bugün
- sözlüğün aniden sessizleşmesi4
- geceniz nasıl geçiyor7
- tez yazmak3
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- en iyi simit hangi şehirdedir19
- ağlamamak için kendini tutmak11
- ctrlx22
- gürcistan22
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- hewal ebo18
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- yalnız yaşamak5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- kalem şakir2
- kuran da namaz yok21
- lahmacunu elle yiyen kız14
- e'e f e6
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- neden namaz kılmıyorsun4
- içim yanıyor be sözlük7
- sigortalı bir iş bul çalış4
- ilgi isteyen kız16
- cep telefonu2
- rüya2
- latin atasözleri2
- güneş gözlüğü3
- eskisi gibi olamamak2
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- intihar3
- zenci isyanı2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- chatgpt ile dertleşmek3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- parcalandim toparlanamiyorum5
- asansörde kalmak7
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- türk düşmanları4
- geçmişe özlemle bakmak3
- usualsuspectss3
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
michael jackson the life of an icon dvd'sini izledikten sonra, ona yapılanları bir kez daha ayrıntısıyla görünce insanlığımdan utandırmış kral. bir insana nasıl piskolojik olarak toplu linç girişiminde bulunulur, öğrenmek isteyen alıp izlesin.
mj'in yakın arkadaşlarından biri 2005'teki korkunç mahkeme süreci için dava açan çocuğun annesinin ne kadar bela biri olduğunu, yaklaşan linç girişimini adım adım nasıl planladığını, bu şeytan kılığındaki insanların ünlülerden nasıl para kopardıklarını bir bir anlatıyor. hatta michael jackson'ı bu kadın hakkında defalarca uyardığını ama mj'in iyi niyetinden bunu göremediğini de anlattı. bir de utanmadan "michael jackson bizim aile babamız gibi" dedikleri video görüntüleri de mevcut. mj'in suçlu olduğunu ispatlamaya çalışan savcının yıllarca nasıl uğraştığını ve bütün bunların üzerine pis pis sırıtabildiğini de izliyoruz. bu şeytan varlıklar (insan demeye dilim asla varmıyor) yüzünden mj'in psikolojisi doğal olarak fena halde bozuluyor, uzun zamandır çektiği uykusuzluk hastalığı yüzünden kendine tam anlamıyla gelemiyor ve uyumak için ilaçlar kullanıyor.
mahkeme kararının açıklanacağı gün mj'in yakın bir gazeteci dostuna bir polis gelip şöyle diyor:" çok şanslısın, michael jackson tam önünde oturacak ve suçlu bulunduğunda onu burdan o kadar hızlı götüreceğiz ki başınız dönecek". bu kusulan nefret ve linç duygusu belki ortaçağda, taş devrinde mevcuttur ama bu çağda? bu kadar yetenekli, bu kadar mucizevi bir varlığın yok edilmek istenmesi nasıl bir psikolojidir, hangi insanlığa sığar? böyle güzel bir insan dünyaya kaç kez gelir gerizekalılar.
sonra karar açıklanıyor; "not guilty", "not guilty", "not guilty". ama mj buna hiç sevinemiyor ve gazeteci bu durumu şöyle açıklıyor: "yaşanılan yıkım o kadar büyüktü ki mj suçsuz bulunduğunda hiç bir tepki veremedi, hiç sevinemedi".
linç girişimi başarısız olsa da çok derin hasarlar bırakıyor ve mj neverland'e asla geri dönmüyor.
dvd bittikten sonra bir insanı bunları yaşayıp nasıl 4 yıl daha dayanabildiğine hayretler ettim. başkası olsa kesinlikle ve kesinlikle anında kafasına sıkardı, konser vermeyi falan aklından bile geçirmezdi. ama mj geri dönmeyi seçti.
mj'in duygusal olarak çok kırılgan olması, insanlara hayır diyememesi, her denilene inanması, yardımsever olması hep sömürülmesine sebep oldu, ne yazık ki. artık insanlara güvenmemesi gerektiğini anladığında ise çok geç olmuştu.
şimdi düşünüyorum da bu ızdıraptan kurtulduğuna seviniyorum aslında, ama onu o kadar çok özlüyorum ki hiç bir özlem bunu dindiremez, nesiller ve nesiller boyu.
mj'in yakın arkadaşlarından biri 2005'teki korkunç mahkeme süreci için dava açan çocuğun annesinin ne kadar bela biri olduğunu, yaklaşan linç girişimini adım adım nasıl planladığını, bu şeytan kılığındaki insanların ünlülerden nasıl para kopardıklarını bir bir anlatıyor. hatta michael jackson'ı bu kadın hakkında defalarca uyardığını ama mj'in iyi niyetinden bunu göremediğini de anlattı. bir de utanmadan "michael jackson bizim aile babamız gibi" dedikleri video görüntüleri de mevcut. mj'in suçlu olduğunu ispatlamaya çalışan savcının yıllarca nasıl uğraştığını ve bütün bunların üzerine pis pis sırıtabildiğini de izliyoruz. bu şeytan varlıklar (insan demeye dilim asla varmıyor) yüzünden mj'in psikolojisi doğal olarak fena halde bozuluyor, uzun zamandır çektiği uykusuzluk hastalığı yüzünden kendine tam anlamıyla gelemiyor ve uyumak için ilaçlar kullanıyor.
mahkeme kararının açıklanacağı gün mj'in yakın bir gazeteci dostuna bir polis gelip şöyle diyor:" çok şanslısın, michael jackson tam önünde oturacak ve suçlu bulunduğunda onu burdan o kadar hızlı götüreceğiz ki başınız dönecek". bu kusulan nefret ve linç duygusu belki ortaçağda, taş devrinde mevcuttur ama bu çağda? bu kadar yetenekli, bu kadar mucizevi bir varlığın yok edilmek istenmesi nasıl bir psikolojidir, hangi insanlığa sığar? böyle güzel bir insan dünyaya kaç kez gelir gerizekalılar.
sonra karar açıklanıyor; "not guilty", "not guilty", "not guilty". ama mj buna hiç sevinemiyor ve gazeteci bu durumu şöyle açıklıyor: "yaşanılan yıkım o kadar büyüktü ki mj suçsuz bulunduğunda hiç bir tepki veremedi, hiç sevinemedi".
linç girişimi başarısız olsa da çok derin hasarlar bırakıyor ve mj neverland'e asla geri dönmüyor.
dvd bittikten sonra bir insanı bunları yaşayıp nasıl 4 yıl daha dayanabildiğine hayretler ettim. başkası olsa kesinlikle ve kesinlikle anında kafasına sıkardı, konser vermeyi falan aklından bile geçirmezdi. ama mj geri dönmeyi seçti.
mj'in duygusal olarak çok kırılgan olması, insanlara hayır diyememesi, her denilene inanması, yardımsever olması hep sömürülmesine sebep oldu, ne yazık ki. artık insanlara güvenmemesi gerektiğini anladığında ise çok geç olmuştu.
şimdi düşünüyorum da bu ızdıraptan kurtulduğuna seviniyorum aslında, ama onu o kadar çok özlüyorum ki hiç bir özlem bunu dindiremez, nesiller ve nesiller boyu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar