bugün
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom5
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- boyun ağrısı3
- nat rothschild4
- kabak tatlısını sevenler8
- erecto kral reyiz3
- oğuz tezmen2
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- ismet gurbuz 20244
- taksim delisi cenk3
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- kafanın çok büyük olması8
- 20043
- göksel in memeleri3
- 1 doların 50 tl olması3
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- allah vardır diyenlerin kanıtları2
- elektrik2
- elmas bey birader dönsün2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- nervio'nun gerçek yüzü4
- halef dizisinin final yapması2
- nervio34
- barış alper yılmaz4
- alanyaspor2
- bafra pidesi3
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- kaan girgin'in son hali2
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- 2019 tasarımı4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- kim milyoner olmak ister6
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- duygu özaslan6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- nerdesiniz3
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- kahtalı mıçı hayranı kız4
entry'ler (34)
yaklaşık bir saat kadar önce silahlı çatışma yaşanmış mekandır, kurşunlardan biri orada yalnızca eğlence amacıyla bulunan bir üniversite öğrencisinin karnına isabet etmiştir, bu insanların paylaşamadıkları nedir diye, neden diye sormaktan kendini alamıyor insan.
ölümünden bu yana milyonların çocukluk kahramanı, bazılarının ergenlik, birazının da yetişkinlik, sorgulanmalı, insan hayatın içine karıştıkça unutuyor mu kahramanlarını?
şehirlerarası yolculuk yapılıyorsa eğer yaşadığımız zamanda gerçekleşmesi imkansız olan durumdur, çok günah olduğundan ötürü kadın ve erkekler yan yana oturmuyorlar, oturamıyorlar artık, maazallah otobüse birden bire uçan tekme falan atarlar, çarpılmasınlar oracıkta diye.
senin anana, bacına aynı şeyi yapsalar hoşuna gider mi sorusunun sorulmasını kesinlikle gerektirecek eylemdir.
en başından alalım olayları, başlığı görünce aklıma geldi, yazayım dedim.
soğuk bir memlekette öğrencilik hayatı sürdürülüyorken twitter üzerinden gelen bir mesaj sayesinde konuşulmaya başlanan x kişisiyle muhabbet ilerletilir, mekan buna müsait olduğundan, böyle şeyler gayet normal karşılandığından kız konuşulan ilk gecede esas oğlanı evine içki içmeye çağırır, tabi esas oğlan bu daveti sabah uyandığında görür, zira o mesaj henüz gelmemişken çoktan bilgisayarını kapatıp adanalı izlemeye başlamıştır bile. hatanın farkına sabah varılır, olan olmuş artık başka zamana denir. başka zaman tam da o akşamdır, kız bir daha aynı daveti yineler, şehrin bildik bir noktasına gidilir x kişisiyle buluşmak için, tabii şeklinden şemalinden habersizdir esas oğlan x kişisinin, kör mü gelecek, topal mı gelecek, ben ne sikime buraya geldim diye kendi kendine sorular yöneltirken çıkar gelir x kişisi, fena da değildir. neyse, o gece bilindiği gibi geçer, ertesi gece de öyle geçer. en sonunda esas oğlan x kişisinden sıkılır, arar ve olmuyor, kalabiliyorsak arkadaş kalalım, öylesi daha güzel der. x kişisi kendine yediremez, çeşitli ithamlarla suçlar esas oğlanı, lakin onun sikinde olmaz.
bir gece yine adanalı izlenirken, saat sabah 05.00 civarı diyebiliriz hatta, evin kapısı alacaklı gelmişcesine çalınır, esas oğlan beline bıçağı alır, o saatte kapının çalınması hayra alamet değildir çünkü. neyse kapının deliğinden bakılır, birileri bağıra çağıra yukarı çıkmaktadır. x kişisinin yüzü seçilir, kapı açılır, x kişisi toprak olmuştur, çok içmiştir, adeta göt gibidir. içeri alınır, bir bardak su verilir, ki o aralarda x kişisi kolunu koltuğun kolçaklarına koymaya çalışmakta ve tutturamayıp kafasını, gözünü bir yerlere vurmaktadır. x kişisi başlar konuşmaya, ben senin için şu kadar sevgilimden ayrıldım der, önemsiz bir zaman belirtip, niye böyle oldu diye de ekler sonra. esas oğlan sadece başkasını seviyorum çünkü cümlesini kurar. kız bu kadar mı der, esas oğlan evet der. kız kalkar gider, bir daha da haber alınamaz, zaten gereği de yoktur.
soğuk bir memlekette öğrencilik hayatı sürdürülüyorken twitter üzerinden gelen bir mesaj sayesinde konuşulmaya başlanan x kişisiyle muhabbet ilerletilir, mekan buna müsait olduğundan, böyle şeyler gayet normal karşılandığından kız konuşulan ilk gecede esas oğlanı evine içki içmeye çağırır, tabi esas oğlan bu daveti sabah uyandığında görür, zira o mesaj henüz gelmemişken çoktan bilgisayarını kapatıp adanalı izlemeye başlamıştır bile. hatanın farkına sabah varılır, olan olmuş artık başka zamana denir. başka zaman tam da o akşamdır, kız bir daha aynı daveti yineler, şehrin bildik bir noktasına gidilir x kişisiyle buluşmak için, tabii şeklinden şemalinden habersizdir esas oğlan x kişisinin, kör mü gelecek, topal mı gelecek, ben ne sikime buraya geldim diye kendi kendine sorular yöneltirken çıkar gelir x kişisi, fena da değildir. neyse, o gece bilindiği gibi geçer, ertesi gece de öyle geçer. en sonunda esas oğlan x kişisinden sıkılır, arar ve olmuyor, kalabiliyorsak arkadaş kalalım, öylesi daha güzel der. x kişisi kendine yediremez, çeşitli ithamlarla suçlar esas oğlanı, lakin onun sikinde olmaz.
bir gece yine adanalı izlenirken, saat sabah 05.00 civarı diyebiliriz hatta, evin kapısı alacaklı gelmişcesine çalınır, esas oğlan beline bıçağı alır, o saatte kapının çalınması hayra alamet değildir çünkü. neyse kapının deliğinden bakılır, birileri bağıra çağıra yukarı çıkmaktadır. x kişisinin yüzü seçilir, kapı açılır, x kişisi toprak olmuştur, çok içmiştir, adeta göt gibidir. içeri alınır, bir bardak su verilir, ki o aralarda x kişisi kolunu koltuğun kolçaklarına koymaya çalışmakta ve tutturamayıp kafasını, gözünü bir yerlere vurmaktadır. x kişisi başlar konuşmaya, ben senin için şu kadar sevgilimden ayrıldım der, önemsiz bir zaman belirtip, niye böyle oldu diye de ekler sonra. esas oğlan sadece başkasını seviyorum çünkü cümlesini kurar. kız bu kadar mı der, esas oğlan evet der. kız kalkar gider, bir daha da haber alınamaz, zaten gereği de yoktur.
(bkz: BiLECiK)
ekonominin ve modanın başkenti, çılgın eğlencelerin merkezi, tabii ki coğrafi olarak türkiye'nin göbek deliğinde yer almak da ona düşüyor.
ekonominin ve modanın başkenti, çılgın eğlencelerin merkezi, tabii ki coğrafi olarak türkiye'nin göbek deliğinde yer almak da ona düşüyor.
iki senedir üniversitedeyim, bir kere bile finale girmedim, giremedim, olmadı yar.
bu bölümü izlediğimden beri öyle bir rakı içesim var ki anlatamam, o kadar bizdendi ki kalkıp rakı almaya bile üşendim, oturdum rakı içeceğim günü beklemeye başladım, bölümü bir daha izler miyim, hiç kaçırmam, özellikle sansürsüzünü soframın baş köşesine koyarım, sevgiler.
benim hayallerimde canlanmayan babadır, aynı evde yaşadığım kuzenim yapardı bak bunu, öyle alışmıştı ki bu duruma cebindeki kumandayı bazen saatlerce aradığı olurdu, neylersin.
dominos'un olduğu yerde bim pizzasına abdurrahman çelebi denilecek durumdur.
öğrenciyken yaptığı en detaylı yemeğin makarna olmasından mütevellit garip karşılanmayacak durumdur.
bir filmin insanların hayata bakış açılarını değiştireceğine inanmıyorum, bu sebeple yoktur öyle bir film, bak kitap diyorsan o olabilir, ama film olmaz.
muhafazakarım, şöyle tutucuyum, böyle inanırım diyenlerin zihinlerinde dönenden çok çok daha az olan olaydır.
bir yapı aynı anda birkaç uç görüşe ev sahipliği yapamayacağı için, özellikle ülke siyasetinin dinamikleri buna uygun olmadığı için olmayan solculuktur. solculuk diye bir şeyin olmadığı, ben solcuyum diyenlerin düzenin içinde kendine yer edindiği, içini rahatlattığı bir ülke burası. bdp'nin sosyalist olması demek daha doğru olabilir, tanımı ona uymaz. söylenenleri, yaşananları, yazılanları, icra edildikleri tarihlere bakarak değerlendirmek en doğrusudur. ulusların kendi kaderini tayin hakkı, sovyetlerin olduğu bir dünyada bu kuramı ortaya atan lenin'in söylediği gibi olabilirdi, amenna. uluslar kendi kaderini abd'nin, ab'nin desteğiyle tayin ediyorsa, kimse kusura bakmasın ama yerler öyle hakkı. bir tarafta ezilen ulus milliyetçiliği, ulusların kendi kaderini tayin hakkı, diğer tarafta halkların kardeşliği, eşitlik, özgürlük, sosyalizm. tarafların aynı eksende buluşmaları sizce de imkansız değil mi?
insanların düşündükleri bir olmadığından ötürü kimsenin kimseye ağzını açıp da, sen bunu demişsin, pissin, varoşlardan geliyorsun, krosun gibi sözler sarf edemeyeceği durumdur, bir başkası çıkıp bana göre de sevgilim demek böyledir diyebilir, susulmalıdır.
bu arada, gülüm de derim, sevgilim de derim, istiyorsam hiçbir şey demem, sevda benim değil mi?
bu arada, gülüm de derim, sevgilim de derim, istiyorsam hiçbir şey demem, sevda benim değil mi?
bir insanın namaz kılarken fotoğrafının çekilmesinin gerekliliğini tartışalım öncelikle fikrini ortaya atacağım durumdur, geçtim atatürk'ü, sıradan, herkes gibi bir insanın ibadet ederken neden fotoğrafı olur, bunun gereği nedir, ibadet kişiyle -inandığı artık her neyse, onun arasında değil midir, bize ne, ne gerek var?
patatesi benim iguanam da kızartabilir cevabını vereceğim kadındır, kız neymiş, bayan deseydiniz.
tartışmasız serseri jeans, ötesini, berisini tanımam.
Türkiye'de genç nüfus oranı günden güne azaldığından ötürü birkaç zaman sonra gençlerin otobüslerde oturacak yer bulamamasına kadar giden durum olabilir, örfümüze, adetlerimize çok bağlıyız biz, öyle demeyin.