bugün
- filistin46
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- fon kurdum para yatırır mısınız12
- zeynep bastık'ın minik dudakları3
- kia stonic2
- dinciler4
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm4
- cennete gideceğini sanıp cehenneme gidip göt olmak3
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması5
- ikinci mustafa2
- kamal4
- iftira atmak2
- anın görüntüsü28
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- trump'ın yanındaki garip tipli kadın2
- ten uyumu vs kafa uyumu5
- fransız arabaları3
- ne kadar yaşlısın9
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- pazar günü aktiviteleri3
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı2
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- antipanik'e bir şey söyle22
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- silvermist'e iki şey söyle20
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- mossat yaptı abi heralde yani2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- avustralya2
- arkadaşlar ne yesek8
- özelden şeftalisini atan yazar14
- alttaki yazara bir şey söyle24
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- seksten önce dua etmek10
- tarhana çorbası12
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- sözlük kızlarının kombinleri15
- pazar sabahı2
- israil'i allah cezalandıracak9
- parcalandim toparlanamiyorum323
- sözlük kızlarının tantunici7
- ucan tekme atan hipopotam47
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- sapık şarkı sözleri9
uzaktan bakarsan görürsün, bu cümlenin karşılığı: hayat.
bu cümlenin karşılığı: bütün yolların çıktığı o son durak.
Hayat garip. Hayat'ı garip bulmayan insanlar garibime gidiyor. Hayat, hiçbir şey olmasa, sadece garip. Ve ben hep unutuyorum. Belki hiçbir zaman tam olarak ikna olmadığımdan, hayatın bu garip yanını hep unutma eğilimindeyim. Zihnimin oyunlarını, göreceliliğin değişmezliğini, yakından baktığın zaman, hiçbir şeyin asla, net görünmediğini.. unutma eğilimindeyim. Ben zaten hep bunun için yazdım. Hatırlamak için. Oysa galiba, neyi hatırlamam gerektiğini, hiçbir zaman tam olarak bilemedim.
Şimdi mesela biliyorum. Çünkü şu içtiğim sigara kadar net. Moleküller avucumun içindeymiş gibi. Yaşadığım, deneyimlediğim, vücut bulmuş, atomları varmış, kokusu, dokusu, ağırlığı, maddesel bir bütünlüğü varmış gibi, kuşku götürmez biçimde net. Hayatta, herhangi bir ağaç, herhangi bir hayvan, herhangi bir kaya parçası gibi somut bir yer kaplarmış gibi, net. Katı. Yaşadığım, öyle katı ki, nasıl unuttuğuma bazen hayret ediyorum. Ama dediğim gibi, belki de hiçbir zaman emin olamadım. Olduysam da kabul etmedim. Hoşuma gitmedi bu gerçek. Sıkıcı geldi, sıradan geldi. Ne saçma. Bundan daha muhteşem bir şey olabilirmiş gibi sanki.
Görecelilik.
Birbiri içine dokunmuş hayatlar.
Anılar.
Geçmiş.
Geçmişin enerjisi.
Zihnin hilesi.
Vazgeçmek istemediğimiz doğrularımızın, sıkı sıkıya sarıldığımız, aksini bir türlü kabullenmediğimiz inançlarımızın, halüsinasyonlarımızın, aldatmacalarımızın, hepsinin bir mesafe işi olması. Bunlar beni yoruyor. Ama anlıyorum. Farkına varıyorum. Ve farkına vardığım her an, biraz daha büyümüş olarak çıkıyorum. Arkamda döküntü halinde düşünceler. Hepsi ne de temelsizmiş. Arkamda koca bir dağınıklık. Hepsi ne de boşunaymış. Boşu boşuna, kendi ruhumu yağmalamışım. Neden? Unuttuğum için. Ya da işte belki de.. Her neyse.
Yakından baktığın zaman, hiçbir şey net değil. Biraz uzaklaş. Biraz dışına çık. Biraz başka havalar solu. Biraz başka yollar tep. Ve bir bakıyorsun, aman yarabbi, burdan her şey ne kadar da net. Kaybedecek ne varmış? Korkacak ne varmış? Sadece biraz uzaktan bak. Her şey ne kadar da farklıymış.
X kişisi konuşuyor. Beni göklere çıkarıyor. Ve ben göklerdeyim.
Y kişisi geliyor. Beni yerin dibine sokuyor. Ve ben yerlerdeyim.
Hangisi doğru? Hangisi ben'im?
X kişisi beni sevdi. Ben çok değerliyim.
Bir dakika, X galiba vazgeçti..? Ben çok değersizim.
X şimdi Z'yi seviyor. Artık değerli olan o. Ben Z değilim. Ben Z olmak istiyorum. Değerli olmak istiyorum. X'i kim değerli yaptı bu arada? Y vardı bir de, beni yerden yere vurmuştu. Ben zaten değersiz değil miydim o halde? Ben zaten Z de değildim. Hiç değildim. Hiç olmadım. Hiç olmayacağım. Beni kim değerli yapacak? Beni kim sevecek? Biri severken bir diğeri nefret edecekse, kim doğruyu söylüyor? Ben kime güveneceğim? Ben kimi seçeceğim? Ben kimi seveceğim? Ben Z değilim. Hep Z gibi olmaya çalışacağım. Ama kendim olarak öleceğim. Birinin değer verdiği, birinin umrunda bile olmayan, birinin kardeşi, birinin arkadaşı, birinin çocuğu, ve belki de kimsenin sevdiği değil. Ben hangisi olacağım? Herkesin birbirinin peşinden koştuğu, herkesin birilerini delicesine sevdiği bir dünyada ben, böyle, tek başıma mı kalacağım?
Biraz dışarı çıksan, biraz hava alsan..
Kimse vermeyecek o değeri. Kimse de alamaz geri.
Her şey bir aldatmacadan ibaret. Her şey yanlış yerlerde çare aramandan itibaret. Senin dışındaki her yer, senin, dışındaki, her, yer, aldatmaca. Hepsi geçici sarhoşluklar. Dışarıda bir yerde, bir anda en tepeye fırlaman, bir an sonra dibi boylacağının garantisi. Dışarıda hep çakılacaksın. Hep Z olmaya çalışacaksın. Oysa kendin geldin, kendin gideceksin. Ve zaten Z konumuzun o kadar dışında ki...
içinde bulamazsan dışarıda istediğin kadar ara. Bulamayacaksın. Yemin ederim sana, bulamayacaksın. Kafanı aynı yere gömdüğün sürece, aynı boktan çamura bulanacaksın.
Biraz dışarı çık, biraz başka havalar solu...
bu cümlenin karşılığı: bütün yolların çıktığı o son durak.
Hayat garip. Hayat'ı garip bulmayan insanlar garibime gidiyor. Hayat, hiçbir şey olmasa, sadece garip. Ve ben hep unutuyorum. Belki hiçbir zaman tam olarak ikna olmadığımdan, hayatın bu garip yanını hep unutma eğilimindeyim. Zihnimin oyunlarını, göreceliliğin değişmezliğini, yakından baktığın zaman, hiçbir şeyin asla, net görünmediğini.. unutma eğilimindeyim. Ben zaten hep bunun için yazdım. Hatırlamak için. Oysa galiba, neyi hatırlamam gerektiğini, hiçbir zaman tam olarak bilemedim.
Şimdi mesela biliyorum. Çünkü şu içtiğim sigara kadar net. Moleküller avucumun içindeymiş gibi. Yaşadığım, deneyimlediğim, vücut bulmuş, atomları varmış, kokusu, dokusu, ağırlığı, maddesel bir bütünlüğü varmış gibi, kuşku götürmez biçimde net. Hayatta, herhangi bir ağaç, herhangi bir hayvan, herhangi bir kaya parçası gibi somut bir yer kaplarmış gibi, net. Katı. Yaşadığım, öyle katı ki, nasıl unuttuğuma bazen hayret ediyorum. Ama dediğim gibi, belki de hiçbir zaman emin olamadım. Olduysam da kabul etmedim. Hoşuma gitmedi bu gerçek. Sıkıcı geldi, sıradan geldi. Ne saçma. Bundan daha muhteşem bir şey olabilirmiş gibi sanki.
Görecelilik.
Birbiri içine dokunmuş hayatlar.
Anılar.
Geçmiş.
Geçmişin enerjisi.
Zihnin hilesi.
Vazgeçmek istemediğimiz doğrularımızın, sıkı sıkıya sarıldığımız, aksini bir türlü kabullenmediğimiz inançlarımızın, halüsinasyonlarımızın, aldatmacalarımızın, hepsinin bir mesafe işi olması. Bunlar beni yoruyor. Ama anlıyorum. Farkına varıyorum. Ve farkına vardığım her an, biraz daha büyümüş olarak çıkıyorum. Arkamda döküntü halinde düşünceler. Hepsi ne de temelsizmiş. Arkamda koca bir dağınıklık. Hepsi ne de boşunaymış. Boşu boşuna, kendi ruhumu yağmalamışım. Neden? Unuttuğum için. Ya da işte belki de.. Her neyse.
Yakından baktığın zaman, hiçbir şey net değil. Biraz uzaklaş. Biraz dışına çık. Biraz başka havalar solu. Biraz başka yollar tep. Ve bir bakıyorsun, aman yarabbi, burdan her şey ne kadar da net. Kaybedecek ne varmış? Korkacak ne varmış? Sadece biraz uzaktan bak. Her şey ne kadar da farklıymış.
X kişisi konuşuyor. Beni göklere çıkarıyor. Ve ben göklerdeyim.
Y kişisi geliyor. Beni yerin dibine sokuyor. Ve ben yerlerdeyim.
Hangisi doğru? Hangisi ben'im?
X kişisi beni sevdi. Ben çok değerliyim.
Bir dakika, X galiba vazgeçti..? Ben çok değersizim.
X şimdi Z'yi seviyor. Artık değerli olan o. Ben Z değilim. Ben Z olmak istiyorum. Değerli olmak istiyorum. X'i kim değerli yaptı bu arada? Y vardı bir de, beni yerden yere vurmuştu. Ben zaten değersiz değil miydim o halde? Ben zaten Z de değildim. Hiç değildim. Hiç olmadım. Hiç olmayacağım. Beni kim değerli yapacak? Beni kim sevecek? Biri severken bir diğeri nefret edecekse, kim doğruyu söylüyor? Ben kime güveneceğim? Ben kimi seçeceğim? Ben kimi seveceğim? Ben Z değilim. Hep Z gibi olmaya çalışacağım. Ama kendim olarak öleceğim. Birinin değer verdiği, birinin umrunda bile olmayan, birinin kardeşi, birinin arkadaşı, birinin çocuğu, ve belki de kimsenin sevdiği değil. Ben hangisi olacağım? Herkesin birbirinin peşinden koştuğu, herkesin birilerini delicesine sevdiği bir dünyada ben, böyle, tek başıma mı kalacağım?
Biraz dışarı çıksan, biraz hava alsan..
Kimse vermeyecek o değeri. Kimse de alamaz geri.
Her şey bir aldatmacadan ibaret. Her şey yanlış yerlerde çare aramandan itibaret. Senin dışındaki her yer, senin, dışındaki, her, yer, aldatmaca. Hepsi geçici sarhoşluklar. Dışarıda bir yerde, bir anda en tepeye fırlaman, bir an sonra dibi boylacağının garantisi. Dışarıda hep çakılacaksın. Hep Z olmaya çalışacaksın. Oysa kendin geldin, kendin gideceksin. Ve zaten Z konumuzun o kadar dışında ki...
içinde bulamazsan dışarıda istediğin kadar ara. Bulamayacaksın. Yemin ederim sana, bulamayacaksın. Kafanı aynı yere gömdüğün sürece, aynı boktan çamura bulanacaksın.
Biraz dışarı çık, biraz başka havalar solu...
Gündemdeki Haberler