bugün
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- akp vs pkk6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi13
- truvalı helen3
- en güvenilir siyasi lider2
- nihoşun ölümü6
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim6
- yazarların sgk borcu4
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- osmanlıca3
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- dm açsana diyen erkek5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- bayan yazarların nick altı2
- arka kapının gıcırdaması4
- özgür özel'in tutuklanması5
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek8
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- namazlı mealler kuran değildir2
- ali vefa11
- kaplumbağaya yem verdim3
- ama kent uzlaşısı6
- meal kuran değildir26
- aile hekimi5
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- spacex roket parçasının ay'a çarpması2
- ikinci el otomobil piyasası2
- 5 ağustos 2026 üç kadın cinayeti üç bavul2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- lore peyniri3
- sözlük yazarı dövmek4
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- inci sözlük3
- afrika'ya erzak yardımı yapmak3
- midilli adası6
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- mayışın çekildiği günlerde sucuk yemek2
- duş almak vs duş yapmak6
- ülkücü vs pkklı3
- leon2
- geceye güzel bir söz bırak6
- lor peynirini krem peynir haline getirmek2
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
türkiye'nin en aptalca yaklaşımında bulunan taraftarıdır. -evet feci şekilde subjektif yorum içeriyor ancak hemmen kanıtlarını sunuyorum ki; subjektiflikten çıksın-
bursaspor takımı 2002-2003 sezonunda altay'ın düşmesi ile/düşürülmesi ile ligde g.t zoru ile son anda 36 puanla kaldı... altay düştüğünde 35 puandaydı... ki; o sezon, şimdi b.k attıkları beşiktaş karşısında bursa'da 2-2'lik berbaberlik almışlar hakem metin tokat beşiktaş'ın 2 penaltısını vermemişti... -ulan bak nasıl hatırlıyorum düdükler- sonra bunlar ıkına sıkına kaldılar ligde... derken 2003-2004 sezonu başladı... bursaspor ilk galibiyetini 7. haftada, ikinci galibiyetini 11. haftada aldı... koskoca ilk yarıda 2 galibiyet almış bursaspor... sonra 2. yarı başlamış; -ha bu arada, erol'un atılıp, yasin'in atılmamasını içine sindiremeyen bir beşiktaşlıyım- bursaspor; 21, 25, 28. haftalarda aldı.. yani 29. haftaya kadar toplam 5 galibiyet! sonra ne olduysa oluyor, bursaspor bir anda mutasyon geçiriyor tıpkı pokemonlar gibi... bizim pikachu oluyor raichu... oluyor bir efsane... 30, 31, 32, 33 ve 34. haftaları üst üste kazanıyor... 29 hafta yatan bursaspor, 29 haftada toplam 5 galibiyet alan bursaspor, 2 defa üst üste 29 hafta boyunca kazanamayan bursaspor son 5 maçını kazanıyor! bir de bursaspor'un 32. haftada bir maçı vardır ki; hani kendilerini namuslu sayıyorlar ya; rizespor ilk 45 dakikada attığı gollerle 2-0 önde kapatıyor ilk yarıyı... devre arasında, koridorlarda futbolculara saldırılıyor... ikinci yarı bursaspor attığı 4 golle maçı 4-2 alıyor... maç sonunda rizeli futbolcular "ömrümde ilk defa ölümü bu kadar yakın hissettim", "ölüm ensemizdeydi", "ilk defa bir maçı kaybettiğimize seviniyorum, eğer kazansaydık cesedimiz çıkardı" açıklamalarını yapıyorlar... o maç için yayıncı kuruluşun kameraları stada alınmıyor! ondan sonra delikanlılıktan bahsederler... ulan madem beşiktaş sizi düşürdü, siz rize maçını hakkınızla mı kazandınız?
durun daha bitmedi... bunlar "amigosu ermeni biz vatanseveriz" narası atarlar... türk kavramının anayasa'da tanımı açıktır. anayasamızın 66. maddesine göre; -bu nohut beyinli faşizanlara dersim olsun bari, öğrenin lan türklük neymiş!-
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasî Haklar ve Ödevler
I. Türk vatandaşlığı
MADDE 66.
* Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
* Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Son cümle mülga: 3.10.2001-4709/23 md.)
* Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
* Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
* Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
neymiş? vatandaşlık bağı ile türk devletine bağlı olan herkes türkmüş... yani atamızın vecizi üzerine "ne mutlu türküm diyene" ilkesi vardır, "ne mutlu türküm doğana" değil! bir de vatanseverlik, taraftar grubuna amerika birleşik devletleri'nin bir eyaletinin (bkz: texas) ismini vermekle de olmaz... ama sizin vatanseverliğiniz ancak buna yeter... tabi siz şimdi eski texas valisi, şimdiki amerika birleşik devletleri başkanı bush'un da hemşehrisinizdir... hatta "bizi delikten içeri süpürmeyin, bizi kullanın" da dersiniz... o sizin faşizan duygularınızla hakaret aracı olarak kullandığınız alen'in bulunduğu tribünde "türkiye cumhuriyeti" pankartı açılıyor... ama senin beynin basmaz vatanseverlik kavramına... senin vatanseverlik kavramın bursaspor'un düşüp, düşmemesine bağlı...
ulan fenerbahçe ile maç yapacaksınız, maç yapacağınız haftanın perşembe günü başkanınız "ben fenerbahçeliyim" diyor... takımınız ilk yarı fırsatları kaçırıyor, ikinci yarı 4 tane yiyor... söyleyin ulan kaç paraya sattınız fenerbahçe'ye? ne oldu dokundu değil mi? çünkü yok öyle bir şey... ikinci yarı kondisyon düştü, ilk yarıda pozisyonları şanssızlık sonucu harcadınız... ama maçtan sonra levent kızıl'ı istifaya çağırmadınız mı? tepkiniz "ben fenerbahçeliyim" sözüne değil miydi? başkanınızın açıklamaları sizi de gerdi değil mi? içinize kurt düşürmedi mi bu çıkış? "ulan acaba fener'e maçı verdik mi? dedirtmedi mi?
ulan her şeyi geçtim, biz beşiktaş jimnastik kulübü olmaktan gurur duyduk her zaman... jimnastik isminden gocunmadık! evet tarihsel süreçte, ana branşımız jimnastikti ve biz tarihimizden utanmadık! bizim ana branşımız olmayan futbolda galatasaray'dan sonra avrupa'daki en başarılı türk takımı olduk!
her ne olursa olsun saygınızı bozmamalıydınız... skorboarda "b.jimnastik.k" yazın tamam anlarım derim ki; hırslarından yaptılar... "b.jimnastik" ne lan? aklınızca toşşak geçiyorsunuz?
delikanlılık, ankaragücü taraftarı ile birleşip, ramazan ayı'nda iftar vakti boş çarşı'yı basıp, cam çerçeve kırmakla olmuyor! delikanlılık, ankara'ya gelip, ankaragücü taraftarı ile birleşip, taşlı sopalı girişmekle de olmuyor!
işte oğlum, yukarda bahsettiğim somut şeylerden dolayı zavallısınız! 29 haftada 2 maç üst üste kazanamadan, 5 maç kazanıp, son beş maçı üst üste kazanmanızı, rizespor maçının 2-0'dan 4-2'ye gelmesini açıklayın ondan sonra görelim delikanlılığınızı! işte analiz yapamadığınız için, olan şeyleri değerlendiremediğiniz için siz, allah'ın size bahşetmiş olduğu beyninizi kullanamıyorsunuz! bu yüzden aptalca davranıyorsnuz... o sezon düşmenizi beşiktaş'a değil, teknik adamınızdan, yönetiminize, futbolcularınıza sorun! 29 hafta 5 galibiyete tamah eden kulübünüze sorun! 2004-2005 sezonunda 1. lige çıkamayan kadronuza sorun! madem çok acaip robottunuz ertesi sene neden çıkamadınız ulan? ancak bu kadar delikanlısınız işte!
tigana efendi'nin armağanı olarak 3-0 da kazandınız, pışpışlanıp, gazınız alınmıştır herhalde... gaz yaptı ya düşmeniz, ağlıyordunuz... artık ağlamayın... utanın oğlum utanın... bu yazdıklarımın gerçekliğinden utanın!
not: beşiktaş'a aklınca hakaret etmeye çalışan "jimnastik" diye niteleyenlere sesleniyorum... bu yazdıkalrmın aksini kanıtlayın... kanıtlayamazsanız eksileyin... kişiliğinizi gösterin...
bursaspor takımı 2002-2003 sezonunda altay'ın düşmesi ile/düşürülmesi ile ligde g.t zoru ile son anda 36 puanla kaldı... altay düştüğünde 35 puandaydı... ki; o sezon, şimdi b.k attıkları beşiktaş karşısında bursa'da 2-2'lik berbaberlik almışlar hakem metin tokat beşiktaş'ın 2 penaltısını vermemişti... -ulan bak nasıl hatırlıyorum düdükler- sonra bunlar ıkına sıkına kaldılar ligde... derken 2003-2004 sezonu başladı... bursaspor ilk galibiyetini 7. haftada, ikinci galibiyetini 11. haftada aldı... koskoca ilk yarıda 2 galibiyet almış bursaspor... sonra 2. yarı başlamış; -ha bu arada, erol'un atılıp, yasin'in atılmamasını içine sindiremeyen bir beşiktaşlıyım- bursaspor; 21, 25, 28. haftalarda aldı.. yani 29. haftaya kadar toplam 5 galibiyet! sonra ne olduysa oluyor, bursaspor bir anda mutasyon geçiriyor tıpkı pokemonlar gibi... bizim pikachu oluyor raichu... oluyor bir efsane... 30, 31, 32, 33 ve 34. haftaları üst üste kazanıyor... 29 hafta yatan bursaspor, 29 haftada toplam 5 galibiyet alan bursaspor, 2 defa üst üste 29 hafta boyunca kazanamayan bursaspor son 5 maçını kazanıyor! bir de bursaspor'un 32. haftada bir maçı vardır ki; hani kendilerini namuslu sayıyorlar ya; rizespor ilk 45 dakikada attığı gollerle 2-0 önde kapatıyor ilk yarıyı... devre arasında, koridorlarda futbolculara saldırılıyor... ikinci yarı bursaspor attığı 4 golle maçı 4-2 alıyor... maç sonunda rizeli futbolcular "ömrümde ilk defa ölümü bu kadar yakın hissettim", "ölüm ensemizdeydi", "ilk defa bir maçı kaybettiğimize seviniyorum, eğer kazansaydık cesedimiz çıkardı" açıklamalarını yapıyorlar... o maç için yayıncı kuruluşun kameraları stada alınmıyor! ondan sonra delikanlılıktan bahsederler... ulan madem beşiktaş sizi düşürdü, siz rize maçını hakkınızla mı kazandınız?
durun daha bitmedi... bunlar "amigosu ermeni biz vatanseveriz" narası atarlar... türk kavramının anayasa'da tanımı açıktır. anayasamızın 66. maddesine göre; -bu nohut beyinli faşizanlara dersim olsun bari, öğrenin lan türklük neymiş!-
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasî Haklar ve Ödevler
I. Türk vatandaşlığı
MADDE 66.
* Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
* Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Son cümle mülga: 3.10.2001-4709/23 md.)
* Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
* Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
* Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
neymiş? vatandaşlık bağı ile türk devletine bağlı olan herkes türkmüş... yani atamızın vecizi üzerine "ne mutlu türküm diyene" ilkesi vardır, "ne mutlu türküm doğana" değil! bir de vatanseverlik, taraftar grubuna amerika birleşik devletleri'nin bir eyaletinin (bkz: texas) ismini vermekle de olmaz... ama sizin vatanseverliğiniz ancak buna yeter... tabi siz şimdi eski texas valisi, şimdiki amerika birleşik devletleri başkanı bush'un da hemşehrisinizdir... hatta "bizi delikten içeri süpürmeyin, bizi kullanın" da dersiniz... o sizin faşizan duygularınızla hakaret aracı olarak kullandığınız alen'in bulunduğu tribünde "türkiye cumhuriyeti" pankartı açılıyor... ama senin beynin basmaz vatanseverlik kavramına... senin vatanseverlik kavramın bursaspor'un düşüp, düşmemesine bağlı...
ulan fenerbahçe ile maç yapacaksınız, maç yapacağınız haftanın perşembe günü başkanınız "ben fenerbahçeliyim" diyor... takımınız ilk yarı fırsatları kaçırıyor, ikinci yarı 4 tane yiyor... söyleyin ulan kaç paraya sattınız fenerbahçe'ye? ne oldu dokundu değil mi? çünkü yok öyle bir şey... ikinci yarı kondisyon düştü, ilk yarıda pozisyonları şanssızlık sonucu harcadınız... ama maçtan sonra levent kızıl'ı istifaya çağırmadınız mı? tepkiniz "ben fenerbahçeliyim" sözüne değil miydi? başkanınızın açıklamaları sizi de gerdi değil mi? içinize kurt düşürmedi mi bu çıkış? "ulan acaba fener'e maçı verdik mi? dedirtmedi mi?
ulan her şeyi geçtim, biz beşiktaş jimnastik kulübü olmaktan gurur duyduk her zaman... jimnastik isminden gocunmadık! evet tarihsel süreçte, ana branşımız jimnastikti ve biz tarihimizden utanmadık! bizim ana branşımız olmayan futbolda galatasaray'dan sonra avrupa'daki en başarılı türk takımı olduk!
her ne olursa olsun saygınızı bozmamalıydınız... skorboarda "b.jimnastik.k" yazın tamam anlarım derim ki; hırslarından yaptılar... "b.jimnastik" ne lan? aklınızca toşşak geçiyorsunuz?
delikanlılık, ankaragücü taraftarı ile birleşip, ramazan ayı'nda iftar vakti boş çarşı'yı basıp, cam çerçeve kırmakla olmuyor! delikanlılık, ankara'ya gelip, ankaragücü taraftarı ile birleşip, taşlı sopalı girişmekle de olmuyor!
işte oğlum, yukarda bahsettiğim somut şeylerden dolayı zavallısınız! 29 haftada 2 maç üst üste kazanamadan, 5 maç kazanıp, son beş maçı üst üste kazanmanızı, rizespor maçının 2-0'dan 4-2'ye gelmesini açıklayın ondan sonra görelim delikanlılığınızı! işte analiz yapamadığınız için, olan şeyleri değerlendiremediğiniz için siz, allah'ın size bahşetmiş olduğu beyninizi kullanamıyorsunuz! bu yüzden aptalca davranıyorsnuz... o sezon düşmenizi beşiktaş'a değil, teknik adamınızdan, yönetiminize, futbolcularınıza sorun! 29 hafta 5 galibiyete tamah eden kulübünüze sorun! 2004-2005 sezonunda 1. lige çıkamayan kadronuza sorun! madem çok acaip robottunuz ertesi sene neden çıkamadınız ulan? ancak bu kadar delikanlısınız işte!
tigana efendi'nin armağanı olarak 3-0 da kazandınız, pışpışlanıp, gazınız alınmıştır herhalde... gaz yaptı ya düşmeniz, ağlıyordunuz... artık ağlamayın... utanın oğlum utanın... bu yazdıklarımın gerçekliğinden utanın!
not: beşiktaş'a aklınca hakaret etmeye çalışan "jimnastik" diye niteleyenlere sesleniyorum... bu yazdıkalrmın aksini kanıtlayın... kanıtlayamazsanız eksileyin... kişiliğinizi gösterin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar