bugün
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek9
- disco disco gezen insan8
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak11
- nissan micra kullanan erkek9
- nemlendirici krem16
- nev18
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- katatespizartmasi13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- askerde özlenen şeyler8
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum3
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- ressam ılgın tosun pastel sanatçısı3
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- mokv yaşıyor mu6
- sophie dee'nin memeleri4
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın3
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- teleferik6
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- fon vurgunu56
- bakın ne geldi6
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- çocukluk arkadaşlığı11
- birbirine benzeyen ünlüler4
- parayı gazze için katlamak istedim4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- babaların babası5
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela4
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- trump'ın iran'ı yeniden bombalama ihtimali2
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- aziz yıldırım5
- kedi tırnağı kesmek4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- şu an ne isterdin14
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- mustafa sarıgül4
- platonik aşık olduğum sözlük yazarının reddetmesi3
--spoiler--
önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.
örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
prof.coveyin konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. oğlu; anne o adam finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk demiş.
havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. o sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.
başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
covey bu örnekleri ; aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler diye özetliyor. buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve einsteinin bir sözünü anımsatıyor:
karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, sorunların içinde kaybolmak yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
çözümsüz gibi gördüğünüz sorunlar konusunda paradi̇gma değiştirmenin önemi çok büyüktür. aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır
--spoiler--
önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.
örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
prof.coveyin konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. oğlu; anne o adam finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk demiş.
havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. o sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.
başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
covey bu örnekleri ; aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler diye özetliyor. buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve einsteinin bir sözünü anımsatıyor:
karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, sorunların içinde kaybolmak yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
çözümsüz gibi gördüğünüz sorunlar konusunda paradi̇gma değiştirmenin önemi çok büyüktür. aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar