bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı52
- milli maçı izlemeyen erkek17
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni8
- özel okulların dolup taştığı kriz ülkesi4
- avustralya6
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak15
- 19 haziran 2026 paraguay türkiye maçı2
- bir kızı doyurmak6
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll8
- kadınlar neyden hoşlanır8
- türkiye nufusunun 3 ayda 104 530 kişi artması2
- türkiye13
- avustralya 0 türkiye 75
- evde cam silerken gelen bütün camları kırma isteği2
- kerkük türküleri2
- byd türkiye fabrikasını askıya aldı2
- futbol6
- kemalizm3
- tanrıyı görmek için 12 yıldır oturmayan adam5
- avustralyalıların iri yarı olması5
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi2
- yunan adalarına gitmek2
- kızımız olacaktı2
- vincenzo montella6
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık4
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı20
- arda güler6
- abd iranın anlaş ama ması 14 haziran 20263
- nestory irankunda3
- türkiye'nin avustralya'ya 2 0 yenilmesi3
- ruh eşin nerede3
- çaylak yazarlara temiz iç çamaşırı götürme timi2
- çok fena boşladım3
- 14 haziran 2026 brezilya fas maçı2
- avustralya milli futbol takımı4
- zall yüzünden gol yememiz5
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- su molası4
- aylık 346 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- en iyi antidepresan18
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- chp'nin hali ne olacak58
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- özşen madencilik işçilerinin direnişi11
- migros anal market2
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- devşirme türk2
- new york knicks3
Cem Karaca: Bir Uzun Öykü
Murat Meriç
Cem Karaca, Almanya'da kaldığı dönemde de müzikten uzak kalmaz. ikisi Türkçe, biri Almanca olmak üzere üç albüme imza atar. Özellikle orada kurduğu Fehiman Uğurdemir'li Die Kanaken adlı grubuyla yaptığı Almanca plak ilgi görür.
1987'de Türkiye'ye döner Cem Karaca. Dönüşü büyük fırtınalar koparır. Onu affetmesi için dönemin başbakanı Turgut Özal'ın elini öptüğü, hatta yalvardığı söylenir. Sol camia tarafından tepkiyle karşılanır bu. Cem Karaca için "dönek" yakıştırması yapılır. Karaca başta bunlara aldırış etmez. Ancak daha sonra bu eleştirilere bir şarkıyla cevap verir: "Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba, döndüm işte, oh be!" (9)
Cem Karaca Türkiye'ye döndüğü tarihlerde "Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar" adlı albümünü çıkartır. Albümde, Almanya'da Die Kanaken'le yaptığı şarkıların Türkçe versiyonları ve birkaç yeni şarkı vardır. Bunlar arasında, Nazım Hikmet'in dizelerinden müziklenen "Ceviz Ağacı" özellikle ilgi görür. 1988'de, uzun yıllar sonra Türkiye'de ilk konserini verir Cem Karaca. Ankara Atatürk Spor Salonu'ndaki konseri Turgut Özal da izler. Bu, "bir başbakanın izlediği ilk rock konseri" olarak tarihe geçer.
1988'de "Töre"yi çıkartan Karaca, 1990 itibariyle yanına eski çalışma arkadaşlarından Cahit Berkay ve Uğur Dikmen'i alarak Cem Karaca - Uğur Dikmen - Cahit Berkay Rok Kumpanyası'nı kurar. Birlikte iki albüme imza atarlar: "Yiyin Efendiler" ve "Nerde Kalmıştık". Uğur Dikmen'in gruptan ayrılmasının ardından Cem Karaca ve Yol Arkadaşları adını verdiği değişken elemanlara sahip bir grupla sürdürür konserlerini Cem Karaca. 1997 sonunda "Ağır Roman" için yaptığı "Resimdeki Gözyaşları" düzenlemesiyle yeniden gündeme gelir. "Bindik Bir Alamete Gideyoz Kıyamete" onun son albümü olur. (10)
Notlar:
1. Apaşlar, Cem Karaca'nın müzik dünyasında ilk grubu değil. Öncesinde birlikte çalışmalar yaptığı dört topluluk var: Karakediler, Dinamitler, Jaguarlar ve Gökçen Kaynatan Orkestrası. Ancak sanatçının kendini "bulduğu" ya da en azından "başladığı" grup Apaşlar. iki ayrı noktadan gelip Altın Mikrofon'da buluşmuş Cem Karaca ve Apaşlar. Yerimiz dar; bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler, artık çoktan sahafiye olmuş Müzük dergisinin 3, 4 ve 5-6 no'lu sayılarındaki "Türkiye'de Pop Müziğin Tarihi" yazılarıma bakabilirler.
2. Emrah, Cem Karaca'nın ilk "resmi" plağı. Ancak Hey dergisi'nde yayınlanan iki yazıda bir başka ilk 45'likten söz ediliyor: "Let's Go / I Feel Good". Ben bu plağa hiç rastlamadım; rastlayanı da görmedim. Bu yüzden Cem Karaca diskografisini Emrah'la başlatıyorum.
3. Hey, 16 Nisan 1975
4. Bu bilgi o dönemde yayınlanan hemen bütün dergi ve gazetelerde var; ancak plağın çıktığına dair bir bilgiye ya da somut bir kanıta rastlamadım. Muhtemel olarak gerçekleşememiş bir proje olarak kaldı bu.
5. Hey, 29 Ekim 1975
6. Hey, 7 Aralık 1976
7. Hey, 10 Ekim 1977
8. Hey, 2 Ocak 1978
9. "Oh Be!"; "Yiyin Efendiler" albümü, 1990
10. Cem Karaca'nın '80 sonrası tarihi elbette bu kadar kuru geçiştirilemez. Ancak bu, bir dizi yazının bile konusu olabilecek denli uzun. Zaman gazetesi'nde yayınlanan meşhur söyleşiler, Cem Karaca'nın islami ve görece daha milliyetçi bir çizgiye kayıyor olması göz ardı edilmeyecek şeyler. Ama dedik ya, kısaca ve "bilinmeyen" Cem Karaca tarihini anlatmayı hedefledik bu yazıda. Belki çok kısa, çok kuru oldu ama ileride daha ayrıntılı incelemeler elbette yayınlanacaktır. Bu arada, Cem Karaca'nın eski şarkılarından oluşan ve bir bir piyasaya sürülen "yeni" albümler var: "The Best of Cem Karaca" başlığını taşıyan bu dizi albümler, Yavuz Asöcal şirketine ait eski kayıtlardan derlenmiş. Birbiriyle ilgisiz dönemlerden oldukça karışık yapılmış derlemeler bunlar. Cem Karaca'yı tam olarak yansıttığı da söylenemez. Son olarak, bu yazıyı, bana Cem Karaca'yı tanıtan, iflah olmaz Cem Karaca hayranı "dost" Özcan Yapıcılar'a armağan etmek istiyorum.
bitti ...
Murat Meriç
Cem Karaca, Almanya'da kaldığı dönemde de müzikten uzak kalmaz. ikisi Türkçe, biri Almanca olmak üzere üç albüme imza atar. Özellikle orada kurduğu Fehiman Uğurdemir'li Die Kanaken adlı grubuyla yaptığı Almanca plak ilgi görür.
1987'de Türkiye'ye döner Cem Karaca. Dönüşü büyük fırtınalar koparır. Onu affetmesi için dönemin başbakanı Turgut Özal'ın elini öptüğü, hatta yalvardığı söylenir. Sol camia tarafından tepkiyle karşılanır bu. Cem Karaca için "dönek" yakıştırması yapılır. Karaca başta bunlara aldırış etmez. Ancak daha sonra bu eleştirilere bir şarkıyla cevap verir: "Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba, döndüm işte, oh be!" (9)
Cem Karaca Türkiye'ye döndüğü tarihlerde "Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar" adlı albümünü çıkartır. Albümde, Almanya'da Die Kanaken'le yaptığı şarkıların Türkçe versiyonları ve birkaç yeni şarkı vardır. Bunlar arasında, Nazım Hikmet'in dizelerinden müziklenen "Ceviz Ağacı" özellikle ilgi görür. 1988'de, uzun yıllar sonra Türkiye'de ilk konserini verir Cem Karaca. Ankara Atatürk Spor Salonu'ndaki konseri Turgut Özal da izler. Bu, "bir başbakanın izlediği ilk rock konseri" olarak tarihe geçer.
1988'de "Töre"yi çıkartan Karaca, 1990 itibariyle yanına eski çalışma arkadaşlarından Cahit Berkay ve Uğur Dikmen'i alarak Cem Karaca - Uğur Dikmen - Cahit Berkay Rok Kumpanyası'nı kurar. Birlikte iki albüme imza atarlar: "Yiyin Efendiler" ve "Nerde Kalmıştık". Uğur Dikmen'in gruptan ayrılmasının ardından Cem Karaca ve Yol Arkadaşları adını verdiği değişken elemanlara sahip bir grupla sürdürür konserlerini Cem Karaca. 1997 sonunda "Ağır Roman" için yaptığı "Resimdeki Gözyaşları" düzenlemesiyle yeniden gündeme gelir. "Bindik Bir Alamete Gideyoz Kıyamete" onun son albümü olur. (10)
Notlar:
1. Apaşlar, Cem Karaca'nın müzik dünyasında ilk grubu değil. Öncesinde birlikte çalışmalar yaptığı dört topluluk var: Karakediler, Dinamitler, Jaguarlar ve Gökçen Kaynatan Orkestrası. Ancak sanatçının kendini "bulduğu" ya da en azından "başladığı" grup Apaşlar. iki ayrı noktadan gelip Altın Mikrofon'da buluşmuş Cem Karaca ve Apaşlar. Yerimiz dar; bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler, artık çoktan sahafiye olmuş Müzük dergisinin 3, 4 ve 5-6 no'lu sayılarındaki "Türkiye'de Pop Müziğin Tarihi" yazılarıma bakabilirler.
2. Emrah, Cem Karaca'nın ilk "resmi" plağı. Ancak Hey dergisi'nde yayınlanan iki yazıda bir başka ilk 45'likten söz ediliyor: "Let's Go / I Feel Good". Ben bu plağa hiç rastlamadım; rastlayanı da görmedim. Bu yüzden Cem Karaca diskografisini Emrah'la başlatıyorum.
3. Hey, 16 Nisan 1975
4. Bu bilgi o dönemde yayınlanan hemen bütün dergi ve gazetelerde var; ancak plağın çıktığına dair bir bilgiye ya da somut bir kanıta rastlamadım. Muhtemel olarak gerçekleşememiş bir proje olarak kaldı bu.
5. Hey, 29 Ekim 1975
6. Hey, 7 Aralık 1976
7. Hey, 10 Ekim 1977
8. Hey, 2 Ocak 1978
9. "Oh Be!"; "Yiyin Efendiler" albümü, 1990
10. Cem Karaca'nın '80 sonrası tarihi elbette bu kadar kuru geçiştirilemez. Ancak bu, bir dizi yazının bile konusu olabilecek denli uzun. Zaman gazetesi'nde yayınlanan meşhur söyleşiler, Cem Karaca'nın islami ve görece daha milliyetçi bir çizgiye kayıyor olması göz ardı edilmeyecek şeyler. Ama dedik ya, kısaca ve "bilinmeyen" Cem Karaca tarihini anlatmayı hedefledik bu yazıda. Belki çok kısa, çok kuru oldu ama ileride daha ayrıntılı incelemeler elbette yayınlanacaktır. Bu arada, Cem Karaca'nın eski şarkılarından oluşan ve bir bir piyasaya sürülen "yeni" albümler var: "The Best of Cem Karaca" başlığını taşıyan bu dizi albümler, Yavuz Asöcal şirketine ait eski kayıtlardan derlenmiş. Birbiriyle ilgisiz dönemlerden oldukça karışık yapılmış derlemeler bunlar. Cem Karaca'yı tam olarak yansıttığı da söylenemez. Son olarak, bu yazıyı, bana Cem Karaca'yı tanıtan, iflah olmaz Cem Karaca hayranı "dost" Özcan Yapıcılar'a armağan etmek istiyorum.
bitti ...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar