bugün
- istanbul un çok pahalı olması19
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- en sevilmeyen ev işleri8
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri8
- gönül almaya çalışan erkek4
- yks 20263
- philadelphia krem peyniri2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan3
- fazlası zarar2
- kabataş olayı görüntüleri9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- neden okula gitmek zorundayız2
- ölmeyi dilemek2
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- oğuzhan uğur12
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- slavko vincic15
- velvet13
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- ispanya20
- nervio11
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- aklını yitirmek4
- 2026 dünya kupası25
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- tememda kenka nalaka10
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
güzel başlayıp, sulandırılmış bitmiş bir dizidir. yinede en sevdiğimdir.
--spoiler--
1.sezon
en güzel sezondur, zaten hikayeye bu sezon isim verir. son bölüm dışında ölme kalma olmuyor zaten. prison break'in esas sezonu bu diyebiliriz. maksat hapisten kaçmak. zaten bu sezona kötü yorum yapılmaz.
2.sezon
dizinin en janjanlı sezonu aslında, bu sezona daha çok "prison break'in devamı olan başka bir dizi" diyebiliriz değil mi? c-note abimiz dışında hepsi ya kaçmaya çalışıyor, yada geberiyor. beni en çok üzen abruzzi'nin gebermesi oldu. zaten ilk onu öldürdüler. o karakter diziye ayrı bir tat katıyordu. neden öldürdüklerini anlayamadım. bir diğer mevzu ise bellick'in sezon boyunca bizi sinir etmesi, mahone'un tırstırması, asyalı adamın çok bilmiş gıcıklığı. ilk sezon 10/10 ise, bu sezon 10/8. fenaa bir sezon değil.
3.sezon
prison break çok bozdu... bayağı bozdu... dediğimiz bir sezon.
kahramanlarımız tekrar hapishaneye düşüyor, bir nevi ilk sezonu tekrar ediyoruz. diziye adını veren kaçış tekrar görünüyor. ilk başta çok fecii bir sezon olacak diye düşünüyoruz. çünkü sona çok boktan bir yer, ama olmuyor. çok uysal bir sezon geçiriyoruz. bu sezonda bellick gözüme giriyor, mahone bizimkilerle dost oluyor. kısaca dizide kötü adam kalmıyor (yeni sezonda gelen gıreçın ablamız dışında. (nasıl yazıldığını unuttum) *
bu sezona 10/5 derim.
4.sezon
artık konu 180 derece değişiyor. sanki ilk izlediğimiz prison break değilmiş de, farklı bir diziymiş gibi. sucre'nin salak fedakarlığı, t-bag'in iş hayatına girmesi falan filan. ama dizi o kadar farklı şekillere giriyor ki. başlangıçta scylla'yı generalden kaçırmaya çalışıyorlar. kaçırdıktan sonra generale geri vermeye çalışıyorlar. kısaca çok zorlama bir sezon olmuş. olaylar çok karışıyor, çorba gibi bir sezon. dizinin sonuna kadar nasıl bağlayacaklar diye düşünüyoruz, birden karşımıza kellerman çıkıyor "gelin sizi kurtarayım" diyor ve dizi bitiyor. bu kadar saçma bir final olur mu arkadaş? baştan gelseymiş bu herif. allah allah... finalde beni tek mutlu eden generalin idam edilmesi ve c-note abimizin tekrar görünmesiydi. diğer sezonların hatırına 10/5 denilir ancak.
the final break
yine hapishane. bu sefer sara giriyor hapishaneye. hapishanede karşımıza çıkan kişi beni bayağı şaşırttı. "baba" dedikleri biz kadın var. kadın, t-bag'in hatun modeli resmen. davranışları, tipi, oldukça sempatik geliyor. tam mutlu oluyorum bu film bu karakterle bol bol şeyler olur diye, yok arkadaş. 80 dakikalık filmin 20 dakikası anca görünüyor. oysa o karakterle neler neler yapılırdı. hani bir aralar "gece yarısı ekspresi" yüzünden kıyamet kopmuştu bizde. ulan bunların hapishaneleri daha berbatmış lan. dizinin başından beri bütün gardiyanları piç gibi gösteriyorlar. hapishane homo kaynıyor. bu film aslında güzeldi, ama benim içimden hep bunların fox river'a geri dönmesi geçerdi. çünkü orada başladı, orada bitsin isterdim.
ucu her zaman açık olan bir dizi olduğundan michale'ı geberttiler. çünkü michael'in yaşaması demek, elbet karakterlerden birinin yine hapse düşmesi ve michael'in onu bir sezon daha kurtarması demektir. kaçışı sonlandırmanın tek yolu michael'ı öldürmekti, ama daha adam akıllı öldürebilirlerdi. ne bileyim, çok gelişi güzel geberdi ibne.
haaaa, şu mahone ve zenci sevgilisi mevzusuna gelirsek. ben hep onların arasında saf bir dostluk var diye düşünürdüm. finalde onları sevgili yapmaları çok gereksiz ve saçmaydı.
bu arada düşünsenize sucre'nin kızı ile michael'ın spastik oğlunun evlendiğini (evet, sezon finalindeki salak salak hareketleri vardı bu çocuğun). ne manyak olurdu değil mi? mihael'ın oğlu da michael gibi çok zekiymiş filan. neyse, bu filme 10/8 veririm.
--spoiler--
hayatımda izlediğim en iyi diziydi. her şeye rağmen izlenmeli...
--spoiler--
1.sezon
en güzel sezondur, zaten hikayeye bu sezon isim verir. son bölüm dışında ölme kalma olmuyor zaten. prison break'in esas sezonu bu diyebiliriz. maksat hapisten kaçmak. zaten bu sezona kötü yorum yapılmaz.
2.sezon
dizinin en janjanlı sezonu aslında, bu sezona daha çok "prison break'in devamı olan başka bir dizi" diyebiliriz değil mi? c-note abimiz dışında hepsi ya kaçmaya çalışıyor, yada geberiyor. beni en çok üzen abruzzi'nin gebermesi oldu. zaten ilk onu öldürdüler. o karakter diziye ayrı bir tat katıyordu. neden öldürdüklerini anlayamadım. bir diğer mevzu ise bellick'in sezon boyunca bizi sinir etmesi, mahone'un tırstırması, asyalı adamın çok bilmiş gıcıklığı. ilk sezon 10/10 ise, bu sezon 10/8. fenaa bir sezon değil.
3.sezon
prison break çok bozdu... bayağı bozdu... dediğimiz bir sezon.
kahramanlarımız tekrar hapishaneye düşüyor, bir nevi ilk sezonu tekrar ediyoruz. diziye adını veren kaçış tekrar görünüyor. ilk başta çok fecii bir sezon olacak diye düşünüyoruz. çünkü sona çok boktan bir yer, ama olmuyor. çok uysal bir sezon geçiriyoruz. bu sezonda bellick gözüme giriyor, mahone bizimkilerle dost oluyor. kısaca dizide kötü adam kalmıyor (yeni sezonda gelen gıreçın ablamız dışında. (nasıl yazıldığını unuttum) *
bu sezona 10/5 derim.
4.sezon
artık konu 180 derece değişiyor. sanki ilk izlediğimiz prison break değilmiş de, farklı bir diziymiş gibi. sucre'nin salak fedakarlığı, t-bag'in iş hayatına girmesi falan filan. ama dizi o kadar farklı şekillere giriyor ki. başlangıçta scylla'yı generalden kaçırmaya çalışıyorlar. kaçırdıktan sonra generale geri vermeye çalışıyorlar. kısaca çok zorlama bir sezon olmuş. olaylar çok karışıyor, çorba gibi bir sezon. dizinin sonuna kadar nasıl bağlayacaklar diye düşünüyoruz, birden karşımıza kellerman çıkıyor "gelin sizi kurtarayım" diyor ve dizi bitiyor. bu kadar saçma bir final olur mu arkadaş? baştan gelseymiş bu herif. allah allah... finalde beni tek mutlu eden generalin idam edilmesi ve c-note abimizin tekrar görünmesiydi. diğer sezonların hatırına 10/5 denilir ancak.
the final break
yine hapishane. bu sefer sara giriyor hapishaneye. hapishanede karşımıza çıkan kişi beni bayağı şaşırttı. "baba" dedikleri biz kadın var. kadın, t-bag'in hatun modeli resmen. davranışları, tipi, oldukça sempatik geliyor. tam mutlu oluyorum bu film bu karakterle bol bol şeyler olur diye, yok arkadaş. 80 dakikalık filmin 20 dakikası anca görünüyor. oysa o karakterle neler neler yapılırdı. hani bir aralar "gece yarısı ekspresi" yüzünden kıyamet kopmuştu bizde. ulan bunların hapishaneleri daha berbatmış lan. dizinin başından beri bütün gardiyanları piç gibi gösteriyorlar. hapishane homo kaynıyor. bu film aslında güzeldi, ama benim içimden hep bunların fox river'a geri dönmesi geçerdi. çünkü orada başladı, orada bitsin isterdim.
ucu her zaman açık olan bir dizi olduğundan michale'ı geberttiler. çünkü michael'in yaşaması demek, elbet karakterlerden birinin yine hapse düşmesi ve michael'in onu bir sezon daha kurtarması demektir. kaçışı sonlandırmanın tek yolu michael'ı öldürmekti, ama daha adam akıllı öldürebilirlerdi. ne bileyim, çok gelişi güzel geberdi ibne.
haaaa, şu mahone ve zenci sevgilisi mevzusuna gelirsek. ben hep onların arasında saf bir dostluk var diye düşünürdüm. finalde onları sevgili yapmaları çok gereksiz ve saçmaydı.
bu arada düşünsenize sucre'nin kızı ile michael'ın spastik oğlunun evlendiğini (evet, sezon finalindeki salak salak hareketleri vardı bu çocuğun). ne manyak olurdu değil mi? mihael'ın oğlu da michael gibi çok zekiymiş filan. neyse, bu filme 10/8 veririm.
--spoiler--
hayatımda izlediğim en iyi diziydi. her şeye rağmen izlenmeli...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar