bugün
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması10
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler18
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu9
- kadınların piç erkek tercihi11
- en çok hoşa giden doğa olayı5
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi5
- zihni göktay13
- kimse türk yargısına parmak sallayamaz3
- telefonun aşırı ısınması4
- cumhuriyetçi parti2
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam9
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi5
- sersem herif10
- sözlük yazarlarının nahları3
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi7
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- düşün ki bu gece öldün5
- kardeş kardeş oynayın3
- trump suikasti3
- necip fazıl vs dostoyevski2
- ekrem imamoğlu'nun diploma davasının ertelenmesi3
- insan olmaya ceyrek kala3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- yeni yazarlara öneriler9
- yön duygusuna sahip olmamak6
- 2026 dünya kupası şampiyonu4
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- saraca finch house12
- 2026 dünya kupası25
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- karı kıza para yedirir misiniz7
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı7
- ragnar rockefeller38
- erkan taş2
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- günün şiiri21
- milyonların temmuz zammı netleşmesi6
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- aylık 337 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- evlenilmeyecek kız tipi5
her şeye rağmen olmamış bilader olmamış diyeceğim filmdir..
--spoiler--
haluk bilginer oyunculuğyla yine her zamanki gibi on numaraydı... *
hatta bir kaç sahnede al pacino izlermiş gibi hissettim kendimi
müzik açısından kesinlikle sınıfta kalmış bir film... elimde iyi bir ses sistemi olmasına rağmen konuşmalarla müzikler sık sık birbirine girdiler. sevmedim. ayrıca seçilen müziklerde de hoş bir orjinallik falan yoktu.
çekimler ve sahne seçimleri gayet güzeldi ellerine sağlık yapanların.
konu olarak fena değil diyebilirim ama yine de genele bakıldığında kötüydü. absürd bir film yapmaya çalışırken ortaya dibi tutmuş bir sebze çorbası çıkmış.
en gereksiz sahne piknik sahnesiydi. en muhteşem replik ise :
+o denize attığımız adam da mı annesinin yanına gitti
-o mu ? o anasının şeyine gitti ...
özgü namal her zamanki gibi olağanüstü bir güzelliğe sahipti. ama oyunculuğuyla değil güzelliğiyle ve saçmalığıyla göz doldurmuş. *
sürekli çocuk polisi yeleğiyle gezen tip anormal kötü bir oyunculuk sergilemiş .. piyasada adam mı yoktu ? bu adam bu rolü oynamak zorunda mıydı ? demekten kendimi alamadım. *
çeşitli ufak tefek ironiler ve alaylar filmin seyredilebilirliğini artıran etkenlerden bir tanesiydi.
bana göre filmin en sonundaki ricası ise son derece gereksizdi tıpkı piknik sahnesindeki zırvalıklar gibi.
haluk bilginer in oyunculuğu özgü namal ın güzelliği kurtaramamış bu filmi
--spoiler--
(bkz: olmamış)
--spoiler--
haluk bilginer oyunculuğyla yine her zamanki gibi on numaraydı... *
hatta bir kaç sahnede al pacino izlermiş gibi hissettim kendimi
müzik açısından kesinlikle sınıfta kalmış bir film... elimde iyi bir ses sistemi olmasına rağmen konuşmalarla müzikler sık sık birbirine girdiler. sevmedim. ayrıca seçilen müziklerde de hoş bir orjinallik falan yoktu.
çekimler ve sahne seçimleri gayet güzeldi ellerine sağlık yapanların.
konu olarak fena değil diyebilirim ama yine de genele bakıldığında kötüydü. absürd bir film yapmaya çalışırken ortaya dibi tutmuş bir sebze çorbası çıkmış.
en gereksiz sahne piknik sahnesiydi. en muhteşem replik ise :
+o denize attığımız adam da mı annesinin yanına gitti
-o mu ? o anasının şeyine gitti ...
özgü namal her zamanki gibi olağanüstü bir güzelliğe sahipti. ama oyunculuğuyla değil güzelliğiyle ve saçmalığıyla göz doldurmuş. *
sürekli çocuk polisi yeleğiyle gezen tip anormal kötü bir oyunculuk sergilemiş .. piyasada adam mı yoktu ? bu adam bu rolü oynamak zorunda mıydı ? demekten kendimi alamadım. *
çeşitli ufak tefek ironiler ve alaylar filmin seyredilebilirliğini artıran etkenlerden bir tanesiydi.
bana göre filmin en sonundaki ricası ise son derece gereksizdi tıpkı piknik sahnesindeki zırvalıklar gibi.
haluk bilginer in oyunculuğu özgü namal ın güzelliği kurtaramamış bu filmi
--spoiler--
(bkz: olmamış)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar