bugün
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- taze fasulye yiyen erkek5
- kaygılı bağlanma6
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- gocu34
- anın görüntüsü27
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- ben olmasam burası batar insanı7
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke3
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- burası terk edilmiş şikayet etsenizde bi bok olmaz2
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- recete8
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- çirkin kadınların olduğu ülkeler2
- somalili kadın2
- galatasaray10
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- kiraz cicegi kolonyasi6
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- iskandinav kızları2
- iltica7
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- gökçeklere üzülmek3
- nohut cipsi2
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- gocu geldi gocu geldi6
- yahudi aklı3
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- yagmurcu12
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- raw fotoğraf çekmek2
- dinci mağduriyeti2
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- inna2
- sözlüğün en masum yazarları23
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22215224.asp
basında gördüğüm başbakanımıza katıldğım haberdir.
evet herkes gitsin ve manhattan'ı görsün. gerçekten öyle gönülden isterim ki anlatamam. gidin bir görün orada her ırktan, her dinden, her dilden, her renkten insanlar nasıl da güzel yaşıyorlar, nasıl insanca yaşıyorlar.
neyse onu da geçtim orada kaldığım süre içinde iki tane büyük fırtına ve bir tane de tornado'ya denk geldim. 5 dakika içinde herşey yerle bir oldu, kaldırımlar yerinden kalktı, ağaçlar kökleriyle söküldü, arabaların ve evlerin üstlerine düştü çatıları parçaladı. ancak hiçbir insan zorluk yaşamadı, o kadar organize birimleri var ki hemen yollar açıldı, ağaçlar toplandı falan, elektrik de kesikti o da geldi hemen, insanların panik olduğunu hiç görmedim. daha sonra da kasırga çıktı aynı bu sene olduğu gibi, hayatımda öyle yağmur görmedim arkadaş, ama o yağmurda ne kayıkla gezeni gördüm ne sokakların su içinde kaldığını...o televizyonlarda izlediğimiz su içinde kalan yerleri bizim burda köy diye adlandırdığımız yerleridir heralde arkadaş amerikan köyü.*
gitseniz görseniz "yaşamıyoz lan biz" dersiniz zaten de onu geçtim orada herşey "insan"ın yaşaması için yapılmış arkadaş. sadece amerika için demiyorum avrupa da öyle. ama bizimkiler napıyor burda deprem olunca anca toparlanır giderler sonra o deprem için alınan vergilerle utanmadan çıkıp "yeaa biz onlarla yol yaptık yeaa eneee" derler. lan oğlum orda böyle bişi de var ya halk seni kör testereyle doğrar ya, herkesin o hunharca taşşak geçtiği aramızda söylediğimiz " hey dostum ben vergimi veren bir vatandaşım" repliği nasıl doğru birşey anlatamam, orda öyle bir hesabını soruyorlar ki anlatamam, buna benzer bir olay olsa bütün brooklyn toplanır...gerisini anlatmama gerek yok heralde. ama biz napıyoruz vergimiz kimlere peşkeş çekiliyor bilmiyoruz bize hizmet edilsin diye bayıldığımız onca para kimlerin cebine gidiyor umurumuzda değil sonra hizmete gelince ağzımız açık kalsın...
özet: harbiden gidin görün lan.*
basında gördüğüm başbakanımıza katıldğım haberdir.
evet herkes gitsin ve manhattan'ı görsün. gerçekten öyle gönülden isterim ki anlatamam. gidin bir görün orada her ırktan, her dinden, her dilden, her renkten insanlar nasıl da güzel yaşıyorlar, nasıl insanca yaşıyorlar.
neyse onu da geçtim orada kaldığım süre içinde iki tane büyük fırtına ve bir tane de tornado'ya denk geldim. 5 dakika içinde herşey yerle bir oldu, kaldırımlar yerinden kalktı, ağaçlar kökleriyle söküldü, arabaların ve evlerin üstlerine düştü çatıları parçaladı. ancak hiçbir insan zorluk yaşamadı, o kadar organize birimleri var ki hemen yollar açıldı, ağaçlar toplandı falan, elektrik de kesikti o da geldi hemen, insanların panik olduğunu hiç görmedim. daha sonra da kasırga çıktı aynı bu sene olduğu gibi, hayatımda öyle yağmur görmedim arkadaş, ama o yağmurda ne kayıkla gezeni gördüm ne sokakların su içinde kaldığını...o televizyonlarda izlediğimiz su içinde kalan yerleri bizim burda köy diye adlandırdığımız yerleridir heralde arkadaş amerikan köyü.*
gitseniz görseniz "yaşamıyoz lan biz" dersiniz zaten de onu geçtim orada herşey "insan"ın yaşaması için yapılmış arkadaş. sadece amerika için demiyorum avrupa da öyle. ama bizimkiler napıyor burda deprem olunca anca toparlanır giderler sonra o deprem için alınan vergilerle utanmadan çıkıp "yeaa biz onlarla yol yaptık yeaa eneee" derler. lan oğlum orda böyle bişi de var ya halk seni kör testereyle doğrar ya, herkesin o hunharca taşşak geçtiği aramızda söylediğimiz " hey dostum ben vergimi veren bir vatandaşım" repliği nasıl doğru birşey anlatamam, orda öyle bir hesabını soruyorlar ki anlatamam, buna benzer bir olay olsa bütün brooklyn toplanır...gerisini anlatmama gerek yok heralde. ama biz napıyoruz vergimiz kimlere peşkeş çekiliyor bilmiyoruz bize hizmet edilsin diye bayıldığımız onca para kimlerin cebine gidiyor umurumuzda değil sonra hizmete gelince ağzımız açık kalsın...
özet: harbiden gidin görün lan.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar