bugün
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yazarların favori giyim markası5
- velvet57
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- friedrich hegel la bi cay icek9
- yalnızlıkla sevişmek5
- evde soğuk kahve yapımı7
- hayattaki en değerli şeyler5
- erotik şiir3
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- insan olmaya ceyrek kala14
- sınıfın en güzel kızı4
- 2026 ekonomik krizi16
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı7
- aleksey batrakov28
- victor osimhen20
- migros'a sorulacak tek soru23
- merve2
- yolcudurgider3
- hurdacıya gidiyorum7
- tevellüt kaç2
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- kadınları aşağılamanın moda olması6
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- kaos show2
- mutlu ama uzak olsun birader3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- erecto ibn birader el biraderi2
- enayimiknatisii6
- osuruktan şiirler60
- mohamed salah ghaly2
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- testo taylan aykolik ziyareti2
- akıl2
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- başbirader kitap sayfalarını sözlüğe koysun2
- g i l d e d l i l y16
- tostumu yaptım11
- alaattin çakıcı2
- madagaskar vanilyalı amarula2
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- bilinçaltı algılama4
kendisi benim çocukluk kahramanımdır. hayranlığım back to the future serisi ile başlamıştı. yekta kopan ın sesini onun sesini zannettiğim zamanlardı. daha, ciddi filmler izleme tecrübem yoktur. basit, aile filmleri hakimdi. artık zamanıdır diye düşünür ailem. star tv, daha star 1 zamanlarıdır. parlament pazar gecesi sinema kuşağının olduğu zamanlar. yatmadan evvel oturur ve izlerdim bu kuşaktaki bütün filmleri, hiç kaçırmazdım. işte yine böyle bir gecede, babamın zorlamasıyla, oturulur ve bu film izlenmeye başlanır. ailem nereden bilebilirdi ki; benim o geceden sonra, şu yaşıma kadar o filmleri, defalarca ve defalarca, repliklerini ezberleye ezberleye izleyeceğimi. olur, insanlık halidir.
işte o filmlerin baş kahramanı; marty mcfly. ağzıma pelesenk olmuş repliklerin kahramanı; "doktor, doktor!!", "kimse bana tavuk diyemez!"... bende; onun filmlerinin yeri, hep çok ayrıdır. hepsini izlemeye, takip etmeye çalışmışımdır. dizilerini de izlemişimdir. kısa boyludur belki, ya da çok çocuksu bir yüzü ve sesi olabilir, ama o benim gözümde dev gibi bir aktör, bir örnekti. onu hep öyle olacak diye düşünecektim...
gel zaman, git zaman; bir gün gazatede, spin city dizisinden, bir rahatsızlığı sebebiyle ayrıldığı haberini okudum. başta pek anlayamadım nesi olduğunu. herhalde ağır değildi. ama ne zaman, o yeni haberi okudum, hastalığının asıl sebebini öğrendim, işte o zaman; tanımadığım, yabancı bir insan için ilk kez göz yaşı dökecektim. ikincisi; superman* öldüğü zamandı...
işte; artık sinema dünyasından bir yıldız daha kaymış, kariyerini, belirsiz bir zamana dek askıya asmıştı...
hastalığının tedavisi zamanı boyunca, ne zaman bir haber görsem hakkında, gözümü çevirir, bakmam, kanalı çevirir ya da duymamazlıktan gelirdim. çünkü, onu hep bildiğim haliyle hatırlamak istiyordum. ama bir zaman geldi, kendisi hakkında bazı haberler okudum... içim cız etti. kendisine; "hastalığını, bir prim yapma aracı olarak kullandığı, numara yaptığı, kurduğu vakıflardan cebine para attığı" gibi türlü türlü suçlamalarda bulunuyorlardı. şaşırdım... üzüldüm... artık zamandır dedim, açıklama yaptığı bir videoyu izleyecektim. youtube dan buldum o görüntüleri. izledim. gayet güzel bir konuşma ile hepsini reddetti. ancak, onu hasta haliyle ilk kez görmüştüm. titriyordu... sarsılıyordu... sesi gidip geliyordu... ama; o yine de dimdik ayakta, kendisini savunuyordu. rahattı, gocunmuyordu, özgüvenliydi, ama en çok da; gerçek bir insandı. yine ağlıyordum... ona "fake" diyenler utanmalıydı...
"marty* sen ne güzel bir insansın"...
işte o filmlerin baş kahramanı; marty mcfly. ağzıma pelesenk olmuş repliklerin kahramanı; "doktor, doktor!!", "kimse bana tavuk diyemez!"... bende; onun filmlerinin yeri, hep çok ayrıdır. hepsini izlemeye, takip etmeye çalışmışımdır. dizilerini de izlemişimdir. kısa boyludur belki, ya da çok çocuksu bir yüzü ve sesi olabilir, ama o benim gözümde dev gibi bir aktör, bir örnekti. onu hep öyle olacak diye düşünecektim...
gel zaman, git zaman; bir gün gazatede, spin city dizisinden, bir rahatsızlığı sebebiyle ayrıldığı haberini okudum. başta pek anlayamadım nesi olduğunu. herhalde ağır değildi. ama ne zaman, o yeni haberi okudum, hastalığının asıl sebebini öğrendim, işte o zaman; tanımadığım, yabancı bir insan için ilk kez göz yaşı dökecektim. ikincisi; superman* öldüğü zamandı...
işte; artık sinema dünyasından bir yıldız daha kaymış, kariyerini, belirsiz bir zamana dek askıya asmıştı...
hastalığının tedavisi zamanı boyunca, ne zaman bir haber görsem hakkında, gözümü çevirir, bakmam, kanalı çevirir ya da duymamazlıktan gelirdim. çünkü, onu hep bildiğim haliyle hatırlamak istiyordum. ama bir zaman geldi, kendisi hakkında bazı haberler okudum... içim cız etti. kendisine; "hastalığını, bir prim yapma aracı olarak kullandığı, numara yaptığı, kurduğu vakıflardan cebine para attığı" gibi türlü türlü suçlamalarda bulunuyorlardı. şaşırdım... üzüldüm... artık zamandır dedim, açıklama yaptığı bir videoyu izleyecektim. youtube dan buldum o görüntüleri. izledim. gayet güzel bir konuşma ile hepsini reddetti. ancak, onu hasta haliyle ilk kez görmüştüm. titriyordu... sarsılıyordu... sesi gidip geliyordu... ama; o yine de dimdik ayakta, kendisini savunuyordu. rahattı, gocunmuyordu, özgüvenliydi, ama en çok da; gerçek bir insandı. yine ağlıyordum... ona "fake" diyenler utanmalıydı...
"marty* sen ne güzel bir insansın"...
Gündemdeki Haberler