bugün
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması5
- ona bir şey söyle13
- bu saatte yemek yemek6
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kolye142
- hayatın acı gerçekleri5
- ilişkiye ara vermek6
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- nervionun mavi gözleri11
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- marka giyinmek5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- teselli vermek6
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- antalya3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- courtney love2
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- yazarların telefon numaraları3
- cep telefonu22
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- diksiyon4
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- nokia20
- anpa gross3
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bik bik'in kraliçe olması10
- kaybolan çorabın teki2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- fransa11
- sexting3
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- sarı tekerin yazar olamaması8
tekirdağ rakı fabrikasına zamanında yeni bir müdür atanmış.
mudur daha fabrikaya gelmeden, ne kadar suratsız bir adam olduğuna dair söylentiler ulaşmış.
herkes yeni müdürün ne kadar geçimsiz, ne kadar sinirli bir adam olduğunu konuşur olmuş.
müdür gelince ilk iş, tüm yönetim takımını toplamış fabrikayı gezmeye başlamış.
mudur gezerken tek bir laf bile etmemiş. ama asık olan suratı asıldıkça asılmış.
böylece söylentilerin doğru olduğu anlaşılmış.
gezinin sonunda yeni yetme bir mühendis:
beğendiniz mi efendim? diye sorma gafletinde bulunmuş.
mudur önce sert bir bakış atıp,
ben bu fabrikanın nesini beğeneyim? diye kükremiş.
mühendis iki büklüm olmuş, sorduğuna soracağına pişman, sinmiş bir köşeye. müdür buna daha da sinirlenmiş. yanında artık varil mi, paket mi ne varsa tekme atıp devirmiş. herkes korkmuş şaşırmış, kimseden ses çıkmamış.
neyse ki mudur yardımcıları aklı selim adamlarmış. ertesi gün kendi aralarında toplanıp fabrikayı nasıl düzeltiriz diye plan yapmaya başlamışlar. gördükleri her eksiği tamamlamışlar.
birkaç ay içerisinde fabrikayı iki kati verimle çalışır hale getirmişler.
sonunda müdürün yanına çıkıp -gelin fabrikayı bir daha gezelim- demişler.
bu sefer tüm birimler çok düzgün çalışıyor, hiç bir yerde sorun yok. herkes pür dikkat görev başında.
ama yeni mudur rahat durmamış. paketleme yapılan alana gelince durmuş.
paketlerden birini açıp, içinden bir rakı şişesi çıkarmış.
kapağını açıp koklamış, koklayınca yüzünü ekşitip, rakıyı yere dökmeye baslamış.
tüm amirler, usta başları, işçiler şok.
efendim neyi beğenmediniz? diye soracak olmuşlar.
bu rakının beğenilecek nesi var? diye kükremiş müdür.
herkes sus pus.
ertesi gün yine tüm fabrika panik. müdür yardımcıları yine toplanmış, çağırmışlar usta başlarını sormuşlar
rakıyı nasıl iyileştiririz? diye.
biri demiş şebeke suyu kullanmayalım. kloru fazla.
öbürü demiş anasonu çok keskin.
bir başkası demiş yaş üzüm kullanalım.
aylar boyu uğraşıp rakıyı yenilemişler. yine müdürü alıp tekrar fabrikayı gezdirip yaptıkları yeniliklerden bahsetmişler. paketleme yapılan yere gelince durup, bir rakı açıp ikram etmişler. müdür durmuş. önce şişeyi alıp evirip çevirmiş. sonra sunulan bardağı alıp biraz içmiş. tabi o içerken herkes pür dikkat bakıyor, ne diyeceğini merak ediyormuş. sonunda yine yapacağını yapmış bu rakının nesi güzel? diye bağırıp, elindeki şişeyi yere boşaltmaya baslamış.
birden yaşlı bir usta başı dayanamayıp döktürmem ben sana rakımı diye atlamış.
müdürün elinden kapmış şişeyi.
herkes şaşkın bakarken de usta bası, ne demek nesi güzel. sen rakıdan anlamıyor musun? diye bağırmış.
etraftakiler bir yandan ne yapsak yaranamıyoruz diye ustabaşına hak veriyorlar, öte yandan müdür kızacak diye korkuyorlarmış.
mudur ustabaşına bakmış. herkes bağırıp çağırmasını beklerken o sakin sakin,
ben rakıdan anlamam. demiş.
ben insandan anlarım. yaptığınız işi o kadar kötüledim, şimdiye kadar içinizden biri çıkıp sahiplenmedi.
demek ki aslında kimse ortaya çıkan işi savunacak kadar beğenmiyordu.
ama simdi bu şişeyi çocuğunmuş gibi sahiplendin. demiş.
hoca hikayeyi anlatmayı bitirip durdu. sonrada şöyle bir öğüt verdi.
bir gün bir fabrikanın başına geçecek olursanız, ürettiğiniz cansız nesneyi değil, onu üreten insani yönetin.
siz şişenin içindekinden hiç anlamayabilirsiniz.
merak etmeyin onu üreten onu nasıl mükemmel yapacağını bilir. işte tekirdağ rakısının sırrı o şişeyi sahiplenip, içindekini efsane haline getirmesini bilenlerdedir.
mudur daha fabrikaya gelmeden, ne kadar suratsız bir adam olduğuna dair söylentiler ulaşmış.
herkes yeni müdürün ne kadar geçimsiz, ne kadar sinirli bir adam olduğunu konuşur olmuş.
müdür gelince ilk iş, tüm yönetim takımını toplamış fabrikayı gezmeye başlamış.
mudur gezerken tek bir laf bile etmemiş. ama asık olan suratı asıldıkça asılmış.
böylece söylentilerin doğru olduğu anlaşılmış.
gezinin sonunda yeni yetme bir mühendis:
beğendiniz mi efendim? diye sorma gafletinde bulunmuş.
mudur önce sert bir bakış atıp,
ben bu fabrikanın nesini beğeneyim? diye kükremiş.
mühendis iki büklüm olmuş, sorduğuna soracağına pişman, sinmiş bir köşeye. müdür buna daha da sinirlenmiş. yanında artık varil mi, paket mi ne varsa tekme atıp devirmiş. herkes korkmuş şaşırmış, kimseden ses çıkmamış.
neyse ki mudur yardımcıları aklı selim adamlarmış. ertesi gün kendi aralarında toplanıp fabrikayı nasıl düzeltiriz diye plan yapmaya başlamışlar. gördükleri her eksiği tamamlamışlar.
birkaç ay içerisinde fabrikayı iki kati verimle çalışır hale getirmişler.
sonunda müdürün yanına çıkıp -gelin fabrikayı bir daha gezelim- demişler.
bu sefer tüm birimler çok düzgün çalışıyor, hiç bir yerde sorun yok. herkes pür dikkat görev başında.
ama yeni mudur rahat durmamış. paketleme yapılan alana gelince durmuş.
paketlerden birini açıp, içinden bir rakı şişesi çıkarmış.
kapağını açıp koklamış, koklayınca yüzünü ekşitip, rakıyı yere dökmeye baslamış.
tüm amirler, usta başları, işçiler şok.
efendim neyi beğenmediniz? diye soracak olmuşlar.
bu rakının beğenilecek nesi var? diye kükremiş müdür.
herkes sus pus.
ertesi gün yine tüm fabrika panik. müdür yardımcıları yine toplanmış, çağırmışlar usta başlarını sormuşlar
rakıyı nasıl iyileştiririz? diye.
biri demiş şebeke suyu kullanmayalım. kloru fazla.
öbürü demiş anasonu çok keskin.
bir başkası demiş yaş üzüm kullanalım.
aylar boyu uğraşıp rakıyı yenilemişler. yine müdürü alıp tekrar fabrikayı gezdirip yaptıkları yeniliklerden bahsetmişler. paketleme yapılan yere gelince durup, bir rakı açıp ikram etmişler. müdür durmuş. önce şişeyi alıp evirip çevirmiş. sonra sunulan bardağı alıp biraz içmiş. tabi o içerken herkes pür dikkat bakıyor, ne diyeceğini merak ediyormuş. sonunda yine yapacağını yapmış bu rakının nesi güzel? diye bağırıp, elindeki şişeyi yere boşaltmaya baslamış.
birden yaşlı bir usta başı dayanamayıp döktürmem ben sana rakımı diye atlamış.
müdürün elinden kapmış şişeyi.
herkes şaşkın bakarken de usta bası, ne demek nesi güzel. sen rakıdan anlamıyor musun? diye bağırmış.
etraftakiler bir yandan ne yapsak yaranamıyoruz diye ustabaşına hak veriyorlar, öte yandan müdür kızacak diye korkuyorlarmış.
mudur ustabaşına bakmış. herkes bağırıp çağırmasını beklerken o sakin sakin,
ben rakıdan anlamam. demiş.
ben insandan anlarım. yaptığınız işi o kadar kötüledim, şimdiye kadar içinizden biri çıkıp sahiplenmedi.
demek ki aslında kimse ortaya çıkan işi savunacak kadar beğenmiyordu.
ama simdi bu şişeyi çocuğunmuş gibi sahiplendin. demiş.
hoca hikayeyi anlatmayı bitirip durdu. sonrada şöyle bir öğüt verdi.
bir gün bir fabrikanın başına geçecek olursanız, ürettiğiniz cansız nesneyi değil, onu üreten insani yönetin.
siz şişenin içindekinden hiç anlamayabilirsiniz.
merak etmeyin onu üreten onu nasıl mükemmel yapacağını bilir. işte tekirdağ rakısının sırrı o şişeyi sahiplenip, içindekini efsane haline getirmesini bilenlerdedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar