bugün

fenerbahçe

3 Temmuz'da başlayıp uydurulan ne kadar şey varsa Caner'e yapılan da Meireles'e yapılan da kurmaca düzenin bir parçasıdır. Güçlüleri ben de sevmem hele ki gözü kararmış güçlüleri hiç. Ama ortada Türk sporuna hizmet eden bir güç varsa(bak futbol demedim spor(!)) onun yanındayım her zaman. Tekerlekli sandalye takımıyla başarıdan başarıya koşan Galatasaray'ın da, Avrupa da söz sahibi olmaya başlayan Türk Kadın basketbol takımlarının da ve tabiki tuttuğum takım Fenerbahçe'nin tüm branşlarının da. Ne yazık ki, biz, biz Türkler(siyahından beyazına kadar) çekemiyoruz birbirimizi. 'Elin gavuru...' diye başlıyoruz cümlelere de aynanın karşısına geçip iki çift laf etmiyoruz kendimizle. O yüzden de sporundan siyasetine sanatına insan haklarına kadar hiçbir alanda kaydadeğer gelişmeler, başarılar kazanamıyoruz. Hep bir başkasının kuyusunu kazmakta buluyoruz kendimizi. Ne için? Birçok yanıtı vardır eminim ama adını koyamıyorum. Şimdi Avrupa'da herkes R. Meireles'in sahada tükürecek seviyede bir insan olmadığını, ona verilen cezanın ne denli 'adaletsiz' ve 'aşırı' olduğunu konuşuyor. Çünkü onlar, vatandaşlarına sahip çıkmasını biliyor. Çünkü onlar, ne oluyorsa, ne yaşanıyorsa ona göre 'adalet' uyguluyor. Ha, bu yazıyı çok fazla insan okumayacak belki ama okuyup da 'amaan ne zırvalamış' diyecek bir sürü de insan tanıyorum. Facebook'ta sayfa açsam 1 milyonu geçer sayıları. Olsun, biz not düşelim de izi kalsın bi yerlerde. Kendisini çok sevmememe rağmen(ha emeklerini asla göz ardı etmiyorum.) Aziz Yıldırım'ın 3-5 ay önce söylediği bir cümleyle bitireyim: "Bırakın Fenerbahçe'yi memleket elden gidiyor." (Tüm bu yazı; sadece Fenerbahçe'yi ilgilendirmemekte aksine toplumuzun neleri kanıksadığını, nelerden vazgeçtiğini (desteksiz, kanıtsız ve sadece öznel(taraflı) bakış açısıyla yazılmıştır.)

yalapsalapsozlukcu
© copyright 2005 - 2026