bugün
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi9
- jaws filmindeki sikko balik21
- atatürk ün hataları12
- nervio tarzı entry girmek5
- horny meydan5
- arda güler11
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- sinek as'ın sözlüğe vedası25
- yemene asker gönderilme meselesi8
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- sandalet ayak bikinisidir6
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- yetkisi alınan yetkili8
- iltica20
- oktay saral'ın görevden alınması4
- kaynana karı pipimi istiyin miiiii2
- oktay saral9
- insan sevmemek6
- hayatı günahkarlarla uğraşma boş işi2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- audi vs bmw vs mercedes2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru3
- sözlüğün kralı9
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- sinek as6
- köri kokulu esmer vatandaş2
- ritmik cimnastik yarışması3
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- fon vurgunu50
- asansörde konuşmama kuralı4
- gs fb derbisinde unutulmayan goller2
- irana gelin gitmek4
- galatasaray fenerbahçe derbisi3
- moralin çok bozuk olması6
- israil seçimleri5
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- yalnız yaşamak6
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- evlenmek4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- anthropic'e elvis presley davası2
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- fetöcü ünlüler3
--spoiler--
behzat ç. melankolik çoğunluğun kahramanı
19/01/2011
yazı boyutu
behzat ç. karakterinin yaratıcısı yazar emrah serbes, dizinin romandaki karakterleri muazzam bir yere taşıdığını söylüyor, "çok küfürlü, çok sert" eleştirilerini takmıyor: "behzat ç. orta ölçekli bir kahraman herkes onu örnek alır da patronunu takmazsa, vicdanının sesini dinlemeye başlarsa halimiz nice olur diye düşünüyorlar"
emrah serbes
ayça örerarşivi
emrah serbes ilk romanı her temas i̇z bırakırı yazdığı zaman, ankarada geçen ve kahramanı behzat ç. diye bir polis olan bir roman yazılmış, okusana denilerek kulaktan kulağa bir şöhret edinmişti. behzat ç.yi o günlerden bilenler star tvde bir ankara polisiyesi tanıtımını görünce küçük bir endişe yaşadılar; ya romandaki gibi güzel olmazsa. behzat ç. herkesin bu kaygısına şık bir gol atarak, roman kadar dizisiyle de kült bir karakter olma yolunda ilerliyor. öğrenciliğinde kafasında çok cop eskitmiş yazar emrah serbes, behzat ç. bu b.ktan hayatın ortasında gururlu bir adam, melankolik çoğunluğa çalınan gururunu hatırlatmak için orada diyor.
polisiyede şehir bir fon olmamalı, bir karakter olmalı demişsiniz. her temas i̇z bırakır ve son hafriyattaki ankaranın özellikleri ne?
karakter olmalı demişim de insan gibi özelliklerini sayamam şimdi. ama son hafriyattaki red kit hikâyesi var mesela, onun parkları bahçeleri kazmasıyla şehirde süren hafriyat çalışmalarını iç içe geçirmeye çalıştım. romanın hikâyesiyle ankaranın hikâyesi kesiştiği zaman, ankaranın da orada sessiz bir karakter olacağını düşündüm.
ankara üniversitesi tiyatro bölümünden mezunsunuz. sizin okurken polisle ilişkiniz ne düzeydeydi?
öğrenciliği dil-tarihte geçmiş herkes gibi uzak yakın temaslarımız oldu. şöyle bir anımı anlatayım, öğrenci evimizde dandik bir çamaşır makinesi vardı, bir gün sıkmaya geçerken çıldırdı ve bütün evi batırdı. o gün okula gidemedim ortalık battığı için. okulda da çatışma çıkmış, ortalık karışmış. arkadaşlardan telefon gelince gittim. asayiş şubeden bir amir vardı kapıda duran, hayrola geç kaldın, merak ettik diye sordu. adam polis, kaç sefer tepiştik, gene böyle şaka yapıyor uzaktan, ankaranın bir güzelliği de bu.
kafamda cop eskiten polis vardır demenize rağmen, behzat ç.yi sevilebilir bir karakter olarak yazmayı nasıl başarıyorsunuz?
behzat ç.yi özellikle sevdirmeye çalışmıyorum, zaaflarına da vurgu yapıyorum, belki bu yüzdendir. bir de diziyle birlikte behzat ç. artık sadece behzat ç. değil. behzat ç.yi baştan yaratan büyük bir ekip var arkasında. muharrem gülmezle iki sene önce film projesi olarak başlamıştık bu işe, kısmet dizi olmasıymış. öncelikle serdar akar inandı bu işe, o bu kadar inanıp kafa patlatmasaydı behzat ç. olmazdı. senarist arkadaşım ercan mehmet erdemle uyumlu bir çalışma yürüttük. erdal beşikçioğlu ve diğer oyuncular da kâğıt üstündeki behzat ç.yi muazzam bir yere taşıdılar. bir de ankaranın ayazında sağa sola koşturan set ekibi var tabii, ben sete gittiğimde soğuktan yarım saat duramıyorum,
kitapta polis-vatandaş ilişkisi müktesebata takılıyor, polisler sürekli düzgün davranın uyarısıyla karşılaşıyorlar. 90lardaki polisle 2010un polisi arasındaki temel farklar neler sizce?
bu aslında bir uzman sorusu. ben polisteki değişimi dışarıdan gördüğüm kadarıyla yorumlayabilirim ancak. 90lı yıllarda müktesebat değişiyordu ama onu uygulayanlar aynı olduğundan bir şey fark etmiyordu. şimdi müktesebat değişti, onu uygulayanlar da değişti. ama zihniyet değişmedi. yani aslında bir şey değişmedi.
dolmabahçede yaşananları nasıl yorumluyorsunuz?
öğrenci hareketini bastırmak isteyen bilinçli bir gaddarlık. çok açık bir mesajı var. akp, sen bana yumurta atarsan ben de senin kafanı kırarım demek istedi orada öğrencilere. taksime çıkarmayız denilen 1 mayıslarda yapılanın aynısı, tepeden emir gelmese bu kadar şiddetli bir müdahale olmazdı.
ece temelkuranın ergen erkek edebiyatı nitelemesini nasıl karşılıyorsunuz?
behzat ç.yi sadece ergen erkek edebiyatıyla nitelemek çok sınırlayıcı bir yaklaşım olur. zaten ece temelkuran da sadece ergen demedi, bizim polislerin erkeklik durumlarına dair ciddi eleştirilerde bulundu. ece temelkuranı çok severim, sonradan konuştuk, teşekkür ettim, eleştirilerini dikkate aldığımızı söyledim.
ç. harfinin che guevaradan alındığı, gerçek bir karakteri gizlediği efsaneleri var. sizse hakkı yenmiş bir harf ona vurgu yapmak istiyorum diyorsunuz, ş.nin hatrı yok mu?
şnin de hatırı var ama ç. kadar etkili değil. efsaneyi yaratan arkadaşlara teşekkür ediyorum, ç.nin gerçek anlamını bilen tek kişi olmak güzel bir duygu.
reyting birincisi olsak yanlış nerede deriz
behzat ç. gerçek hayata yakın olduğu halde yeterince reyting alamazken, küfürsüz, içkisiz olduğu için steril bulunan kurtlar vadisi birinci sırada olduğu için eleştiriliyor.
reytinglere göre dizileri kıyaslamayı doğru bulmuyorum. aslında sorun ne reyting sistemi, ne başka bir şey, mevzu daha derin. televizyon seyretmek insanı aptallaştırıyor. en akıllı adamı bile aptallaştırıyor, uyuşturuyor. bu durumda bizim yapmamız gereken şey, televizyonun uyuşturucu etkisine zıt bir şeyler yapmak. türkiyede mutlu bir azınlık var. bizim dizi kültürümüz, mutsuz çoğunluğa zengin hayatları, onların yalancı ahlakını gösterip avutmak üstüne kurulu. bunun tam tersi nedir, gaz kuyruğudur, parasızlıktır, gecekondudur, mahvolmuş hayatlardır. asla sana bakmayacak kadınları sevmektir. nefret ettiğin işlerde çalışmaktır. behzat ç. bu b.ktan hayatın ortasında gururlu bir adam, melankolik çoğunluğa çalınan gururunu hatırlatmak için orada. anti-kahraman değil aslında, orta ölçekli bir kahraman, yapabileceklerinin bir sınırı var, hepimiz gibi. kötü örnek oluyor demeleri bu yüzden, içki küfür bahane. herkes behzat ç.yi örnek alır da patronunu müdürünü takmazsa, vicdanının sesini dinlemeye başlarsa halimiz nice olur diye düşünüyorlar. bunları anlattığımız için varsın reytinglerde birinci olmayalım. zaten birinci olsak bunu başarı olarak görmeyiz, ercanla oturur, nerede yanlış yaptık diye düşünürüz.
behzat ç.nin yeni bir hikayesi olacak mı?
son hafriyatın filmini yapacağız. bu ara onun senaryosuyla uğraşıyorum. roman da olacak ama şimdi değil. behzat ç. biraz unutulsun, popüler olmadığı günlerdeki haline dönsün. hani bir behzat ç. vardı, ne oldu ona densin. o zaman.
neden yalovada yaşıyorsunuz?
sakin bir yer. bir şey yazacağım dönemlerde yalovaya çekiliyorum. onun dışında tam bir ikametgâhım yok, hayatım, i̇stanbul-ankara-yalova üçgeninde geçiyor. i̇stanbul ve ankarada pek fırsat olmuyor yazmaya. i̇nsanlara hayır diyemeyen bir mizacım var. akşam şuraya gelir misin? diyorlar, hayır diyorum. beş dakika sonra arıyorum, neredeydi orası? diyorum.
cinayet çözülmedikçe boşa nefes alıyoruz
bu ülkede adalet osasunanın ender gelişen ataklarından biri
dört yıl önce bugün, agos gazetesi binası önünde ogün samastın kurşunuyla hayata veda eden hrant dinkin suikastı behzat ç.nin pazar günü yayınlanan bölümüne konu oldu. dizide azınlıklar ve ermeni meselesiyle ilgili çalışmaları olan tanınmış akademisyen profesör barış öncü, bir banka önünde kimliği belirsiz bir genç tarafından kurşunlanarak öldürülüyor. görgü tanıkları, şüpheli şahsın beyaz bir bere taktığını ve cinayeti işledikten sonra taksiye binerek olay yerinden uzaklaştığını ifade ediyor. behzat ç. ve ekibi de beyaz 17 yaşındaki zanlıyı yakalıyor.
emrah serbesin son hafriyat kitabı hrant dinkin eşi rakel dinkin bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz sözüyle başlıyor. serbes, bugün dördüncü ölüm yıldönümünde anılan hrant dinkle ilgili düşüncelerini şöyle ifade etti:
güncel konulara elimizden geldiği kadarıyla değinmeye çalışıyoruz behzat ç.de. senarist arkadaşım ercanla da bir ay öncesinde karar verdik böyle bir bölüm yazmaya. hrant dinkin öldürülmesi bu ülkenin en büyük ayıplarından biri. katillerin ve azmettirenlerin korunması, emniyet ve jandarma içindeki bağlantılara ulaşılamaması, dört senedir hepimizin vicdanını kanatıyor. hrant dinki göz göre göre öldürdüler. valilik biliyor, emniyet biliyor, jandarma biliyor, çoluk çocuk herkes biliyor hrantın öldürüleceğini. hrantın gerçek katilleri yakalanmadıkça kimse türkiyeye hukuk devleti diyemez. demek ki bu ülkede adalet yok. demek ki bu ülkede adalet osasunanın ender gelişen ataklarından biri. hepimiz boşa nefes alıyoruz.
bu duygularla böyle bir bölüm çıktı ortaya. behzat ç. çocuğa tokat atsın mı atmasın mı diye uzun süre tartıştık. en sonunda attırdık tokadı. gerçekliğe aykırı oldu biraz, ama olması gerekeni de gösterelim dedik. madem behzat ç. rol model oldu, belki polis içinde de örnek alan biri bul
--spoiler--
http://twshot.com/3AHI
yazar emrah serbes ile behzat ç. üzerine bir röportaj.
behzat ç. melankolik çoğunluğun kahramanı
19/01/2011
yazı boyutu
behzat ç. karakterinin yaratıcısı yazar emrah serbes, dizinin romandaki karakterleri muazzam bir yere taşıdığını söylüyor, "çok küfürlü, çok sert" eleştirilerini takmıyor: "behzat ç. orta ölçekli bir kahraman herkes onu örnek alır da patronunu takmazsa, vicdanının sesini dinlemeye başlarsa halimiz nice olur diye düşünüyorlar"
emrah serbes
ayça örerarşivi
emrah serbes ilk romanı her temas i̇z bırakırı yazdığı zaman, ankarada geçen ve kahramanı behzat ç. diye bir polis olan bir roman yazılmış, okusana denilerek kulaktan kulağa bir şöhret edinmişti. behzat ç.yi o günlerden bilenler star tvde bir ankara polisiyesi tanıtımını görünce küçük bir endişe yaşadılar; ya romandaki gibi güzel olmazsa. behzat ç. herkesin bu kaygısına şık bir gol atarak, roman kadar dizisiyle de kült bir karakter olma yolunda ilerliyor. öğrenciliğinde kafasında çok cop eskitmiş yazar emrah serbes, behzat ç. bu b.ktan hayatın ortasında gururlu bir adam, melankolik çoğunluğa çalınan gururunu hatırlatmak için orada diyor.
polisiyede şehir bir fon olmamalı, bir karakter olmalı demişsiniz. her temas i̇z bırakır ve son hafriyattaki ankaranın özellikleri ne?
karakter olmalı demişim de insan gibi özelliklerini sayamam şimdi. ama son hafriyattaki red kit hikâyesi var mesela, onun parkları bahçeleri kazmasıyla şehirde süren hafriyat çalışmalarını iç içe geçirmeye çalıştım. romanın hikâyesiyle ankaranın hikâyesi kesiştiği zaman, ankaranın da orada sessiz bir karakter olacağını düşündüm.
ankara üniversitesi tiyatro bölümünden mezunsunuz. sizin okurken polisle ilişkiniz ne düzeydeydi?
öğrenciliği dil-tarihte geçmiş herkes gibi uzak yakın temaslarımız oldu. şöyle bir anımı anlatayım, öğrenci evimizde dandik bir çamaşır makinesi vardı, bir gün sıkmaya geçerken çıldırdı ve bütün evi batırdı. o gün okula gidemedim ortalık battığı için. okulda da çatışma çıkmış, ortalık karışmış. arkadaşlardan telefon gelince gittim. asayiş şubeden bir amir vardı kapıda duran, hayrola geç kaldın, merak ettik diye sordu. adam polis, kaç sefer tepiştik, gene böyle şaka yapıyor uzaktan, ankaranın bir güzelliği de bu.
kafamda cop eskiten polis vardır demenize rağmen, behzat ç.yi sevilebilir bir karakter olarak yazmayı nasıl başarıyorsunuz?
behzat ç.yi özellikle sevdirmeye çalışmıyorum, zaaflarına da vurgu yapıyorum, belki bu yüzdendir. bir de diziyle birlikte behzat ç. artık sadece behzat ç. değil. behzat ç.yi baştan yaratan büyük bir ekip var arkasında. muharrem gülmezle iki sene önce film projesi olarak başlamıştık bu işe, kısmet dizi olmasıymış. öncelikle serdar akar inandı bu işe, o bu kadar inanıp kafa patlatmasaydı behzat ç. olmazdı. senarist arkadaşım ercan mehmet erdemle uyumlu bir çalışma yürüttük. erdal beşikçioğlu ve diğer oyuncular da kâğıt üstündeki behzat ç.yi muazzam bir yere taşıdılar. bir de ankaranın ayazında sağa sola koşturan set ekibi var tabii, ben sete gittiğimde soğuktan yarım saat duramıyorum,
kitapta polis-vatandaş ilişkisi müktesebata takılıyor, polisler sürekli düzgün davranın uyarısıyla karşılaşıyorlar. 90lardaki polisle 2010un polisi arasındaki temel farklar neler sizce?
bu aslında bir uzman sorusu. ben polisteki değişimi dışarıdan gördüğüm kadarıyla yorumlayabilirim ancak. 90lı yıllarda müktesebat değişiyordu ama onu uygulayanlar aynı olduğundan bir şey fark etmiyordu. şimdi müktesebat değişti, onu uygulayanlar da değişti. ama zihniyet değişmedi. yani aslında bir şey değişmedi.
dolmabahçede yaşananları nasıl yorumluyorsunuz?
öğrenci hareketini bastırmak isteyen bilinçli bir gaddarlık. çok açık bir mesajı var. akp, sen bana yumurta atarsan ben de senin kafanı kırarım demek istedi orada öğrencilere. taksime çıkarmayız denilen 1 mayıslarda yapılanın aynısı, tepeden emir gelmese bu kadar şiddetli bir müdahale olmazdı.
ece temelkuranın ergen erkek edebiyatı nitelemesini nasıl karşılıyorsunuz?
behzat ç.yi sadece ergen erkek edebiyatıyla nitelemek çok sınırlayıcı bir yaklaşım olur. zaten ece temelkuran da sadece ergen demedi, bizim polislerin erkeklik durumlarına dair ciddi eleştirilerde bulundu. ece temelkuranı çok severim, sonradan konuştuk, teşekkür ettim, eleştirilerini dikkate aldığımızı söyledim.
ç. harfinin che guevaradan alındığı, gerçek bir karakteri gizlediği efsaneleri var. sizse hakkı yenmiş bir harf ona vurgu yapmak istiyorum diyorsunuz, ş.nin hatrı yok mu?
şnin de hatırı var ama ç. kadar etkili değil. efsaneyi yaratan arkadaşlara teşekkür ediyorum, ç.nin gerçek anlamını bilen tek kişi olmak güzel bir duygu.
reyting birincisi olsak yanlış nerede deriz
behzat ç. gerçek hayata yakın olduğu halde yeterince reyting alamazken, küfürsüz, içkisiz olduğu için steril bulunan kurtlar vadisi birinci sırada olduğu için eleştiriliyor.
reytinglere göre dizileri kıyaslamayı doğru bulmuyorum. aslında sorun ne reyting sistemi, ne başka bir şey, mevzu daha derin. televizyon seyretmek insanı aptallaştırıyor. en akıllı adamı bile aptallaştırıyor, uyuşturuyor. bu durumda bizim yapmamız gereken şey, televizyonun uyuşturucu etkisine zıt bir şeyler yapmak. türkiyede mutlu bir azınlık var. bizim dizi kültürümüz, mutsuz çoğunluğa zengin hayatları, onların yalancı ahlakını gösterip avutmak üstüne kurulu. bunun tam tersi nedir, gaz kuyruğudur, parasızlıktır, gecekondudur, mahvolmuş hayatlardır. asla sana bakmayacak kadınları sevmektir. nefret ettiğin işlerde çalışmaktır. behzat ç. bu b.ktan hayatın ortasında gururlu bir adam, melankolik çoğunluğa çalınan gururunu hatırlatmak için orada. anti-kahraman değil aslında, orta ölçekli bir kahraman, yapabileceklerinin bir sınırı var, hepimiz gibi. kötü örnek oluyor demeleri bu yüzden, içki küfür bahane. herkes behzat ç.yi örnek alır da patronunu müdürünü takmazsa, vicdanının sesini dinlemeye başlarsa halimiz nice olur diye düşünüyorlar. bunları anlattığımız için varsın reytinglerde birinci olmayalım. zaten birinci olsak bunu başarı olarak görmeyiz, ercanla oturur, nerede yanlış yaptık diye düşünürüz.
behzat ç.nin yeni bir hikayesi olacak mı?
son hafriyatın filmini yapacağız. bu ara onun senaryosuyla uğraşıyorum. roman da olacak ama şimdi değil. behzat ç. biraz unutulsun, popüler olmadığı günlerdeki haline dönsün. hani bir behzat ç. vardı, ne oldu ona densin. o zaman.
neden yalovada yaşıyorsunuz?
sakin bir yer. bir şey yazacağım dönemlerde yalovaya çekiliyorum. onun dışında tam bir ikametgâhım yok, hayatım, i̇stanbul-ankara-yalova üçgeninde geçiyor. i̇stanbul ve ankarada pek fırsat olmuyor yazmaya. i̇nsanlara hayır diyemeyen bir mizacım var. akşam şuraya gelir misin? diyorlar, hayır diyorum. beş dakika sonra arıyorum, neredeydi orası? diyorum.
cinayet çözülmedikçe boşa nefes alıyoruz
bu ülkede adalet osasunanın ender gelişen ataklarından biri
dört yıl önce bugün, agos gazetesi binası önünde ogün samastın kurşunuyla hayata veda eden hrant dinkin suikastı behzat ç.nin pazar günü yayınlanan bölümüne konu oldu. dizide azınlıklar ve ermeni meselesiyle ilgili çalışmaları olan tanınmış akademisyen profesör barış öncü, bir banka önünde kimliği belirsiz bir genç tarafından kurşunlanarak öldürülüyor. görgü tanıkları, şüpheli şahsın beyaz bir bere taktığını ve cinayeti işledikten sonra taksiye binerek olay yerinden uzaklaştığını ifade ediyor. behzat ç. ve ekibi de beyaz 17 yaşındaki zanlıyı yakalıyor.
emrah serbesin son hafriyat kitabı hrant dinkin eşi rakel dinkin bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz sözüyle başlıyor. serbes, bugün dördüncü ölüm yıldönümünde anılan hrant dinkle ilgili düşüncelerini şöyle ifade etti:
güncel konulara elimizden geldiği kadarıyla değinmeye çalışıyoruz behzat ç.de. senarist arkadaşım ercanla da bir ay öncesinde karar verdik böyle bir bölüm yazmaya. hrant dinkin öldürülmesi bu ülkenin en büyük ayıplarından biri. katillerin ve azmettirenlerin korunması, emniyet ve jandarma içindeki bağlantılara ulaşılamaması, dört senedir hepimizin vicdanını kanatıyor. hrant dinki göz göre göre öldürdüler. valilik biliyor, emniyet biliyor, jandarma biliyor, çoluk çocuk herkes biliyor hrantın öldürüleceğini. hrantın gerçek katilleri yakalanmadıkça kimse türkiyeye hukuk devleti diyemez. demek ki bu ülkede adalet yok. demek ki bu ülkede adalet osasunanın ender gelişen ataklarından biri. hepimiz boşa nefes alıyoruz.
bu duygularla böyle bir bölüm çıktı ortaya. behzat ç. çocuğa tokat atsın mı atmasın mı diye uzun süre tartıştık. en sonunda attırdık tokadı. gerçekliğe aykırı oldu biraz, ama olması gerekeni de gösterelim dedik. madem behzat ç. rol model oldu, belki polis içinde de örnek alan biri bul
--spoiler--
http://twshot.com/3AHI
yazar emrah serbes ile behzat ç. üzerine bir röportaj.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar