bugün
- sözlük kızları dertleşiyor16
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar6
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor8
- game of thrones taki kerhaneci11
- claudian clouds41
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sarı saç mavi göz5
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- ölümden korkuyor musunuz31
- edinburgh3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- kimse seni sevmiyor4
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- habire1220
- londra2
- müslüman kardeşine dua etmek2
- afd2
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- bugün ne oldu8
- anın görüntüsü23
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- verginin ahlaki meşruiyeti3
- çağrı dayı2
- döner burger2
- kadın dövmek4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- atatürk diyor ki8
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- yazılımcıların flört edememesi3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- epoxis2
- hamburgerin içindeki domates4
- tuba büyüküstün2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- iltica16
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- her biji amed8
- vedat muriqi6
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
entry'ler (34)
yaklaşık bir saat kadar önce silahlı çatışma yaşanmış mekandır, kurşunlardan biri orada yalnızca eğlence amacıyla bulunan bir üniversite öğrencisinin karnına isabet etmiştir, bu insanların paylaşamadıkları nedir diye, neden diye sormaktan kendini alamıyor insan.
ölümünden bu yana milyonların çocukluk kahramanı, bazılarının ergenlik, birazının da yetişkinlik, sorgulanmalı, insan hayatın içine karıştıkça unutuyor mu kahramanlarını?
şehirlerarası yolculuk yapılıyorsa eğer yaşadığımız zamanda gerçekleşmesi imkansız olan durumdur, çok günah olduğundan ötürü kadın ve erkekler yan yana oturmuyorlar, oturamıyorlar artık, maazallah otobüse birden bire uçan tekme falan atarlar, çarpılmasınlar oracıkta diye.
senin anana, bacına aynı şeyi yapsalar hoşuna gider mi sorusunun sorulmasını kesinlikle gerektirecek eylemdir.
en başından alalım olayları, başlığı görünce aklıma geldi, yazayım dedim.
soğuk bir memlekette öğrencilik hayatı sürdürülüyorken twitter üzerinden gelen bir mesaj sayesinde konuşulmaya başlanan x kişisiyle muhabbet ilerletilir, mekan buna müsait olduğundan, böyle şeyler gayet normal karşılandığından kız konuşulan ilk gecede esas oğlanı evine içki içmeye çağırır, tabi esas oğlan bu daveti sabah uyandığında görür, zira o mesaj henüz gelmemişken çoktan bilgisayarını kapatıp adanalı izlemeye başlamıştır bile. hatanın farkına sabah varılır, olan olmuş artık başka zamana denir. başka zaman tam da o akşamdır, kız bir daha aynı daveti yineler, şehrin bildik bir noktasına gidilir x kişisiyle buluşmak için, tabii şeklinden şemalinden habersizdir esas oğlan x kişisinin, kör mü gelecek, topal mı gelecek, ben ne sikime buraya geldim diye kendi kendine sorular yöneltirken çıkar gelir x kişisi, fena da değildir. neyse, o gece bilindiği gibi geçer, ertesi gece de öyle geçer. en sonunda esas oğlan x kişisinden sıkılır, arar ve olmuyor, kalabiliyorsak arkadaş kalalım, öylesi daha güzel der. x kişisi kendine yediremez, çeşitli ithamlarla suçlar esas oğlanı, lakin onun sikinde olmaz.
bir gece yine adanalı izlenirken, saat sabah 05.00 civarı diyebiliriz hatta, evin kapısı alacaklı gelmişcesine çalınır, esas oğlan beline bıçağı alır, o saatte kapının çalınması hayra alamet değildir çünkü. neyse kapının deliğinden bakılır, birileri bağıra çağıra yukarı çıkmaktadır. x kişisinin yüzü seçilir, kapı açılır, x kişisi toprak olmuştur, çok içmiştir, adeta göt gibidir. içeri alınır, bir bardak su verilir, ki o aralarda x kişisi kolunu koltuğun kolçaklarına koymaya çalışmakta ve tutturamayıp kafasını, gözünü bir yerlere vurmaktadır. x kişisi başlar konuşmaya, ben senin için şu kadar sevgilimden ayrıldım der, önemsiz bir zaman belirtip, niye böyle oldu diye de ekler sonra. esas oğlan sadece başkasını seviyorum çünkü cümlesini kurar. kız bu kadar mı der, esas oğlan evet der. kız kalkar gider, bir daha da haber alınamaz, zaten gereği de yoktur.
soğuk bir memlekette öğrencilik hayatı sürdürülüyorken twitter üzerinden gelen bir mesaj sayesinde konuşulmaya başlanan x kişisiyle muhabbet ilerletilir, mekan buna müsait olduğundan, böyle şeyler gayet normal karşılandığından kız konuşulan ilk gecede esas oğlanı evine içki içmeye çağırır, tabi esas oğlan bu daveti sabah uyandığında görür, zira o mesaj henüz gelmemişken çoktan bilgisayarını kapatıp adanalı izlemeye başlamıştır bile. hatanın farkına sabah varılır, olan olmuş artık başka zamana denir. başka zaman tam da o akşamdır, kız bir daha aynı daveti yineler, şehrin bildik bir noktasına gidilir x kişisiyle buluşmak için, tabii şeklinden şemalinden habersizdir esas oğlan x kişisinin, kör mü gelecek, topal mı gelecek, ben ne sikime buraya geldim diye kendi kendine sorular yöneltirken çıkar gelir x kişisi, fena da değildir. neyse, o gece bilindiği gibi geçer, ertesi gece de öyle geçer. en sonunda esas oğlan x kişisinden sıkılır, arar ve olmuyor, kalabiliyorsak arkadaş kalalım, öylesi daha güzel der. x kişisi kendine yediremez, çeşitli ithamlarla suçlar esas oğlanı, lakin onun sikinde olmaz.
bir gece yine adanalı izlenirken, saat sabah 05.00 civarı diyebiliriz hatta, evin kapısı alacaklı gelmişcesine çalınır, esas oğlan beline bıçağı alır, o saatte kapının çalınması hayra alamet değildir çünkü. neyse kapının deliğinden bakılır, birileri bağıra çağıra yukarı çıkmaktadır. x kişisinin yüzü seçilir, kapı açılır, x kişisi toprak olmuştur, çok içmiştir, adeta göt gibidir. içeri alınır, bir bardak su verilir, ki o aralarda x kişisi kolunu koltuğun kolçaklarına koymaya çalışmakta ve tutturamayıp kafasını, gözünü bir yerlere vurmaktadır. x kişisi başlar konuşmaya, ben senin için şu kadar sevgilimden ayrıldım der, önemsiz bir zaman belirtip, niye böyle oldu diye de ekler sonra. esas oğlan sadece başkasını seviyorum çünkü cümlesini kurar. kız bu kadar mı der, esas oğlan evet der. kız kalkar gider, bir daha da haber alınamaz, zaten gereği de yoktur.
(bkz: BiLECiK)
ekonominin ve modanın başkenti, çılgın eğlencelerin merkezi, tabii ki coğrafi olarak türkiye'nin göbek deliğinde yer almak da ona düşüyor.
ekonominin ve modanın başkenti, çılgın eğlencelerin merkezi, tabii ki coğrafi olarak türkiye'nin göbek deliğinde yer almak da ona düşüyor.
iki senedir üniversitedeyim, bir kere bile finale girmedim, giremedim, olmadı yar.
bu bölümü izlediğimden beri öyle bir rakı içesim var ki anlatamam, o kadar bizdendi ki kalkıp rakı almaya bile üşendim, oturdum rakı içeceğim günü beklemeye başladım, bölümü bir daha izler miyim, hiç kaçırmam, özellikle sansürsüzünü soframın baş köşesine koyarım, sevgiler.
benim hayallerimde canlanmayan babadır, aynı evde yaşadığım kuzenim yapardı bak bunu, öyle alışmıştı ki bu duruma cebindeki kumandayı bazen saatlerce aradığı olurdu, neylersin.
dominos'un olduğu yerde bim pizzasına abdurrahman çelebi denilecek durumdur.
öğrenciyken yaptığı en detaylı yemeğin makarna olmasından mütevellit garip karşılanmayacak durumdur.
bir filmin insanların hayata bakış açılarını değiştireceğine inanmıyorum, bu sebeple yoktur öyle bir film, bak kitap diyorsan o olabilir, ama film olmaz.
muhafazakarım, şöyle tutucuyum, böyle inanırım diyenlerin zihinlerinde dönenden çok çok daha az olan olaydır.
bir yapı aynı anda birkaç uç görüşe ev sahipliği yapamayacağı için, özellikle ülke siyasetinin dinamikleri buna uygun olmadığı için olmayan solculuktur. solculuk diye bir şeyin olmadığı, ben solcuyum diyenlerin düzenin içinde kendine yer edindiği, içini rahatlattığı bir ülke burası. bdp'nin sosyalist olması demek daha doğru olabilir, tanımı ona uymaz. söylenenleri, yaşananları, yazılanları, icra edildikleri tarihlere bakarak değerlendirmek en doğrusudur. ulusların kendi kaderini tayin hakkı, sovyetlerin olduğu bir dünyada bu kuramı ortaya atan lenin'in söylediği gibi olabilirdi, amenna. uluslar kendi kaderini abd'nin, ab'nin desteğiyle tayin ediyorsa, kimse kusura bakmasın ama yerler öyle hakkı. bir tarafta ezilen ulus milliyetçiliği, ulusların kendi kaderini tayin hakkı, diğer tarafta halkların kardeşliği, eşitlik, özgürlük, sosyalizm. tarafların aynı eksende buluşmaları sizce de imkansız değil mi?
insanların düşündükleri bir olmadığından ötürü kimsenin kimseye ağzını açıp da, sen bunu demişsin, pissin, varoşlardan geliyorsun, krosun gibi sözler sarf edemeyeceği durumdur, bir başkası çıkıp bana göre de sevgilim demek böyledir diyebilir, susulmalıdır.
bu arada, gülüm de derim, sevgilim de derim, istiyorsam hiçbir şey demem, sevda benim değil mi?
bu arada, gülüm de derim, sevgilim de derim, istiyorsam hiçbir şey demem, sevda benim değil mi?
bir insanın namaz kılarken fotoğrafının çekilmesinin gerekliliğini tartışalım öncelikle fikrini ortaya atacağım durumdur, geçtim atatürk'ü, sıradan, herkes gibi bir insanın ibadet ederken neden fotoğrafı olur, bunun gereği nedir, ibadet kişiyle -inandığı artık her neyse, onun arasında değil midir, bize ne, ne gerek var?
patatesi benim iguanam da kızartabilir cevabını vereceğim kadındır, kız neymiş, bayan deseydiniz.
tartışmasız serseri jeans, ötesini, berisini tanımam.
Türkiye'de genç nüfus oranı günden güne azaldığından ötürü birkaç zaman sonra gençlerin otobüslerde oturacak yer bulamamasına kadar giden durum olabilir, örfümüze, adetlerimize çok bağlıyız biz, öyle demeyin.