bugün
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek15
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ben geldim naneler19
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- ferdi özbeğen9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- pandela43
- devlet kim lan7
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz4
- çok çişi gelen insan5
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- pandela tarzı entry gir6
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- wednesdayin annesi8
- menekşe moru oje4
- günün iddaa kuponu2
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- mmm pandela poposu kocaman5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- azgın türbanlı10
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- annenin ölmesi5
- izlenmiş en kusursuz film8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- anın görüntüsü20
- tai lung ile revani yemek4
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sözlüğün kahve olması13
- pandela1bukentay3
- ince ruhlu erkek olmak2
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- 20263
- alttaki yazara aşık ol11
insanların en büyük hatalarından biri de önyargıdır. Müthiş, iyi ve çok lüks bir yerde yaşayan insanlar için ''cennet gibi bir hayatı var'' deriz. Ancak o insanın ne yaşadığını veya hangi durumda olduğuna kör kalırız. Bunu onlara sorsak ''cennetin canı cehenneme'' bile diyebilirler. Çünkü içlerinde ki acı durumdan haberdar değilizdir çoğu zaman. Filmin ana fikri de bu zaten. Çoğunlukla işiyle meşgul olan kişiler burnunun dibinde ki çoğu şeyi göremezler. Öyle bir an gelir ki görmek zorunda kalırlar. Tabii genellikle acı bir olay sonrasında gerçekleşir bu. Film hayatımızın para, iş ve yoğun çalışma temposundan ibaret değil de ilişki ve aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Çarpık aile ortamının genel sorunu da budur zaten, herşeyi görmezden gelmek ve gelişi güzel tavır takınmak.
George Clooneyi başrolde seyrettiğimiz yapım bu sene Hollywood Film Festivalinde usta oyuncuya yılın aktörü ödülünü de getirmişti. Dünya prömiyeri Eylül ayında Toronto Uluslararası Film Festivalinde gerçekleştirilen yapım, eleştirmenlerden de oldukça yüksek not almayı başardı. En iyi Film ve En iyi Erkek Oyuncu dallarında Altın Küre alan yapım, 5 dalda da Oscar adayıydı. Tüm bunları topladığımızda gerçekten uyarlaması iyi kotarılmış bir filmle karşılaşıyoruz. Senaryosu bana göre biraz klişe kaçmış. Sakin ortamda izlenildiğinde çok büyük keyif verecektir. Filmin tempo sıkıntısı da var hayli düz gidiyor. Ama bu düzlük kötü anlamda değil, gayet basit ve akıcı anlamında. Alexandra karakterini Shailene Woodley canlandırıyor. Ancak ilk olarak Amanda Seyfried düşünülüyor ve daha sonra bundan vazgeçiliyor. Bence Shailene çok daha uygun ve doğru bir seçim olduğunu gösteriyor.
--spoiler--
Özellikle Sid, Alexandra ve Scottie insanı caydırıcı tavırlarıyla bezdiriyor. Amerika aile yapısının temelinde yatan şey aslında bu rahatlık. Ama bu filmde biraz daha gözümüze sokuluyor bu. Aşırı derece bayağı ve tiksindirici bir hal bu. Aslında Matt kızlarına biraz ilgi gösterip onların üzerinde baskı yaratabilse bu rahatlıkta rahatlıkla ortadan kalkabilir. Öyle ki bir sahnede Matt ''Kızlarım otoriteyi sevmiyorlar galiba'' diye bir telkinde bulunuyor. Aslında ortada ne disiplin ne de otorite var. Şöyle bir baktığımızda Matt'in eşinin kaza geçirmesi sadece bir sebep. Filmin bitiş sahnesinde ailenin kalan üç ferdini de suratları durgun bir şekilde kanepenin üzerinde iki dakika boyunca görüyoruz. ''Senden Bana Kalan'' derken işte bu aldatılma ve baba-kız ilişkisi seyircinin gözüne sokuluyor. Her ne kadar bunu bana fazla hissettiremese de.
--spoiler--
Filmi izleyin, sakin bir ortamda.
George Clooneyi başrolde seyrettiğimiz yapım bu sene Hollywood Film Festivalinde usta oyuncuya yılın aktörü ödülünü de getirmişti. Dünya prömiyeri Eylül ayında Toronto Uluslararası Film Festivalinde gerçekleştirilen yapım, eleştirmenlerden de oldukça yüksek not almayı başardı. En iyi Film ve En iyi Erkek Oyuncu dallarında Altın Küre alan yapım, 5 dalda da Oscar adayıydı. Tüm bunları topladığımızda gerçekten uyarlaması iyi kotarılmış bir filmle karşılaşıyoruz. Senaryosu bana göre biraz klişe kaçmış. Sakin ortamda izlenildiğinde çok büyük keyif verecektir. Filmin tempo sıkıntısı da var hayli düz gidiyor. Ama bu düzlük kötü anlamda değil, gayet basit ve akıcı anlamında. Alexandra karakterini Shailene Woodley canlandırıyor. Ancak ilk olarak Amanda Seyfried düşünülüyor ve daha sonra bundan vazgeçiliyor. Bence Shailene çok daha uygun ve doğru bir seçim olduğunu gösteriyor.
--spoiler--
Özellikle Sid, Alexandra ve Scottie insanı caydırıcı tavırlarıyla bezdiriyor. Amerika aile yapısının temelinde yatan şey aslında bu rahatlık. Ama bu filmde biraz daha gözümüze sokuluyor bu. Aşırı derece bayağı ve tiksindirici bir hal bu. Aslında Matt kızlarına biraz ilgi gösterip onların üzerinde baskı yaratabilse bu rahatlıkta rahatlıkla ortadan kalkabilir. Öyle ki bir sahnede Matt ''Kızlarım otoriteyi sevmiyorlar galiba'' diye bir telkinde bulunuyor. Aslında ortada ne disiplin ne de otorite var. Şöyle bir baktığımızda Matt'in eşinin kaza geçirmesi sadece bir sebep. Filmin bitiş sahnesinde ailenin kalan üç ferdini de suratları durgun bir şekilde kanepenin üzerinde iki dakika boyunca görüyoruz. ''Senden Bana Kalan'' derken işte bu aldatılma ve baba-kız ilişkisi seyircinin gözüne sokuluyor. Her ne kadar bunu bana fazla hissettiremese de.
--spoiler--
Filmi izleyin, sakin bir ortamda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar