bugün
- kolye57
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı17
- evi ev yapan şeyler11
- bileklik19
- galatasaray19
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip6
- gül3
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- beşiktaş17
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- fenerbahçe16
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- kadınların çalışması2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- mabel matiz2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- ataerkillikten tiksinmek2
- anadolu çomarları3
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- kim kimi neden sevmiyor14
- jeffrey epstein2
- tır şoförü olmayı istemek12
- yogartiksen40
- saat4
- beko2
- timsah7
- türkiye17
- zebra4
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- irfan can eğribayat2
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- mustafa kemal atatürk2
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- ismet gürbüz3
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- azerilerce tokatlanan akpli8
- osmanlı6
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- queen ravenna büyücülük okulu20
- nervio adlı yazara uyarı11
bir aşkın, henüz yaşanmadan , yaşanamadan boşa gitmesi, ziyan olmasıdır.
sokrates'in "bilgelikleri dışarı çıkarmak için ebelere ihtiyaç vardır " felsefesinden yola çıkalım, çıktığımız bu yolda aşkı tanımlamak için, şöyle sessiz sakin ve manzarası güzel bir yerde istop edelim ve soralım nedir aşk?
bir sürü bir sürü şey söylenmiştir bu hususta ve söylenecektir. benim fikrim ise şudur ki, aşk denen şey zaten bizim içimizde varolan derin , coşkulu, insana; neşe, haz ve hüzünler veren hissiyatlar bütünlüğüdür. potansiyel halde mevcuttur damarlarımızda, kanımızda ve bilimum yerlerde. kinetiğe dönüştürmek için ise "o"na ihtiyaç vardır. "o" bazen yanıbaşımızdadır, bazen çok uzaklardan gelir, bazen hiç tanımadığın , sadece uzaktan gördüğün birine bazen de hiç görmediğin birine( teknoloji, internet siteleri, sözlük falan filan) aşık olursun. peki neden?
insanın içinde aşk vardır aşk.. artık sana sığamıyordur, taşıyordur bedeninden , işte bu taşan aşka kova tutacak, peçeteyle silecek, yeri gelince de öperek fazlalıklarını dudaklarından alacak bir çift göz sahibesine ihtiyaç duyulur. bu kadar basit.
işte; böyle, bir çift gözün olmadığı ya da olamadığı durumlarda derinlerde bir yerde gün yüzüne çıkmayı bekleyen aşk, hapsolur kalır, ne bir güzelliğe vesile olur ne de acıya. sadece bir iç sıkıntısı kıvamında kalır ve durur öylece.
israf olan aşk, yeniden dönüşüm kutusuna atılan çanak, çömlek, şişe ...gibi oraya buraya, sağa sola, kağıda mağıda , sözlüğe mözlüğe yazılır.ve sonra şiir olur.şarkı olur.yazı olur. çizi olur. gerçek olmaz, oldurulmaz ama bir masal olur.
israf olan bir aşktan da geriye bunlar kalır...
sokrates'in "bilgelikleri dışarı çıkarmak için ebelere ihtiyaç vardır " felsefesinden yola çıkalım, çıktığımız bu yolda aşkı tanımlamak için, şöyle sessiz sakin ve manzarası güzel bir yerde istop edelim ve soralım nedir aşk?
bir sürü bir sürü şey söylenmiştir bu hususta ve söylenecektir. benim fikrim ise şudur ki, aşk denen şey zaten bizim içimizde varolan derin , coşkulu, insana; neşe, haz ve hüzünler veren hissiyatlar bütünlüğüdür. potansiyel halde mevcuttur damarlarımızda, kanımızda ve bilimum yerlerde. kinetiğe dönüştürmek için ise "o"na ihtiyaç vardır. "o" bazen yanıbaşımızdadır, bazen çok uzaklardan gelir, bazen hiç tanımadığın , sadece uzaktan gördüğün birine bazen de hiç görmediğin birine( teknoloji, internet siteleri, sözlük falan filan) aşık olursun. peki neden?
insanın içinde aşk vardır aşk.. artık sana sığamıyordur, taşıyordur bedeninden , işte bu taşan aşka kova tutacak, peçeteyle silecek, yeri gelince de öperek fazlalıklarını dudaklarından alacak bir çift göz sahibesine ihtiyaç duyulur. bu kadar basit.
işte; böyle, bir çift gözün olmadığı ya da olamadığı durumlarda derinlerde bir yerde gün yüzüne çıkmayı bekleyen aşk, hapsolur kalır, ne bir güzelliğe vesile olur ne de acıya. sadece bir iç sıkıntısı kıvamında kalır ve durur öylece.
israf olan aşk, yeniden dönüşüm kutusuna atılan çanak, çömlek, şişe ...gibi oraya buraya, sağa sola, kağıda mağıda , sözlüğe mözlüğe yazılır.ve sonra şiir olur.şarkı olur.yazı olur. çizi olur. gerçek olmaz, oldurulmaz ama bir masal olur.
israf olan bir aşktan da geriye bunlar kalır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar