bugün
- uludağ itiraf6
- sözlük whatsapp grupları9
- birader bey baydır4
- civcivler osurur mu5
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın4
- özbek kadınlar6
- yeni bir din kurmak5
- rus kadınla evlenir misiniz4
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- dün gece ne oldu17
- deccal internetten çıkacak7
- sıcak havaların sona ermesi5
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- yazarların otopsileri4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- ruhi çenet8
- cennetin de bu hayatta olması3
- dayatılmış güzellik algısı5
- togg t6x6
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi4
- ismet kalk çay koy kanka3
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- 06 eylül 2026 antalya da orman yangını2
- enayimiknatisii36
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- kpss 20263
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- anın görüntüsü25
- kırbaç isteyen var mı5
- ismail kartal10
- deizm6
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- fenerbahçe12
- gocu51
- ellerim bos gonlum hos27
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- bana onu sormayin2
- dansöz izleme keyfi11
- düşün ki o bunu okuyor7
- ölüm9
- aziz yıldırım12
- bütün yazarları eksileyen yazar kim sorunsalı2
- siyasi vesayet2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- tai lung34
Laiklik perdesi arkasındaki inançsızların fitnesi ve Atatürkçülük maskesi arkasında komünistlerin iğrençliği bu ülkenin köşe başlarında hala cirit attıkça vatan selamete ulaşamaz.
Dünyanın her yerinde güzel fikirler, hatta inançlar onların arkalarına saklanan şer fitneleriyle zaafa uğrar, hatta yok olur. Sırf inançlar açısından ele alırsak Musevilik, Yahudilerin dünya ihtirasları yüzünden, Hıristiyanlık Roma'nın, Bizans'ın Hıristiyanlık perdesi arkasına saklanarak bu yüce dini zaafa uğratmaları yüzünden perişan olmuştur.
Laik kavramı temelde inanç özgürlüğünü temsil eden hayırlı bir tanım olduğu halde, bunun arkasına saklanan din düşmanları bu masum tanımı iğrenç bir yafta haline getirmişlerdir.Ve inanınız ki laiklik kavramı Türkiye'de yaşayan inanç düşmanları sayesinde yok olmaya mahkum olmuştur. Ne kadar tantana yaparsanız yapın, laikliği yaşatmak, savunmak imkanı bulamazsınız. Aynı sözleri ne çare ki Atatürkçülük konusunda da söyleyeceğiz. Bu milletin evlatları düşmanını perişan eden bir kumandana karşı hiçbir zaman bir vefasızlık göstermemiştir.
Ancak komünistler piyasaya çıkıp en iğrenç planlarını memleketi parçalamaya, daha eski yıllarda Rusya'nın uydusu haline getirmeye yönelik tasarılarını Atatürkçülüğün arkasına saklanarak gündeme getirmeye başlayınca milletin içinde büyük tepkiler doğmaya başlamıştır. Aslında bu tepkiler Mustafa Kemal'in şahsına değil, onu kendilerine göre yorumlayan marksist ve ateistlere karşıdır.
Nerede bir açıkoturum olmuşsa, nerede inanç sahiplerine kalemle saldıran bir yazar çıkmışsa hemen hemen arkasında bir marksistin, bir ateistin fotoğrafı görülmüştür. Hatta o kadar ileri götürülmüştür ki, marksist devrimlerini Atatürk’ün devrimcilik ilkesi ile bağdaştırmışlardır. Ne yazık ki milliyetçilik istikametini hiç kimse Atatürkçülük olarak görmek istememiş, görmek isteyenler de marksistler tarafından susturulmuştur. Böylece milleti bölmek isteyenler hergün yeni bir fitne çıkararak Atatürkçülük ve laiklik maskeleriyle milleti devamlı taciz eder olmuşlardır.
Memleketi karıştıran, zaman zaman iç harp tezgahları hazırlayan Avrupa'nın dikkatlerini ikide bir Türkiye'de özgürlük olmadığını iddia ederek dışarıdan destek alanlara, marksizmin ve ateizmin çirkin yüzüne kırmızı kart göstermelidir. Marksistler ve ateistler sustuğu ya da ortadan çekildiği takdirde bu milletin bünyesinde Atatürkçülük ve laiklik ihtilaf konusu olmaktan bir anda çıkar. Millet kendi kararını marksist ve ateistlerin yalanları istikametinde değil de kendi istikametleri şeklinde kullanır.
Bu ülkenin kaderi, ülkenin alın yazısını bir kısır döngü haline getiren piyonlardan temizlediğimiz zaman aydınlığa çıkacaktır.
Dünyanın her yerinde güzel fikirler, hatta inançlar onların arkalarına saklanan şer fitneleriyle zaafa uğrar, hatta yok olur. Sırf inançlar açısından ele alırsak Musevilik, Yahudilerin dünya ihtirasları yüzünden, Hıristiyanlık Roma'nın, Bizans'ın Hıristiyanlık perdesi arkasına saklanarak bu yüce dini zaafa uğratmaları yüzünden perişan olmuştur.
Laik kavramı temelde inanç özgürlüğünü temsil eden hayırlı bir tanım olduğu halde, bunun arkasına saklanan din düşmanları bu masum tanımı iğrenç bir yafta haline getirmişlerdir.Ve inanınız ki laiklik kavramı Türkiye'de yaşayan inanç düşmanları sayesinde yok olmaya mahkum olmuştur. Ne kadar tantana yaparsanız yapın, laikliği yaşatmak, savunmak imkanı bulamazsınız. Aynı sözleri ne çare ki Atatürkçülük konusunda da söyleyeceğiz. Bu milletin evlatları düşmanını perişan eden bir kumandana karşı hiçbir zaman bir vefasızlık göstermemiştir.
Ancak komünistler piyasaya çıkıp en iğrenç planlarını memleketi parçalamaya, daha eski yıllarda Rusya'nın uydusu haline getirmeye yönelik tasarılarını Atatürkçülüğün arkasına saklanarak gündeme getirmeye başlayınca milletin içinde büyük tepkiler doğmaya başlamıştır. Aslında bu tepkiler Mustafa Kemal'in şahsına değil, onu kendilerine göre yorumlayan marksist ve ateistlere karşıdır.
Nerede bir açıkoturum olmuşsa, nerede inanç sahiplerine kalemle saldıran bir yazar çıkmışsa hemen hemen arkasında bir marksistin, bir ateistin fotoğrafı görülmüştür. Hatta o kadar ileri götürülmüştür ki, marksist devrimlerini Atatürk’ün devrimcilik ilkesi ile bağdaştırmışlardır. Ne yazık ki milliyetçilik istikametini hiç kimse Atatürkçülük olarak görmek istememiş, görmek isteyenler de marksistler tarafından susturulmuştur. Böylece milleti bölmek isteyenler hergün yeni bir fitne çıkararak Atatürkçülük ve laiklik maskeleriyle milleti devamlı taciz eder olmuşlardır.
Memleketi karıştıran, zaman zaman iç harp tezgahları hazırlayan Avrupa'nın dikkatlerini ikide bir Türkiye'de özgürlük olmadığını iddia ederek dışarıdan destek alanlara, marksizmin ve ateizmin çirkin yüzüne kırmızı kart göstermelidir. Marksistler ve ateistler sustuğu ya da ortadan çekildiği takdirde bu milletin bünyesinde Atatürkçülük ve laiklik ihtilaf konusu olmaktan bir anda çıkar. Millet kendi kararını marksist ve ateistlerin yalanları istikametinde değil de kendi istikametleri şeklinde kullanır.
Bu ülkenin kaderi, ülkenin alın yazısını bir kısır döngü haline getiren piyonlardan temizlediğimiz zaman aydınlığa çıkacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar