bugün
- kürt dizilerinin tutmaması10
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği45
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi7
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- en iyi çakmak markası6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması6
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür5
- hulk gerçek mi5
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- from gold from dust32
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- championship manager 01 022
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- vurdurmaya meyilli araba5
- akapekaka3
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması3
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır3
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi4
- köylülük2
- sorgulanmamış kabuller2
- akepe dönemi16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- neden kimse bana günaydın demiyor sorusu2
- sabahları sevilen şeyler3
- bir tane sineğin evde kaos çıkarması2
- queen ravenna ifşası15
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- uludağ sözlük 1 yaşında msn zirvesi2
- of aman nalan2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- kolye143
- bu saatte uyumama sebebi4
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- eski yazarların profilinde dolaşmak2
- la loba21
- saat12
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
gerçekten ders çıkarılacak nitelikte olan bir konuşma metnine denk geldim bugün. kendisinin bugüne kadar bir tane bile kitabını okumuşluğum yoktur. alıpta okuma ihtiyacı hissetmedim yalan yok. ama bu konuşmasını paylaşmak boynumuzun borcu gibi geldi.
Ayse kulin'in 25 haziran 2012 de, robert kolej'deki mezuniyet töreninde yaptığı konuşmadan;
"ben de, bugün burada verilecek olan diplomayı bir haziran günü, tam 51 yıl önce aldım. o zamanlar kızlar bu binalarda, erkekler r.c dediğimiz bebek'deki bu günün boğaziçi üniversitesinde okurdu. her iki okul sık sık bir araya gelir çeşitlietkinlikler yapardık.
yıl boyunca birlikte hazırladığımız tiyatro oyunlarımız, her dönem bir-iki konserimiz ve mutlaka dans partilerimiz olurdu.
Partilerimiz akşam yedi'de başlar on bir'de biterdi ve inanmayacaksınız ama bu bize yeterdi. öpüşmek yoktu, el ele tutuşmak ve bakışmak vardı. I-pod yoktu, müziği kulağımıza takamaz ancak pikapta plak olarak çalardık ama bu günün gençleri gibi rüzgara tutulmuş gençleri gibi ayakta sallanmaz, çılgınca dans ederdik.
kokakola yoktu, gazoz içerdik. televizyon yoktu, radyo dinlerdik. bugün artık tarihe karışmış faks bile yoktu, acil haberler için, postanede kelime başına ödeme yaparak telgraf çekerdik. cep telefonu yoktu, şehir dışına santralden bağlanarak ve ancak saatlerce bekledikten sonra konuşurduk.
internet yoktu, mektup yazardık. araştırmalarımızı tozlu arşivlerde yapar, yığınla 'book mite' yutardık. *
Bilgisayar, internet, cep telefonu, facebook, twitter, tablet, ancak birer kurgu- bilim romanı malzemesiydi.
Kısacası siz gençlere bu gün siz gençlere Taş Devri gibi gelebilecek bir dünyada yaşardık.
Öğretmenlerimizle yine arkadaş gibiydik. Hem eğlenir hem öğrenirdik. Aramızda zor öğrenenler de vardı ama onlar bile bir duruş sahibiydi. BiR DURUŞ!
Nedir bu duruş dediğim, onu da bir örnekle anlatayım:
Okula ilk başladığım yıl, bir yaramazlık yapıp, kendimi okul müdürü Mrs. Hanson'ın karşısında bulmuştum. Ayşaa, anlat bakalım meseleyi dediğinde, heyecan ve korku içinde anlatmış, sonra da, Şahitlerim bile var, bana inanmazsanız falancaya sorun, filancaya sorun gibi bir şeyler gevelemiştim. Bak Ayşa, demişti Mrs. Hanson, Doğruları söyleyen, sorumluluk sahibi birinin şahite ihtiyacı olmaz. Sen bende öyle bir itimat uyandır ki, ben kimseye sorma ihtiyacı hissetmiyeyim. Ayşa söylüyorsa, öyledir demeliyim. Sen kendine inanırsan, ben de sana inanırım..."
edit: yazım hatası
Ayse kulin'in 25 haziran 2012 de, robert kolej'deki mezuniyet töreninde yaptığı konuşmadan;
"ben de, bugün burada verilecek olan diplomayı bir haziran günü, tam 51 yıl önce aldım. o zamanlar kızlar bu binalarda, erkekler r.c dediğimiz bebek'deki bu günün boğaziçi üniversitesinde okurdu. her iki okul sık sık bir araya gelir çeşitlietkinlikler yapardık.
yıl boyunca birlikte hazırladığımız tiyatro oyunlarımız, her dönem bir-iki konserimiz ve mutlaka dans partilerimiz olurdu.
Partilerimiz akşam yedi'de başlar on bir'de biterdi ve inanmayacaksınız ama bu bize yeterdi. öpüşmek yoktu, el ele tutuşmak ve bakışmak vardı. I-pod yoktu, müziği kulağımıza takamaz ancak pikapta plak olarak çalardık ama bu günün gençleri gibi rüzgara tutulmuş gençleri gibi ayakta sallanmaz, çılgınca dans ederdik.
kokakola yoktu, gazoz içerdik. televizyon yoktu, radyo dinlerdik. bugün artık tarihe karışmış faks bile yoktu, acil haberler için, postanede kelime başına ödeme yaparak telgraf çekerdik. cep telefonu yoktu, şehir dışına santralden bağlanarak ve ancak saatlerce bekledikten sonra konuşurduk.
internet yoktu, mektup yazardık. araştırmalarımızı tozlu arşivlerde yapar, yığınla 'book mite' yutardık. *
Bilgisayar, internet, cep telefonu, facebook, twitter, tablet, ancak birer kurgu- bilim romanı malzemesiydi.
Kısacası siz gençlere bu gün siz gençlere Taş Devri gibi gelebilecek bir dünyada yaşardık.
Öğretmenlerimizle yine arkadaş gibiydik. Hem eğlenir hem öğrenirdik. Aramızda zor öğrenenler de vardı ama onlar bile bir duruş sahibiydi. BiR DURUŞ!
Nedir bu duruş dediğim, onu da bir örnekle anlatayım:
Okula ilk başladığım yıl, bir yaramazlık yapıp, kendimi okul müdürü Mrs. Hanson'ın karşısında bulmuştum. Ayşaa, anlat bakalım meseleyi dediğinde, heyecan ve korku içinde anlatmış, sonra da, Şahitlerim bile var, bana inanmazsanız falancaya sorun, filancaya sorun gibi bir şeyler gevelemiştim. Bak Ayşa, demişti Mrs. Hanson, Doğruları söyleyen, sorumluluk sahibi birinin şahite ihtiyacı olmaz. Sen bende öyle bir itimat uyandır ki, ben kimseye sorma ihtiyacı hissetmiyeyim. Ayşa söylüyorsa, öyledir demeliyim. Sen kendine inanırsan, ben de sana inanırım..."
edit: yazım hatası
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar