bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- uyudun mu mesajı13
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar9
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- fazla samimiyet9
- kiraz cicegi kolonyasi41
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- küpe takan adama kız vermem diyen baba5
- arabada sevişmek6
- prenses gibi büyüyen kızlar5
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü23
- mal mıyım sorunsalı13
- otelde sevişmek8
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- nev10
- marmara depremi için ezber bozan açıklama4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- küt saçlı hatun12
- tinder da açılış mesajını ab testi yapmak2
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- anın görüntüsü26
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ismail kartal34
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması3
- fenerbahçe18
- arda turan3
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek5
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- limon çekirdeği ile batarya şarj etmek2
- mandalina8
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
Bir milletin vicdan genişliği huzuevlerinin bolluğu ile ters orantılıdır.
Ne kadar çıksa o kadar dardır vicdanlarımız.
'Orada yaşıtları ile birlikte','her an doktor kontolünde' ya da 'ama haftada bir ziyaret ediyoruz' gibi yürek rahatlatmalar ise ancak komik olabilir.
Hadi herşeyi tersten düşünelim.
Doğmuşuz,tam 9 ay 10 gün sonra hayata gözlerimizi açmışız ama ebeveynlerimiz sırf daha iyi bakılabiliriz,yaşıtlarımızla daha çok beraber olabilir ve daha sık kontol edilebiliriz diye bizi yetiştirme yurduna yerleştirmiş,haftada bir de vicdan rahatlatmaya geliyorlar.
Sözüm gerçekten de hiçkimsesi kalmamış ve ileri derecede bakıma muhtaç olanlar için değil,ki onların da huzurevi şartları iyileştirilmeli.
Sözü;, evladı,kardeşi olup da oraya atılanlar için,onları atanlar için.
Onca emeği bize veren anne babaların 'gelin istemiyor,kocam kabul etmiyor,yerim dar' gibi bahanelerle evden atıp tek göz bir odada yalnızlığa mahkum edenler.. .Çok değil, bir oda vereceksiniz evinizde,bilemediniz gündüz oturulan kanepeyi akşam yatak yapacaksınız.Ayda bir-iki defa koluna girip arkadaşları ile buluşturacaksınız,evinizde toplanmaları için ortam hazırlyacaksınız ve doktora götüreceksiniz.
inanın hiçbir huzurevi bir yaşlıyı ayağının altında oynayan torunu kadar,onunla kahve içen gelini/kızı kadar ya da bir el tavla atan oğlu/damadı kadar mutlu edemez.
Neresinden bakılırsa bakılsın arttıkça sayıları utandığım kurumlardır.
Onların haftada bir ziyarete değil her an birlite olmaya ihtiyaçlrı var.
Düşünün, evladının tahammül edemeyip oracığa attığı bir yaşlıya arasında hiçbir kan bağı olmayan bir bakıcı ne kadar tahammül edebilir.
Hiçbiryer ocağında çay demlenen bir ev kadar huzur veremez.
Öz anne babasına ya da eşinin anne babasına tahamüül edemeyenler bir an olsun yılların çok çabuk geçeceğini ve birgün onların da terkedilebileceklerini düşünsünler.
Ölümden bir önceki durağı o yaşlıların kafasına kakmaktır huzurevine yerleştirmek.
Oysa onlar zaten bilirler sayılı günlerinin olduğunu,ancak bugünlerde bebek gibi pışpışlanıp pamuklara sarılmak isterler.
Aslında ne güzeldir anneanne ve babaanne ile,dede ile büyüyen torun olmak...
Ne kadar çıksa o kadar dardır vicdanlarımız.
'Orada yaşıtları ile birlikte','her an doktor kontolünde' ya da 'ama haftada bir ziyaret ediyoruz' gibi yürek rahatlatmalar ise ancak komik olabilir.
Hadi herşeyi tersten düşünelim.
Doğmuşuz,tam 9 ay 10 gün sonra hayata gözlerimizi açmışız ama ebeveynlerimiz sırf daha iyi bakılabiliriz,yaşıtlarımızla daha çok beraber olabilir ve daha sık kontol edilebiliriz diye bizi yetiştirme yurduna yerleştirmiş,haftada bir de vicdan rahatlatmaya geliyorlar.
Sözüm gerçekten de hiçkimsesi kalmamış ve ileri derecede bakıma muhtaç olanlar için değil,ki onların da huzurevi şartları iyileştirilmeli.
Sözü;, evladı,kardeşi olup da oraya atılanlar için,onları atanlar için.
Onca emeği bize veren anne babaların 'gelin istemiyor,kocam kabul etmiyor,yerim dar' gibi bahanelerle evden atıp tek göz bir odada yalnızlığa mahkum edenler.. .Çok değil, bir oda vereceksiniz evinizde,bilemediniz gündüz oturulan kanepeyi akşam yatak yapacaksınız.Ayda bir-iki defa koluna girip arkadaşları ile buluşturacaksınız,evinizde toplanmaları için ortam hazırlyacaksınız ve doktora götüreceksiniz.
inanın hiçbir huzurevi bir yaşlıyı ayağının altında oynayan torunu kadar,onunla kahve içen gelini/kızı kadar ya da bir el tavla atan oğlu/damadı kadar mutlu edemez.
Neresinden bakılırsa bakılsın arttıkça sayıları utandığım kurumlardır.
Onların haftada bir ziyarete değil her an birlite olmaya ihtiyaçlrı var.
Düşünün, evladının tahammül edemeyip oracığa attığı bir yaşlıya arasında hiçbir kan bağı olmayan bir bakıcı ne kadar tahammül edebilir.
Hiçbiryer ocağında çay demlenen bir ev kadar huzur veremez.
Öz anne babasına ya da eşinin anne babasına tahamüül edemeyenler bir an olsun yılların çok çabuk geçeceğini ve birgün onların da terkedilebileceklerini düşünsünler.
Ölümden bir önceki durağı o yaşlıların kafasına kakmaktır huzurevine yerleştirmek.
Oysa onlar zaten bilirler sayılı günlerinin olduğunu,ancak bugünlerde bebek gibi pışpışlanıp pamuklara sarılmak isterler.
Aslında ne güzeldir anneanne ve babaanne ile,dede ile büyüyen torun olmak...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar