entry'ler (427)

narsist biriyle ilişki yaşamak

sanırım dünyanın en zor işlerinden biridir. çünkü ilişkiniz bittiğinde daha doğrusu ilişkiniz siz bittiğinizde biter kendinizi bir çuval bok gibi hissedersiniz. hayattaki başarılarınızın hiçbir önemi yoktur. zira onun gözüne girebilmek için o kadar çabaladıktan sonra bile bir hiç olduğunuzu anladığınızda ve sokağa terkedilmiş bir hayvan gibi bırakıldığınızda kendinizi çok kötü hissedersiniz. ruhen ve mental olarak kendinizi bir hiç olarak görmek ne demektir bilir misiniz ? çok acıdır. kendinize acırsınız. etrafınızdaki dostlarınız size acır. çok rezil bir durumdur.

türkiye eski bir sovyet cumhuriyeti olsaydı

her ülkenin tarihinde bir dönem sosyalizm olmalıydı ama tabiki de o dönemde yaşamak istemezdim. fakat olsaydı. ülke bu kadar tek merkezli olmaz. bu kadar eğitimsiz olmazdı.
yurdun her yerinde fabrikalar okullar ve iyi bir eğitim sistemi olurdu.

eşin akıl hastası olması

türkiye'de kişiyi isyan ettirir. akıl hastası eşin çocukların sağlığını ve hayatını hiçe sayarak kurduğu hayali dünyada yaşamaya başlamasına rağmen kanunlar çocuğun anne yanında kalması, kadına karşı pozitif ayrımcılık ve diğer bir sürü nedenden dolayı hem erkeği evden uzaklaştırır hem çocukları akıl hastası bir kadına teslim eder.
düşünün her ay kendine meslek seçen hiçbir mesleki yeterliliği olmayan bir kadın birden ben uluslararası ün yapabilecek bir yazar,şair, ressam ve heykeltraş olduğunu iddia ediyor. evin bir odasındaki tüm eşyaları çöpe atıp kendine atöyle kuruyor. hayalinde kurduğu dünyadaki inancı tablolarının tanesini 10.bin euro ya satmak.

bunlar da yetmiyor. kuaföre gittiğinde saçını beğenmedi diye kuaföre makasla saldırıyor, topluluk içinde eşine saldırıyor. sitede komşularla kavga edip küfür ediyor. çocukları darp ediyor. karakola gidildiğinde polislere saldırıyor sonra da hiçbir şey yokmuş gibi evde bile olmadığım bir dönemde gidip darp raporu alıp beni dövdü diye bana uzaklaştırma kararı çıkartıyor. ama yasalar kadına karşı pozitif ayrımcılıktan dolayı benim ağzıma sıçıyor.

sikerler böyle yasayı. sikerler böyle boktan durumu.

tek başına yaşamak

çok afedersiniz ama yarak gibi durumdur. özellikle aile babası olarak yaşamaya alıştıktan sonra tek başına yaşamaya çalışmak zorunda olmak çok zordur.
çok zor bir durumdur. benim normalde çocuklarıma masal anlattıktan sonra şuan mışıl mışıl uyumam gerekirken güllü dinleyip muhteşem bir kafayla entry giriyorum. artık 5 bira artı 3 kadeh viski bile kesmiyor. daha ne yapayım. günde 1000 lira alkole mi harcıyayım.

ödüm kopuyor

--ödüm kopuyor sözleri--
Bu perişan yerde beni bu halde x 2
Göreceksin diye ödüm kopuyor x 2

Dışarıda yağmur var, aldırmıyorum
Masamda resmin var, kaldırmıyorum
Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum
Duyacaksın diye ödüm kopuyor
--ödüm kopuyor sözleri--

Tam bir damar şarkıdır. Güllü ablamız insanın içini dağlar bu şarkısıyla.

sonsuzluk

insan beyninin algılamakta çok sorun yaşadığı kavramdır.

iki çift bir masada nasıl oturmalıdır

nasıl gerekiyorsa. bazen yan yana bazen karşı karşıya. bazen çapraz. ne farkeder ki ?

adnan çoban

(bkz: doç dr adnan çoban) ya da Adnan Çoban.

1995 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Aynı fakültede psikiyatri ihtisasını tamamlamıştır.

2002-2006 yılları arasında Memory Center Kliniği’nde çalışmış, NPistanbul Hastanesi’nin kurucu uzman heyetinde yer almıştır.

2008 yılında Adnan Çoban Klinik Nöropsikiyatri ve Psikoterapi merkezini kurmuştur.

Doç. Dr. Adnan Çoban gerek tanı ve tedavide gerekse psikoterapide biyolojik yaklaşımı benimsemiştir. Yıllarca “Psikiyatrik Elektrofizyoloji=EEG”, “Brain Mapping= Beyin Haritalaması”, “Thought Technology=Düşünce Teknolojisi”, “Beyin Görüntüleme Yöntemleri” ve “Nöropsikolojik Test Değerlendirmeleri” gibi tanı araçları ile “Brain EnhencementTherapy=Kognitif Rehabilitasyon”, “Transkraniyal Manyetik Uyarım Tedavisi” gibi tedavi araçları üzerine klinik çalışmalar yapmıştır.

Avrupa EMDR Derneği onaylı sertifikalı EMDR terapistidir.

bunlar genel bilgilerdir. fakat bir hastası olarak kendisi hakkında şunu net olarak söylemeliyim ki tam olarak türk aile yapısına saygılı ve bilinçli, sapkın fikirlerden uzak ve gerçekten aileden biri olarak danışabileceğiniz biridir. bakın bu kısım gerçekten çok önemlidir. bir evliliğin kurtarılması için de bitmesi için de bir hekim olmasının yanı sıra bir abi, bir baba gibi hem tavsiye verir hem de sizi önemsediğini hissettirir.

net tespitleri, konu kırılmaları ve sözlü tokatlarıyla insanı önce manyak eder sonra öyle güzel toparlar ki çıktığınızda kuş gibi hafiflemiş hissedersiniz.
ayrıca çenesindeki gamzesini sanırım kirk douglas'tan çalmış karizmatik bir hekimdir.

gitmeyi düşünenlere kesinlikle tavsiye ederim. kandırmaya falan çalışmayın yemiyor. doğrudan yüzünüze yüzünüze çat çat iki çarpıyor sonra zaten sız kırılıyorsunuz.

hem profesyonel, hem vitaminli. *

iyi bir insan olmak için ne yapmam lazım

bakın duyguların gelişimi bina gibidir. kat üstüne kat çıkılır.

mahrumiyet ya da bir şeyden yoksunluk duygusu çocuklarda empatiyi geliştirir.
empati, acıma / merhamet duygusunu geliştirir.
merhamet yardım etme destek vermeyi ve bundan mutlu olmayı geliştirir.
iyi bir insan olmak için en ama en önemli şey empati becerisine sahip olmaktır.
empati becerisi de sade ve sadece yoksunluk duygusu ile küçük yaşta karşılaşılınca olurşur.

o sebeptendir ki tek çocuklu z kuşağı gençleri empatiden yoksun, bencil ve yavşaklar.
hayatlarında hiçbir şeyin yoksunluğunu çekmemiş her istediği önüne gelmiş birisi en ufak bir reddedilişte ya da bir şey hoşuna gitmediğinde hemen veryansın ediyor.

aç karnına poğaça yemek

gençken mide yanmaz ama yaş ilerledikçe dışarıda yemek yemek zorlaşır. yediğiniz her şey midenize dokunmaya başlar.

hayatınızda en çok içtiğiniz gün

yaklaşık 1 ay kadar önce hayatımda hiç içmediğim kadar çok içki içtim. litrelik bir şişe viskinin yarısından biraz fazlası duruyordu. akşam 6 sularında içmeye başladım. gece 1 de bir 70 lik daha aldım. sabah 10:30 a kadar içtim. yetmedi üstüne de 2 bira içtim. tek başıma daha önce bu kadar içmemiştim. bu benim limitlerimin de üstündeydi. zaten aynı gün psikiyatristi arayıp bu işi içkiyle çözemeyeceğimi bana yardım etmesini istedim.

alyona

Alyona dünyanın en güzel kadınının ismidir.
bazen alena diye yazılır ama rusça alyona diye okunur.

aşktan delirmek

eskiden vardı bunlar. hatta en meşhuru da mecnun idi. Mecnun yani Deli.

kadına şiddet

kadına şiddet olaylarının bu denli artmasının tek sebebi yasaların kadınların elinde erkeklere karşı olarak bir sopa olarak kullanılmasıdır. erkeklere hem sorumluluk yükleyip hem de yetkilerini ellerinden alırsanız olacak olan budur.

erkekler götünüze değil yaptığınız pastaya bakar

yalandır kardeşim fakir erkek hamaratlığa zengin erkek göte bakar.
parası olan adam o istediği pastayı parayla alır.

delikli boncuk yerde kalmaz

türkiye için gerçektir.

manik depresif

hastalıktır; böbrek taşı, tansiyon ya da kalp hastalığı gibi bir hastalıktan farklı değildir.
fakat kişi tedavi olmak istemezse ve ilaç kullanımını reddederse iyileşemez.

hastanın kendisi için zor olabilir ama böyle biriyle evli olmak bundan daha zordur. insanı hayattan bezdirir.

gözler aynı sen

sevmek bir şeyi sevmektir sen kadar.
aşkı bana yanlış öğretmiş kader.

öyle bir sevmek ki bir öküzü bile sevmek

gerçek anlamda öyle bir sevmek ki bir öküzü bile sevmektir. öküzler her zaman erkek olmaz. bazen kadın öküzlerde vardır.

kazandığın her tartışmada beni biraz daha gittim

aslında şöyleydi.

Kazandığın her tartışmada beni biraz daha kaybettin.

zamanında eski bir arkadaşın söylediği bir sözdü. Çok ağırıma gitmişti o zaman ama tam olarak anladım diyemem.

Belki de onun beni sevdiği gibi sevememiştim onu. Şimdilerde yani bu cümleden yıllar yıllar sonra yeniden kaybediyorum. Bu sefer içimin ta içerisinden ruhumun kocaman bir parçasını götürebilecek bir kadını kaybediyorum. aslında şimdi bu sözü tam anlamıyla anlıyorum.