bugün
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- bakarız diyen erkek10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- erzurum gece hayatı5
- vexillarius the slayer12
- nervio25
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili6
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- türkiye kuş konferansı4
- amasra3
- oğlak burcu kadını6
- akrep kadınları4
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir5
- cübbeli ahmet hoca3
- juggernaut3
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- sözlük yazarlarının ruh hali3
- anın fotoğrafı4
- akmar pasajı3
- taze fasulye yiyen erkek8
- ama4
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- pects us sus ual3
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- pisa 2025 sonuçları2
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak4
- mecidiyeköy den taksime yürümek3
- torpilsiz iş bulmak4
- cigarettes after sex4
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- afd'nin lideri alice weidel2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı24
- istanbul4
- manitasına aferin diyen erkek3
- raw fotoğraf çekmek4
- kaygılı bağlanma6
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- ben olmasam burası batar insanı7
- akp liler yargılansaydı6
- gocu34
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- sevilen şiir dizeleri3
- somalili kadın3
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- anın görüntüsü27
- recete8
bir konuda başarısız olduğunuzda ya da mutsuz olduğunuzda carl sagan'ın soluk mavi nokta hakkındaki yorumunu ve o fotoğrafa bakın dert sandığınız şeylerin evrenin için minicik bir mavi noktanın minicik bir derdi olduğunu anlayacaksınız. evrenin büyüklüğü karşınızda dertlerinizin sahip olduğunuz her şeyin önemini yitirdiği müthiş fotoğraf. fotoğraf 14 şubat 1990'da voyager 1 tarafından çekilmiştir.
carl sagan'ın bu fotoğraf hakkındaki yorumu efsanevidir sadece bu yorum sayesinde onu tanıyan yüzbinlerce kişi vardır.
"Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.
Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.
Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.
Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza."
carl sagan'ın bu fotoğraf hakkındaki yorumu efsanevidir sadece bu yorum sayesinde onu tanıyan yüzbinlerce kişi vardır.
"Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.
Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.
Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.
Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar