bugün
- evli bir adama aşık oldum sözlük14
- damarsız tüysüz manisa yaprağı10
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- kadının en öpülesi yeri11
- görsel yükleme problemi4
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- from gold from dust18
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- traveler vs iock4
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- başkasının evinde sıçamamak4
- sözlükteki kız yazarları deşifre ediyorum3
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- uğurcan çakır8
- kuran da namazın olmaması12
- ibneder4
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- biraderi tenhada kıstırmak3
- yağmur sesi2
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı3
- belçika attı2
- insan olmaya çeyrek kala'nın biraz şey olması3
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- intel pentium 43
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- en iyi antidepresan5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- görünmez savaş uçağı5
- claudian clouds6
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- queen ravenna'nın komik olması2
- yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler4
- yağmurcunun homofobikliği şüpheli mi7
- fiziği güzel sözlük kızları52
- bir otel odasında sözlük kızıyla görüşmek3
- sabahın köründe işe giden ezik13
- güllü muhallebi5
- sevgili6
- koç burcu insanları7
- ioanna kuçuradi2
- kalp krizi4
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- akp'nin neo osmanlı devletine hazırlanması7
- hesabını gizleyenler hangi kafayı yaşıyor6
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek12
- ak troller3
--spoiler--
Öyle bir zamanı yaşıyoruz ki, cedelleşmeler hayatın bir parçası haline geldi. Birileri hep yenmek, diğerleri ise yenilmek zorunda sanki. Büyük balık küçük balığı yutup semirmezse eğer, en büyük balık onu ham yapıveriyor. Her şey matematiksel gibi görünüyor aslında: Kaybın tersi, kazanç; kazancın tersi, kayıp.
Lâkin; bir savaştır, alıp başını gidiyorsa, kardeş kardeşin kuyusunu kazıyorsa, analar çocuklarına karşı dürüst değilse ya da kadınlar kocalarına karşı... Peki hâl böyleyken biz, neden hâlâ iki kere ikinin kaç ettiğini hesaplayıp duruyoruz. iki ile ikiyi alt alta koysak da, yan yana koysak da, çarpsak da, toplasak da işlemin sonucunu bulamayız. Çünkü bu işlemin sonucu, hiçbir zaman dört çıkmaz bizim için. Beş eder mi? O da tabiata aykırı...
Görünen o ki matematiksel hesaplarla toplumsal problemlerimizin çözümünü bulamıyoruz.
O halde, "BEN" doyuyorsam, "SEN" doymasan da olur; "BEN" zenginsem, "SEN" açlıktan kıvransan da olur ya da "BEN" yaşıyorsam, "SEN" ölsen de olur. Bu günden ne koparırsam, felekten ne koparırsam kâr bana.
Ya "SEN"! "SEN"i kim düşünecek? işte yitirdiğimiz en büyük değer, yenilgilerimizin en büyüğü bu galiba. Fedakârlık ise, zaten içinden çıkamadığımız bir muamma. Kelime anlamı rölatif, fiiliyatı hepten kayıp. Saymakla bitecek gibi değil. Güzellik ve sevgi adına ne varsa hepsi tükendi. Öyle ki, kayıplarımızın çetelesini tutamaz hale geldik. Hep bir savaşımı yaşar dururuz da yanı başımızdaki felaketlerin farkında dahi olmayız. Çünkü, günü birlik ve fert fert yaşıyoruzdur artık.
Çözümsüz değiliz muhakkak. Yenilenlerin kelepçelerini kırması gerekiyor ya da ağlaması gerekiyor birilerinin; tâ ki, "BEN"in nasır tutmuş, kurumuş yüreği ıslanıncaya kadar, fedakârlık nerede yitirildiyse bulununcaya kadar.
Cezayı defterlerimizden silmeliyiz ki, korkmasın suçlular kucaklaşmaya. Şefkati yürek sayfalarına yazmalı ki, melekler bizi kıskansın. Süslenmeliyiz gelinler gibi, gönlünü bize açan her misafiri kapıda karşılamak için.
Fazla söze ne hacet, muştular madde değil sevda; sevgiler gölge değil Leylâ olmalı. Önceliklerimiz "BEN" değil, "SEN ve BEN" olmalı...
--spoiler--
Öyle bir zamanı yaşıyoruz ki, cedelleşmeler hayatın bir parçası haline geldi. Birileri hep yenmek, diğerleri ise yenilmek zorunda sanki. Büyük balık küçük balığı yutup semirmezse eğer, en büyük balık onu ham yapıveriyor. Her şey matematiksel gibi görünüyor aslında: Kaybın tersi, kazanç; kazancın tersi, kayıp.
Lâkin; bir savaştır, alıp başını gidiyorsa, kardeş kardeşin kuyusunu kazıyorsa, analar çocuklarına karşı dürüst değilse ya da kadınlar kocalarına karşı... Peki hâl böyleyken biz, neden hâlâ iki kere ikinin kaç ettiğini hesaplayıp duruyoruz. iki ile ikiyi alt alta koysak da, yan yana koysak da, çarpsak da, toplasak da işlemin sonucunu bulamayız. Çünkü bu işlemin sonucu, hiçbir zaman dört çıkmaz bizim için. Beş eder mi? O da tabiata aykırı...
Görünen o ki matematiksel hesaplarla toplumsal problemlerimizin çözümünü bulamıyoruz.
O halde, "BEN" doyuyorsam, "SEN" doymasan da olur; "BEN" zenginsem, "SEN" açlıktan kıvransan da olur ya da "BEN" yaşıyorsam, "SEN" ölsen de olur. Bu günden ne koparırsam, felekten ne koparırsam kâr bana.
Ya "SEN"! "SEN"i kim düşünecek? işte yitirdiğimiz en büyük değer, yenilgilerimizin en büyüğü bu galiba. Fedakârlık ise, zaten içinden çıkamadığımız bir muamma. Kelime anlamı rölatif, fiiliyatı hepten kayıp. Saymakla bitecek gibi değil. Güzellik ve sevgi adına ne varsa hepsi tükendi. Öyle ki, kayıplarımızın çetelesini tutamaz hale geldik. Hep bir savaşımı yaşar dururuz da yanı başımızdaki felaketlerin farkında dahi olmayız. Çünkü, günü birlik ve fert fert yaşıyoruzdur artık.
Çözümsüz değiliz muhakkak. Yenilenlerin kelepçelerini kırması gerekiyor ya da ağlaması gerekiyor birilerinin; tâ ki, "BEN"in nasır tutmuş, kurumuş yüreği ıslanıncaya kadar, fedakârlık nerede yitirildiyse bulununcaya kadar.
Cezayı defterlerimizden silmeliyiz ki, korkmasın suçlular kucaklaşmaya. Şefkati yürek sayfalarına yazmalı ki, melekler bizi kıskansın. Süslenmeliyiz gelinler gibi, gönlünü bize açan her misafiri kapıda karşılamak için.
Fazla söze ne hacet, muştular madde değil sevda; sevgiler gölge değil Leylâ olmalı. Önceliklerimiz "BEN" değil, "SEN ve BEN" olmalı...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar