bugün
- sözlüğün kralı8
- yalnız yaşamak6
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- jaws filmindeki sikko balik5
- haftanın gammazlarında birinci olan user2
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- iltica21
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- doğru don seçimi3
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- oktay saral5
- nev ölmüş başımız sağ olsun2
- sözlüğün kraliçesi5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- forma7
- metamfetamin7
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- evlenmek3
- ırak5
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- salçalı makarna10
- gece gece kokoreç gömmek7
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- betray me6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- umman4
- çin9
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- asansörde konuşmama kuralı2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- insan sevmemek3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- cadılar bayramı temalı filmler2
- nemlendirici krem20
- hamile fotoğrafı5
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- geçmişe götüren şarkılar5
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- karpuzcu libos panda3
- balık yanına en yakışan çorba9
güzel başlayıp, sulandırılmış bitmiş bir dizidir. yinede en sevdiğimdir.
--spoiler--
1.sezon
en güzel sezondur, zaten hikayeye bu sezon isim verir. son bölüm dışında ölme kalma olmuyor zaten. prison break'in esas sezonu bu diyebiliriz. maksat hapisten kaçmak. zaten bu sezona kötü yorum yapılmaz.
2.sezon
dizinin en janjanlı sezonu aslında, bu sezona daha çok "prison break'in devamı olan başka bir dizi" diyebiliriz değil mi? c-note abimiz dışında hepsi ya kaçmaya çalışıyor, yada geberiyor. beni en çok üzen abruzzi'nin gebermesi oldu. zaten ilk onu öldürdüler. o karakter diziye ayrı bir tat katıyordu. neden öldürdüklerini anlayamadım. bir diğer mevzu ise bellick'in sezon boyunca bizi sinir etmesi, mahone'un tırstırması, asyalı adamın çok bilmiş gıcıklığı. ilk sezon 10/10 ise, bu sezon 10/8. fenaa bir sezon değil.
3.sezon
prison break çok bozdu... bayağı bozdu... dediğimiz bir sezon.
kahramanlarımız tekrar hapishaneye düşüyor, bir nevi ilk sezonu tekrar ediyoruz. diziye adını veren kaçış tekrar görünüyor. ilk başta çok fecii bir sezon olacak diye düşünüyoruz. çünkü sona çok boktan bir yer, ama olmuyor. çok uysal bir sezon geçiriyoruz. bu sezonda bellick gözüme giriyor, mahone bizimkilerle dost oluyor. kısaca dizide kötü adam kalmıyor (yeni sezonda gelen gıreçın ablamız dışında. (nasıl yazıldığını unuttum) *
bu sezona 10/5 derim.
4.sezon
artık konu 180 derece değişiyor. sanki ilk izlediğimiz prison break değilmiş de, farklı bir diziymiş gibi. sucre'nin salak fedakarlığı, t-bag'in iş hayatına girmesi falan filan. ama dizi o kadar farklı şekillere giriyor ki. başlangıçta scylla'yı generalden kaçırmaya çalışıyorlar. kaçırdıktan sonra generale geri vermeye çalışıyorlar. kısaca çok zorlama bir sezon olmuş. olaylar çok karışıyor, çorba gibi bir sezon. dizinin sonuna kadar nasıl bağlayacaklar diye düşünüyoruz, birden karşımıza kellerman çıkıyor "gelin sizi kurtarayım" diyor ve dizi bitiyor. bu kadar saçma bir final olur mu arkadaş? baştan gelseymiş bu herif. allah allah... finalde beni tek mutlu eden generalin idam edilmesi ve c-note abimizin tekrar görünmesiydi. diğer sezonların hatırına 10/5 denilir ancak.
the final break
yine hapishane. bu sefer sara giriyor hapishaneye. hapishanede karşımıza çıkan kişi beni bayağı şaşırttı. "baba" dedikleri biz kadın var. kadın, t-bag'in hatun modeli resmen. davranışları, tipi, oldukça sempatik geliyor. tam mutlu oluyorum bu film bu karakterle bol bol şeyler olur diye, yok arkadaş. 80 dakikalık filmin 20 dakikası anca görünüyor. oysa o karakterle neler neler yapılırdı. hani bir aralar "gece yarısı ekspresi" yüzünden kıyamet kopmuştu bizde. ulan bunların hapishaneleri daha berbatmış lan. dizinin başından beri bütün gardiyanları piç gibi gösteriyorlar. hapishane homo kaynıyor. bu film aslında güzeldi, ama benim içimden hep bunların fox river'a geri dönmesi geçerdi. çünkü orada başladı, orada bitsin isterdim.
ucu her zaman açık olan bir dizi olduğundan michale'ı geberttiler. çünkü michael'in yaşaması demek, elbet karakterlerden birinin yine hapse düşmesi ve michael'in onu bir sezon daha kurtarması demektir. kaçışı sonlandırmanın tek yolu michael'ı öldürmekti, ama daha adam akıllı öldürebilirlerdi. ne bileyim, çok gelişi güzel geberdi ibne.
haaaa, şu mahone ve zenci sevgilisi mevzusuna gelirsek. ben hep onların arasında saf bir dostluk var diye düşünürdüm. finalde onları sevgili yapmaları çok gereksiz ve saçmaydı.
bu arada düşünsenize sucre'nin kızı ile michael'ın spastik oğlunun evlendiğini (evet, sezon finalindeki salak salak hareketleri vardı bu çocuğun). ne manyak olurdu değil mi? mihael'ın oğlu da michael gibi çok zekiymiş filan. neyse, bu filme 10/8 veririm.
--spoiler--
hayatımda izlediğim en iyi diziydi. her şeye rağmen izlenmeli...
--spoiler--
1.sezon
en güzel sezondur, zaten hikayeye bu sezon isim verir. son bölüm dışında ölme kalma olmuyor zaten. prison break'in esas sezonu bu diyebiliriz. maksat hapisten kaçmak. zaten bu sezona kötü yorum yapılmaz.
2.sezon
dizinin en janjanlı sezonu aslında, bu sezona daha çok "prison break'in devamı olan başka bir dizi" diyebiliriz değil mi? c-note abimiz dışında hepsi ya kaçmaya çalışıyor, yada geberiyor. beni en çok üzen abruzzi'nin gebermesi oldu. zaten ilk onu öldürdüler. o karakter diziye ayrı bir tat katıyordu. neden öldürdüklerini anlayamadım. bir diğer mevzu ise bellick'in sezon boyunca bizi sinir etmesi, mahone'un tırstırması, asyalı adamın çok bilmiş gıcıklığı. ilk sezon 10/10 ise, bu sezon 10/8. fenaa bir sezon değil.
3.sezon
prison break çok bozdu... bayağı bozdu... dediğimiz bir sezon.
kahramanlarımız tekrar hapishaneye düşüyor, bir nevi ilk sezonu tekrar ediyoruz. diziye adını veren kaçış tekrar görünüyor. ilk başta çok fecii bir sezon olacak diye düşünüyoruz. çünkü sona çok boktan bir yer, ama olmuyor. çok uysal bir sezon geçiriyoruz. bu sezonda bellick gözüme giriyor, mahone bizimkilerle dost oluyor. kısaca dizide kötü adam kalmıyor (yeni sezonda gelen gıreçın ablamız dışında. (nasıl yazıldığını unuttum) *
bu sezona 10/5 derim.
4.sezon
artık konu 180 derece değişiyor. sanki ilk izlediğimiz prison break değilmiş de, farklı bir diziymiş gibi. sucre'nin salak fedakarlığı, t-bag'in iş hayatına girmesi falan filan. ama dizi o kadar farklı şekillere giriyor ki. başlangıçta scylla'yı generalden kaçırmaya çalışıyorlar. kaçırdıktan sonra generale geri vermeye çalışıyorlar. kısaca çok zorlama bir sezon olmuş. olaylar çok karışıyor, çorba gibi bir sezon. dizinin sonuna kadar nasıl bağlayacaklar diye düşünüyoruz, birden karşımıza kellerman çıkıyor "gelin sizi kurtarayım" diyor ve dizi bitiyor. bu kadar saçma bir final olur mu arkadaş? baştan gelseymiş bu herif. allah allah... finalde beni tek mutlu eden generalin idam edilmesi ve c-note abimizin tekrar görünmesiydi. diğer sezonların hatırına 10/5 denilir ancak.
the final break
yine hapishane. bu sefer sara giriyor hapishaneye. hapishanede karşımıza çıkan kişi beni bayağı şaşırttı. "baba" dedikleri biz kadın var. kadın, t-bag'in hatun modeli resmen. davranışları, tipi, oldukça sempatik geliyor. tam mutlu oluyorum bu film bu karakterle bol bol şeyler olur diye, yok arkadaş. 80 dakikalık filmin 20 dakikası anca görünüyor. oysa o karakterle neler neler yapılırdı. hani bir aralar "gece yarısı ekspresi" yüzünden kıyamet kopmuştu bizde. ulan bunların hapishaneleri daha berbatmış lan. dizinin başından beri bütün gardiyanları piç gibi gösteriyorlar. hapishane homo kaynıyor. bu film aslında güzeldi, ama benim içimden hep bunların fox river'a geri dönmesi geçerdi. çünkü orada başladı, orada bitsin isterdim.
ucu her zaman açık olan bir dizi olduğundan michale'ı geberttiler. çünkü michael'in yaşaması demek, elbet karakterlerden birinin yine hapse düşmesi ve michael'in onu bir sezon daha kurtarması demektir. kaçışı sonlandırmanın tek yolu michael'ı öldürmekti, ama daha adam akıllı öldürebilirlerdi. ne bileyim, çok gelişi güzel geberdi ibne.
haaaa, şu mahone ve zenci sevgilisi mevzusuna gelirsek. ben hep onların arasında saf bir dostluk var diye düşünürdüm. finalde onları sevgili yapmaları çok gereksiz ve saçmaydı.
bu arada düşünsenize sucre'nin kızı ile michael'ın spastik oğlunun evlendiğini (evet, sezon finalindeki salak salak hareketleri vardı bu çocuğun). ne manyak olurdu değil mi? mihael'ın oğlu da michael gibi çok zekiymiş filan. neyse, bu filme 10/8 veririm.
--spoiler--
hayatımda izlediğim en iyi diziydi. her şeye rağmen izlenmeli...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar