bugün
- hewal ebo18
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz8
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi11
- kuran da namaz yok19
- lahmacunu elle yiyen kız6
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil5
- bursa vs edirne6
- gürcistan8
- kendine bir öğüt ver7
- pforzheim şu an 36 derece4
- ısparta simidi8
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- katatespizartmasi4
- ağızdan araba sesi çıkarmak2
- ateistlerin temel hatası7
- gocu11
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- mülkiyetçi aşk3
- benkimki9
- eski üst segment mi yoksa yeni alt segment mi3
- en iyi simit hangi şehirdedir8
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- atatürk'ün kızları2
- hac kesin kayıt işlemleri başladı2
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- yahoo2
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- ioçk adamdır2
- ben ıspartada yaşıyorum4
- pembeyavuz2
- bir gammaz çetesinin daha çökertilmiş olması2
- z kuşağı7
- instagram7
- erdal beşikçioğlu6
- ırkçı damgası yememenin yolu2
- sözlük yazarlarının saatleri15
- kadınlar arası rekabet7
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi2
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- selamun aleyküm2
- bir geçmiş olsun alırım artık4
- memduh bashgan2
- yukarı kattan gelen ahh sesi4
- velvet19
- cezayir2
- ekrem imamoğlu2
- en sevilmeyen yazar3
- vizontele 3 akp nin yolu3
kış kraliçesi...
özel bir içecek olagelmiştir salep benim için. yapılışında kullanılan orkidenin dünyanın en güzel çiçeklerinden biri oluşu mu, hazırlanmasındaki incelikler ve gereken emek mi bilemem, ama salepin hep özel bir yeri vardı bende.
kahve vardır mesela, değerli ve güzel bir içecektir. hazır kahveyi saymazsak, filtresi ayrı güzel, buharlısı ayrı güzel, cezvelisi ayrı güzeldir. ama kahve genel geçer bir içecektir aynı zamanda. tek başına iken içilir, biten işin üzerine yorgunluk kahvesi olarak, arkadaşla sohbet ederken, yağmura ya da kara karşı düşünürken, tamamlanacak işler için uykuyla savaşırken... formatı da farklıdır, sek içilir, şekerli içilir, sütle, kremayla, çikolatayla, lokumla.
severim salebi, sıcaktır, samimidir, asildir. hakkını veremeyecek, elinde eğreti duracak adamı yakıverir ilk yudumda, içmesini beceremeyenin burnuna dolduruverir tarçını. on yıl falan önce idi, migros'un rafında sek'in hazır salebini gördüğümde zıp zıp zıpladığım. çok sevinmiştim, çünkü salep yapması zahmetlidir ve dışarıda her mekanın salebi iyi değildir. gerçi hazır olanın da tadı süper olmaz, ama yine de daha sık içebilmek güzeldi.
salep farklıdır, sadece kışın içilir mesela. sıcak servis edilir, tarçınsız içilmez. buz gibi havada sıcacık içiliverir, boğazdan aşağı akarken sadece içini değil, ruhunu da ısıtıverir insanın. karşılıklı salep içtiğim insanlarla bir şekilde aram daha da iyileşir, bağlarım daha da sağlamlaşır hep. karşılıklı birer salep içip muhabbeti kestiğim dostum, bir daha görüşmediğim komşum olmamıştır hiç. amerika'ya da gitse, izmir'e de, ankara'ya da gitse, istanbul'a da, aram hep süper kalmıştır bu insanlarla. ve hep istediğim şeylerden biridir, bir gün evlenirsem, eşimle karşılıklı salepleri yudumlarken karşılıklı kitap karıştırmak ya da müzikle ilgili muhabbet etmek.
hani derler ya "kırk yıl hatırı vardır" diye; saleptir o, kahve değil. için, bakın bakalım, nasıl da kaynaştırıveriyor karşınızdaki ile.
özel bir içecek olagelmiştir salep benim için. yapılışında kullanılan orkidenin dünyanın en güzel çiçeklerinden biri oluşu mu, hazırlanmasındaki incelikler ve gereken emek mi bilemem, ama salepin hep özel bir yeri vardı bende.
kahve vardır mesela, değerli ve güzel bir içecektir. hazır kahveyi saymazsak, filtresi ayrı güzel, buharlısı ayrı güzel, cezvelisi ayrı güzeldir. ama kahve genel geçer bir içecektir aynı zamanda. tek başına iken içilir, biten işin üzerine yorgunluk kahvesi olarak, arkadaşla sohbet ederken, yağmura ya da kara karşı düşünürken, tamamlanacak işler için uykuyla savaşırken... formatı da farklıdır, sek içilir, şekerli içilir, sütle, kremayla, çikolatayla, lokumla.
severim salebi, sıcaktır, samimidir, asildir. hakkını veremeyecek, elinde eğreti duracak adamı yakıverir ilk yudumda, içmesini beceremeyenin burnuna dolduruverir tarçını. on yıl falan önce idi, migros'un rafında sek'in hazır salebini gördüğümde zıp zıp zıpladığım. çok sevinmiştim, çünkü salep yapması zahmetlidir ve dışarıda her mekanın salebi iyi değildir. gerçi hazır olanın da tadı süper olmaz, ama yine de daha sık içebilmek güzeldi.
salep farklıdır, sadece kışın içilir mesela. sıcak servis edilir, tarçınsız içilmez. buz gibi havada sıcacık içiliverir, boğazdan aşağı akarken sadece içini değil, ruhunu da ısıtıverir insanın. karşılıklı salep içtiğim insanlarla bir şekilde aram daha da iyileşir, bağlarım daha da sağlamlaşır hep. karşılıklı birer salep içip muhabbeti kestiğim dostum, bir daha görüşmediğim komşum olmamıştır hiç. amerika'ya da gitse, izmir'e de, ankara'ya da gitse, istanbul'a da, aram hep süper kalmıştır bu insanlarla. ve hep istediğim şeylerden biridir, bir gün evlenirsem, eşimle karşılıklı salepleri yudumlarken karşılıklı kitap karıştırmak ya da müzikle ilgili muhabbet etmek.
hani derler ya "kırk yıl hatırı vardır" diye; saleptir o, kahve değil. için, bakın bakalım, nasıl da kaynaştırıveriyor karşınızdaki ile.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar