bugün
- pandela38
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- izlenmiş en kusursuz film3
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- velvet ile revani yemek6
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- alttaki yazara aşık ol10
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması6
- deniz göktaş17
- evlenmekten korkmak6
- dikkat dikkat tai lung kız11
- amerika israil arası kızışma6
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu4
- sözlüğün kahve olması12
- gerdek namazı9
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı3
- çırılçıplak uyumak4
- 2026 dünya kupası36
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- amedspor3
- futbol31
- bu iktidar yıllarca sadece tek bir gülen'i sevdi2
- anal istanbul4
- dünya16
- intihar eden adama ne denir3
- bu sıcakta dışarı çıkan insan3
- genç ve kalbi temiz gençlerden dua beklemek2
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme4
- şu sıcakta sucuk ekmek yemek2
- zalican yine ne diyor3
- ahıska türkleri sürgünü3
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- velvet41
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- kızılderililerin türk olduğu gerçeği3
- erkek yazar entrysi4
- seni seri favlayan yazara aitsin2
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- kıraç ı sevme nedenleri4
- sert ve küfürlü seks2
- arkadaşlar kahveye geldim hep memurlar2
- türk olmakla övünmek2
- suca suruklenen cocuk3
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- mtv nakit ödeniyor mu4
- diamond bosphorus5
- büyük aşklar kavgayla başlar saçmalığı3
içinde Muazzam amerika tasvirleri bulunmakla birlikte; 1979 yılında yayınlanmasına rağmen hala günümüzde bile geçerli olan durumu gözler önüne sermesi bakımından aşmış bir kitaptır.
--spoiler--
Başarılı bir diplomat sayılmazdım. insanın kendisine kaypak bir vicdan edinmesi gerekiyor. başarılı olmak için geleceğe karşı esnek bir tutum gerekli bu meslekte. bendeyse bu nitelikler yoktu. ama bu arada amerikalılar'ı tanımaya, iyi ve kötü yanlarını görmeye olanak buldum. çok başarılı tüccarlardır onlar. parasal başarılara büyük saygıları vardır. bu tutum sana fazla yüzeysel ve değersiz gibi görünebilir. ama endüstri dünyasına çok iyi uyuyor. sen amerikalılar'a barbar diyorsun, hakkın da var. bu yönlerini senden daha iyi bilirim. tutuklularına işkence ettiklerini, cinsel baskı yaptıklarını bilirim. insanları uçan alevlerle tutuşturduklarını, yere düşünceye kadar kaç metre koşabileceklerini seyrettiklerini bilirim. evet, anlatılmayacak kadar korkunç ve zalim şeyler gördüm. ama nikko, bizim kendi askerlerimiz de tıpkı buna benzer şeyler yapıyorlar. savaş, nefret ve korku, bizim insanlarımızı da hayvanlaştırdı. oysa biz barbar değiliz. ahlak anlayışımız binlerce yıllık uygarlık ve kültürün etkisiyle daha bir sağlamlık kazanmış olmalıydı. amerikalılar'ın barbarlığı onlara bir özür oluyor... yoo hayır, böyle şeylerin özrü olamaz tabii. ama onların hareketleri için bir açıklama sağlıyor. biz kendimiz, binlerce yıllık saf kanımız, geleneğimiz ve dikkatli yetiştirilişimize karşın böyle insaf ve insanlık dışı hareketler yaparken, yamalı kültürel geçmişi yüzyıllarla değil, ancak on yıllarla sayılabilecek amerikalılar'ı nasıl vahşilikle suçlayabiliriz? amerika halkı alt tarafı avrupa'nın istenmeyenlerinden, orada başarı sağlayamayanlarından oluşmuş bir halk. bunu düşününce onları masum saymamız gerekir. bir sıtlan kadar, bir çakal kadar masum. evet, tehlikeli, evet hilekar... ama günahkar değil. sen onlardan adı anılmayacak bir ırk olarak söz ediyorsun. onlar ırk değil. bir kültür bile değil. avrupa ziyafetinden kalan artıkların yeniden ısıtılıp sofraya konulmuş hali onlar. yalnızca bir teknoloji. ahlak yerine, onlarda uyulacak kurallar var. bizde nitelik dikkate alınırken onlarda nicelik dikkate alınıyor. bizim onur ve onursuzluk dediğimiz şeyin karşılığında, onlar kazanma ve kaybetmeyi kullanıyorlar. aslında ırk diye düşünmemelisin. ırk demek hiçbir şey demek değildir. kültür ise her şey dir. ırk olarak sen beyazsın. ama kültürel açıdan değilsin. dolayısıyla da beyaz sayılmazsın. her kültürün kendi güçlü ve zayıf yönleri vardır. çeşitli kültürler birbirleriyle karşılaştırılıp ölçülemezler. yapılabilecek tek bir mantıklı eleştiri var. bir kaç kültür karıştığı zaman ortaya her seferinde, bu kültürlerin en kötü niteliklerinin karışımı çıkar. bir kültürün veya bir insanın kötü yanları, içinde gizli olan güçlü bir hayvandır. aynı kültürün veya insanın iyi yanları ise, uygarlığın baskısıyla gelişen ve oluşan ince, hassas, kolay kırılabilen bir kılıftan ibarettir... kültürler birbirleriyle karıştığı zaman elbette ki içteki güçlü varlıklar ortaya dökülür.cyani sen amerikalılar'ı barbarlıkla suçladığın zaman onları aslında duygusuzluk ve yüzeysellik sorumluluğuna karşı savunuyorsun. yalnızca melezliklerine değindiğin zaman en büyük kusurlarına parmak basmış oluyorsun. kusur kelimesi de en doğru kelime mi acaba? geleceğin dünyasında, tüccarlar ve teknisyenler dünyasında böyle melezlerin içgüdüleri üstünlük sağlayacaktır. teknoloji gerçi otomasyondur ama gelecek de odur. sen bu geleceği yaşamak zorundasın oğlum.Amerikalılar'ı tiksintiyle bir kenara itmek hiç işine yaramayacaktır. onları anlamaya çalışmalısın. hiç değilse sana verebilecekleri zararlardan korunabilmek için.
--spoiler--
--spoiler--
Amerika'nın onur kavramı, kalorifere duyduğu ihtiyacın yoğunluğuna göre değişir. bir amerikalı'nın en tipik yanı, cesaretinin ve fedakarlığının kısacık süreler için geçerli olmasıdır. bu yüzden savaşta iyidirler de barış sorumluluğunu taşımakta yetersizdirler. tehlikeye dayanıklı olmakla birlikte, rahatsızlığa dayanıklı değillerdir. sivrisinekleri öldürmek için kendi havalarını zehirlerler., elektrikli ekmek dilimleme aletleriyle de enerji kaynaklarını tüketirler. unutma ki vietnam'daki askerler hiçbir zaman coca cola'sız bırakılmadı.
--spoiler--
--spoiler--
Başarılı bir diplomat sayılmazdım. insanın kendisine kaypak bir vicdan edinmesi gerekiyor. başarılı olmak için geleceğe karşı esnek bir tutum gerekli bu meslekte. bendeyse bu nitelikler yoktu. ama bu arada amerikalılar'ı tanımaya, iyi ve kötü yanlarını görmeye olanak buldum. çok başarılı tüccarlardır onlar. parasal başarılara büyük saygıları vardır. bu tutum sana fazla yüzeysel ve değersiz gibi görünebilir. ama endüstri dünyasına çok iyi uyuyor. sen amerikalılar'a barbar diyorsun, hakkın da var. bu yönlerini senden daha iyi bilirim. tutuklularına işkence ettiklerini, cinsel baskı yaptıklarını bilirim. insanları uçan alevlerle tutuşturduklarını, yere düşünceye kadar kaç metre koşabileceklerini seyrettiklerini bilirim. evet, anlatılmayacak kadar korkunç ve zalim şeyler gördüm. ama nikko, bizim kendi askerlerimiz de tıpkı buna benzer şeyler yapıyorlar. savaş, nefret ve korku, bizim insanlarımızı da hayvanlaştırdı. oysa biz barbar değiliz. ahlak anlayışımız binlerce yıllık uygarlık ve kültürün etkisiyle daha bir sağlamlık kazanmış olmalıydı. amerikalılar'ın barbarlığı onlara bir özür oluyor... yoo hayır, böyle şeylerin özrü olamaz tabii. ama onların hareketleri için bir açıklama sağlıyor. biz kendimiz, binlerce yıllık saf kanımız, geleneğimiz ve dikkatli yetiştirilişimize karşın böyle insaf ve insanlık dışı hareketler yaparken, yamalı kültürel geçmişi yüzyıllarla değil, ancak on yıllarla sayılabilecek amerikalılar'ı nasıl vahşilikle suçlayabiliriz? amerika halkı alt tarafı avrupa'nın istenmeyenlerinden, orada başarı sağlayamayanlarından oluşmuş bir halk. bunu düşününce onları masum saymamız gerekir. bir sıtlan kadar, bir çakal kadar masum. evet, tehlikeli, evet hilekar... ama günahkar değil. sen onlardan adı anılmayacak bir ırk olarak söz ediyorsun. onlar ırk değil. bir kültür bile değil. avrupa ziyafetinden kalan artıkların yeniden ısıtılıp sofraya konulmuş hali onlar. yalnızca bir teknoloji. ahlak yerine, onlarda uyulacak kurallar var. bizde nitelik dikkate alınırken onlarda nicelik dikkate alınıyor. bizim onur ve onursuzluk dediğimiz şeyin karşılığında, onlar kazanma ve kaybetmeyi kullanıyorlar. aslında ırk diye düşünmemelisin. ırk demek hiçbir şey demek değildir. kültür ise her şey dir. ırk olarak sen beyazsın. ama kültürel açıdan değilsin. dolayısıyla da beyaz sayılmazsın. her kültürün kendi güçlü ve zayıf yönleri vardır. çeşitli kültürler birbirleriyle karşılaştırılıp ölçülemezler. yapılabilecek tek bir mantıklı eleştiri var. bir kaç kültür karıştığı zaman ortaya her seferinde, bu kültürlerin en kötü niteliklerinin karışımı çıkar. bir kültürün veya bir insanın kötü yanları, içinde gizli olan güçlü bir hayvandır. aynı kültürün veya insanın iyi yanları ise, uygarlığın baskısıyla gelişen ve oluşan ince, hassas, kolay kırılabilen bir kılıftan ibarettir... kültürler birbirleriyle karıştığı zaman elbette ki içteki güçlü varlıklar ortaya dökülür.cyani sen amerikalılar'ı barbarlıkla suçladığın zaman onları aslında duygusuzluk ve yüzeysellik sorumluluğuna karşı savunuyorsun. yalnızca melezliklerine değindiğin zaman en büyük kusurlarına parmak basmış oluyorsun. kusur kelimesi de en doğru kelime mi acaba? geleceğin dünyasında, tüccarlar ve teknisyenler dünyasında böyle melezlerin içgüdüleri üstünlük sağlayacaktır. teknoloji gerçi otomasyondur ama gelecek de odur. sen bu geleceği yaşamak zorundasın oğlum.Amerikalılar'ı tiksintiyle bir kenara itmek hiç işine yaramayacaktır. onları anlamaya çalışmalısın. hiç değilse sana verebilecekleri zararlardan korunabilmek için.
--spoiler--
--spoiler--
Amerika'nın onur kavramı, kalorifere duyduğu ihtiyacın yoğunluğuna göre değişir. bir amerikalı'nın en tipik yanı, cesaretinin ve fedakarlığının kısacık süreler için geçerli olmasıdır. bu yüzden savaşta iyidirler de barış sorumluluğunu taşımakta yetersizdirler. tehlikeye dayanıklı olmakla birlikte, rahatsızlığa dayanıklı değillerdir. sivrisinekleri öldürmek için kendi havalarını zehirlerler., elektrikli ekmek dilimleme aletleriyle de enerji kaynaklarını tüketirler. unutma ki vietnam'daki askerler hiçbir zaman coca cola'sız bırakılmadı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar