bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- en son ne aldınız13
- uludağ sözlük te yazar olabilme kriterleri5
- kars ardahan ığdır5
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama6
- instagram da artan erotizm sebebi10
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- sinemada yiyişen sevgililer9
- nervio abla13
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- insan olmaya ceyrek kala5
- eti canga3
- traveler pp sindeki kedi2
- xvala bere2
- kuru amlı10
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı7
- ayağa boşmalmak10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- başlayabilmek5
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- sözlük kızlarının çorapları3
- binyamin netanyahu2
- ümit kocasakal20
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- sözlük ayağa düştü4
- uyuyan çocuğu uyandırmak3
- mine koşan3
- ibrahim tatlıses3
- vajinaya dil atmak10
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- 30 ilde daltonlar operasyonu 85 gözaltı3
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- ismail kartal21
- yazarların akşama dair planları2
- gabriel sara2
- insan olmaya çeyrek kola2
- güney kore34
- son buluşmada hesabı kim öder5
- french kiss yapamayan erkek5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- belediyeler2
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- vazallı sözlük yazarları3
- fb'nin rams park ta kendini çok geliştirmesi2
entry'ler (179)
değil milyon dolar, kendisi de ciğeri de beş para etmeyen. yazacak ne kadar çok şey olsa da belki sonra eklerim, yalan ve dolanla ne kadar yazdığı zırva varsa, hasta beynini iyileştirmeyecek. iç anadolu insanının da "kalitesi"ni gösterir. birine anlatırken şöyle bir "insan" kelimesini bile haketmeyen.
havan topu ile müdahale edilmesi gereken zirve olmuş. vaz geçtim lan napalm...
açıklaması gerekenin ateistler değil bilim olması gerektiğini bilmeyen mal beyanı.
yalnız biz burada götümüz üzerinde otururken adamlar bu gezegenleri araştıyor, üzerinde hayat var mı, yok mu? gidilse nasıl yaşanabilir? koloni kurulsa, yiyecek nasıl yetiştirebiliriz? gibi bir sürü soruya bilimsel cevap arıyorlar. trilyon para harcıyorlar. her ne kadar bazıları trilyon yazmayı bilmese de.
ateistlerin neyi açıklaması lazım o da ayrı bilinmezlik.
elalemin adamı dna'yı keşfeder, sonra biri çıkar zaten şu kutsal kitapta yazıyordu diye andavalın biri çıkar mutlaka, ay'a ayak basılsa devlet bahçeli hesabı yapılır kitapta 1969 çıkıyor diye, ama sonra da der ki "yeaaa amarikalılarrr aya gitmedi amuğaaa goyeyn!!"
ateistlerden önce açıklama isteyenlerden bir beklentimiz var aslında; " olum bu neyin kafası lan?" bunu söylesinler.
yalnız biz burada götümüz üzerinde otururken adamlar bu gezegenleri araştıyor, üzerinde hayat var mı, yok mu? gidilse nasıl yaşanabilir? koloni kurulsa, yiyecek nasıl yetiştirebiliriz? gibi bir sürü soruya bilimsel cevap arıyorlar. trilyon para harcıyorlar. her ne kadar bazıları trilyon yazmayı bilmese de.
ateistlerin neyi açıklaması lazım o da ayrı bilinmezlik.
elalemin adamı dna'yı keşfeder, sonra biri çıkar zaten şu kutsal kitapta yazıyordu diye andavalın biri çıkar mutlaka, ay'a ayak basılsa devlet bahçeli hesabı yapılır kitapta 1969 çıkıyor diye, ama sonra da der ki "yeaaa amarikalılarrr aya gitmedi amuğaaa goyeyn!!"
ateistlerden önce açıklama isteyenlerden bir beklentimiz var aslında; " olum bu neyin kafası lan?" bunu söylesinler.
benim 12,5 falandı.
sevgilisi önden hızlı hızlı yürürken geride kalanın yaptığı eylemdir.
göz zevkini bozan erkektir. ne lan öyle kıllı kıllı şort giymeler, alınca çok rahatlayacağından haberi yoktur. ohh kaymak gibi dövme de yaptır, yalat ne yaparsan yap, mis gibi. *
sebebini anlayamadığım olay. rte yazmak neden başbakanı kastetmek olsun ki? belki irlandanın rte kanalındaki yalan habere sinirlendi kardeşim adam.
http://www.rte.ie
http://www.rte.ie
pepsi içtiğim için yırtmış olduğum olay.
hayat üniversitesi
31
yine iyi lan.
31
yine iyi lan.
beyni ile düşünemeyen insancık önermesi. fena girmedim ama kibar konuşacağım. başlığı açan pek sayın orospu evladı; "pek" bir başarısının olamaması ne demek sen hiç düşündüm mü? ya da kendin şimdiye kadar neyi başardın amın evladı esteban? bakkala pijama ile gidip iki ekmek alan adamsın ne yaptın şimdiye kadar? en basitinden kantır strayk oynarken kendini bişey mi zannettin 3-5 adam vurunca, kolay mı geldi sana savaşmak? bu adam 13 tane savaşa girmiş, bak 13 savaşa "katılmış" sen askerliğini yaptın mı bilmem ama 13 savaşa girmek baya uzun sürer düşünebiliyorsan...bak kazanmış falan da demedim piyanist filmini bile izlerken gerildiğimi hatırlarım, psikolojimin değiştiğini hatırlarım, sen o sırada recep ivediği izliyordun tabiki..yan mahallede çocuklar mantar tabancası patlatsa altımıza doldurcak adamlarız lan kabul edin, bir de bombaların patladığı, insanların kanlar içinde eksik organlarıyla koşturduğu, arkadaşlarının kanlar içinde yanında yere yığıldığı, binlerce cesetin alanlara saçıldığı o yerde olmayı düşünün orada yaşamayı başarmak bile sizin gibi göt oğlanları için "pek" bir başarı sayılmaz tabi, çünkü siz evinizde rahat oturuyorsunuz sanırım amın evlatları ama orda yemek yok su yok lan...
neyse orayı da geçtim yok osmanlıyı yıkmış falan yerine devlet kurmuş, şimdi ecdadımız diye başlayanlardan farkınız olsun, o sırada osmanlı falan kalmamış zaten heryer paylaşılmış yarak kafalı japon askeri kardeşim, onu da geçtim şimdi çok dalmadan islam devleti falan davası da geçmiş..halifelik bizde falan o zamanlar hala ama araplar napıyor? "ya bu adamlar hilafeti ellerinde tutuyorlar hristiyan güçler saldırmış islam birliği yapalım da şu devlete yardım edelim", " gün cihat günüdür!" mü diyorlar? bizi sik-le-mi-yor-lar...bir de bazıları gidip emperyalist güçlerle işbirliği yapıyorlar, sonra da gelmiş islam devleti falan diyorsunuz. siktiriniz gidiniz. sen bu adamlardan kurtul sonra da "pek" bir başarısı olmayan bir adam diye nitelendirilmiş ol.
lan sizler kimlersiniz çok merak ediyorum, ne yersiniz, ne içersiniz be? ne zannedersiniz kendinizi, en büyük başarısı burada "başlık açabilmiş otuzbirci göt oğlanı olmak" olanlar kalksın atıp tutsun.
neyse orayı da geçtim yok osmanlıyı yıkmış falan yerine devlet kurmuş, şimdi ecdadımız diye başlayanlardan farkınız olsun, o sırada osmanlı falan kalmamış zaten heryer paylaşılmış yarak kafalı japon askeri kardeşim, onu da geçtim şimdi çok dalmadan islam devleti falan davası da geçmiş..halifelik bizde falan o zamanlar hala ama araplar napıyor? "ya bu adamlar hilafeti ellerinde tutuyorlar hristiyan güçler saldırmış islam birliği yapalım da şu devlete yardım edelim", " gün cihat günüdür!" mü diyorlar? bizi sik-le-mi-yor-lar...bir de bazıları gidip emperyalist güçlerle işbirliği yapıyorlar, sonra da gelmiş islam devleti falan diyorsunuz. siktiriniz gidiniz. sen bu adamlardan kurtul sonra da "pek" bir başarısı olmayan bir adam diye nitelendirilmiş ol.
lan sizler kimlersiniz çok merak ediyorum, ne yersiniz, ne içersiniz be? ne zannedersiniz kendinizi, en büyük başarısı burada "başlık açabilmiş otuzbirci göt oğlanı olmak" olanlar kalksın atıp tutsun.
multitasking bir insandır.
(bkz: ee nolmuş amk) dedirten zırva. şimdi maykıl ceksının adı mori kante olsaydı ne değişecekti yarak kafalı kardeşlerim? şarkı söyleyip dans edecekti yine biz de hayran olacaktık, isminde bi gariplik var lan bu adamın mı diyecektik? ayrıca linki inceledim atatürk'ün mustafa adını kullanmadığına da denk geldim.
peki adı kamal muhammed olanlar ne iş lan pek sik kafalı abiler? nüfus memuru olmaya gerek yok artık internet var yaz bak, kaç kişi çıkıyor size göre de bu adamı asmak ya da yakmak lazım.
neyse demem o ki siz asalak ve kakalak heriflerin dedikleri bu insanın yaptıkları yanında ne kadar aciz kalıyor kirletmek için onu görüyoruz.
edit: imla
peki adı kamal muhammed olanlar ne iş lan pek sik kafalı abiler? nüfus memuru olmaya gerek yok artık internet var yaz bak, kaç kişi çıkıyor size göre de bu adamı asmak ya da yakmak lazım.
neyse demem o ki siz asalak ve kakalak heriflerin dedikleri bu insanın yaptıkları yanında ne kadar aciz kalıyor kirletmek için onu görüyoruz.
edit: imla
(bkz: sinan akçıl) anlaşıldığı üzere boru gibi.*
şüphesiz en hayırlı iştir. siklediği illeri görüyoruz çok iyi sikliyorlar, sikin meraklısıysanız orasını bilmeyiz.
köpeği olanlar için gayet yararlıdır, iyi oluyor üstüne falan sıçıyor hayvancağızlar.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22215224.asp
basında gördüğüm başbakanımıza katıldğım haberdir.
evet herkes gitsin ve manhattan'ı görsün. gerçekten öyle gönülden isterim ki anlatamam. gidin bir görün orada her ırktan, her dinden, her dilden, her renkten insanlar nasıl da güzel yaşıyorlar, nasıl insanca yaşıyorlar.
neyse onu da geçtim orada kaldığım süre içinde iki tane büyük fırtına ve bir tane de tornado'ya denk geldim. 5 dakika içinde herşey yerle bir oldu, kaldırımlar yerinden kalktı, ağaçlar kökleriyle söküldü, arabaların ve evlerin üstlerine düştü çatıları parçaladı. ancak hiçbir insan zorluk yaşamadı, o kadar organize birimleri var ki hemen yollar açıldı, ağaçlar toplandı falan, elektrik de kesikti o da geldi hemen, insanların panik olduğunu hiç görmedim. daha sonra da kasırga çıktı aynı bu sene olduğu gibi, hayatımda öyle yağmur görmedim arkadaş, ama o yağmurda ne kayıkla gezeni gördüm ne sokakların su içinde kaldığını...o televizyonlarda izlediğimiz su içinde kalan yerleri bizim burda köy diye adlandırdığımız yerleridir heralde arkadaş amerikan köyü.*
gitseniz görseniz "yaşamıyoz lan biz" dersiniz zaten de onu geçtim orada herşey "insan"ın yaşaması için yapılmış arkadaş. sadece amerika için demiyorum avrupa da öyle. ama bizimkiler napıyor burda deprem olunca anca toparlanır giderler sonra o deprem için alınan vergilerle utanmadan çıkıp "yeaa biz onlarla yol yaptık yeaa eneee" derler. lan oğlum orda böyle bişi de var ya halk seni kör testereyle doğrar ya, herkesin o hunharca taşşak geçtiği aramızda söylediğimiz " hey dostum ben vergimi veren bir vatandaşım" repliği nasıl doğru birşey anlatamam, orda öyle bir hesabını soruyorlar ki anlatamam, buna benzer bir olay olsa bütün brooklyn toplanır...gerisini anlatmama gerek yok heralde. ama biz napıyoruz vergimiz kimlere peşkeş çekiliyor bilmiyoruz bize hizmet edilsin diye bayıldığımız onca para kimlerin cebine gidiyor umurumuzda değil sonra hizmete gelince ağzımız açık kalsın...
özet: harbiden gidin görün lan.*
basında gördüğüm başbakanımıza katıldğım haberdir.
evet herkes gitsin ve manhattan'ı görsün. gerçekten öyle gönülden isterim ki anlatamam. gidin bir görün orada her ırktan, her dinden, her dilden, her renkten insanlar nasıl da güzel yaşıyorlar, nasıl insanca yaşıyorlar.
neyse onu da geçtim orada kaldığım süre içinde iki tane büyük fırtına ve bir tane de tornado'ya denk geldim. 5 dakika içinde herşey yerle bir oldu, kaldırımlar yerinden kalktı, ağaçlar kökleriyle söküldü, arabaların ve evlerin üstlerine düştü çatıları parçaladı. ancak hiçbir insan zorluk yaşamadı, o kadar organize birimleri var ki hemen yollar açıldı, ağaçlar toplandı falan, elektrik de kesikti o da geldi hemen, insanların panik olduğunu hiç görmedim. daha sonra da kasırga çıktı aynı bu sene olduğu gibi, hayatımda öyle yağmur görmedim arkadaş, ama o yağmurda ne kayıkla gezeni gördüm ne sokakların su içinde kaldığını...o televizyonlarda izlediğimiz su içinde kalan yerleri bizim burda köy diye adlandırdığımız yerleridir heralde arkadaş amerikan köyü.*
gitseniz görseniz "yaşamıyoz lan biz" dersiniz zaten de onu geçtim orada herşey "insan"ın yaşaması için yapılmış arkadaş. sadece amerika için demiyorum avrupa da öyle. ama bizimkiler napıyor burda deprem olunca anca toparlanır giderler sonra o deprem için alınan vergilerle utanmadan çıkıp "yeaa biz onlarla yol yaptık yeaa eneee" derler. lan oğlum orda böyle bişi de var ya halk seni kör testereyle doğrar ya, herkesin o hunharca taşşak geçtiği aramızda söylediğimiz " hey dostum ben vergimi veren bir vatandaşım" repliği nasıl doğru birşey anlatamam, orda öyle bir hesabını soruyorlar ki anlatamam, buna benzer bir olay olsa bütün brooklyn toplanır...gerisini anlatmama gerek yok heralde. ama biz napıyoruz vergimiz kimlere peşkeş çekiliyor bilmiyoruz bize hizmet edilsin diye bayıldığımız onca para kimlerin cebine gidiyor umurumuzda değil sonra hizmete gelince ağzımız açık kalsın...
özet: harbiden gidin görün lan.*
halifeden gelmiştir.
en büyük avantajı derslerin kayıt altına alınıyor olması ve istendiği zaman öğrencinin tekar tekrar izleyebilmesidir. örgün eğitimde dersi kaçırdın mı? oooo bittin hocu.
derslerin online olarak verilebilmesi için genellikle 2 sistem kullanılır;
1. LMS (learning management system): burada öğrencilerin kullanıcı bilgileri, dahil oldukları şubeler, aldıkları dersler ve bu derslerin sanal oturumlarına ulaşabilmeleri için gerekli alanlar, ders saatlerini ve ders materyallerini içeren sistemdir. vize sınavları da bu sistem üzerinden gerçekleşir. ödevler de gönderilebilir.
2. Adobe Connect: sanal ders oturumları için kullanılan adobe firması tarafından yapılmış bir yazılımdır ve bu yönde gayet başarılıdır. bu yazılım üzerinden hoca bir stüdyoda dersi işlerken sizler hocayı görebilir, duyabilir ayı zamanda monitör üzerinde yaptıklarını izleyebilirsiniz. hatta çok isterseniz söz hakkı isteyip konuşabilirsiniz ve bütün sınıf sizi de duyabilir, ayrıca daha da çok istediniz görüntünüzü de yayınlayabilirsiniz aynı anda, ekstra herhangi bir yazılım gerektirmez ancak biraz işlemciden falan yer.
bu iki sistemin entegrasyonu sayesinde de dersler tamamlanır ve kayıt altına alınır. uzaktan eğitimin örgün eğitimden çok bir farkı yoktur sadece "eğitim yöntemi" farklıdır açıkcası akıllı kullanabilen insanlar için yararlı bir sistemdir. ancak şunu da belirtmekte fayda vardır; laboratuar deney gerektiren bilim dallarında çok fazla verimli olmayabilir, bu durumda yetersiz kaldığı alanlar vardır.
derslerin online olarak verilebilmesi için genellikle 2 sistem kullanılır;
1. LMS (learning management system): burada öğrencilerin kullanıcı bilgileri, dahil oldukları şubeler, aldıkları dersler ve bu derslerin sanal oturumlarına ulaşabilmeleri için gerekli alanlar, ders saatlerini ve ders materyallerini içeren sistemdir. vize sınavları da bu sistem üzerinden gerçekleşir. ödevler de gönderilebilir.
2. Adobe Connect: sanal ders oturumları için kullanılan adobe firması tarafından yapılmış bir yazılımdır ve bu yönde gayet başarılıdır. bu yazılım üzerinden hoca bir stüdyoda dersi işlerken sizler hocayı görebilir, duyabilir ayı zamanda monitör üzerinde yaptıklarını izleyebilirsiniz. hatta çok isterseniz söz hakkı isteyip konuşabilirsiniz ve bütün sınıf sizi de duyabilir, ayrıca daha da çok istediniz görüntünüzü de yayınlayabilirsiniz aynı anda, ekstra herhangi bir yazılım gerektirmez ancak biraz işlemciden falan yer.
bu iki sistemin entegrasyonu sayesinde de dersler tamamlanır ve kayıt altına alınır. uzaktan eğitimin örgün eğitimden çok bir farkı yoktur sadece "eğitim yöntemi" farklıdır açıkcası akıllı kullanabilen insanlar için yararlı bir sistemdir. ancak şunu da belirtmekte fayda vardır; laboratuar deney gerektiren bilim dallarında çok fazla verimli olmayabilir, bu durumda yetersiz kaldığı alanlar vardır.