bugün
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- trt tarafsız olmalı6
- ne kadar yaşlısın3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- zulzula cin kabilesi3
- fatma betül sayan kaya45
- patates kızartmak4
- barış alper yılmaz7
- sevgili3
- asrın soygunu15
- paranın devrinin bitmesi10
- eylül ayı2
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- romanya53
- türkiye28
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- istanbul da hava durumu2
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- italya12
- kelimelik3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- abberline ın yeni hesabı11
- ekrem imamoğlu7
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak3
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- çalmaşur4
- online listesinin yine gelmesi6
- spk tera holding de 37 kişi hakkında suç duyurusu2
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- dünya60
- özgürlük vs eşitlik5
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- yemen'in taiz kentinde husi çatışmaları2
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- belçika10
- almanya26
şehirler arası yolculuk yaparken karşılaşılan karakterlerdir.
şoför: genelde iki tanedirler ve etliye sütlüye karışmazlar, en az bir tanesi uyuyordur. bunları mola aralarında görürüz ve sorularımız varsa yöneltebiliriz: "kaç saat sonra orada olur?" - "kaç dakika sonra kalkacak?"
muavin: çay-kola doldururlar, pasta-kek verirler, sonra geçip bir yerde uyurlar. arada bir anons yaparlar 'değerli yolcularımız' diye. yolcularla konuşurken bazıları utangaçtır, bazıları kaşarlaşmış. gözlerinin altı şiştir çoğu zaman hepsinin.
sürekli horlayan adam: adından da anlaşıldığı gibi, sürekli horlar. en belirgin özelliği nerede olduğunu göremezsiniz, adeta görünmezdir. koro kuranları da var otobüs içinde. sürekli horlayan kadın konusuna hiç girmek istemiyorum.
susmak bilmeyen çocuk: genelde beş yaşlarındaki kız çocuklarıdır. sürekli annelerine, babalarına yüksek sesle sorular sorarlar. ilerleyen saatlerde sızıp kalırlar.
zırt bırt ağlayan bebek: zırt bırt ağlayıp kafa şişirirler, uyutmazlar adamı. tüm otobüsü gerilime sokarlar. en belirgin özellikleri bilmem kaç oktavlık sesleridir. eğer altlarına yapmışlarsa ve anneleri otobüs seyir halindeyken değiştiriyorsa altlarını, bol sabırlar...
zırt bırt ağlayan bebeğin annesi: otobüsün en mahcup kişisidir, yüzü kıpkırmızıdır. çocuğuna her ne kadar sinirlense de herkes, acınır bu kadına. annelik zor iş... çocuğunu emzirmeye kalkarsa kimse sapıklık yapmasın!
sopalık yolcu: her zaman bir ön koltukta oturan yolcudur, sonuna kadar yatırırlar koltuğu, yolculuğunuzun içine ederler... rahat rahat hareket edemezsiniz, sadece servis esnasında düzeltirler koltuklarını(anons yapılmasa 'koltukları düzeltin' diye onu da yapmayacaklar). genelde orta yaşlıdırlar.
üniversite öğrencileri: bazen gruplar halinde, bazense tek kişilik kadrolardan oluşurlar. eşofmanlarıyla göze çarparlar mola saatlerinde. sigaralarını içip, işeyip otobüse dönerler. yol boyu film izler bazıları. bütün ikram isimlerini ezberlemişlerdir; otobüsün şoför ve muavinden sonra en tecrübelileri bunlardır. ve bir mp3 çalarları vardır hemen hemen hepsinin, oradan müzik dinlemek de en sevdiklerindendir.
askerlik dönemindeki askerler: bu kişilerin arkadaşları genelde otobüslerin geç kalkmasına neden olurlar. bu yolcular otobüse neşe ile girerler, arkadaşlarına el sallarlar. otobüs terminalden çıktıktan sonra o neşelerinden eser kalmaz.
hiç uyanmayan yolcu: bu yolcular adlarından da anlaşıldığı gibi gözlerini ne molalarda ne de ikram esnalarında açarlar, sanki bir aydır uyumuyorlar sanırsınız. en iyi özellikleri horlamamalarıdır. muavinlerin en çok sevdikleri yolcu tipidir bu.
çiftler: ya sevgililerdir, ya nişanlılardır, en kötü ihtimalle evlilerdir. yan yana otururlar hepimiz biliyoruz, sanırım bunlar birbirlerini gerçekten seven çiftlerdir. mola anlarında erkek kişisi kadını alır yedirir, içirir, işetir, otobüse geri getirir. çocukları varsa bu görevleri bu sefer kadın çocuğuna uygular.
yaşlı amcalar-teyzeler: genelde çekingenlerdir ama bazıları vardır ki tam muhabbet delisidirler. televizyonlarını genelde üniversite öğrencilerine ya da muavine ayarlatırlar ve hep aynı kanalı izler dururlar, en sonunda sıkılıp uyurlar.
sigaracı tayfa: her otogarda ve mola yerinde sigara içerler(feribot dahil). kapı önlerinde dev küllüklerin yanında gruplar halinde sigara içerler sessiz sakin(arkadaşları varsa sohbet ederler o ayrı). sigarasız bir mola düşünülemez onlar için.
pahalı restoran asilzadeleri: pek yorum yapmayacağım. zaten sadece o mola yerlerindeki kaliteli restoranlara girerken görüyorum bunları. genelde orta yaşlı çiftlerdir. bunlar otobüsteki ikramları da almaz. *
otogar esnafı ve dilencileri: hepsi dolandırıcıdır kısaca. esnaf yolcuların çaresizliğinden faydalanır, dilenciler insanları kandırır. minnacık çocukları alıp kucaklarında gezdirirler o soğukta, bazen de otobüslerde girip kart dağıtırken görürüz bunları(para verenlere hayır dua ederler, vermeyenlere içten küfür).
travesti yolcu: bu güne kadar bir kere çıktı karşıma, pek görünmezler otobüslerde. nasıl olur da erkek bileti keserler bunlara anlamam. ne yapın ne edin yanınıza oturtmayın. hayatımın en korkunç yolculuğuydu.
şoför: genelde iki tanedirler ve etliye sütlüye karışmazlar, en az bir tanesi uyuyordur. bunları mola aralarında görürüz ve sorularımız varsa yöneltebiliriz: "kaç saat sonra orada olur?" - "kaç dakika sonra kalkacak?"
muavin: çay-kola doldururlar, pasta-kek verirler, sonra geçip bir yerde uyurlar. arada bir anons yaparlar 'değerli yolcularımız' diye. yolcularla konuşurken bazıları utangaçtır, bazıları kaşarlaşmış. gözlerinin altı şiştir çoğu zaman hepsinin.
sürekli horlayan adam: adından da anlaşıldığı gibi, sürekli horlar. en belirgin özelliği nerede olduğunu göremezsiniz, adeta görünmezdir. koro kuranları da var otobüs içinde. sürekli horlayan kadın konusuna hiç girmek istemiyorum.
susmak bilmeyen çocuk: genelde beş yaşlarındaki kız çocuklarıdır. sürekli annelerine, babalarına yüksek sesle sorular sorarlar. ilerleyen saatlerde sızıp kalırlar.
zırt bırt ağlayan bebek: zırt bırt ağlayıp kafa şişirirler, uyutmazlar adamı. tüm otobüsü gerilime sokarlar. en belirgin özellikleri bilmem kaç oktavlık sesleridir. eğer altlarına yapmışlarsa ve anneleri otobüs seyir halindeyken değiştiriyorsa altlarını, bol sabırlar...
zırt bırt ağlayan bebeğin annesi: otobüsün en mahcup kişisidir, yüzü kıpkırmızıdır. çocuğuna her ne kadar sinirlense de herkes, acınır bu kadına. annelik zor iş... çocuğunu emzirmeye kalkarsa kimse sapıklık yapmasın!
sopalık yolcu: her zaman bir ön koltukta oturan yolcudur, sonuna kadar yatırırlar koltuğu, yolculuğunuzun içine ederler... rahat rahat hareket edemezsiniz, sadece servis esnasında düzeltirler koltuklarını(anons yapılmasa 'koltukları düzeltin' diye onu da yapmayacaklar). genelde orta yaşlıdırlar.
üniversite öğrencileri: bazen gruplar halinde, bazense tek kişilik kadrolardan oluşurlar. eşofmanlarıyla göze çarparlar mola saatlerinde. sigaralarını içip, işeyip otobüse dönerler. yol boyu film izler bazıları. bütün ikram isimlerini ezberlemişlerdir; otobüsün şoför ve muavinden sonra en tecrübelileri bunlardır. ve bir mp3 çalarları vardır hemen hemen hepsinin, oradan müzik dinlemek de en sevdiklerindendir.
askerlik dönemindeki askerler: bu kişilerin arkadaşları genelde otobüslerin geç kalkmasına neden olurlar. bu yolcular otobüse neşe ile girerler, arkadaşlarına el sallarlar. otobüs terminalden çıktıktan sonra o neşelerinden eser kalmaz.
hiç uyanmayan yolcu: bu yolcular adlarından da anlaşıldığı gibi gözlerini ne molalarda ne de ikram esnalarında açarlar, sanki bir aydır uyumuyorlar sanırsınız. en iyi özellikleri horlamamalarıdır. muavinlerin en çok sevdikleri yolcu tipidir bu.
çiftler: ya sevgililerdir, ya nişanlılardır, en kötü ihtimalle evlilerdir. yan yana otururlar hepimiz biliyoruz, sanırım bunlar birbirlerini gerçekten seven çiftlerdir. mola anlarında erkek kişisi kadını alır yedirir, içirir, işetir, otobüse geri getirir. çocukları varsa bu görevleri bu sefer kadın çocuğuna uygular.
yaşlı amcalar-teyzeler: genelde çekingenlerdir ama bazıları vardır ki tam muhabbet delisidirler. televizyonlarını genelde üniversite öğrencilerine ya da muavine ayarlatırlar ve hep aynı kanalı izler dururlar, en sonunda sıkılıp uyurlar.
sigaracı tayfa: her otogarda ve mola yerinde sigara içerler(feribot dahil). kapı önlerinde dev küllüklerin yanında gruplar halinde sigara içerler sessiz sakin(arkadaşları varsa sohbet ederler o ayrı). sigarasız bir mola düşünülemez onlar için.
pahalı restoran asilzadeleri: pek yorum yapmayacağım. zaten sadece o mola yerlerindeki kaliteli restoranlara girerken görüyorum bunları. genelde orta yaşlı çiftlerdir. bunlar otobüsteki ikramları da almaz. *
otogar esnafı ve dilencileri: hepsi dolandırıcıdır kısaca. esnaf yolcuların çaresizliğinden faydalanır, dilenciler insanları kandırır. minnacık çocukları alıp kucaklarında gezdirirler o soğukta, bazen de otobüslerde girip kart dağıtırken görürüz bunları(para verenlere hayır dua ederler, vermeyenlere içten küfür).
travesti yolcu: bu güne kadar bir kere çıktı karşıma, pek görünmezler otobüslerde. nasıl olur da erkek bileti keserler bunlara anlamam. ne yapın ne edin yanınıza oturtmayın. hayatımın en korkunç yolculuğuydu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar