bugün
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar15
- en güzel sevişme11
- ibne miyim acaba diye sorgulamak6
- namazında niyazında erkek10
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması8
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- pinhani4
- yeni parti33
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum3
- true'yi yedirmeyiz7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- bu koyden olsam ne olacak18
- vermio11
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse9
- true çaylak olsun kampanyası9
- enayimiknatisii6
- nervio35
- bir kilo patatesin 50 lira olması9
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan6
- sinsice kavga izleyen yazarlar9
- ioçk'nın müziği4
- güne bir şarkı bırak9
- rizeli kızlar3
- pire için yaktığınız en büyük yorgan4
- kirazın kilosunun 150 tl olması4
- nervionun merak ettiği yazar21
- akciğerden gelen cikleme sesleri2
- şeytan6
- meriç nehrinin yönü3
- tai lung7
- ahmet sezer bey15
- erecto birader del kopar4
- kürt feodalizmi4
- sözlükte aşık olmam2
- arkadaşlar sıkıldım4
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- kızını zenci ile evlendiren baba3
- velvet53
- beni kim artılıyor amk5
- true'yi eskorta emanet etmek10
- gel böyle gel2
- yaz tatili denince akla gelenler2
- sözlükte kavga6
- sözlükte birbiriyle kavga eden yazarlar3
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
- anne3
- pompacı kıza nasıl açılınır9
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim4
- ak parti ve dem parti'nin terörsüz türkiye görüşme3
- geceleri ne yapılır3
bir konuda başarısız olduğunuzda ya da mutsuz olduğunuzda carl sagan'ın soluk mavi nokta hakkındaki yorumunu ve o fotoğrafa bakın dert sandığınız şeylerin evrenin için minicik bir mavi noktanın minicik bir derdi olduğunu anlayacaksınız. evrenin büyüklüğü karşınızda dertlerinizin sahip olduğunuz her şeyin önemini yitirdiği müthiş fotoğraf. fotoğraf 14 şubat 1990'da voyager 1 tarafından çekilmiştir.
carl sagan'ın bu fotoğraf hakkındaki yorumu efsanevidir sadece bu yorum sayesinde onu tanıyan yüzbinlerce kişi vardır.
"Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.
Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.
Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.
Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza."
carl sagan'ın bu fotoğraf hakkındaki yorumu efsanevidir sadece bu yorum sayesinde onu tanıyan yüzbinlerce kişi vardır.
"Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde.
Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı.
Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok.
Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz, ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer.
Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. Bence, birbirimize daha iyi davranma sorumluluğumuzu vurguluyor, ve bu mavi noktaya, biricik yuvamıza."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar