bugün
- en lezzetli balık21
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız10
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması3
- true nickli yazar24
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- sabahları nefret edilen şeyler10
- does the carpet match the drapes2
- birbirden farklı diller ortak bir mekan2
- anın görüntüsü25
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- asena keskinci3
- karşı cinsteki en itici özellik12
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın6
- ben geldim naneler13
- bozo2
- how'i met your mother marshall6
- doktor2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- gocu33
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- mansur yavaş14
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- online listesindeki sıralama mantığı9
- online listesi neden kaldırıldı10
- sevgiliye hitap biçimleri2
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- uludağ sözlük evreni9
- size takılan lakaplar7
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- en son neye çok üzüldünüz12
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- inci sözlük8
- game of thrones taki kerhaneci21
- tai lung vs gocu22
- başkent istanbul olsun11
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- mamudo gurban niye doğdun9
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
orhan pamuk'un cumhuriyet gazetesinden intikam almasını bugünkü yazısında yorumlamış, "bir günlüğüne gazeteniz olsaydı ne yapardınız?" sorusunu sormuştur. hayli iyi etmiştir;
"Yoksuluz, gecelerimiz...
Bir gazeteyi bir günlüğüne verseler size, ne derdiniz Türkiye ye?
En çok eski Türkiye görüntülerini izlerken kederlenirim ben. Bilhassa meşhur 1977, 1 Mayıs görüntüleri. insanlar, göğsü derin bir nefesle genişlemiş, tek bir gövde gibi yürürken Taksim Meydanı na nasıl da hayata, kendilerine inanır ve güçlüdür yüzleri. Birbirlerine, ne kadar çok olduklarına bakarlar, gözleri büyür hayretle.
Gelenek bekçileri vardı
Ben hiç tanımadım o yüzleri. Ben büyüdüğümde öyle görünmüyordu bu memleketteki insanlar. Mahallelerde "gelenek" bekçileri vardı, "dine saygı" ekmeğiyle beslenip semiz, faşist çavuşlara dönüşen. Polisler sanki bizden değilmiş gibi gerine gerine geziyorlardı sokakta.
Yoksullar kendinden daha yoksul olanı yok ediyordu ilk fırsatta. Yoksulluktan söz etmek ise "gıcıklık etmek, tat kaçırmak" sayılıp ayıplanıyordu. Ordu daha "höt" demeden el pençe divan duran "yazıcılar" vardı.
Eski işkence izleri marka giysilerle örtülüyordu gövdelerde, "Zaman değişti" deniyordu soranlara. içlerindeki mutsuzluğun nereden geldiğini bilmelerine izin verilmeyen gençler hap atıyorlardı. Darbecileri çıkarıp el öptürüyordu televizyonlar.
Bir günlüğüne bir gazete verseler bana, işte bütün bunlar için kimden intikam alınması gerekiyorsa ondan alırdım ben de. O eski, güzel yüzleri kim sildiyse bu topraktan, ondan."
"Yoksuluz, gecelerimiz...
Bir gazeteyi bir günlüğüne verseler size, ne derdiniz Türkiye ye?
En çok eski Türkiye görüntülerini izlerken kederlenirim ben. Bilhassa meşhur 1977, 1 Mayıs görüntüleri. insanlar, göğsü derin bir nefesle genişlemiş, tek bir gövde gibi yürürken Taksim Meydanı na nasıl da hayata, kendilerine inanır ve güçlüdür yüzleri. Birbirlerine, ne kadar çok olduklarına bakarlar, gözleri büyür hayretle.
Gelenek bekçileri vardı
Ben hiç tanımadım o yüzleri. Ben büyüdüğümde öyle görünmüyordu bu memleketteki insanlar. Mahallelerde "gelenek" bekçileri vardı, "dine saygı" ekmeğiyle beslenip semiz, faşist çavuşlara dönüşen. Polisler sanki bizden değilmiş gibi gerine gerine geziyorlardı sokakta.
Yoksullar kendinden daha yoksul olanı yok ediyordu ilk fırsatta. Yoksulluktan söz etmek ise "gıcıklık etmek, tat kaçırmak" sayılıp ayıplanıyordu. Ordu daha "höt" demeden el pençe divan duran "yazıcılar" vardı.
Eski işkence izleri marka giysilerle örtülüyordu gövdelerde, "Zaman değişti" deniyordu soranlara. içlerindeki mutsuzluğun nereden geldiğini bilmelerine izin verilmeyen gençler hap atıyorlardı. Darbecileri çıkarıp el öptürüyordu televizyonlar.
Bir günlüğüne bir gazete verseler bana, işte bütün bunlar için kimden intikam alınması gerekiyorsa ondan alırdım ben de. O eski, güzel yüzleri kim sildiyse bu topraktan, ondan."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar