bugün
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor6
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- türklerin en sevdiğiniz yönü5
- motorine 8 24 tl zam gelmesi12
- mantı11
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- saraca095
- apo piçtir piç kalacak8
- sözlükte fosilleşmek3
- yazdıkları okunmayan efsane yazar3
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- herkesin fakir olmasını dileyen fakir2
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- pornonun zararları4
- sadece yemek konuşan erkek3
- filenin sultanları yarı finalde8
- skoda fabia alınır mı5
- seri eksici tayfa2
- sözlüğe hiç ara vermemiş yazarlar2
- and the oscar goes to7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- habire1221
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- devlet bahçeli8
- akrabalardan nefret etme sebepleri3
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar4
- bir bela geliyor8
- sarapci koala'nın radikalkemalist'e aktroll demesi4
- ellerim bos gonlum hos29
- sarapci koala64
- uçan adam sabri'ye ne oldu5
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- arif kocabıyık16
- batının ahlaksızlığı safsatası3
- gecenin nostaljik şarkısı2
- dededen beri aynı partiyi desteklemekle övünmek2
- lahmacun9
- kolları façalı bir kıza aşık olmak4
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi5
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kız arkadaşı kerhaneye götürmek3
- ağır hasarlı araç satmak2
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı6
türk milli basketbol takımı'nın eurobasket 2011'deki başarısızlığında önemli bir sorumluluk sahibidir. sahadaki performansa geçmeden önce kadro seçimine biraz değinmek gerekiyor. benim takıldığım nokta izzet türkyılmaz'ın kadroya dahil edilmesi. gelecekte milli takımın önemli bir parçası olması beklenebilir ama şu anda milli takıma alınması çok doğru değildi. onun yerine doğuş balbay'ın kadroya dahil edilmesi belki de takımın çeyrek finale çıkmasını sağlayacaktı. zira hem kerem tunçeri hem de ender arslan çok formsuzdu ve doğuş balbay çok önemli bir katkı verebilirdi. doğuş balbay hem çok iyi bir savunmacı hem de oyunu çok iyi okuyabilen ve tempoyu kontrol edebilen bir oyun kurucu. yine de bu performanstan sonra konuşmak kolay geliyor. belki de orhun ene bunların olacağını bilseydi çok daha farklı bir kadro ile gelecekti. en azından bu kadro seçimi konusunda çok fazla üzerine gitmemek lazım.
bir diğer konu ise orhun ene'nin pasifliği. maça nedense müdahale etmekte çok geç kalıyor veya hiç müdahale etmiyor. takım kötü giderken takımı ateşleyecek bir şeyler yapması gerekiyor. ama o, maçlarda çok sakin. büyük ihtimalle bu sakinliği karakteri ile yakından alakalı ama biraz daha agresif olması gerekirdi. hatta zaman zaman takımını uyandırmak için teknik faul dahi alabilirdi. zira bir teknik faul, smaç veya blok kötü giden bir takımı ayağa kaldırabilir. saha içinde ruhsuz bir şekilde oynayan bir takım varken orhun ene'nin biraz sorumluluk alması gerekirdi.
oyunu doğru okuyamamak ise bir başka sorun. eurobasket 2011 öncesinde oynanan hazırlık maçlarında açıkça görülen eksikliklerden birisi pota altını zorlamamaktı. takım sürekli işin kolayına kaçıp dış şutlara yöneliyordu. zaman zaman pota altını kullandıklarında ise hep sonuç alınıyordu. takımın bu şekilde çok daha iyi bir basketbol oynadığını neredeyse herkes fark etmişti. sürekli dış şut atarak ve pota altındaki mücedeleden kaçarak başarılı olmak imkansız. bu problem çok açık bir şekilde görülmesine rağmen orhun ene buna bir çözüm bulamadı. turnuvada oynanan maçların bazı bölümlerinde pota altı kullanılsa da hiçbir zaman istikrar yakalanamadı. aynı şey son oynanan sırbistan maçında da yaşandı. ilk yarıda sürekli dış atışlara yönelen türkiye son derece etkisiz bir maç çıkarıyordu. ikinci yarıda ise özellikle enes kanter'i pota altında kullanarak bulunan sayılar ile maç kafa kafaya geldi. ama bunu da maçın geri kalan bölümünde devam ettiremeyince türkiye maçtan yenik ayrıldı.
tabii ki bütün faturayı orhun ene'ye kesmemek lazım. ersan ilyasova, hidayet türkoğlu, kerem tunçeri ve ömer onan kendi standartlarının çok altında oynadılar. hatta kendi standardında oynayan oyuncu da yoktu belki de. turnuva boyunca bu kadar kötü faul atmanın da sorumlusu orhun ene olamaz. takım halinde biraz daha iyi faul atsaydık belki de çeyrek finale çok rahat bir şekilde çıkacaktık ve bu takımı alkışlayacaktık.
bu başarısız performanstan dolayı orhun ene'yi kesip biçmeye hiç gerek yok. bogdan tanjevic de başarısız turnuvalar geçirdi ama 2010'da takımı dünya ikincisi yaptı. o yüzden orhun ene'ye sabır gösterilmesi gerekiyor. çok tecrübesiz olduğunu ve ilk resmi turnuvası olduğunu unutmamak gerekiyor. mutlaka o da hatalarını görüp o hatalarından ders alacaktır. bogdan tanjevic konusunda sabır gösterildi ve sonunda madalya geldi. orhun ene konusunda da aynı sabır gösterilebilir.
bir diğer konu ise orhun ene'nin pasifliği. maça nedense müdahale etmekte çok geç kalıyor veya hiç müdahale etmiyor. takım kötü giderken takımı ateşleyecek bir şeyler yapması gerekiyor. ama o, maçlarda çok sakin. büyük ihtimalle bu sakinliği karakteri ile yakından alakalı ama biraz daha agresif olması gerekirdi. hatta zaman zaman takımını uyandırmak için teknik faul dahi alabilirdi. zira bir teknik faul, smaç veya blok kötü giden bir takımı ayağa kaldırabilir. saha içinde ruhsuz bir şekilde oynayan bir takım varken orhun ene'nin biraz sorumluluk alması gerekirdi.
oyunu doğru okuyamamak ise bir başka sorun. eurobasket 2011 öncesinde oynanan hazırlık maçlarında açıkça görülen eksikliklerden birisi pota altını zorlamamaktı. takım sürekli işin kolayına kaçıp dış şutlara yöneliyordu. zaman zaman pota altını kullandıklarında ise hep sonuç alınıyordu. takımın bu şekilde çok daha iyi bir basketbol oynadığını neredeyse herkes fark etmişti. sürekli dış şut atarak ve pota altındaki mücedeleden kaçarak başarılı olmak imkansız. bu problem çok açık bir şekilde görülmesine rağmen orhun ene buna bir çözüm bulamadı. turnuvada oynanan maçların bazı bölümlerinde pota altı kullanılsa da hiçbir zaman istikrar yakalanamadı. aynı şey son oynanan sırbistan maçında da yaşandı. ilk yarıda sürekli dış atışlara yönelen türkiye son derece etkisiz bir maç çıkarıyordu. ikinci yarıda ise özellikle enes kanter'i pota altında kullanarak bulunan sayılar ile maç kafa kafaya geldi. ama bunu da maçın geri kalan bölümünde devam ettiremeyince türkiye maçtan yenik ayrıldı.
tabii ki bütün faturayı orhun ene'ye kesmemek lazım. ersan ilyasova, hidayet türkoğlu, kerem tunçeri ve ömer onan kendi standartlarının çok altında oynadılar. hatta kendi standardında oynayan oyuncu da yoktu belki de. turnuva boyunca bu kadar kötü faul atmanın da sorumlusu orhun ene olamaz. takım halinde biraz daha iyi faul atsaydık belki de çeyrek finale çok rahat bir şekilde çıkacaktık ve bu takımı alkışlayacaktık.
bu başarısız performanstan dolayı orhun ene'yi kesip biçmeye hiç gerek yok. bogdan tanjevic de başarısız turnuvalar geçirdi ama 2010'da takımı dünya ikincisi yaptı. o yüzden orhun ene'ye sabır gösterilmesi gerekiyor. çok tecrübesiz olduğunu ve ilk resmi turnuvası olduğunu unutmamak gerekiyor. mutlaka o da hatalarını görüp o hatalarından ders alacaktır. bogdan tanjevic konusunda sabır gösterildi ve sonunda madalya geldi. orhun ene konusunda da aynı sabır gösterilebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar