bugün
- ilişkiye bir süre ara vermek9
- 19 yaşında kızla yatmak12
- herkesle iyi anlaşan insan3
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız11
- deniz göktaş'ın 3 günde 4 milyon izlenmesi7
- unutulmayan sadakat örnekleri4
- ankara nın en güzel yanı5
- elon musk2
- kemalist dünya25
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik yazar3
- kucaklaşma günü2
- tamar tanrıyar4
- su içmek2
- ilkin aydın2
- abd'nin iran'ı sıfırlaması3
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi6
- mola4
- anın görüntüsü23
- üniversitelerin gereksiz olması17
- fait bey birader diamond biraderdir hedesi3
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- dünyaya artık gök taşı çarpmaması4
- ankara3
- 1 temmuz kabotaj bayramı5
- genç olmanın en güzel yanı6
- tüm çıplaklığımla burdayım3
- ilgi manyağı4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- ona bir şey söyle11
- eski eşle tekrar evlenmek5
- kadir inanır22
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı31
- içtim şarabı13
- genç görünmeye çalışmak7
- 28 haziran 2026 hırvatistan gana maçı5
- 28 haziran 2026 demokratik kongo özbekistan maçı4
- sözlükteki gizli düşmanım10
- özgürlük ve zorunlu eğitim paradoksu5
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- bisikletlilerin trafikteki meşruiyeti sorunsalı2
- bir şeyler söyle4
- velvet28
- 28 haziran 2026 panama ingiltere maçı4
- true'nun çaylak olması16
- gitme diye yalvarmak6
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- demokratik kongo cumhuriyeti5
- her insanın bir cini olması8
- versuch2
bizde sadrazamlar tanzimat'a gelinceye dek kölelerden seçilmiştir, genellikle. düşünün, en büyük osmanlı sadrazamlarından biri, sokullu mehmet paşa, bir sırp devşirme çocuğu idi. lalalıktan gelme sadrazamlar kendilerini ancak efendilerine beğendirmek için çabalarlardı; o zaman için, böyle bir durumda, bundan doğal ne olabilirdi ki! oysa özgür bir yukarı kat yöneticiler sınıfı yetişseydi, bunlar birbirleriyle yarışarak toplumda başarıyı arayacaklardı, aristokratça da olsa bir toplum anlayışı yerleşecekti yavaş yavaş. daha başka bir deyişle, başa geçenlerde bir "bireylik" oluşacaktı. oysa padişah kafasını kestirdi mi, bir sadrazamın ölümü, bir tavuğun ölümünden farksız olur nerdeyse... önce "makbul", sonra "maktul" olan ibrahim paşanın sarayında tutsak olarak bulunmuş bir ispanyolun anlattıklarını okursanız görürsünüz ki, koca kanuni sultan süleyman'ın sadrazamı, sadece yemek yiyen, bir de hareme kapanan bir adamdan başka bir şey değildir, hiçbir ilginç yanı yoktur. onun için de bizde sadrazamların yaşam öyküleri yazılmamıştır, çünkü yoktur.
bakın tanzimat'tan sonra durum değişiyor; tanzimat'tan sonraki sadrazamların yaşam öyküleri var, ilginç de. neden? çünkü bir yönetici sınıf, batı anlamında "aristokrat" diyemesek de, ona yakın bir paşalar sınıfı kurulmuştur artık. gerçi nerdeyse tümü padişahla konuşurken kendileri için "kölesiz" sıfatını kullanır ama bu sözcüğün eskiden kalma bir alışkanlıkla söylendiği anlaşılır. yoksa bu paşalar içinde padişaha kafa tutanlar da yetişmiştir. ama bence önemli olan padişaha kafa tutma değil.
tanzimat sonrası vezirler arasında batı'dakine benzer boy ölçüşme olayları, kıskançlıklar bulunduğunu görüyoruz. artık bizde de devlet, siyaset adamlarının yaşam öyküleri balşamış demektir. nitekim onları anlatan kitapların bulunması bundandır.
daha önemlisi, aydın sınıfını hak eden vezirlerin yetişmiş olmasıdır tanzimat'tan sonra. sadrazamlık ya da herhangi bir vezirlikten düşünce, evine kapanıp kitap yazanlar, çeviri, şerh yapanlar vardır artık. demek ünlerinin tek kaynağı olarak devlet, siyaset adamlığını yeterli görmemeye başlamışlardır. sadece padişahın gözüne girmek değildir önemli önemli sayılan, ülkenin okur-yazar tabakası arasında saygınlık kazanmak da hesaba katılmaktadır. giderek halkın sevdiği olmak, padişaha yaranmaktan daha bile değerlidir. padişahlık kurumu gitgide zayıfladığı için mi böyle olmuştur, yoksa padişahlığın zayıflaması mı bu yüzdendir, bunu ayrı bir tartışma konusu olarak ele almalı. burada şunu söyleyebilirim ki, demek artık bizde, batı'da olduğu gibi, aydın devlet adamları yetişmeye başlamıştır, bunlar sadece savaşlardaki kahramanlıkları ile değil, giderek hiç değil, bıraktıkları kitaplarla, yazıp çizdikleri ile tarihe kalmaktadırlar.
bakın tanzimat'tan sonra durum değişiyor; tanzimat'tan sonraki sadrazamların yaşam öyküleri var, ilginç de. neden? çünkü bir yönetici sınıf, batı anlamında "aristokrat" diyemesek de, ona yakın bir paşalar sınıfı kurulmuştur artık. gerçi nerdeyse tümü padişahla konuşurken kendileri için "kölesiz" sıfatını kullanır ama bu sözcüğün eskiden kalma bir alışkanlıkla söylendiği anlaşılır. yoksa bu paşalar içinde padişaha kafa tutanlar da yetişmiştir. ama bence önemli olan padişaha kafa tutma değil.
tanzimat sonrası vezirler arasında batı'dakine benzer boy ölçüşme olayları, kıskançlıklar bulunduğunu görüyoruz. artık bizde de devlet, siyaset adamlarının yaşam öyküleri balşamış demektir. nitekim onları anlatan kitapların bulunması bundandır.
daha önemlisi, aydın sınıfını hak eden vezirlerin yetişmiş olmasıdır tanzimat'tan sonra. sadrazamlık ya da herhangi bir vezirlikten düşünce, evine kapanıp kitap yazanlar, çeviri, şerh yapanlar vardır artık. demek ünlerinin tek kaynağı olarak devlet, siyaset adamlığını yeterli görmemeye başlamışlardır. sadece padişahın gözüne girmek değildir önemli önemli sayılan, ülkenin okur-yazar tabakası arasında saygınlık kazanmak da hesaba katılmaktadır. giderek halkın sevdiği olmak, padişaha yaranmaktan daha bile değerlidir. padişahlık kurumu gitgide zayıfladığı için mi böyle olmuştur, yoksa padişahlığın zayıflaması mı bu yüzdendir, bunu ayrı bir tartışma konusu olarak ele almalı. burada şunu söyleyebilirim ki, demek artık bizde, batı'da olduğu gibi, aydın devlet adamları yetişmeye başlamıştır, bunlar sadece savaşlardaki kahramanlıkları ile değil, giderek hiç değil, bıraktıkları kitaplarla, yazıp çizdikleri ile tarihe kalmaktadırlar.
Gündemdeki Haberler