bugün
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı5
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- pazar günü mesai yapmak2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünya9
- dünyanın en güzel tatlısı11
- 2026 dünya kupası13
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- futbol3
- michael olise2
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- türklerin ileri olduğu konular21
- kalp kırmak2
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- antipanik hanımın elleri2
- thomas tuchel6
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- dinsize inanır mısın17
- en gey özelliğiniz8
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- haluk levent bahis yazışmaları2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- kahvaltı2
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi8
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- true nickli yazar11
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- caner taslaman7
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- bir insanda en sevilen özellik4
- yaz günü çay içme saçmalığı11
kurgu ile gerçekliğin birbirine en yakın olduğu filmlerin başında yer almaktadır. durumu kavrayabilmeniz veya hatırlayabilmeniz açısından filmin kırılma noktasının diyalogları tekrarları kesilmiş haliyle Howard Beale den geliyor;
--spoiler--
Size işlerin kötü olduğunu söylememe gerek yok. Bunu herkes biliyor. Bu bir çöküş. Herkesin işe ihtiyacı var. işten atılmaktan öyle korkuyorlar ki. Bir dolar bir nikel değerinde. Bankalar batıyor. Dükkân sahipleri tezgâh altında silah saklıyorlar. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Ve bunun bir sonu yok. Soluduğumuz havanın yararı yok, yediğimiz yiyeceklerin de. Oturmuş televizyonu seyrederken bugün on beş cinayetin ve altmış üç suçun işlendiği söyleniyor. Sanki çok normalmiş gibi! işlerin kötü gittiğini biliyoruz. Kötüden de beter. Herkes delirmiş! Her yerde, her şeyde öyle bir delilik var ki, artık dışarı çıkamıyoruz. Evimizde oturuyor ve giderek daha küçük dünyalar yaratıyoruz. Ve diyoruz ki: "Lütfen, hiç olmazsa beni oturma odamda rahat bırakın. Televizyonum, tost makinem, başka bir şey istemiyorum. Ve hiçbir şey de söylemeyeceğim. Sadece bizi yalnız bırakın." Ama ben sizi yalnız bırakmayacağım. Sizin delirmenizi istiyorum! Protesto etmenizi, isyan etmenizi kongre üyelerine yazmanızı istemiyorum, çünkü size ne yazmanızı söyleyeceğim, bilmiyorum. Çöküş ile, enflasyon ile, Ruslar ve sokakta işlenen suçlar hakkında ne yapacağımı bilmiyorum! Tek bildiğim, ilk önce kızmalısınız! "Ben bir insanım. Hayatımın değeri var." demelisiniz! Şimdi, sizden ayağa kalkmanızı istiyorum. Hepiniz sandalyelerinizden kalkın. Şimdi ayağa kalkıp, pencereye doğru yürümenizi istiyorum. Pencereyi açın,kafanızı dışarı çıkarın ve bağırın. "Çok kızgınım ve buna daha fazla dayanamayacağım." Bir şeylerin değişmesi lâzım." Çok kızgınım ve buna daha fazla dayanmayacağım!" diye bağırmalısınız. Ondan sonra; enflasyon hakkında, buhran hakkında, petrol krizi hakkında ne yapacağımıza bakarız.
--spoiler--
not: aynısı bu ortama da yazayım ki ortaya şurdan çalıntı entry havalarına girmesin. gece gece bulunduğum ortamlara kopyalamayı ilke edindiğim diyalogtur. dünü anlattığı gibi bugünü de hatta geleceği de anlatır. sonuçta düzen denilen uyuşturucunun itaat mekanizması budur.
--spoiler--
Size işlerin kötü olduğunu söylememe gerek yok. Bunu herkes biliyor. Bu bir çöküş. Herkesin işe ihtiyacı var. işten atılmaktan öyle korkuyorlar ki. Bir dolar bir nikel değerinde. Bankalar batıyor. Dükkân sahipleri tezgâh altında silah saklıyorlar. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Ve bunun bir sonu yok. Soluduğumuz havanın yararı yok, yediğimiz yiyeceklerin de. Oturmuş televizyonu seyrederken bugün on beş cinayetin ve altmış üç suçun işlendiği söyleniyor. Sanki çok normalmiş gibi! işlerin kötü gittiğini biliyoruz. Kötüden de beter. Herkes delirmiş! Her yerde, her şeyde öyle bir delilik var ki, artık dışarı çıkamıyoruz. Evimizde oturuyor ve giderek daha küçük dünyalar yaratıyoruz. Ve diyoruz ki: "Lütfen, hiç olmazsa beni oturma odamda rahat bırakın. Televizyonum, tost makinem, başka bir şey istemiyorum. Ve hiçbir şey de söylemeyeceğim. Sadece bizi yalnız bırakın." Ama ben sizi yalnız bırakmayacağım. Sizin delirmenizi istiyorum! Protesto etmenizi, isyan etmenizi kongre üyelerine yazmanızı istemiyorum, çünkü size ne yazmanızı söyleyeceğim, bilmiyorum. Çöküş ile, enflasyon ile, Ruslar ve sokakta işlenen suçlar hakkında ne yapacağımı bilmiyorum! Tek bildiğim, ilk önce kızmalısınız! "Ben bir insanım. Hayatımın değeri var." demelisiniz! Şimdi, sizden ayağa kalkmanızı istiyorum. Hepiniz sandalyelerinizden kalkın. Şimdi ayağa kalkıp, pencereye doğru yürümenizi istiyorum. Pencereyi açın,kafanızı dışarı çıkarın ve bağırın. "Çok kızgınım ve buna daha fazla dayanamayacağım." Bir şeylerin değişmesi lâzım." Çok kızgınım ve buna daha fazla dayanmayacağım!" diye bağırmalısınız. Ondan sonra; enflasyon hakkında, buhran hakkında, petrol krizi hakkında ne yapacağımıza bakarız.
--spoiler--
not: aynısı bu ortama da yazayım ki ortaya şurdan çalıntı entry havalarına girmesin. gece gece bulunduğum ortamlara kopyalamayı ilke edindiğim diyalogtur. dünü anlattığı gibi bugünü de hatta geleceği de anlatır. sonuçta düzen denilen uyuşturucunun itaat mekanizması budur.
Gündemdeki Haberler