bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 15 kasım 20264
- ya şeytan haklıysa3
- 90lar türkçe pop5
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- helin kandemir3
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- başkalarının hayatı dizisi3
- 1990 1995 arası beşiktaş2
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- 1997 2002 arası galatasaray2
- askerde özlenen şeyler9
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- kanser2
- hatay usülü soslu döner3
- parmak kütletmek2
- gençler sakın büyümeyin3
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- kim daha cok seviyor2
- centilmen dizisi3
- gzt tv2
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- inci sözlük2
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- starbucks'a giden adamın zeka seviyesi2
- ceren ayruk3
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- bu koyden olsam ne olacak2
- yörük kızı dizisi2
- türk dizilerinin en büyük sorunu3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- hiç bana sordun mu2
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı4
- okan buruk5
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- yazarların işlediği günahlar15
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- 13 kasım 20262
- kız bulmak için scout ekibi kurmak2
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- terhis oluyorum sözlük25
- burun karıştırmak5
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi8
- uludede3
- hayat bilgisi ürperi3
eşek değil fil kadar olsan yerken yüzündeki gülümsemeyi engelleyemediğin bisküvidir. ne biscolata'dır, ne tutku'dur. onun adı sadece cici bebe'dir
lise son sınıfta Öss'ye hazırlanmak için rapor alan arkadaşlarımın eve gidip ders çalışmasının aksine sokaklarda sürten bendeniz, talihsiz bir durumdan ötürü nezarette aldım bir akşamüstü soluğu. nezaretin soğuk duvarları arasında, demir kapıların ardına yerleştirilmiş geniş ve uzun bir tahta bankın üzerinde ilk oturuşuydu bu masum çocukluğumun. bunu da rahatlıkla, manchester united formamın altına giydiğim engineered pantolonum ve içeride intihar etmemem için bağcıkları polis tarafından sökülmüş kırmızı converse ayakkabılarımdan anlayabilirdiniz. çocukluğumu bu denli deşifre eden kıyafetlerin içinde, aynı nezaret odasını paylaştığım bir katil, bir gaspçı, bir tinerci ve bir de dolandırıcıya ağır abi edasıyla konuşup, korkumu belli etmemeye çalışırken, parmaklıklardan içeri seslendi polis:
- ikiartibir hanginiz..!
- benim.
- al bakalım genç, annen acıkmışsındır diye birşeyler getirmiş.
dedi, ve büyükçe bir poşet uzattı parmaklıkların arasından. biraz mahçup, biraz da sevinmiş bir şekilde aldım poşedi, adaletin koruyucusunun elleriden ve hızla yerime oturup poşedi açtım. Açmaz olaydım. tüm geceyi benimle nezarette geçiren diğer dayıların da hissettiği bu müthiş açlık olmasa poşedi geri gönderirdim lakin açtım. zaten o ara herkes poşede odaklanmıştı. yapacak birşey olmadığını anlayıp poşetteki cici bebe pakedini, litrelik sütü, plastik tabak, bardak, kaşık ve sakızı çıkardım.
kafamı kaldıramayacak kadar utanıyordum diğerlerinden, sanki 'ne oldu lan sübyan', ' anasının kuzusu', 'aman da aman' gibi sesler ve kahkahalar duyuyor gibiydi kulaklarım. olan olmuştu artık, kısık ve titrek bir ses tonuyla 'buyurmaz mıydınız abiler?' dedim ve kendimi dalga geçilmeye iyice hazırlayıp, gözlerim kapalı kahkaha seslerinin patlak vermesi için bekledim. 'ooo'dedi bir ses ve bir el pakede daldı sonra bi el dah,a bir el daha derken bütün nezaret cici bebe kıtırtılarının sesiyle inlemeye başladı. Cesaret alıp sütü de servis ettim.
O gecenin ağır abilerinin hep bir arada gülüş cümbüş, muhabbet eşliğinde ve gecenin yorgunluğu gözlerinde çocukluklarına dönüştüklerini sıcacık bir neşeyle izledim. Rahatladım da tabi. Sonra bunu düşünebilen annemi hatırlayıp bir tur da ağladım kısık gözlerle.
Kısacası, eşek kadar da olsan azılı bir suçlu da olsan, dolandırıcı, gaspçı ya da katil de olsan, cici bebe bambaşkadır ve her ısırışta o pakedin üstündeki şirin bebek gibi bi hal alır yüzlerimiz.
lise son sınıfta Öss'ye hazırlanmak için rapor alan arkadaşlarımın eve gidip ders çalışmasının aksine sokaklarda sürten bendeniz, talihsiz bir durumdan ötürü nezarette aldım bir akşamüstü soluğu. nezaretin soğuk duvarları arasında, demir kapıların ardına yerleştirilmiş geniş ve uzun bir tahta bankın üzerinde ilk oturuşuydu bu masum çocukluğumun. bunu da rahatlıkla, manchester united formamın altına giydiğim engineered pantolonum ve içeride intihar etmemem için bağcıkları polis tarafından sökülmüş kırmızı converse ayakkabılarımdan anlayabilirdiniz. çocukluğumu bu denli deşifre eden kıyafetlerin içinde, aynı nezaret odasını paylaştığım bir katil, bir gaspçı, bir tinerci ve bir de dolandırıcıya ağır abi edasıyla konuşup, korkumu belli etmemeye çalışırken, parmaklıklardan içeri seslendi polis:
- ikiartibir hanginiz..!
- benim.
- al bakalım genç, annen acıkmışsındır diye birşeyler getirmiş.
dedi, ve büyükçe bir poşet uzattı parmaklıkların arasından. biraz mahçup, biraz da sevinmiş bir şekilde aldım poşedi, adaletin koruyucusunun elleriden ve hızla yerime oturup poşedi açtım. Açmaz olaydım. tüm geceyi benimle nezarette geçiren diğer dayıların da hissettiği bu müthiş açlık olmasa poşedi geri gönderirdim lakin açtım. zaten o ara herkes poşede odaklanmıştı. yapacak birşey olmadığını anlayıp poşetteki cici bebe pakedini, litrelik sütü, plastik tabak, bardak, kaşık ve sakızı çıkardım.
kafamı kaldıramayacak kadar utanıyordum diğerlerinden, sanki 'ne oldu lan sübyan', ' anasının kuzusu', 'aman da aman' gibi sesler ve kahkahalar duyuyor gibiydi kulaklarım. olan olmuştu artık, kısık ve titrek bir ses tonuyla 'buyurmaz mıydınız abiler?' dedim ve kendimi dalga geçilmeye iyice hazırlayıp, gözlerim kapalı kahkaha seslerinin patlak vermesi için bekledim. 'ooo'dedi bir ses ve bir el pakede daldı sonra bi el dah,a bir el daha derken bütün nezaret cici bebe kıtırtılarının sesiyle inlemeye başladı. Cesaret alıp sütü de servis ettim.
O gecenin ağır abilerinin hep bir arada gülüş cümbüş, muhabbet eşliğinde ve gecenin yorgunluğu gözlerinde çocukluklarına dönüştüklerini sıcacık bir neşeyle izledim. Rahatladım da tabi. Sonra bunu düşünebilen annemi hatırlayıp bir tur da ağladım kısık gözlerle.
Kısacası, eşek kadar da olsan azılı bir suçlu da olsan, dolandırıcı, gaspçı ya da katil de olsan, cici bebe bambaşkadır ve her ısırışta o pakedin üstündeki şirin bebek gibi bi hal alır yüzlerimiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com