, sessizlikten,
arıdan ve ateşten ve kardan, çiçek tozundan,
çizgiden ve çelikten oluştu demir gibi sert narin biçimin.
Uyuyan bedeninin mücevherinde uyuyan çakal
gösteriyor hâlâ tüyü ve kanlı ruhunu,
sanki sen, bacım, balçıktan ayağa kalkıp
gülümseyecekmişsin gibi.
Sana dokunmamaları için, ülkeme götüreceğim seni,
kardan ülkeme, ki katil çakal
ya da kiralık uşağı dokunamasın diye paklığına:
huzur bulacaksın orada.
Bir çok adım arasında bir adım işitiyor musun,
bozkırdan büyük bir şey, Don'dan, soğuktan?
işitiyor musun kararlı bir asker haykırışını karda?
Bacım, senin adımlarındır bunlar.
Bir gün geçecekler küçük mezarının yanından,
solmadan önce dünün gülü,
yarının adımları geçecek yanından
görmek için sessizliğin yandığı yeri.
Bir dünya yürüyor, bacım, gittiğin yere doğru.
Her gün şarkın ulaşıyor
sevdiğin ışıltılı halkın ağzında.
Yüreğin cesurdu senin.
Ülkenin eski mutfaklarında, o tozlu yollarında
söylenir insandan insana bir şeyler,
ışıltılı halkın alazlarına geri döner bir şey,
uyanan ve şarkı söyleyen bir şey.
Bacım, senin halklarındır bunlar, adını her gün ananlar,
her yerden gelen bizler, sudan ve topraktan,
ele vermeyiz adını ve başka adlar söyleriz.
Ateş ölmesin diye.
Pablo Neruda
belki duyuyor yüreğin dünkü gülün büyüdüğünü,
önceki günün son gülünü, o yeni gülü.
Bacım, rahat uyu.
O yeni gül senindir, o yeni toprak senin:
o derin mısır tohumundan yeni bir giysi giydin
ve uysal bakışın dolar köklerle.
Bacım, boşuna değil artık uyuyuşun.
Paktır şirin adın, kırılgan hayatın pak.
Gölgelerden, deniz köpüğünden, sessizlikten,
arıdan ve ateşten ve kardan, çiçek tozundan,
çizgiden ve çelikten oluştu demir gibi sert narin biçimin.
Uyuyan bedeninin mücevherinde uyuyan çakal
gösteriyor hâlâ tüyü ve kanlı ruhunu,
sanki sen, bacım, balçıktan ayağa kalkıp
gülümseyecekmişsin gibi.
Sana dokunmamaları için, ülkeme götüreceğim seni,
kardan ülkeme, ki katil çakal
ya da kiralık uşağı dokunamasın diye paklığına:
huzur bulacaksın orada.
Bir çok adım arasında bir adım işitiyor musun,
bozkırdan büyük bir şey, Don'dan, soğuktan?
işitiyor musun kararlı bir asker haykırışını karda?
Bacım, senin adımlarındır bunlar.
Bir gün geçecekler küçük mezarının yanından,
solmadan önce dünün gülü,
yarının adımları geçecek yanından
görmek için sessizliğin yandığı yeri.
Bir dünya yürüyor, bacım, gittiğin yere doğru.
Her gün şarkın ulaşıyor
sevdiğin ışıltılı halkın ağzında.
Yüreğin cesurdu senin.
Ülkenin eski mutfaklarında, o tozlu yollarında
söylenir insandan insana bir şeyler,
ışıltılı halkın alazlarına geri döner bir şey,
uyanan ve şarkı söyleyen bir şey.
Bacım, senin halklarındır bunlar, adını her gün ananlar,
her yerden gelen bizler, sudan ve topraktan,
ele vermeyiz adını ve başka adlar söyleriz.
Ateş ölmesin diye.
Pablo Neruda
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar