bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri28
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- tai lung9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- meriç dükalığı8
- var ekranı2
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- sözlük kızlarının kekleri24
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- moral olsun bik bik ime2
- sevdiğiniz yazarlar8
- uğurcan çakır3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- islamda namaz yoktur30
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- gecenin şarkısı20
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- fusya semsiyeli yabanci22
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- galatasaray10
- habire124
- kürdistan10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kadir inanır'ın mirası4
- rafael leao2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- etli biber dolması5
- dantelli sütyen takan erkek12
- leroy sane2
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
Genç bir kadın hıçkırığı, yahut bir çocuk kahkahası, yahut saçlarını savurtarak dizlerine kapanmış bir yalnızlığın, eski yalnızlıklara doğru bitmeyen bir çağrısı...
***
Bademcik ameliyatı konusunda neden hiç kimse bir şey yazmıyor ki?
Bademcik ameliyatı yazı yazmaya değer bir konu değildir...
Öyle miii, kah kah kah... Öyle miii, keh keh keh... Öyle öyle hi hi hiiii...
***
Bademcik ameliyatı, koşullar zorlamadıkça, asla yapılmaması gereken bir ameliyattır... Bunu size hiç söyleyen oldu mu?
Herhalde pek olmadı. Sık sık boğaz olan üç-dört yaşındaki bir çocuğun, dilini kaşıkla bastırarak gırtlağına kadar bakan bir doktor, kızarıp kabarmış bademcikleri görünce ne der?
- Bademciklerini aldırınız, der...
Annelerle babalar da bademciklerini aldırırlar çocukların...
***
işte bir yaşam boyu sürecek bir sakatlanma... Boğazın ve bronşların, karşı savunmasını yok eden bir sakatlanma...
Üç yaşından altı yaşına kadar bakla bakla büyüyen bademcikler; biraz daha ileriki yaşlarda kendiliğinden zaten iyice küçülecektir... Onların hemen aldırılması; kronik bir bronşitin, en küçük bir soğuk algınlığındaki bitip tükenmez öksürüklerine, koskoca bir yaşamı bol keseden armağan etmek sayılır...
Bunun böyle olduğu, ne yazık ki çok yeni anlaşıldı.
Boş yere bademcikleri alınmış çocukların birbirine eklenen öksürükleri... Öhö öhö öhööööö... Öhöööö öhö öhö...
***
Her gece yatağına işeyen çocukların hipnozlara çok yatkın olduğunu biliyor muydunuz?
Hipnozlara çok yatkın olurmuş gece yatağına işeyen çocuklar...
Nedenine gelince...
Nedeni bilinmiyor.
***
Hipnozla ağrısız diş çektirme deneyine bir ekleme daha yapmışlar. Diş doktoru, hastayı hipnozla uyutan doktora:
- Lütfen söyleyin, dişi kanamasın, demiş.
Hipnozu yapan doktor önce bir duraklamış, sonra da hastaya:
- Dişiniz çekilince, kanamayın, demiş.
Diş çekilmiş ve yeri kanamamış.
Nasıl olmuş da kanamamış?
Nedeni bilinmiyor.
Bilinmiyor nedeniiiii, nedeniiiii, nedeniiiii...
***
Polonyalı bir kadın sanatçı; -o kadın sanatçı ki, dokuduğu keçelerle yünlülerden yontular yapmakla ünlüdür- gittiği uzak diyarlardaki ilkel kabilelerin korkunç yüzlü tanrılarından alıp getirmiş evine...
Ve değişik yerlerden gelme iki tanrı, aynı salonda hiç hoşlanmamışlar birbirlerinden...
Sanatçının dostu olan fizik kuramcısı profesör:
- Bu tanrılardan birinin yerini değiştir. Bunlar ters bir elektriklenme yaratıyorlar aralarında; senin sinirlerini çok rahatsız eder bu, demiş...
***
Canlılar gibi cansızların da birbirinden hoşlananları ve hoşlanmayanları olur mu?
Sözüne güvenilir kişiler:
- Olur, olur, diyorlar.
Daha başka şeyler de söylüyorlar. Bizim cansız dediğimiz şeylerin, tümden cansız olmadığını; statik bir enerji taşıdığını falan...
***
ikinci Dünya Savaşı sonrası kuşağının filmlerini, en iyi Scala yapıyor. "Biz dünyayı değiştirmek isterken, dünya bizi değiştiriverdi" diyen bir kuşağın filmini...
Bu filmlerden biri, yaşamlarını boşa harcamış iki arkadaşın bir tartışmasıyla sonuçlanıyor.
Arkadaşın biri:
- Pof, diyor.
Öteki kaşlarını çatarak soruyor:
- Pof ne demek?..
- Pof, pof demek işte...
- Tanımlamasını yapamadığın bir sözü niçin söylüyorsun, bunun tutarlılık neresinde?
- Tutarlılık mı? Sen kim, tutarlıktan söz etmek kim?..
- Lafı değiştirme, pof'u anlat sen bana...
Olağanüstü bir film sonu...
***
Eski yalnızlıklarla beslenen yalnızlığın sesinde; gülen çocuklar, ağlayan genç kadın hıçkırıkları...
Sahiden insanın aklı takılıyor:
- "Pof" ne demektir sizce?..
çetin altan
***
Bademcik ameliyatı konusunda neden hiç kimse bir şey yazmıyor ki?
Bademcik ameliyatı yazı yazmaya değer bir konu değildir...
Öyle miii, kah kah kah... Öyle miii, keh keh keh... Öyle öyle hi hi hiiii...
***
Bademcik ameliyatı, koşullar zorlamadıkça, asla yapılmaması gereken bir ameliyattır... Bunu size hiç söyleyen oldu mu?
Herhalde pek olmadı. Sık sık boğaz olan üç-dört yaşındaki bir çocuğun, dilini kaşıkla bastırarak gırtlağına kadar bakan bir doktor, kızarıp kabarmış bademcikleri görünce ne der?
- Bademciklerini aldırınız, der...
Annelerle babalar da bademciklerini aldırırlar çocukların...
***
işte bir yaşam boyu sürecek bir sakatlanma... Boğazın ve bronşların, karşı savunmasını yok eden bir sakatlanma...
Üç yaşından altı yaşına kadar bakla bakla büyüyen bademcikler; biraz daha ileriki yaşlarda kendiliğinden zaten iyice küçülecektir... Onların hemen aldırılması; kronik bir bronşitin, en küçük bir soğuk algınlığındaki bitip tükenmez öksürüklerine, koskoca bir yaşamı bol keseden armağan etmek sayılır...
Bunun böyle olduğu, ne yazık ki çok yeni anlaşıldı.
Boş yere bademcikleri alınmış çocukların birbirine eklenen öksürükleri... Öhö öhö öhööööö... Öhöööö öhö öhö...
***
Her gece yatağına işeyen çocukların hipnozlara çok yatkın olduğunu biliyor muydunuz?
Hipnozlara çok yatkın olurmuş gece yatağına işeyen çocuklar...
Nedenine gelince...
Nedeni bilinmiyor.
***
Hipnozla ağrısız diş çektirme deneyine bir ekleme daha yapmışlar. Diş doktoru, hastayı hipnozla uyutan doktora:
- Lütfen söyleyin, dişi kanamasın, demiş.
Hipnozu yapan doktor önce bir duraklamış, sonra da hastaya:
- Dişiniz çekilince, kanamayın, demiş.
Diş çekilmiş ve yeri kanamamış.
Nasıl olmuş da kanamamış?
Nedeni bilinmiyor.
Bilinmiyor nedeniiiii, nedeniiiii, nedeniiiii...
***
Polonyalı bir kadın sanatçı; -o kadın sanatçı ki, dokuduğu keçelerle yünlülerden yontular yapmakla ünlüdür- gittiği uzak diyarlardaki ilkel kabilelerin korkunç yüzlü tanrılarından alıp getirmiş evine...
Ve değişik yerlerden gelme iki tanrı, aynı salonda hiç hoşlanmamışlar birbirlerinden...
Sanatçının dostu olan fizik kuramcısı profesör:
- Bu tanrılardan birinin yerini değiştir. Bunlar ters bir elektriklenme yaratıyorlar aralarında; senin sinirlerini çok rahatsız eder bu, demiş...
***
Canlılar gibi cansızların da birbirinden hoşlananları ve hoşlanmayanları olur mu?
Sözüne güvenilir kişiler:
- Olur, olur, diyorlar.
Daha başka şeyler de söylüyorlar. Bizim cansız dediğimiz şeylerin, tümden cansız olmadığını; statik bir enerji taşıdığını falan...
***
ikinci Dünya Savaşı sonrası kuşağının filmlerini, en iyi Scala yapıyor. "Biz dünyayı değiştirmek isterken, dünya bizi değiştiriverdi" diyen bir kuşağın filmini...
Bu filmlerden biri, yaşamlarını boşa harcamış iki arkadaşın bir tartışmasıyla sonuçlanıyor.
Arkadaşın biri:
- Pof, diyor.
Öteki kaşlarını çatarak soruyor:
- Pof ne demek?..
- Pof, pof demek işte...
- Tanımlamasını yapamadığın bir sözü niçin söylüyorsun, bunun tutarlılık neresinde?
- Tutarlılık mı? Sen kim, tutarlıktan söz etmek kim?..
- Lafı değiştirme, pof'u anlat sen bana...
Olağanüstü bir film sonu...
***
Eski yalnızlıklarla beslenen yalnızlığın sesinde; gülen çocuklar, ağlayan genç kadın hıçkırıkları...
Sahiden insanın aklı takılıyor:
- "Pof" ne demektir sizce?..
çetin altan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar