bugün

behzat ç.

(spoiler olabilir.) ağzımızın tadıyla izlediğimiz bir dizi vardı emrah serbes iyice içine sıçtı. dizinin en başından beri solcu iyi-sağcı kötü düşüncesi alttan alttan yerleştiriliyordu ama bu kadarı fazla artık. ilk de değil bu. türkiye'yi hem ekonomik yönden hem de dış politika yönünden elini kolunu bağlayan enerji sorunu var. nükleer santraller bu işin yegane çözümü. bunu nükleer santrali savunan adamı intihalci bir katil olarak gösterdi ve o adam öyle olduğu için nükleer santral savunucularının da yanlış düşüncede olduğunu vurguladı.(ne alakaysa artık). ikincisi travesti konusu. gel e5 kenarı bir yerde yaşa bakalım. karını alıp da akşam 8'den sonra dışarı çıkamıyorsun o götverenler yüzünden. onu da bir şerefsiz polis buldular travestiyle ilişkiye girdikten sonra bazı olaylar yaşayıp o travestiyi öldüren. ee ne oldu? travestiler can ciğer kardeşlerimiz, onlara baskı kuranlar da orospu çocuğu oldu. daha buna benzer birçok konu var dişimizi sıkarak eyvallah çektiğimiz ama her şeyin de bir sınırı var. komünistlikle pkk sempatizanlığını birbirine karıştırdı artık bu senarist. tüm polisleri cahil ya da kasıtlı olarak hak ve özgürlük ihlalleri yapan şerefsizler olarak göstermesi de ayrı bir sinir bozucu durum. en son 80. bölümde emrah serbes benim tahammül sınırımı aşmıştır ve behzat ç benim için hiç de hoş olmayan finalini yapmıştır. o hak özgürlük arayışı kisvesi altında pkk sempatizanlığı yapan örgütün şehir kadrosunu iyi, onlara karşı olanları şerefsiz, cahil olarak gösteren bir diziyi izlemek; vatanını milletini seven kimseye yakışmaz. bu bölümün sorumlusu emrah serbes mi ercan mehmet erdem mi bilmiyorum ama yazık ettiler güzelim diziye. güzel bir zevkimin anasını siktiniz ya daha da bir şey demiyorum amk. neyse izleyici kitlenizin yarısından çoğunu oluşturan ülkücü kesimi kaybedince anlarsınız ne hata yaptığınızı artık.
© copyright 2005 - 2026