bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- 186 boyundaki erkek5
- nervionun mavi gözleri11
- teselli vermek5
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek4
- kolye142
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- uçan arabalar neden çıkmadı4
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- ofis pornosu4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- etek tıraşı3
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- sexting2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- iffet2
- istanbul13
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- sineklikle sinek öldürmek3
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- durduk yere sinirlenmek3
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- ona bir şey söyle10
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- diksiyon2
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- cep telefonu22
- fransa11
- mesihin inişi4
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- nokia20
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
savaş denen kahramanlık | mbaran
Kapalı imgelerle süslü, modern bir savaş yorumu, bir ailenin piknikle başlayıp karanlıkta biten öyküsü. Kafka romanlarında ki o bilinmezlik, insana kurtulsan artık şunlar dedirten bir anlatım, okuyucuya bunu dedirtmek kolay olmasa gerek.
Savaş nedir? insanları öldürmek, nefes olan bir organizmayı, havasız bırakmak mı? Eğer öyleyse delirmiş bir askerin şehri taramasıyla, savaş meydanında iki ordunun birbirini yok etmeye çalışmasının fazla farkı yok;
'...bence kafayı yemiş bir asker tüm şehri katlediyor '
Suçluluk duygusu ne kadar güzel verilmiş burada, hangimiz masumuz ki?
'...adam bir kişinin daha kendisi yüzünden ölmesini istemiyordu.'
Vazgeçilmez olan vicdan vurgusu;
'...genç pilot adayı, kararını vermişti: tepeye ulaşmanın bir yolunu bulacaktı. aileye silahları verdiği için artık kendini vicdanen rahat hissediyordu....'
Hikayenin gidişatını bozan bir cümleydi bu bana göre. Gayet kapalı, kendi içinde çözülen bir anlatım varken, birden bire silah gücünden bahsediliyor, oysa ki o cümleye gelene kadar, tankın kurşun geçirmez camını delen,ölüm makinesi(!) bir silah var zaten ortada;
'...acaba pilot adayı ne yapmıştı? belki bir duvarın dibinde cansız yatıyordu kahramanlığın savaşta her zaman geçerli olmayacağını, modern savaşlarda artık şansın, silah gücünün; sayıca kalabalık olmaya, kahramanlığa göre daha önemli olduğunu biliyordu.'
Büyük bir çaresizlik eşliğinde son kısma giriliyor, sonrasıysa karanlık;
'...köşeye sıkışmışlığın korkunçluğunu bir defa daha hissetti adam. öldürülecek miydiler? ölüm korkusunun karnında bir sancı gibi gücünü kestiğini hissetti.'
Okuyanı yoran, olayı çözmesine sevk eden öyküler hem yazanı hem okuyanı geliştirir ve geniş açıyla düşünmeye, görmeye, dinlemeye sevk eder: Tüm bunları yaptığı için mbaran'a teşekkürler.
Kapalı imgelerle süslü, modern bir savaş yorumu, bir ailenin piknikle başlayıp karanlıkta biten öyküsü. Kafka romanlarında ki o bilinmezlik, insana kurtulsan artık şunlar dedirten bir anlatım, okuyucuya bunu dedirtmek kolay olmasa gerek.
Savaş nedir? insanları öldürmek, nefes olan bir organizmayı, havasız bırakmak mı? Eğer öyleyse delirmiş bir askerin şehri taramasıyla, savaş meydanında iki ordunun birbirini yok etmeye çalışmasının fazla farkı yok;
'...bence kafayı yemiş bir asker tüm şehri katlediyor '
Suçluluk duygusu ne kadar güzel verilmiş burada, hangimiz masumuz ki?
'...adam bir kişinin daha kendisi yüzünden ölmesini istemiyordu.'
Vazgeçilmez olan vicdan vurgusu;
'...genç pilot adayı, kararını vermişti: tepeye ulaşmanın bir yolunu bulacaktı. aileye silahları verdiği için artık kendini vicdanen rahat hissediyordu....'
Hikayenin gidişatını bozan bir cümleydi bu bana göre. Gayet kapalı, kendi içinde çözülen bir anlatım varken, birden bire silah gücünden bahsediliyor, oysa ki o cümleye gelene kadar, tankın kurşun geçirmez camını delen,ölüm makinesi(!) bir silah var zaten ortada;
'...acaba pilot adayı ne yapmıştı? belki bir duvarın dibinde cansız yatıyordu kahramanlığın savaşta her zaman geçerli olmayacağını, modern savaşlarda artık şansın, silah gücünün; sayıca kalabalık olmaya, kahramanlığa göre daha önemli olduğunu biliyordu.'
Büyük bir çaresizlik eşliğinde son kısma giriliyor, sonrasıysa karanlık;
'...köşeye sıkışmışlığın korkunçluğunu bir defa daha hissetti adam. öldürülecek miydiler? ölüm korkusunun karnında bir sancı gibi gücünü kestiğini hissetti.'
Okuyanı yoran, olayı çözmesine sevk eden öyküler hem yazanı hem okuyanı geliştirir ve geniş açıyla düşünmeye, görmeye, dinlemeye sevk eder: Tüm bunları yaptığı için mbaran'a teşekkürler.
Gündemdeki Haberler