bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- rafael leao4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- 0 0 711
- kuçukuçuokanınçükü2
- osimhensiz galatasaray2
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- claudian clouds33
- iltica14
- insan ne ister6
- kadınlar8
- 11 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı2
- önyargı3
- doktor2
- sözlük kızlarının kekleri24
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- yazarların akşam yemekleri6
- anın görüntüsü25
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- islamda namaz yoktur30
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- en iyi vampir filmi4
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği6
- dantelli sütyen takan erkek12
- sevdiğiniz yazarlar8
- ölümden korkuyor musunuz17
- kürdistan10
- true'nun engelli olması6
- okan buruk8
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
michael jackson the life of an icon dvd'sini izledikten sonra, ona yapılanları bir kez daha ayrıntısıyla görünce insanlığımdan utandırmış kral. bir insana nasıl piskolojik olarak toplu linç girişiminde bulunulur, öğrenmek isteyen alıp izlesin.
mj'in yakın arkadaşlarından biri 2005'teki korkunç mahkeme süreci için dava açan çocuğun annesinin ne kadar bela biri olduğunu, yaklaşan linç girişimini adım adım nasıl planladığını, bu şeytan kılığındaki insanların ünlülerden nasıl para kopardıklarını bir bir anlatıyor. hatta michael jackson'ı bu kadın hakkında defalarca uyardığını ama mj'in iyi niyetinden bunu göremediğini de anlattı. bir de utanmadan "michael jackson bizim aile babamız gibi" dedikleri video görüntüleri de mevcut. mj'in suçlu olduğunu ispatlamaya çalışan savcının yıllarca nasıl uğraştığını ve bütün bunların üzerine pis pis sırıtabildiğini de izliyoruz. bu şeytan varlıklar (insan demeye dilim asla varmıyor) yüzünden mj'in psikolojisi doğal olarak fena halde bozuluyor, uzun zamandır çektiği uykusuzluk hastalığı yüzünden kendine tam anlamıyla gelemiyor ve uyumak için ilaçlar kullanıyor.
mahkeme kararının açıklanacağı gün mj'in yakın bir gazeteci dostuna bir polis gelip şöyle diyor:" çok şanslısın, michael jackson tam önünde oturacak ve suçlu bulunduğunda onu burdan o kadar hızlı götüreceğiz ki başınız dönecek". bu kusulan nefret ve linç duygusu belki ortaçağda, taş devrinde mevcuttur ama bu çağda? bu kadar yetenekli, bu kadar mucizevi bir varlığın yok edilmek istenmesi nasıl bir psikolojidir, hangi insanlığa sığar? böyle güzel bir insan dünyaya kaç kez gelir gerizekalılar.
sonra karar açıklanıyor; "not guilty", "not guilty", "not guilty". ama mj buna hiç sevinemiyor ve gazeteci bu durumu şöyle açıklıyor: "yaşanılan yıkım o kadar büyüktü ki mj suçsuz bulunduğunda hiç bir tepki veremedi, hiç sevinemedi".
linç girişimi başarısız olsa da çok derin hasarlar bırakıyor ve mj neverland'e asla geri dönmüyor.
dvd bittikten sonra bir insanı bunları yaşayıp nasıl 4 yıl daha dayanabildiğine hayretler ettim. başkası olsa kesinlikle ve kesinlikle anında kafasına sıkardı, konser vermeyi falan aklından bile geçirmezdi. ama mj geri dönmeyi seçti.
mj'in duygusal olarak çok kırılgan olması, insanlara hayır diyememesi, her denilene inanması, yardımsever olması hep sömürülmesine sebep oldu, ne yazık ki. artık insanlara güvenmemesi gerektiğini anladığında ise çok geç olmuştu.
şimdi düşünüyorum da bu ızdıraptan kurtulduğuna seviniyorum aslında, ama onu o kadar çok özlüyorum ki hiç bir özlem bunu dindiremez, nesiller ve nesiller boyu.
mj'in yakın arkadaşlarından biri 2005'teki korkunç mahkeme süreci için dava açan çocuğun annesinin ne kadar bela biri olduğunu, yaklaşan linç girişimini adım adım nasıl planladığını, bu şeytan kılığındaki insanların ünlülerden nasıl para kopardıklarını bir bir anlatıyor. hatta michael jackson'ı bu kadın hakkında defalarca uyardığını ama mj'in iyi niyetinden bunu göremediğini de anlattı. bir de utanmadan "michael jackson bizim aile babamız gibi" dedikleri video görüntüleri de mevcut. mj'in suçlu olduğunu ispatlamaya çalışan savcının yıllarca nasıl uğraştığını ve bütün bunların üzerine pis pis sırıtabildiğini de izliyoruz. bu şeytan varlıklar (insan demeye dilim asla varmıyor) yüzünden mj'in psikolojisi doğal olarak fena halde bozuluyor, uzun zamandır çektiği uykusuzluk hastalığı yüzünden kendine tam anlamıyla gelemiyor ve uyumak için ilaçlar kullanıyor.
mahkeme kararının açıklanacağı gün mj'in yakın bir gazeteci dostuna bir polis gelip şöyle diyor:" çok şanslısın, michael jackson tam önünde oturacak ve suçlu bulunduğunda onu burdan o kadar hızlı götüreceğiz ki başınız dönecek". bu kusulan nefret ve linç duygusu belki ortaçağda, taş devrinde mevcuttur ama bu çağda? bu kadar yetenekli, bu kadar mucizevi bir varlığın yok edilmek istenmesi nasıl bir psikolojidir, hangi insanlığa sığar? böyle güzel bir insan dünyaya kaç kez gelir gerizekalılar.
sonra karar açıklanıyor; "not guilty", "not guilty", "not guilty". ama mj buna hiç sevinemiyor ve gazeteci bu durumu şöyle açıklıyor: "yaşanılan yıkım o kadar büyüktü ki mj suçsuz bulunduğunda hiç bir tepki veremedi, hiç sevinemedi".
linç girişimi başarısız olsa da çok derin hasarlar bırakıyor ve mj neverland'e asla geri dönmüyor.
dvd bittikten sonra bir insanı bunları yaşayıp nasıl 4 yıl daha dayanabildiğine hayretler ettim. başkası olsa kesinlikle ve kesinlikle anında kafasına sıkardı, konser vermeyi falan aklından bile geçirmezdi. ama mj geri dönmeyi seçti.
mj'in duygusal olarak çok kırılgan olması, insanlara hayır diyememesi, her denilene inanması, yardımsever olması hep sömürülmesine sebep oldu, ne yazık ki. artık insanlara güvenmemesi gerektiğini anladığında ise çok geç olmuştu.
şimdi düşünüyorum da bu ızdıraptan kurtulduğuna seviniyorum aslında, ama onu o kadar çok özlüyorum ki hiç bir özlem bunu dindiremez, nesiller ve nesiller boyu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar