bugün

entry'ler (68)

kalp atışlarım 78 bpm

kolera'nin söylediği bölümün bir kısmı, şebnem ferah'ın korkarak yaşıyorsan adlı şarkısından araktır.

hazreti muhammed

evrenin yaratılma sebebiymiş.

öncelikle evren hakkında az biraz bilgi sahibi olmak açısından buyrun;

http://primaxstudio.com/stuff/scale_of_universe.swf

okyanusun* içindeki baloncuk tanesi* yetiyordu bize halbuki.

dünya filan desen anlayacağız da, evren biraz abartı kaçmamış mı hocam?

inception

christopher nolan'ın kendini aştığının göstergesi olan film. ben de kendi görüşümü belirteyim;
--spoiler--
gerçeklikteki 5 dk rüyada 1. katmanda 60 dk ya denk geliyordu. cobb, mal ile 50 yıl geçirdiğini söyledi. bu durumda 1. katmanda yaşamaları, o halının üzerinde kış uykusundan çok daha uzun bir uyku dilimi gerektirir ki bunun da mümkünü yok. yani daha sonraki katmanlarda olmaları gerekir. tren raylarında intihar ettiklerinde, mal gerçeklikte olmadıklarını düşünüyordu ve gerçekliğe ulaşmak için kendini pencereden bıraktı. cobb ise o katmanda gerçeklikte olduğunu düşünüyordu. bu durumda yaşananların cobb'un rüyası olması muhtemel.

bütün bunlar gerçek ve rüya arasındaki zaman farkından yola çıkarak yazılmıştır. tabi nolan ne düşündü bilinmez.
--spoiler--

warheart

ateist yazar. anladık inanmıyorsun da bunu milletin gözüne sokmana gerek yok.

world of warcraft

şu sıralar boş vaktimin bir hayli fazla olmasından dolayı ciddi anlamda başlamayı düşündüğüm oyun. lakin kafama takılan bazı şeyler var.

öncelikle benim düşündüğüm; world of warcraft(eu) client'ini sitesinden indirip, gamer-market vb sitelerden orjinal cd key alarak oyunu yüklemek. 30 gun de oynama süresi veriyorlar sanırım. daha sonra boş vakit ve beğeni faktörlerinin durumuna göre eklenti paketleri olan the burning crusade ile wrath of the lich king'i aynı yöntem ile yüklemek. yani yine bu paketleri internetten indirip, cd keylerini alacağım.

şimdi sorarım sana wow hastası sözlükçü, doğru yolda mıyım? yani bahsettiğim gibi bu oyunu oynamam mümkün mü, yoksa hepsini aynı anda alıp kurmam mı gerekiyor?

ahiret yoksa istediğimizi yapabilir miyiz

cevabı verilemeyen soru.

çok net bir örnek veriyorum;

bundan dokuz sene önce çalıştığım şirketten son maaşımı alamadım. çünkü iflas etmek üzereydiler ve ben bu durumu anladığımda üç adet masaüstü pc, iki adet de telsiz telefon arakladım. benim maaşımın karşılığı bir adet pc ediyordu ama açgözlülük işte, düşene bi tekme de ben vurayım dedim. allahtan depo sorumlusuydum da kimse farketmedi.

şimdi vicdanım hiç rahat değil, cezamı çekmek istiyorum ama emniyete gidip anlatmaya da götüm yemiyo. hapislerde çürüyeceğime başka bir güce sığınıyorum beni yargılasın diye. en azından üç beş yanarız, sonra gelsin huriler.

şimdi sorarım ahiret inancı olmayan arkadaşlarıma; ben kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi, başkasına yapmamam gerektiği kanısına akıl yoluyla varamıyorsam, hangi kitap bana bunu öğretebilir? varın gerisini siz düşünün.

sözlükteki 1970 tarihli entry

işte o entry;

(#7337384)

bu da silinirse diye;

görsel

not: "tümünü göster" butonuna tiklamadan görünmüyor sanırım.

yaran fıkralar

Tayyip ile Obama ilk konuşmalarında birbirlerine hava atmaya başlamışlar. Obama Tayyip'e "Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" demiş. Tayyip altta kalır mı hemen karşılık vermiş ve o da; "Bizdeki teknoloji çok farkli, partimizin bütün elemanlari 100 metreyi, 3 saniyede koşmayı beceriyor" demiş. Ama Tayyip bir süre düşündükten sonra bir anda korkuya kapılmış desteksiz attığı iddia yüzünden. Hemen danışmanlarını çağırıp attığı palavrayı anlatmış. "Haftaya Obama geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa ne yaparız?" diye sormuş. Tayyip'in Danismanlardan biri hemen cevap vermiş: -'Obama'ya ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?' Tayyip cevap vermiş:- 'Hayır sormadık.' Danışman: O halde hiç korkmayın Başbakanım, alın Obama'yı Anıtkabir'e götürün, Atatürk'ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!

not: 118 sayfayı tek tek araştıramadım, yazıldıysa affola.

ezel

kenan birkan'ı göstermeyerek yayında ve yapımda emeği geçen herkes bol bol küfür yemiştir bu gece. yine de hastasıyız o ayrı.

sezon finalinin akabinde kerpeten ali ile kenan ışık'ın aynı programda olması da pek manidar olmuş. alın bu kenanla yetinin der gibi.**

abdul kader keita

20 haziran 2010 brezilya fildişi sahili maçı'nı götüyle izleyenlerin eleştirdiği futbolcu. ulan tamam yaptığı abartı olabilir lakin o pozisyonda önce kaka'nın omzu, keita'nın yüzündeydi. daha sonra dirsek hamlesi geldi. peki ondan önceki pozisyonda kaka niye sarı kart gördü? onda da mı keita ittirdi kendini? yapmayın, desteklemediğiniz takımın oyuncusu diye dünya kupasında bari adam karalamayın, türkiye süperligi'nde o kadar çirkef futbolcu varken üstelik.

edit: ben götümle izlemişim, yüze temas yok.

akp sayesinde askerlerin terörist ilan edilmesi

(bkz: yüzünden)

sözlük yazarlarının beğendiği metal vokalleri

(bkz: mikael stanne)

taksiye binip ben peygamberim demek

bunun bir de şehir efsanesi versiyonu vardır. kısa kısa anlatayım;

adamın biri taksiye biner. taksiciye "ben azrailim, senin canını almaya geldim." der. taksici inanmaz tabi. adam "200 metre ilerde biri arabayı durduracak, onu al" der. taksici yoluna devam eder. hakikatten de 200 metre ilerde biri arabayı durdurur, taksici çok şaşırır ama bozuntuya vermeden adamı alır.

t=taksici
a=ben azrailim diyen adam
y=yeni binen adam

t: ne tarafa kardeş?
y: x e gidicem abi.
t: bu arkadaki arkadaş da çok şakacı bana azrail olduğunu söylüyor.
y: hangi adam abi?
a: beni senden başkası göremez, vaktin doluyor, in arabadan son namazını kıl.

taksici korkmuş bir şekilde aşağı iner, başlar namazını kılmaya. yeni gelen eleman da direksiyona geçer, basar gaza. bu planla iki suç ortağı, taksicinin arabayı uçururlar.

evet bu da böyle bir hikaye işte.

hurdaaa bakııır demiiir eskiler alırım eskiciii

ne aldıklarını saydıktan sonra final kısmı gelir bu naranın;

- yeaeieaiskicii.. alğiueüm.

popocan

owencan* özentisi troll. biraz yaratıcı olun.

biyometrik pasaport

başvurduktan sonra bir hafta içerisinden adrese teslim edilen pasaport.

başvuru için gerekli belgeler;

- ziraat bankasından alınan, pasaport defter bedeli ve harç masraflarının ödendiğini belgeleyen dekont.(defter bedeli 138 lira, 1 yıllık harc ise 167 lira)

- 2 adet 5x5 biyometrik fotoğraf.(nasıl bir şey olduğuna buradan bakabilirsiniz.)

- nüfüs cüzdanı aslı.(tc kimlik no olmalı.)

- varsa daha önceden alınmış pasaport.

bu belgeler ile emniyete gidiyorsunuz. daha sonra parmak izinizi alıyorlar. en son belgeleri pasaport şube alıyor ve atmanız gereken tek bir imza oluyor. tüm işlemler bittikten sonra 1 hafta içerisinde, pasaport şubede belirttiğiniz adrese yolluyorlar pasaportu.

bu arada yeni pasaportların renkleride değişmiş.

umuma mahsus pasaport(lacivert pasaport) bordo olmuş, hususi(yeşil) ve hizmet(gri) pasaport değişmemiş, diplomatik(kırmızı) pasaport ise siyah olmuş.

bakalım evrimciler bunu nasıl açıklayacaklar

(bkz: la fontaine den masallar)

arka tekerleğe ayak sokarak fren yapmak

çocuklukta bmx marka bisikletlerle yokuş aşağı inerken kullanılan doğal frenleme yöntemi.
ayak arka teker ile çamurluk arasına sıkıştırılır.

evet bisiklet durmuştur ama ayakkabi, terlik her ne giyiyorsaniz altı günden güne eriyip bitmiştir. bununla kalmaz eve gidildiğinde ebeveynler görür, terlik* götte patlar. akabinde bisiklet bi hafta kömürlüğe kaldırılır ceza olarak*
(bkz: 90 larda çocuk olmak)

karanlikta parlayan tek isik

yedinci nesil yazar.*
ayrıca aforizlamalarını bi yerlerden arakladığını düşünüyorum.*
(#8399669)

slywitch

duygusal davrandığını düşündüğüm yazar. hayatta, sözlükte veya herhangi bir platformda her zaman bu tarz insanlar olmuştur, olacaktır. böyle bir durumda çekip gitmek işin en basitidir ve hiçbir yarar sağlamaz, aksine bu duruma düşüren kişiye zafer kazandırır. birinin sana "kaşar" demesi, herhangi başka birinin seni böyle değerlendirmesini sağlamaz ki insanlar zaten görür kimin ne olduğunu.

neyse çok uzatmayayım, başka bir yazarın da dediği gibi gül geç, umursama o zaman göreceksin ki sen de eğleniceksin, nasıl bir eziklikle karşı karşıya olduğunu görüp.

olaylarını boyutunu bilmem, kendisini de tanımam etmem ama yazdıklarına rastgelip kayıtsız kalmak da pek elde değil. siniri geçtiğinde hak vereceğini düşünüyorum.
© copyright 2005 - 2026