bugün
- kadınların ilgisiz yaşayamaması5
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- patrona kurulmak3
- göbeksiz kadın kalmaması4
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- amerika birleşik devletleri5
- en son aldığınız iltifat8
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi2
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- ısparta6
- teen slasher film klişeleri6
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- göbek eritme taktikleri5
- çay koymak mı katmak mı8
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza3
- petek dinçöz bam bam2
- topluma öfke duyup kendini seçilmiş kişi görmek2
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı10
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- risale-i nur3
- karabağlar2
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- amfetamin4
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- cehaletln cazibesi11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- irmik helvası6
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- güvenilir erkek3
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- yazar k2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- kemal kılıçdaroğlu15
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
- fas4
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- netflix üyelik iptali2
sevdiği entry'ler
çağımıza aykırı kaçan olay. artık insanlara ilk görüşmede evlilik hakkında fikrini dahi sorsan korkarlar. devir değişti.
Son günlerde osmanli millet sistemi diye nabız yoklayan günümüzün Graham fuller'i. Namı diğer Tom yarrack.
Belli bir yaştan sonra yoruyor
insanın çekesi gelmiyor aşk meşk.
insanın çekesi gelmiyor aşk meşk.
Smallville gibi sağlam bir diziyi Türkiye'ye getirdikleri için rahatça izleyebiliyorum.
sözlüğün o klişe, troll ve monoton döngüsünü kıran; klavye arkasındaki o güçlü, bağımsız ve entelektüel zihinli yazar.
ayrılalım diyene de tamam diyendir. kimsenin peşinden koşmaz evet.
şu hayatta en saygı duyduğum insan tipidir. teklif eder, kabul etmezsen 'tamam canım' der geçer, ne bi' ısrar ne bi' trip. insanın sınırlarına saygı duymak bu olsa gerek.
benim gibi yaşadığı hayattan zevk alamayan bir kardeşimiz, hoş gelmiş.
zevk alamayanların aristokrasisi. hedonistler hayatı yalayıp yutarken biz “tadı nerede ulan bunun” diye boş boş bakakalıyoruz. eskiden bir şeyden kıvılcım çakardı içime, şimdi her şey aynı donuk gri tonda akıp gidiyor. kahve? sıcak su. müzik? ses. yemek? yakıt. insan? arka plan figürü. seks? prosedür tamamlandı, teşekkürler, bir dahaki sefere.
dün gece mesela, yıllardır dinlediğim albümü açtım. eskiden üçüncü parçanın solo bölümünde yerimden kalkar, ulan bu neymiş diye kendi kendime nara atardım. bu sefer koltukta yayıldım, kulaklığımı taktım, bitirdim albümü. fena değilmiş dedim kendi kendime. o kadar. beyin ödül merkezine kardeşim tatil ilan ettik, kapıları kilitledik tabelasını asmış. dışarıda millet story’lerde filtreli mutluluk pornosu, anı yaşıyoruz diye coşarken sen pencereden bakıyorsun, oğlum bunlar ne buluyor ki bu hayatta diye geçiriyorsun içinden ve o düşünce bile seni kıpırdatmıyor.
en berbatı farkında olmak. biliyorsun ki eskiden bu boklar seni coştururdu. şimdi hepsi mekanik. sistem de üzerine tuz biber ekiyor; sürekli yeni bir şey, sürekli daha fazla tüket, daha fazla mutlu ol diye bağırıyor. bu memlekette zaten normal şartlarda insan o kadar çok darbe yiyor ki zevk alacak enerji kalmıyor, bir de üstüne bu geliyor.
bazen diyorum ki belki de bu bir lütuf. bu kadar saçma sapan bir dünyada her şeyden zevk almaya devam etmek de ayrı bir salaklık olurdu. ama o zaman en azından öfke kalırdı içinde. o da yok. dümdüz bir çizgi, ne tepe ne çukur.
yine de dürüst kalıyorsun en azından. zevk peşinde deli gibi koşan kalabalığın arasında “bende yok lan” diyebiliyorsun. gerisi yalan. belki bir gün o fabrika yeniden açılır, belki de alışırız bu griye. en azından kandırmıyoruz kendimizi.
ayrıca on ikinci nesil yazar. hoş geldin diyelim henüz yazılarına tam vakıf olamadım ama mahlas seçimi kalitesini belirtiyor.
dün gece mesela, yıllardır dinlediğim albümü açtım. eskiden üçüncü parçanın solo bölümünde yerimden kalkar, ulan bu neymiş diye kendi kendime nara atardım. bu sefer koltukta yayıldım, kulaklığımı taktım, bitirdim albümü. fena değilmiş dedim kendi kendime. o kadar. beyin ödül merkezine kardeşim tatil ilan ettik, kapıları kilitledik tabelasını asmış. dışarıda millet story’lerde filtreli mutluluk pornosu, anı yaşıyoruz diye coşarken sen pencereden bakıyorsun, oğlum bunlar ne buluyor ki bu hayatta diye geçiriyorsun içinden ve o düşünce bile seni kıpırdatmıyor.
en berbatı farkında olmak. biliyorsun ki eskiden bu boklar seni coştururdu. şimdi hepsi mekanik. sistem de üzerine tuz biber ekiyor; sürekli yeni bir şey, sürekli daha fazla tüket, daha fazla mutlu ol diye bağırıyor. bu memlekette zaten normal şartlarda insan o kadar çok darbe yiyor ki zevk alacak enerji kalmıyor, bir de üstüne bu geliyor.
bazen diyorum ki belki de bu bir lütuf. bu kadar saçma sapan bir dünyada her şeyden zevk almaya devam etmek de ayrı bir salaklık olurdu. ama o zaman en azından öfke kalırdı içinde. o da yok. dümdüz bir çizgi, ne tepe ne çukur.
yine de dürüst kalıyorsun en azından. zevk peşinde deli gibi koşan kalabalığın arasında “bende yok lan” diyebiliyorsun. gerisi yalan. belki bir gün o fabrika yeniden açılır, belki de alışırız bu griye. en azından kandırmıyoruz kendimizi.
ayrıca on ikinci nesil yazar. hoş geldin diyelim henüz yazılarına tam vakıf olamadım ama mahlas seçimi kalitesini belirtiyor.
Düzenli seks hayatı için evlenmeye gerek yok.
Duygusal düşünerek evlilik yapanları anlamlandıramıyorum. ilk ya da değil farketmez.
sanırım dünyanın en zor işlerinden biridir. çünkü ilişkiniz bittiğinde daha doğrusu ilişkiniz siz bittiğinizde biter kendinizi bir çuval bok gibi hissedersiniz. hayattaki başarılarınızın hiçbir önemi yoktur. zira onun gözüne girebilmek için o kadar çabaladıktan sonra bile bir hiç olduğunuzu anladığınızda ve sokağa terkedilmiş bir hayvan gibi bırakıldığınızda kendinizi çok kötü hissedersiniz. ruhen ve mental olarak kendinizi bir hiç olarak görmek ne demektir bilir misiniz ? çok acıdır. kendinize acırsınız. etrafınızdaki dostlarınız size acır. çok rezil bir durumdur.