bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek12
- nervio abla13
- nervio tarzı entry girmek24
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum12
- son buluşmada hesabı kim öder5
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı6
- french kiss yapamayan erkek5
- ayağa boşmalmak9
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- çiftleşen yazarlar bana mesaj atsın3
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- kuru amlı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı74
- instagram da artan erotizm sebebi3
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- öksürmekten uyuyamamak5
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları8
- fabrikator saim bey3
- kızıl kmerler4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır5
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- baş ayakçı4
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- mersin7
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- kamos3
- ayak seven dayak da sever3
- from gold from dust35
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
- neden sürekli gülümsüyorum4
- doğu akdeniz de libya mutabakatı tartışması3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- sözlük ayağa düştü2
- güney kore34
- gammazlar göreve2
- fast food2
- drama köprüsü ndeki hasan olmak3
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- beyler sakin2
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar12
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- ismail kartal20
- 4 tabak makarna yemek3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- adana4
- kimsenin sizi sevmemesi12
(bkz: #16726735) bu entrysiyle adalet sisteminin, ataerkil sistemin ve sosyal demokrat zihniyetin savunuculuğuna soyunan yazardır.
tecavüzü cehaletle bağdaştırabilmek ciddi emek işidir, o yüzden kelimeler böyle üzenle seçiliyor; bilgisine...
bir kız çocuğunun ailesi veya herhangi biri tarafından pazarlanması söz konusu iken durumu idrak edemeyip bir değil iki değil otuz dört kişi deniliyorsa bilinsin ki bir aşama sonrası dekolte giyene tecavüz ederlerdir.
erkek olduğu veyahut erkek zihniyeti taşıdığı aşikar olan yazardır aynı zamanda. zira tecavüze uğrama riski taşıyan (ki bu her iki kadından biri) bir kadın ve tecavüze uğramış bir kadın işin böyle yürümediğini bilir. anadolu toplumunda tecavüzden ötürü suçlanan kadınlar, çocuklar varken buna maruz kalanların ailelerine, polise başvurması hele ki adalet istemesi; adaletin zerresi yokken... dile kolay değil mi? ama dile fazla kolay!
hiç olmuş mu tecavüzden sonra polise gittiği? bizim oldu... hatırlatmak isterim polislerin sorularını:
"üstünde ne vardı?"
"saat kaçtı?"
"nerdeydin?"
"hiç zevk aldın mı?"
"nasıl yaptılar?"
"önden mi arkadan mı?"
"bakire misin?"
"çığlık attın mı?"
"kanıtlayabilir misin?"
tut ki açık bir kıyafet vardı üstümde, tut ki gecenin bir yarısıydı, tut ki mahalle arasındaydım, tut ki bakire değilim, tut ki atmadım çığlık...
ama istemedim, ama zevk almadım, ama kanıtlayamam. kanıtlayamam çünkü tecavüzden sonra banyo yaptım, hatta yüzmek istedim derimi, etimi koparıp atmak istedim; temizlensin diye... çığlık atmadım çünkü korktum, birileri duyar katılmaya gelir diye, birileri gelir beni suçlar diye... yine de suçlu ben miyim? yine de hakkım değil mi sokakta özgürce dolaşmak? yine de hakkım değil mi istediğimi giymek? yine de hakkım değil mi adalet? "yasa önünde eşitlik" bile hakkım değil?
o halde yerin dibine batsın adalet sisteminiz de, vatanınız da, hukukunuz da, devletiniz de...
demem o ki sevgili yazar, "ben tecavüze uğradım" demek öyle uzaktan atılıp tutulacak bir mesele değil... dile şimdi kolay geldiği gibi aile karşısında, polis karşısında söylenebilecek kadar kolay değil... şimdi bile anlatmak zor, çok zor. avuçlarının içi terleye terleye haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmak ve buna gelecek cevapları nasıl karşılayacağını düşünmek bile zor. var gerisini sen düşün de, daha memeleri bile çıkmamış sabi sübyanları cahillikle, bilgisizlikle suçlama. biz biliyoruz, farkındayız, bilinçliyiz ve buna rağmen yapamıyorsak "adalet isteme" işini, var sen düşün karşında kimin düşündüğünü, va sen düşün "cehalet"in boyutunu...
tecavüzü cehaletle bağdaştırabilmek ciddi emek işidir, o yüzden kelimeler böyle üzenle seçiliyor; bilgisine...
bir kız çocuğunun ailesi veya herhangi biri tarafından pazarlanması söz konusu iken durumu idrak edemeyip bir değil iki değil otuz dört kişi deniliyorsa bilinsin ki bir aşama sonrası dekolte giyene tecavüz ederlerdir.
erkek olduğu veyahut erkek zihniyeti taşıdığı aşikar olan yazardır aynı zamanda. zira tecavüze uğrama riski taşıyan (ki bu her iki kadından biri) bir kadın ve tecavüze uğramış bir kadın işin böyle yürümediğini bilir. anadolu toplumunda tecavüzden ötürü suçlanan kadınlar, çocuklar varken buna maruz kalanların ailelerine, polise başvurması hele ki adalet istemesi; adaletin zerresi yokken... dile kolay değil mi? ama dile fazla kolay!
hiç olmuş mu tecavüzden sonra polise gittiği? bizim oldu... hatırlatmak isterim polislerin sorularını:
"üstünde ne vardı?"
"saat kaçtı?"
"nerdeydin?"
"hiç zevk aldın mı?"
"nasıl yaptılar?"
"önden mi arkadan mı?"
"bakire misin?"
"çığlık attın mı?"
"kanıtlayabilir misin?"
tut ki açık bir kıyafet vardı üstümde, tut ki gecenin bir yarısıydı, tut ki mahalle arasındaydım, tut ki bakire değilim, tut ki atmadım çığlık...
ama istemedim, ama zevk almadım, ama kanıtlayamam. kanıtlayamam çünkü tecavüzden sonra banyo yaptım, hatta yüzmek istedim derimi, etimi koparıp atmak istedim; temizlensin diye... çığlık atmadım çünkü korktum, birileri duyar katılmaya gelir diye, birileri gelir beni suçlar diye... yine de suçlu ben miyim? yine de hakkım değil mi sokakta özgürce dolaşmak? yine de hakkım değil mi istediğimi giymek? yine de hakkım değil mi adalet? "yasa önünde eşitlik" bile hakkım değil?
o halde yerin dibine batsın adalet sisteminiz de, vatanınız da, hukukunuz da, devletiniz de...
demem o ki sevgili yazar, "ben tecavüze uğradım" demek öyle uzaktan atılıp tutulacak bir mesele değil... dile şimdi kolay geldiği gibi aile karşısında, polis karşısında söylenebilecek kadar kolay değil... şimdi bile anlatmak zor, çok zor. avuçlarının içi terleye terleye haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmak ve buna gelecek cevapları nasıl karşılayacağını düşünmek bile zor. var gerisini sen düşün de, daha memeleri bile çıkmamış sabi sübyanları cahillikle, bilgisizlikle suçlama. biz biliyoruz, farkındayız, bilinçliyiz ve buna rağmen yapamıyorsak "adalet isteme" işini, var sen düşün karşında kimin düşündüğünü, va sen düşün "cehalet"in boyutunu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar