bugün
- özbek kadınlar5
- deccal internetten çıkacak7
- yazarların otopsileri4
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- cennetin de bu hayatta olması3
- yeni bir din kurmak3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- ruhi çenet8
- sözlük whatsapp grupları5
- sıcak havaların sona ermesi4
- 06 eylül 2026 antalya da orman yangını2
- dayatılmış güzellik algısı5
- togg t6x6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- kpss 20263
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- ellerim bos gonlum hos27
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- deizm6
- kırbaç isteyen var mı5
- enayimiknatisii36
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- siyasi vesayet2
- bana onu sormayin2
- bütün yazarları eksileyen yazar kim sorunsalı2
- ismail kartal10
- anın görüntüsü26
- düşün ki o bunu okuyor7
- fenerbahçe12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- kıyamet döneminde yaşanacak felaketler2
- gocu51
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- ölüm9
- dansöz izleme keyfi11
- aziz yıldırım12
- diamond bey biraderelle2
- güne bir şarkı bırak7
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- serhat kılıç13
- anderson talisca3
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- tai lung34
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı12
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- çocuklara verilen farklı isimler12
--spoiler--
Dinle düştüm ve ilginç şeyler buldum. Şu köklere, otlara bak. Hiç bu bitkileri merak ettin mi? Şu bitkiler hissedebilir hatta anlarlar. Ağaçlar, bu fındık çalılığı. Onların acelesi yok. Biz etrafta koşuştururken ve basmakalıp konuşurken. Bu içimizdeki doğaya güvensizliğimizden kaynaklanıyor. Her zaman bu şüphecilik, telaş ve durup düşünecek zamanımız yok.
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=j3nLqQOj52A&feature=share
http://www.facebook.com/p...o.php?v=10150374475908726
--spoiler--
Bir adamın tek vücudu var,
Tek hücreli gibi.
Ruh yorgun ve hasta
üç boyutlu kabuğu ile,
Kulakları,ağzı,gözleri
bir bozuk paranın büyüklüğünde
ve derisi yaralı ve damalı,
Parçalanmış bir iskelet.
Korneaya kadar kanat çırptı cennet baharı,
Buz sapanı fırlat,
Savaş arabalı kuşlara.
O yaşadığı kalem hapishanesinin kafesinden duyuyor,
Tarlaların ve ormanların tıkırtısını,
yedi mevsimin geri çekilişini.
Beden olmadan ruh çıplaktır,
bluz olmadan bedenin çıplak kalması gibi:
Düşünmeden gelecek yaklaşıyor,iyi değil,
Kelimeler yok yeni fikirler doğmadı.
Cevabı olmayan bir soru:
Her kim geri gelirse
Dansçının olmadığı bir yeri kim terk eder?
Bir başka ruh hakkında düş gördüm,
Başka bir kılık:
ıstırap arasında yer değiştirirken
Ve umut,onu yaktı,
Alkol gibi,ve uzaklaştı,oyuncular gölgesiz
Ve anılar gibi yok oldular.
Leylaklar çayır kokuyordu.
Koş ona,çocuğum,yas tutma
Orfeus'un karısının kaderine,
dünyanın sonuna kadar sür,
bakırdan hulohop'un bütün bunları görmen için.
Adımlarına cevap verene kadar,
Küçük bir iz olabilir,
Dünya neşeli ve güçlü sinyaller veriyor,
Her kuvvetli kemiğe.
--spoiler--
tarkovsky ile filmleri üstüne yapılan bir röportajdan:
- Fransızlar için "Ayna" Proust'un, belleğin dünyasını çağrıştırıyor.
- TARKOVSKi: Proust için zaman zamandan öte bir şey. Bir Rus içinse bu bir problem değil. Proust için daha çok yayılmak, açılmak sözkonusu. Biz Ruslarsa kendimizi korumak zorundayız. Rusya'da çocukluk anıları, geçmişle hesaplaşmak, pişmanlık üzerine yoğunlaşmış çok güçlü bir edebiyat geleneği vardır.
- "Ayna"da bu gelenekten mi?
- TARKOVSKi: Evet, zaten bu film Rus seyircisi arasında birçok tartışmaya yol açtı. Bir gün filmin gösteriminden sonra, halka açık olarak düzenlenen tartışma iyice uzamıştı. Gece yarısından sonra salonu temizlemekle görevli temizlikçi kadın geldi ve artık salonu boşaltmamızı istedi. Filmi daha önce görmüştü ve tartışmanın niye bu kadar uzun sürdüğünü anlamıyordu. Bize, " Aslında herşey çok basit: Birisi hasta düşer ve ölümden korkmaya başlar. Birden başkalarına yaptığı kötülükleri hatırlar. Özür dilemek, kendini afettirmek ister" dedi. Bu basit kadınn herşeyi anlamış, filmdeki pişmanlığı kavramıştı. Ruslar içinde bulundukları zamanı yaşarlar. Edebiyat da yalnızca bu zamanla yapılır ve basit insanlar bunu çok iyi anlar. "Ayna" bu anlamda biraz da Rusların öyküsüdür. Pişmanlıklarının öyküsü. Salondaki eleştirmenler filmden hiçbirşey anlamadıkları halde, ilköğrenimini bile bitirmemiş bu kadın bize kendi gerçeğini, Rus halkının pişmanlığı gerçeğini söylüyordu.
Dinle düştüm ve ilginç şeyler buldum. Şu köklere, otlara bak. Hiç bu bitkileri merak ettin mi? Şu bitkiler hissedebilir hatta anlarlar. Ağaçlar, bu fındık çalılığı. Onların acelesi yok. Biz etrafta koşuştururken ve basmakalıp konuşurken. Bu içimizdeki doğaya güvensizliğimizden kaynaklanıyor. Her zaman bu şüphecilik, telaş ve durup düşünecek zamanımız yok.
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=j3nLqQOj52A&feature=share
http://www.facebook.com/p...o.php?v=10150374475908726
--spoiler--
Bir adamın tek vücudu var,
Tek hücreli gibi.
Ruh yorgun ve hasta
üç boyutlu kabuğu ile,
Kulakları,ağzı,gözleri
bir bozuk paranın büyüklüğünde
ve derisi yaralı ve damalı,
Parçalanmış bir iskelet.
Korneaya kadar kanat çırptı cennet baharı,
Buz sapanı fırlat,
Savaş arabalı kuşlara.
O yaşadığı kalem hapishanesinin kafesinden duyuyor,
Tarlaların ve ormanların tıkırtısını,
yedi mevsimin geri çekilişini.
Beden olmadan ruh çıplaktır,
bluz olmadan bedenin çıplak kalması gibi:
Düşünmeden gelecek yaklaşıyor,iyi değil,
Kelimeler yok yeni fikirler doğmadı.
Cevabı olmayan bir soru:
Her kim geri gelirse
Dansçının olmadığı bir yeri kim terk eder?
Bir başka ruh hakkında düş gördüm,
Başka bir kılık:
ıstırap arasında yer değiştirirken
Ve umut,onu yaktı,
Alkol gibi,ve uzaklaştı,oyuncular gölgesiz
Ve anılar gibi yok oldular.
Leylaklar çayır kokuyordu.
Koş ona,çocuğum,yas tutma
Orfeus'un karısının kaderine,
dünyanın sonuna kadar sür,
bakırdan hulohop'un bütün bunları görmen için.
Adımlarına cevap verene kadar,
Küçük bir iz olabilir,
Dünya neşeli ve güçlü sinyaller veriyor,
Her kuvvetli kemiğe.
--spoiler--
tarkovsky ile filmleri üstüne yapılan bir röportajdan:
- Fransızlar için "Ayna" Proust'un, belleğin dünyasını çağrıştırıyor.
- TARKOVSKi: Proust için zaman zamandan öte bir şey. Bir Rus içinse bu bir problem değil. Proust için daha çok yayılmak, açılmak sözkonusu. Biz Ruslarsa kendimizi korumak zorundayız. Rusya'da çocukluk anıları, geçmişle hesaplaşmak, pişmanlık üzerine yoğunlaşmış çok güçlü bir edebiyat geleneği vardır.
- "Ayna"da bu gelenekten mi?
- TARKOVSKi: Evet, zaten bu film Rus seyircisi arasında birçok tartışmaya yol açtı. Bir gün filmin gösteriminden sonra, halka açık olarak düzenlenen tartışma iyice uzamıştı. Gece yarısından sonra salonu temizlemekle görevli temizlikçi kadın geldi ve artık salonu boşaltmamızı istedi. Filmi daha önce görmüştü ve tartışmanın niye bu kadar uzun sürdüğünü anlamıyordu. Bize, " Aslında herşey çok basit: Birisi hasta düşer ve ölümden korkmaya başlar. Birden başkalarına yaptığı kötülükleri hatırlar. Özür dilemek, kendini afettirmek ister" dedi. Bu basit kadınn herşeyi anlamış, filmdeki pişmanlığı kavramıştı. Ruslar içinde bulundukları zamanı yaşarlar. Edebiyat da yalnızca bu zamanla yapılır ve basit insanlar bunu çok iyi anlar. "Ayna" bu anlamda biraz da Rusların öyküsüdür. Pişmanlıklarının öyküsü. Salondaki eleştirmenler filmden hiçbirşey anlamadıkları halde, ilköğrenimini bile bitirmemiş bu kadın bize kendi gerçeğini, Rus halkının pişmanlığı gerçeğini söylüyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar