bugün
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- ngark5
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi6
- atatürkün yakışıklı olması6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor6
- ismail kartal18
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- kimsenin sizi sevmemesi12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek2
- güney kore34
- dinci2
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- ümit kocasakal9
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- ok atmak4
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- sabah erken kalkma erdemi5
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- muşlettin bey amca birader bey6
- victor osimhen13
- netanyahu3
- sevgiliyle araya mesafe koymak7
- atatürk ün hataları17
- öksürmekten uyuyamamak3
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- fenerlilerin ağlaması4
- en son ne aldınız4
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- saraca tarzı entry girmek3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- norveç5
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- kolye21
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- j. k. rowling3
- ilk buluşmada sevişenler6
- jaws filmindeki sikko balik26
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- eğitimde ezberin kılık değiştirmesi2
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sevgi vs aşk13
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
Bir milletin vicdan genişliği huzuevlerinin bolluğu ile ters orantılıdır.
Ne kadar çıksa o kadar dardır vicdanlarımız.
'Orada yaşıtları ile birlikte','her an doktor kontolünde' ya da 'ama haftada bir ziyaret ediyoruz' gibi yürek rahatlatmalar ise ancak komik olabilir.
Hadi herşeyi tersten düşünelim.
Doğmuşuz,tam 9 ay 10 gün sonra hayata gözlerimizi açmışız ama ebeveynlerimiz sırf daha iyi bakılabiliriz,yaşıtlarımızla daha çok beraber olabilir ve daha sık kontol edilebiliriz diye bizi yetiştirme yurduna yerleştirmiş,haftada bir de vicdan rahatlatmaya geliyorlar.
Sözüm gerçekten de hiçkimsesi kalmamış ve ileri derecede bakıma muhtaç olanlar için değil,ki onların da huzurevi şartları iyileştirilmeli.
Sözü;, evladı,kardeşi olup da oraya atılanlar için,onları atanlar için.
Onca emeği bize veren anne babaların 'gelin istemiyor,kocam kabul etmiyor,yerim dar' gibi bahanelerle evden atıp tek göz bir odada yalnızlığa mahkum edenler.. .Çok değil, bir oda vereceksiniz evinizde,bilemediniz gündüz oturulan kanepeyi akşam yatak yapacaksınız.Ayda bir-iki defa koluna girip arkadaşları ile buluşturacaksınız,evinizde toplanmaları için ortam hazırlyacaksınız ve doktora götüreceksiniz.
inanın hiçbir huzurevi bir yaşlıyı ayağının altında oynayan torunu kadar,onunla kahve içen gelini/kızı kadar ya da bir el tavla atan oğlu/damadı kadar mutlu edemez.
Neresinden bakılırsa bakılsın arttıkça sayıları utandığım kurumlardır.
Onların haftada bir ziyarete değil her an birlite olmaya ihtiyaçlrı var.
Düşünün, evladının tahammül edemeyip oracığa attığı bir yaşlıya arasında hiçbir kan bağı olmayan bir bakıcı ne kadar tahammül edebilir.
Hiçbiryer ocağında çay demlenen bir ev kadar huzur veremez.
Öz anne babasına ya da eşinin anne babasına tahamüül edemeyenler bir an olsun yılların çok çabuk geçeceğini ve birgün onların da terkedilebileceklerini düşünsünler.
Ölümden bir önceki durağı o yaşlıların kafasına kakmaktır huzurevine yerleştirmek.
Oysa onlar zaten bilirler sayılı günlerinin olduğunu,ancak bugünlerde bebek gibi pışpışlanıp pamuklara sarılmak isterler.
Aslında ne güzeldir anneanne ve babaanne ile,dede ile büyüyen torun olmak...
Ne kadar çıksa o kadar dardır vicdanlarımız.
'Orada yaşıtları ile birlikte','her an doktor kontolünde' ya da 'ama haftada bir ziyaret ediyoruz' gibi yürek rahatlatmalar ise ancak komik olabilir.
Hadi herşeyi tersten düşünelim.
Doğmuşuz,tam 9 ay 10 gün sonra hayata gözlerimizi açmışız ama ebeveynlerimiz sırf daha iyi bakılabiliriz,yaşıtlarımızla daha çok beraber olabilir ve daha sık kontol edilebiliriz diye bizi yetiştirme yurduna yerleştirmiş,haftada bir de vicdan rahatlatmaya geliyorlar.
Sözüm gerçekten de hiçkimsesi kalmamış ve ileri derecede bakıma muhtaç olanlar için değil,ki onların da huzurevi şartları iyileştirilmeli.
Sözü;, evladı,kardeşi olup da oraya atılanlar için,onları atanlar için.
Onca emeği bize veren anne babaların 'gelin istemiyor,kocam kabul etmiyor,yerim dar' gibi bahanelerle evden atıp tek göz bir odada yalnızlığa mahkum edenler.. .Çok değil, bir oda vereceksiniz evinizde,bilemediniz gündüz oturulan kanepeyi akşam yatak yapacaksınız.Ayda bir-iki defa koluna girip arkadaşları ile buluşturacaksınız,evinizde toplanmaları için ortam hazırlyacaksınız ve doktora götüreceksiniz.
inanın hiçbir huzurevi bir yaşlıyı ayağının altında oynayan torunu kadar,onunla kahve içen gelini/kızı kadar ya da bir el tavla atan oğlu/damadı kadar mutlu edemez.
Neresinden bakılırsa bakılsın arttıkça sayıları utandığım kurumlardır.
Onların haftada bir ziyarete değil her an birlite olmaya ihtiyaçlrı var.
Düşünün, evladının tahammül edemeyip oracığa attığı bir yaşlıya arasında hiçbir kan bağı olmayan bir bakıcı ne kadar tahammül edebilir.
Hiçbiryer ocağında çay demlenen bir ev kadar huzur veremez.
Öz anne babasına ya da eşinin anne babasına tahamüül edemeyenler bir an olsun yılların çok çabuk geçeceğini ve birgün onların da terkedilebileceklerini düşünsünler.
Ölümden bir önceki durağı o yaşlıların kafasına kakmaktır huzurevine yerleştirmek.
Oysa onlar zaten bilirler sayılı günlerinin olduğunu,ancak bugünlerde bebek gibi pışpışlanıp pamuklara sarılmak isterler.
Aslında ne güzeldir anneanne ve babaanne ile,dede ile büyüyen torun olmak...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar