bugün
- sözlük kızlarının kombinleri45
- sözlükte çirkin kız olmaması9
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- kendini türk hisseden arap artığı24
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı10
- hanginiz yaptı bunu6
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- nervio6
- testere bu alemdeki en gaddar adamdır4
- firavun haklıydı10
- içtim şarabı siktim arabı7
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi6
- irmik helvası3
- kıç arasını sürekli kaşıyan erkek4
- yahudi savunan kürt5
- aradın mı5
- sürekli ırk ve inanç konuşan tipler3
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlükteki gammaz özelliği11
- gammaz sözlük kızları15
- ota boka ağlayan insan3
- arkadaşlar bunu hanginiz düşürdü3
- sevdim bir kürdü verdim küsküyü3
- kale3112'in edinburgh kalesine çıkması3
- nicolas cage2
- keşke deniz üzerlerine kapansaydı3
- mutlu ama uzak olsun bey birader6
- ilham aliyev7
- osmanlı4
- ooo muhammed2
- bu son olsun2
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- ateistleri sevmemek7
- futbol8
- sözlükteki ilişki skandalı35
- s'i l v'e r m'i s t15
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- süper lig4
- yarın gs barcelona maçı saat 22 de trt 1 de2
- acı biber elleyip gözü kaşımak4
- claudian clouds9
- başmeriç9
- levent kırca11
- ilgi budalası sözlük kızı5
- oryantal6
- benimki de pembe pembe diyen kız5
- diş temizletme7
- elle pilav yemek4
- yapay zeka moderatörü4
ışığın, aydınlığın tanrısıdır.
güneş olarak addedilmesi hatalıdır. güneş helios'tur. apollon insanlığı aydınlatan her şeyin tanrısıdır, sanat da bu kapsamdadır. luciferle ilişkili olduğuna dair iddialar olsa da grek mitolojisinde phosphoros adında bir başka güç vardır, sabah yıldızı deriz biz ona. latinler ise lucifer derler. o apollon'dan bağımsız bir güçtür.
anadolu kökenli tanrılardan biridir. anadolu tanrılarının özelliği kişisel hırslarının olmamasıdır, apollon'da da bunu görürüz. hera ve athena gibi tanrı(ça)larda ise muazzam bir ego vardır, alt edilmelerinin hırsını troya'dan çıkarışlarına troya destanında şahit oluruz. anadolu tanrıları ise burada savaşı durdurmaya çalışır bir rol izlerler, aphrodite bu sırada yaralanır. ilyada apollon'un diğer tanrıların adaletsizliğine sinirlenmesi ve diğer tanrılara bağırmasıyla başlar zaten. troya'nın koruyucu tanrısı olduğundan ilyada'yı tanrılar düzeyinde okursak saldırılan taraf kendisidir. buna rağmen, savaşa doğrudan karışmamayı tercih etmiş ve şehri yerle yeksan edilmesine rağmen, diğer tanrılar her türlü hile ve hurdaya karışmasına rağmen o böyle bir yolu seçmemiştir. özellikle athena bütün çirkefliğiyle troyalıları kandırmış ve yaptığı oyunlarla başta hektor olmak üzere birçok anadolulunun ölmesine sebep vermiştir.
apollon'un kendi hırsına yenik düştüğü tek efsane vardır, o da marsyas efsanesidir. marsyas bir çobanmış. bir gün bir ırmakta bir kaval bulmuş. bu aleti ilk defa görüyormuş çünkü bu tanrıça athenanın bir icadı imiş. tanrıça kavalı çala çala yürürken ırmakta yansımasını görmüş de kavalın yüzünü çirkinleştirdiğini düşünüp suya atmışmış. marsyas başlamış kavalı çalmaya. o kavalını öyle güzel çalmış ki bütün orman onu dinlemiş çaldığında. apollon da lir çalarmış, çok da güzel çalarmış. insanlar marsyas ile apollon'u karşılaştırmaya başlamışlar, bu da apollon un kulağına gitmiş ve çobana bir yarışma teklif etmiş. tanrılardan birini de yargıç tutmuşlar. ikisi de birer türkü çalmışlar aletleriyle. tanrı dinlemiş dinlemiş karar verememiş ikisi de çok güzel çalıyor. bunun üzerine apollon aletleri ters tutup çalmayı teklif etmiş. lir tersten de aynı sesleri çıkardığı halde kavaldan hiç ses çıkmayınca marsyas yenik düşmüş. o sırada oradan geçmekte olan kral midas apollon'un hile yaptığını; ama yine de kavalın lirden daha üstün olduğunu söylemiş. apollon çok sinirlenmiş buna, midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirmiş. yetmemiş marsyas'ı bir ağaca bağlayıp derisini yüzmüş. bir süre sonra hırsı geçince çok pişman olmuş apollon, yaptığının kendisine yakışmadığını ve marsyas'ın yarışmayı hak ettiğini düşünmüş. hem bu haksızlığı düzeltmek hem de marsyas'a hak ettiği ödülü vermek istemiş ve çobanı gür bir ırmağa dönüştürmüş. ırmak çağıldadıkça kavalını çalacak ve sonsuza dek ormanı müziğiyle dolduracak, şarkılarını sonsuza dek söyleyebilecekmiş.
güneş olarak addedilmesi hatalıdır. güneş helios'tur. apollon insanlığı aydınlatan her şeyin tanrısıdır, sanat da bu kapsamdadır. luciferle ilişkili olduğuna dair iddialar olsa da grek mitolojisinde phosphoros adında bir başka güç vardır, sabah yıldızı deriz biz ona. latinler ise lucifer derler. o apollon'dan bağımsız bir güçtür.
anadolu kökenli tanrılardan biridir. anadolu tanrılarının özelliği kişisel hırslarının olmamasıdır, apollon'da da bunu görürüz. hera ve athena gibi tanrı(ça)larda ise muazzam bir ego vardır, alt edilmelerinin hırsını troya'dan çıkarışlarına troya destanında şahit oluruz. anadolu tanrıları ise burada savaşı durdurmaya çalışır bir rol izlerler, aphrodite bu sırada yaralanır. ilyada apollon'un diğer tanrıların adaletsizliğine sinirlenmesi ve diğer tanrılara bağırmasıyla başlar zaten. troya'nın koruyucu tanrısı olduğundan ilyada'yı tanrılar düzeyinde okursak saldırılan taraf kendisidir. buna rağmen, savaşa doğrudan karışmamayı tercih etmiş ve şehri yerle yeksan edilmesine rağmen, diğer tanrılar her türlü hile ve hurdaya karışmasına rağmen o böyle bir yolu seçmemiştir. özellikle athena bütün çirkefliğiyle troyalıları kandırmış ve yaptığı oyunlarla başta hektor olmak üzere birçok anadolulunun ölmesine sebep vermiştir.
apollon'un kendi hırsına yenik düştüğü tek efsane vardır, o da marsyas efsanesidir. marsyas bir çobanmış. bir gün bir ırmakta bir kaval bulmuş. bu aleti ilk defa görüyormuş çünkü bu tanrıça athenanın bir icadı imiş. tanrıça kavalı çala çala yürürken ırmakta yansımasını görmüş de kavalın yüzünü çirkinleştirdiğini düşünüp suya atmışmış. marsyas başlamış kavalı çalmaya. o kavalını öyle güzel çalmış ki bütün orman onu dinlemiş çaldığında. apollon da lir çalarmış, çok da güzel çalarmış. insanlar marsyas ile apollon'u karşılaştırmaya başlamışlar, bu da apollon un kulağına gitmiş ve çobana bir yarışma teklif etmiş. tanrılardan birini de yargıç tutmuşlar. ikisi de birer türkü çalmışlar aletleriyle. tanrı dinlemiş dinlemiş karar verememiş ikisi de çok güzel çalıyor. bunun üzerine apollon aletleri ters tutup çalmayı teklif etmiş. lir tersten de aynı sesleri çıkardığı halde kavaldan hiç ses çıkmayınca marsyas yenik düşmüş. o sırada oradan geçmekte olan kral midas apollon'un hile yaptığını; ama yine de kavalın lirden daha üstün olduğunu söylemiş. apollon çok sinirlenmiş buna, midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirmiş. yetmemiş marsyas'ı bir ağaca bağlayıp derisini yüzmüş. bir süre sonra hırsı geçince çok pişman olmuş apollon, yaptığının kendisine yakışmadığını ve marsyas'ın yarışmayı hak ettiğini düşünmüş. hem bu haksızlığı düzeltmek hem de marsyas'a hak ettiği ödülü vermek istemiş ve çobanı gür bir ırmağa dönüştürmüş. ırmak çağıldadıkça kavalını çalacak ve sonsuza dek ormanı müziğiyle dolduracak, şarkılarını sonsuza dek söyleyebilecekmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar