bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız13
- yunanistan23
- en son aldığınız iltifat3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak29
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- sol frame'in esrar çekmiş gibi olması2
- irmik helvası vs un helvası18
- fırın poşetinde tavuk patates3
- hayvan gibi acı salça yemek3
- 31 çekerken dinlenecek şarkılar3
- ismail kartal2
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- midilli adası3
- cennet2
- o şarkıyı açma anısı var3
- yapay zeka sohbet botları ve flört2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- aşka düşmek2
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- gürsel tekin'in görevden alındığı iddiası2
- japonya23
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- aylık 414 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır6
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- bik bikle yemek yapmak10
- granny sevgili3
- ketçap aromalı ruffles10
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin7
- adanalı ateist10
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- türk kahvesi7
- cem küçük6
- borsa 10 000 lere gidebilir mi5
- üşüyen erkek12
- melamin tabak5
- hiç porno izlememiş erkek9
- priapizm3
- gelecek partisi'nin kapanması12
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- eye of the tiger dinleyerek yapılabilecek şeyler4
- gürcistan26
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
birine sonsuz güvenmek.. güven!
belki en asil duygulardan, aşk gibi bir şey! birinin sırtına dayanmanın dayanılmaz huzuru .. hep bir başına ayakta kalmanın yorgunluğunu, o sevilen birinde hafifletmek gibi.. o'na güvenerek bütün silahlarını yere indirmek gibi bir şey güven. bir de sonsuz olduğunu düşünürsek..
bir dağın tepesine çıktıktan sonra, derenin kenarındaki bir söğüt ağacında dinlenmek gibi bir şey sonsuz güven!
fakat;
ne de zor bir kelime değil mi, hatta çoğu kez imkansız.
Birini tamamen tanıdın diyelim, her şeyiyle ama , bütün hücreleriyle. O kişinin değişme ihtimali ne olacak peki? Ne kadar tanıyıp , güvendiğini söylesen bile, şu dünyada birinin birkaç günde değişmeyeceği ne malum? karşına bir günde tamamen yabancı gibi biri olarak çıkınca peki, nerede kalacak o güven? nerede tekrar yaşamaya devam edecek, güneşli günlerin ardından çıkan karlı bir fırtınada nereye sığınacak, nerede büyümeye devam edecek? hani sonsuz ya, sonu yok.. sayısız, niceliksiz bir şey ya..
güven , insan izin verdiği ve istediği ölçüde çığ gibi büyüyebilen bir duygular yığını. içinde sadece huzur bulmak ve inanmak yok. birçok duygunun, inanmanın, sevginin, sadakatin ve fedakarlığın karışımı gibi bir şey..
ne kadar derecesini artırdıkça, sonsuza yaklaştıkça, verdiğin değerler , inandığın vakitler, duyduğun güven sonsuza yaklaştıkça; bir gün sarsılma ihtimalinde, o kocaman duyulan güvenin yere inme hızı da o derece şiddetli!
o'nunla yerden 3000 metre göklerde uçarken, aradaki bağın ipleri ne kadar yukarıdaysa sonsuza yaklaşırcasına,
bir sallantıda dibe çakılış da o derece kuvvetli..
bir bina desek güven ' imize,
40 kilometre uzunluğunda koca bi' bina inşa ettik o eşsiz, güzel asla "yarıda kalmayacak" duygularla..
bir depremde kendimizi bulduğumuz yer de,
yerin altında, ekside 40 kilometre olur..
acı ama,
gerçek denen bir şey var..
kimbilir belki de çoğumuz, bu sarsıntılı inişin "ihtimal"inden dolayı kapılarımızı kapıyoruz kimselere.
gerekirse yalnız başına, kimseye güvensiz olalım ama yeter ki teslim olunca birine, o yere çakılış halini yaşamayalım diye.. doğru değil mi..?
belki en asil duygulardan, aşk gibi bir şey! birinin sırtına dayanmanın dayanılmaz huzuru .. hep bir başına ayakta kalmanın yorgunluğunu, o sevilen birinde hafifletmek gibi.. o'na güvenerek bütün silahlarını yere indirmek gibi bir şey güven. bir de sonsuz olduğunu düşünürsek..
bir dağın tepesine çıktıktan sonra, derenin kenarındaki bir söğüt ağacında dinlenmek gibi bir şey sonsuz güven!
fakat;
ne de zor bir kelime değil mi, hatta çoğu kez imkansız.
Birini tamamen tanıdın diyelim, her şeyiyle ama , bütün hücreleriyle. O kişinin değişme ihtimali ne olacak peki? Ne kadar tanıyıp , güvendiğini söylesen bile, şu dünyada birinin birkaç günde değişmeyeceği ne malum? karşına bir günde tamamen yabancı gibi biri olarak çıkınca peki, nerede kalacak o güven? nerede tekrar yaşamaya devam edecek, güneşli günlerin ardından çıkan karlı bir fırtınada nereye sığınacak, nerede büyümeye devam edecek? hani sonsuz ya, sonu yok.. sayısız, niceliksiz bir şey ya..
güven , insan izin verdiği ve istediği ölçüde çığ gibi büyüyebilen bir duygular yığını. içinde sadece huzur bulmak ve inanmak yok. birçok duygunun, inanmanın, sevginin, sadakatin ve fedakarlığın karışımı gibi bir şey..
ne kadar derecesini artırdıkça, sonsuza yaklaştıkça, verdiğin değerler , inandığın vakitler, duyduğun güven sonsuza yaklaştıkça; bir gün sarsılma ihtimalinde, o kocaman duyulan güvenin yere inme hızı da o derece şiddetli!
o'nunla yerden 3000 metre göklerde uçarken, aradaki bağın ipleri ne kadar yukarıdaysa sonsuza yaklaşırcasına,
bir sallantıda dibe çakılış da o derece kuvvetli..
bir bina desek güven ' imize,
40 kilometre uzunluğunda koca bi' bina inşa ettik o eşsiz, güzel asla "yarıda kalmayacak" duygularla..
bir depremde kendimizi bulduğumuz yer de,
yerin altında, ekside 40 kilometre olur..
acı ama,
gerçek denen bir şey var..
kimbilir belki de çoğumuz, bu sarsıntılı inişin "ihtimal"inden dolayı kapılarımızı kapıyoruz kimselere.
gerekirse yalnız başına, kimseye güvensiz olalım ama yeter ki teslim olunca birine, o yere çakılış halini yaşamayalım diye.. doğru değil mi..?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar