bugün
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur21
- uyuyamama nedeni5
- koklayarak öpmek17
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- bir şey söyle5
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- fatma betül sayan kaya14
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- çalıyor ama çalışıyor3
- akp kazandı11
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- özlemek2
- koklayarak insan tanımak7
- sözlükteki herkesin tarafını tutmak istemek5
- dünya52
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- ilk buluşmaya 100 tl ile gelen erkek4
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- ankara şarkılarında çirkinleri zorbalama merakı2
- siyahi peygamber olmaması8
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor6
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- dayanç3
- johnny sinsin türk olması2
- morkstar yazdı bunu12
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası7
- anın görüntüsü29
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- gocu32
- sözlüğün embesillerle dolu olması8
- sözlükten ilişki konusunda taktik almak2
- şuan dinlediğin şarkı8
- evrim muhafızları2
- usualsuspect'i tedavi ettirmek4
- fusya semsiyeli yabanci5
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- hamburgerciler bu kadar eti nereden buluyor3
- çingene mahallesinde mokar diye bağırıp kaçmak4
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti5
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- koklayarak öpen erkek3
- saylon2
- morkstar11
- akşam akşam canın kahveli yaş pasta çekmesi6
- kendini doktor sanan tıbbi malzemeci3
- otobüste hava atmak için açılacak kitaplar3
- s'i l v'e r m'i s t11
- gocunun elleri9
şilede bulunan turistik bir alanın ismidir. birde hikayesi vardır.
--spoiler--
Bu bir aşk hikayesidir; Her ne kadar efsane dense de, yaşanmış bir hikayenin halk arasında efsaneye dönüşmüş şeklidir.
Yıl: 1730. Yer: Elbiz, Uzunkum, Ağlayankaya yöresi.
Yörenin en varlıklı tüccarı ve ağası Dimitri. Nam-ı diğer Dimitri ağa. Sahip olduğu mısır, buğday ve üzüm bağlarının yanı sıra, iki yüz elli baş koyun ve bağındaki malikanesinde, eşi ve evin tek kızı Eftelya ile hayatını sürdürmektedir.
Birkaç ırgat ve anası ile yaşayan, 250 baş koyundan sorumlu öksüz Mehmet de, Dimitrinin yanında çobanlık yapmaktadır.
Haftalardır birbirlerini uzaktan kesen Dimitrinin kızı Eftelya ve öksüz çoban Mehmet, sonunda birbirlerine açılırlar. Her ikisi de birbirini çok sevmektedir.
Çoban Mehmet durumu anasına anlatır. Anası şaşkın ve çaresiz, bu işin sonu olmayacağını anlatsa da nafile, dinlemez Mehmet.
Kaç kez istemeye gittiyse de her defasında reddedilir. Sonunda ana-oğul kovulurlar çiftlikten.
Mehmet çaresiz, Eftelya çaresiz. Mayıs ayının son günleridir. Gizlice son kez buluşurlar o kayanın üstünde. Yan yana otururlar, uzun uzun konuşurlar. Anlarlar ki, bu dünyada kavuşmalarına imkan yok. Sessizce anlaşırlar;
Usulca ayağa kalkarlar, yüz yüze gelip birbirlerinin gözlerin içine bakarlar. Birbirlerine sarıldıklarında, gözlerinden süzülen yaşlar birbirine karışır; Hiçbir şey söylemeden öylece dururlar bir müddet. Sessizce anlaşmışlardır onlar. El ele tutuşup, gözlerini kapatarak, atlarlar denize, kendilerini dalgalara bırakırlar çaresiz, kaybolurlar.
Bu dramatik hadiseye tanıklık eden kaya da dayanamaz, o bile ağlar
O günden bu yana kayanın gözyaşları hiç dinmemiştir, sürekli akar, akar;
Adı da, AĞLAYANKAYA; olarak ölümsüzleşir;!
--spoiler--
buda görselleri: http://galeri.uludagsozlu...m/g/a%C4%9Flayan-kayalar/
--spoiler--
Bu bir aşk hikayesidir; Her ne kadar efsane dense de, yaşanmış bir hikayenin halk arasında efsaneye dönüşmüş şeklidir.
Yıl: 1730. Yer: Elbiz, Uzunkum, Ağlayankaya yöresi.
Yörenin en varlıklı tüccarı ve ağası Dimitri. Nam-ı diğer Dimitri ağa. Sahip olduğu mısır, buğday ve üzüm bağlarının yanı sıra, iki yüz elli baş koyun ve bağındaki malikanesinde, eşi ve evin tek kızı Eftelya ile hayatını sürdürmektedir.
Birkaç ırgat ve anası ile yaşayan, 250 baş koyundan sorumlu öksüz Mehmet de, Dimitrinin yanında çobanlık yapmaktadır.
Haftalardır birbirlerini uzaktan kesen Dimitrinin kızı Eftelya ve öksüz çoban Mehmet, sonunda birbirlerine açılırlar. Her ikisi de birbirini çok sevmektedir.
Çoban Mehmet durumu anasına anlatır. Anası şaşkın ve çaresiz, bu işin sonu olmayacağını anlatsa da nafile, dinlemez Mehmet.
Kaç kez istemeye gittiyse de her defasında reddedilir. Sonunda ana-oğul kovulurlar çiftlikten.
Mehmet çaresiz, Eftelya çaresiz. Mayıs ayının son günleridir. Gizlice son kez buluşurlar o kayanın üstünde. Yan yana otururlar, uzun uzun konuşurlar. Anlarlar ki, bu dünyada kavuşmalarına imkan yok. Sessizce anlaşırlar;
Usulca ayağa kalkarlar, yüz yüze gelip birbirlerinin gözlerin içine bakarlar. Birbirlerine sarıldıklarında, gözlerinden süzülen yaşlar birbirine karışır; Hiçbir şey söylemeden öylece dururlar bir müddet. Sessizce anlaşmışlardır onlar. El ele tutuşup, gözlerini kapatarak, atlarlar denize, kendilerini dalgalara bırakırlar çaresiz, kaybolurlar.
Bu dramatik hadiseye tanıklık eden kaya da dayanamaz, o bile ağlar
O günden bu yana kayanın gözyaşları hiç dinmemiştir, sürekli akar, akar;
Adı da, AĞLAYANKAYA; olarak ölümsüzleşir;!
--spoiler--
buda görselleri: http://galeri.uludagsozlu...m/g/a%C4%9Flayan-kayalar/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar